Yerli otonun CEO’su konuştu: 50 milyar avro kazanacağız

  Güncel Haberler    23 Mart 2019
Yorum Yok

Yerli otonun CEO'su konuştu: 50 milyar avro kazanacağız

Karakaş, Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde, Martaş Otomotiv Yönetim Kurulu  Üyesi Cem Baver Özalp moderatörlüğündeki “Mobilite Ekosisteminin Geleceği”  oturumunda yaptığı konuşmada, mobilite ekosistemine ilişkin mega trendlerin  tetiklediği üç boyutta değişimler olduğunu söyledi. Bu değişimlerin otomobilin  teknolojik boyutundakiler, sosyal hayattakiler, kanun yapıcıların ve devletlerin  tutundukları trendler olduğunu belirten Karakaş, şöyle devam etti:

 

 

“Batarya teknolojisi ile elektrik motorlarındaki gelişmelerle  elektrikli araçların alınabilir ayla gelmesi, önemli bir şekilde doğru yanmalı  araçlara alternatif oluşturuyor. Çevre bilincinin gelişmesi ve emisyon  kanunlarının da baskısıyla bu işlem hızlanıyor. O nedenle biz çok kısa bir sürede  elektrikli araçların doğru yanmalı araçların yerine geçeceğine inanıyoruz.”

Otonom sürüşün önemine değinen Karakaş, “Otonom sürüş, algılayıcı  teknolojisindeki gelişme ve dijitalleşmedeki gelişmeyle birleştiğinde otomobili  çok bambaşka bir konuma büründürüyor. Evde, işte ne yapabiliyorsak arabamızda da  yapabileceğiz çünkü otomobile sürmek içi odaklanmayacağız. Biz, bunu ‘otomobilin  bir yaşam alanına dönüşmesi’ olarak tanımlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

 

 

“Çok atraktif bir pazar gelişmekte”

Karakaş, teknolojiyle beraber şehirlerin azıcık daha akıllı olmasıyla  araba sensörlerinin zeki şehirlerle etkileşim kurabilir ayla geleceğine  dikkati çekerek şunları söyledi:

“Otomobiller, evdeki cihaz, buzdolabı, yapı, site, kent, şehrin  trafik emniyet sistemleriyle iletişim kurabilen zeki bir cihaza veya yürüyen  bir bilgisayara dönüşüyor. Bunların hepsini birleştirdiğimizde kullanım  alanlarıyla beraber cep telefonunun başına gelen her şey, şu lahza otomobilin başına  geliyor. Cep telefonuyla yalnızca birine telefon edebiliyorken şu lahza her bir şeyi  yapabiliyoruz. Araba de bambaşka olmayacak. Otomobil de benzer mantıkla bu  şekil değiştirme içinde.”

Dünyada bu değişimin farkına varan ve bunun bir fırsat olduğunu  algılayan çoğu ülke bulunduğunu dile getiren Karakaş, Türkiye’nin de bu  ülkelerden biri olduğunu anlattı. Karakaş, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Teknolojik dönüşümün, özellikle otomobildeki dönüşümün bir fırsat  olduğunu algılayan ve böylece de mevcut duruşlarını, kanunlarını değiştiren  hatta bunu şehircilik boyutuna dek kanun yapıcılarıyla yeniden şekillendiren  ülkeler var. Bunların başında Çin geliyor. Bilhassa elektrikli araçlar konusunda  Çin, yıllardır fazla yüksek meblağlarda yatırımlar yapıyor. Çin, önümüzdeki 10  senede 130 milyar dolar yatırım yapacak. Diğer otomobil üreticileri de önümüzdeki  10 sene içinde 300 milyar dolar kadar yatırım yapacak çünkü o dönüşümde yer  almazlarsa toplam kar havuzlarındaki pay düşecek. Otomotiv sektöründe 2017  yılındaki kazanılan tüm karlara bakıldığında mobilite sisteminden, yeni iş  imkanlarından kazanılan para, karın yüzde 1’i. Bu, 2035’te yüzde 40’a çıkıyor.  Yani 2035’te yapılacak karlılığın yüzde 40’ı bu yeni alanlardan gelecek. Tersi  ise klasik araba üreticilerinin 2035’te şu an yaptıkları mevcut işten  aldıkları pay, yüzde 60 olacak. Yeni teknolojilerde, karlılık oranları da daha  yüksektir. Dolayısıyla çok atraktif bir pazar gelişmekte.”

“Olağan otomobil üreticileriyle Türkiye arasında çok artı ayrım yok”

Türkiye’nin dünyadaki dönüşüme, mega trendlere pervasız kalmadığına  sinyâl eden Karakaş, “Bize ‘Fırsat var mı?’ diye sorulduğunda koskocoman harflerle  ‘Evet’ diyoruz. Reel anlamda bir fırsat var. Bu, sadece teknolojinin dönüşümden  kaynaklanan bir fırsat değil, pazar da var.” dedi.

Gürcan Karakaş, yarışın demin yeni başladığını vurgulayarak şöyle  konuştu:

“Biz kendimizi 150 senedir içten yanmalı motor üreten üreticiyle  kıyaslamıyoruz. Bu işin reel anlamda mobilite ekosistemiyle çözüleceğine inanan  ve geleceğin de dönüşümler, mega trendler sebebiyle orada olacağını bilenlerle  kıyaslıyoruz. Dünyada bu işe soyunmuş 500’e yakın start up var. Bunların dörtte  üçü otomobilin kendisiyle değil, otomobilin civarda bu transformasyonlarla  oluşacak mobilite ekosistemiyle ilgileniyor. Bu, bize fazla kayda değer ipuçları  veriyor. Bu anlamda bakıldığında olağan araba üreticileriyle Türkiye aralarında  fazla pozitif fark değil. Yeni başlayanlarla kıyaslarsak aradaki mesafe kapanmayacak  mesafe yok.”

“Fikri mülkiyet hakları Türkiye’nin olsun istiyoruz”

Türkiye’nin Otomobili Projesi’nin 15 yıllık bir çalışma olduğunu  söyleyen Karakaş, “Biz bunu fazla rahat, benzer anda yapı edebileceğimizi düşünüyoruz  çünkü Türkiye’nin hakiki anlamda iyi bir altyapısı var. Otomotiv sektöründe de  altyapısı var.” dedi.

Fazla sağlam temellere oturduğuna inandıkları bir planları olduğuna  değinen Karakaş, şunları dile getirdi:

“Bu planı kullanmak için 8 kıstas belirledik. Bunun birincisi, fırsat  ve pazar var mı? Var. İkincisi, küresel bir marka ve dünyayla rekabet için  portföy olacak. Evet bir C-SUV ile pazarımız çünkü onu istiyor, yaptığımız  araştırmalarda, piyasaya giriyoruz ama hemencecik akabinde kısa sürelerde toplam 4-5  modelimiz piyasada olacak. Üçüncüsü, küresel ve rekabet edebilecek emrindeki sanayi,  başlangıç up ekosistemini oluşturabilecek miyiz? Oluşturabileceğimizi düşünüyoruz  çünkü şu an rekabet edebiliyorsak bunu zamanında dönüştürebilirsek  sürdürülebilirliğini de sağlarız. Fikri mülkiyet hakları Türkiye’nin olsun  istiyoruz. Adı üstünde, Türkiye’nin Otomobili ismimizde var, yapabiliriz. Biz,  imalatımızı başlattığımızda uzun süredir imal yapan üreticilerle yarışacak  boyutta bir yerlilik oranıyla piyasaya gireceğiz.”

“İnancımız var”

Karakaş, “Bazı ülkelerin yaptığı gibi iç piyasaya farklı, dış piyasaya  ayrı kalite gerisinde değiliz. bundan başka 15 senelik bir proje olduğumuz için yeterince  soluğumuz, kaynağımız ve bu konuya inancımız var mı? Biz, var olduğunu  biliyoruz.” dedi.

Projenin Türkiye ekonomisine katkısına değinen Karakaş, şunları  söyledi:

“Projemizin harekete geçireceği ekosistemin 15 yıl içinde Gayrisafi  Ulusal Hasıla’ya katkısı 50 milyar avro, cari açığa olumlu katkısı 7 milyar avro  ve istihdama katkısı ise aracısız olarak ve dolambaçlı olarak takriben 20 bin birey  olacaktır. İkame araçlar, petrolden bağımlılığın düşürülmesi, daha verimli  sistemlerin kullanılması hesaplandığında, 7 milyar avro cari açığa olumlu katkısı  var. Her şeyin temeli, insan. Şirketimizde 4 bine yakın çalışanımız olacak.  Otomotivde bir birey çalışırsa 4 birey de tabi sanayisinde ve partnerlerinde  çalışır. Dolayısıyla 20 bin karakter istihdam oluşturacağımıza inanıyoruz.”

0 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: