Blog

Yetmez ama EVET!

  Blog    6 Ocak 2019
Yorum Yok

Yetmez ama EVET!

İnsanların cinsel eğilimleri üzerine ilk ayrıntılı araştırmaya imza atan Alfred Kinsey’in, orgazmı ‘yükseklik noktasına ulaşma hali, bir orkestra şefinin kreşendoya ulaşması gibi yaşanan bir duygu patlaması’ olarak tanımlamasının üstünden 62 sene geçti. Oysa kadın ve erkek dünyasının ‘evet’ hemencecik yaşadıkları arasındaki farklılıklar hâlâ gizemini koruyor.

Giz perdesini aralama yolunda küçük bir adım geçen hafta atıldı. Haberini bu sayfalarda da okuduğunuz araştırmada Prof. Barry Komisaruk, kadının orgazm sürecini deneklerin beyin tarama görüntüleriyle ortaya çıkardı. Fakat bu kere de erkeğin bu süreci nasıl yaşadığıyla ilgili sorular üşüştü.

Amerikalı William H. Masters ve Virginia E. Johnson’ın kurduğu ‘Masters and Johnson’ araştırma ekibi, kadınlarda birkaç öbür orgazm kalıbı bulunduğu, buna karşılık erkeklerde tek herif orgazm görüldüğü yolundaki tezini 1965’te yayımlamıştı. Oysa bugün, bunun geçerli olmadığı yolunda fikirler var; erkeklerde de kadınlarda olduğu gibi çoklu orgazma rastlandığı bahis ediliyor. Popüler bilgiye takriben, erkek arka arkaya ‘ılımlı orgazm’ denebilecek tepe noktaları yaşıyor, doruk noktası bunların sonuncusunda yaşanıyor. Erkekler için geçerli olduğu öne sürülen bir başka orgazm kalıbı da, bu aşamadan daha sonra da kesilmeyen sürekli kasılmalarla gelen yoğun hoşgörü duygusu.

20 dakikaya dek çıkabiliyor
İki cinsin orgazma ulaşma süresinde de farklı alanlara yönlendirilmiş farklılıklar öne sürülüyor. Bu çalışmaların en yenisi, California’daki Nörobilim 2010 Konferansı’nda sunuldu. New Jersey Üniversitesi’nin araştırmasına göre, kadınlar kademeli olarak geçtiği orgazma sıradan beş dakika içinde ulaşıyor. Prof. Komisaruk, “Orgazm, her bayan için özel bir işlem. Beş dakika içinde irtifa noktasına ulaşılabileceği gibi, 20 dakikaya dek da çıkabiliyor. Ama her kadında iki taraflı olan şu ama, zevk dalgaları açıklanmış bir aşamayı peşine düşüp takip ediyor ve bunun beyindeki yansıması da alınan zevkle orantılı oluyor. Yani beyin dalgaları tamamen orgazmın şiddetini ve süresini anlayabiliyoruz” diyor. Komisaruk, kadın orgazmının erkeğinkinden daha dinç olduğunu düşündüklerini söylüyor.

Chicago Üniversitesi’nden sosyoloji profesörü Edward Laumann’a kadar erkekler, ortalama olarak, antre halinden ejekülasyona değin dört dakika içinde orgazma ulaşıyor, kadınların orgazm olmaları içinse 10-11 dakika gerekiyor.

Kadınınki beyinde bitiyor
Dr. Louann Brizendine imzalı ‘Kadın Beyni’ adlı kitaba göreyse kadın orgazmının temeli ‘beyinde’: “Klitoristeki sinirler, beyindeki cinsel şımartma bölgeleriyle irtibat kurar. Bu sinirler uyarıldığında, orgazma ulaşana kadar elektrokimyasal bir hareketlenme içine girip tepkimeleri tetikler ve dopamin (Mutluluk hissini artırır), oksitosin (Güven duygusunu artırır), endorfin (Acı hissini azaltır) gibi iyi hissettiren nörokimyasalları salgılatır. Eğer uyarılma erken biterse ya da sinirler yeterince hassas değilse klitoris kendini kapatır. Kadın gevşemiş, kuytu, sıcak ve arkadaş canlısı bir halde değilse orgazmın gerçekleşmesi zordur.”

Brizendine, erkek ve kadın orgazmının birbirinden fazla bambaşka olduğunu bahis edenlerden: “Erkek için cinsel birlikteliğin gerçekleşmesi için kanın tek bir yere gitmesi yeterli. Bayan içinse nörokimyasalların bir araya gelmeleri gerekir. En önemlisi, bayan birlikte olduğu kişiye güvenme ihtiyacı duyar. Erkeğin ereksiyonu basit hidrolik temellere dayandığından kan penise gidip ereksiyonu sağlar.”
Konu karmaşıklığını korusa da belirlenmiş olan tek şey var: Mevzu hoşgörü olduğunda da kadın-erkek eşitsizliği bâki… 

Radikal

 

1 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: