Yaşam tarzı ve ruh sağlığı

  Sağlık ve Yaşam    26 Mart 2019
Yorum Yok

Yaşam tarzı ve ruh sağlığı

Cinsiyet koşullanması
Sarı tulumu içinde uyuyan bir bebeğin cinsiyetini merak eden öyle az tanıdık olmayan vardır. Genellikle pembe veya mavi giysiler saçtaki toka veya delinmiş kulaklar ipucu verir. Cinsiyet koşullanmasını başlatan anne babalardır. 6 aylık bir bebek tepeden tırnağa gördüğü bir kişinin cinsiyetini ayırt edebilir. 10 aylık olduğunda, bunu karşısındakinin yalnızca yüzüne bakarak da anlayabilir ve 2-2,5 yaşlarındayken erkek ve kız resimlerine bakarak cinsiyeti doğru ifade edebilir. Çocuklar “kız” ve “erkek” sözcüklerini öğrenir öğrenmez hangi gruptan olduklarını bilirler.

2 yaşındaki bir kız çocuk, kız olduğunu bilir; 4 yaşındayken o güne dek hep kız olduğunu anlar ve 6 yaşına geldiğinde bunun kalıcı bir
koşul olduğunun farkındadır. Küçük çocuklar her şeyi siyah-beyaz olarak yorumladıkları ve cinsiyet kavramını ararken el yordamıyla hareket ettikleri için, görüntü açıları son derece indirgemeci ve harika derecede ayrımcıdır. Zaman geçtikçe, ebeveynler kadın ya da erkek olmanın hangi anlayış geldiği konusunda daha incelikli bir perspektif geliştirmelerinde yardımcı olabilirler.
Kültürümüzde, erkek ve kız çocuklara öbür davranmanın kökleri derinlere uzanır. Kızlar zarif ve nazik olduklarında iltifat alırlar ve onlarla sert olmayan oyunlar oynanır. Buna karşılık minik bir erkek çocuğun inatçılığı ve düpedüz saldırganlığı “erkek çocukların hepsi aynı” mantığına dayanan bir dayanıklılık gücünün gelişmesini sağlar.

Küçük bir çocuğun bilinçaltı bunların hepsini emer. Anne babaların kız çocuklarıyla daha artı konuştukları ve bunun da erken çocukluk döneminde kızların sözel becerilerinin daha gelişkin olmasını güçlendirdiği gösterilmiştir. Kızlar fazla küçükken “erkek gibi” giyinmelerine, oynamalarına ve davranmalarına izin verilir. Lakin bunun tersi geçerli değildir. Bir kızın “erkek Fatma” olması uygun karşılanırken, bir oğlanın “bayan evladı” olması hiç de güzel karşılanmaz. Kızların duygularını ifade etmelerine izin verilir, lakin ne eyvah ama hâlâ öyle çok erkek çocuğa çok erken yaşlarda bunun “kızlara kadar” bir tutum olduğu öğretilmektedir. Okula başladıktan sonradan kızlar en iyi birkaç arkadaşla takılırken, erkekler, çetelere ya da hiziplere katılır. Düşmanlarıyla etkileşimleri de farklıdır. Erkek çocuklar daha fazla fiziki zorbalığa başvururken; kızlar alay, dedikodu, sakatlıkla alay etme, aile, arkadaşlar, millet ya da kiloyla ilgili sataşma gibi sözlü saldırıları seçim eder. insan bu yaşta bile küçük bir cadı olabilir! Kız çocuk zorbalığa maruz kaldığında okula gitmek istemeyebilir ya da hastalığı mazeret edebilir. Okuldaki galibiyet seviyesi düşebilir, kendine zarar verme eğilimi gelişebilir; hatta bunu bir korkutma unsuru olarak kullanabilir. Her yıl okulda zorbalığa maruz kalan çocukların bir bölümünün intihar girişiminde bulunduğunu biliyoruz. bu nedenle, çocuğunuzda gelişen tutum değişikliklerini ciddiye alın ve hem okulun ayrıca de aile hekiminizin olup bitenlerden farkında olmasını sağlayın. Çocukluğun acımasız dünyasında okuldaki akran baskısı her iki cinsiyet için de alaya darılma riskine karşı cinsel şablonun benimsenmesini sağlayacaktır.

Hem kız keza de erkek çocuklara, oyuncak tabancadan tutun bebeklere kadar bütün oyuncakları sunmak için reel bir mücadele belirten anne babalar bile kızların bebekleri, erkeklerin ise oyuncak tabancayı seçtiğini görürler. Okul öncesi dönemdeki bir grup erkek çocuğun birlikte oynadığı oyunlar son derece somut içerikli olma eğilimindedir; öyle ancak eviniz aniden onlara gizli gelebilir. Kızların oyunlan daha yumuşaktır ve genellikle fazla pozitif harekete dayanmaz. genel olarak, kızlar her yaşta erkeklere kadar daha olgundur ve sahip oldukları yoğun konsantrasyon gücü, erkeklere tarafından daha uzun vakit oturabilmelerini, fotoğraf yapma ya da bir kitaba bakma gibi işlerle daha uzun süre meşgul olabilmelerini sağlar. Bir kız çocuk 4 yaşına gelmeden genellikle kendi hemcinsiyle oynamayı seçim eder. Bu şart erkeklerle oynamanın yepyeni bir oyun haline geldiği ilkgençlik çağına değin sürer!

Eğitimcilerin birçok kızlarla erkekler arasında öğrenme farklılıkları ve davranışsal farklılıklar olduğunu kabul eder. böylece birçok bilirkişi, öbür eğitim görmelerinin en iyisi olduğunu iddia eder. Buna karşılık öteki uzmanlar, erken yaşta karşısında cinsle aynı ortamda bulunmanın
sonradan daha iyi ilişkiler kurabilmeyi sağladığını öne sürmektedir.

Çok süratli yükselme
Minik kızlar anneleri gibi olmayı isterler. Yürümeye başlar başlamaz yüksek ökçeli ayakkabılarınızla ortada gezinmeye başlarlar ve
ellerine en ufak bir fırsat geçtiğinde makyaj malzemelerinizi denemeye girişirler. Bu yalnızca bir oyundur. Oysa, kesintisiz reklam baskısmın etkisiyle küçük kadınlar gibi giyinen çocuklar artık reel yaşamda da karşımıza çıkıyor. Günümüzde yaşıt baskısı fazla dinç
ve 5 yaşındaki çocuklar bile tasarımcı etiketlerini biliyorlar. Bırakın da çocuğunuz çocukluğunu yaşasın; o dönem öylesine kısa ve kıymetli ancak! Gerçekten istiyorsa oje sürsün, ama sadece arada bir. Bunun kızınız açısından bir norm haline gelmemesi için elinizden
geleni yapın. Ama yüksek ökçeli giyme isteği karşısında sakın pes etmeyin; çünkü bu cins ayakkabılar ayaklarından omurgasına kadar kemiklerinde şekil bozukluğuna yol açacaktır. Kulaklarını deldirmesine müsade verip vermemek daha fazla bireysel bir tercihtir. Ama bence kulaklarıyla ilgili bakımı kendi yapabilir yaşa gelene kadar beklemenizde üstünlük var. Küpe takıyorsa alerjik reaksiyonları durdurmak için bunların saf altın ya da gümüş olmasına ve geceleri çıkartılmasına uyarı edin. Küpelerin arkaları gece uyku esnasında rahatsız edebilir. Keza küpelerin çok hafif olması gerekir; ağır küpeler kulakmemesini daimi olarak sarkıtabilir. Halka şeklindeki küpeler zahmetsizce tutulduğu ve kazayla çekildiğinde kulakmemesini yırtabileceği için bunları kullanmaktan kaçınmalıdır.

Kız çocuklar 2 yaşındayken bile flört etmeye programlanmıştır. Çoğu babalarına bakarken gözlerini kırpıştırır. Bazen cinsellikleri daha da keskin olabilir; eşyalara veya kucağında oturdukları erişkinin bacağına sürtünebilirler. Bunu kendilerini iyi hissettirdiği için yaparlar. Bu davranışın sakıncalı bir tarafı yoktur; doğal olduğu için aşırı tepki göstermeyin. Küçükken diğer bir şey yapmayı öneri ederek, mesela
bir öykü okuyarak, dikkatlerini zahmetsizce başka yöne çekebilirsiniz. Yaklaşık 4 yaşındayken, çoğu çocuk merak ettiği için öteki çocukların cinsel organlarını bakmak ister. Onlar için pozitif öncelikli bir hal aldığını düşünüyorsanız cinsel davranışlar üzerinde yoklama gücünüzü kullanmaktan korkmayın. Eğer erken cinsel gelişime tavır değişiklikleri ya da genital enfeksiyonlar eşlik ediyorsa bir uzmana danışın.

Cinsel eğitim
Kızınız bebeklerin nereden geldiğini kavramak istediğinde ona gerçekleri anlatın; fakat verdiğiniz bilgiler yaşına yerinde olsun. “Annenin karnından gelir” yanıtı iyi bir açılış olabilir. Kızınızın cinsel eğitimine erken yaşta, doğal açıklamalarla başlayın ve bilimsel bilgileri bir
anda kontrolsüzce yüklemeyin. Her yeni soruyla, bilgisine azıcık daha fazlasını ekleyin. Gerçekleri o sindirdikçe anlatırsanız, onun kavrayışına, olgunluğuna uygun biçimde aktarırsanız, âdet görme ve cinsellik kavramları karşısında büyük bir şok yaşamayacaktır. Âdet görme konusunda olumlu konuşmanız onun için bir şanstır; âdet görmeyi kadınlığın bir nişanesi, bebek sahibi olabileceğinin bir işareti olarak anlatın. Konuyla ilgili ilk açıklamaları arkadaşlarından duymasını beklemeyin. Duyduklarının hepsi yanlış olabilir ve onu boşuna korkutabilir. Kızların çoğu, artma hızının doruğa ulaştığı yaştan bir yıl sonrasına denk gelen 12 yaşından önce âdet görmez. Lakin bahtsız olan birkaçı 9 yaşında âdet görmeye başlayabilir; o yüzden de, esas bilgileri o yaşa kadar almış olması gerekir.

Fazla nadir de olsa, bir kız çocukta ergenlik 6 veya 7 yaşında başlayabilir. Çocuk üzerindeki sosyal ve psikolojik etkisinin yanı sıra bu
durum çocuğun boyunu da etkileyebilir ve arada bir bitki örtüsü gibi önemli bir tıbbi sorunun göstergesi de olabilir. 9. yaş gününden önce buluğ çağı belirtileri görülen bir kız çocuk için bilirkişi bir hekimle görüşerek gerekli araştırmalar yapılmalıdır. Çalışmalar sonucunda daha yerinde
bir yaşa ulaşana kadar ergenliğin ertelenmesi gerekebilir.

Çocukluk çağı depresyonu
ingiltere ve Galler’de 12 yaşından ufak çocukların yaklaşık yüzde 10′unda depresyon, takıntılı düşünceler veya anksiyete gibi psikolojik bir bozukluk görülmektedir. Ne yazık fakat çocuklar arasında duygu ve tutum bozuklukları giderek yaygınlaşmaktadır. Üzüntü verici veya stresli olaylar buhran ataklarını başlatabilir. Yani, boşanma gibi büyük bir değişim yaşayan ailelerdeki
minik çocuklar veya bekâr annesi veya babası yeni bir benzeşen bulan çocuklar özellikle duyarlıdır. Kendine güveni beceriksiz, yaşama bakışı kötümser olan ya da stres aleyhinde alışılmadık duyarlık bildiren çocuklarda, ruhsal bir tereddüt riski bilhassa yüksektir. Bir Takım çocuklar ise günümüzün rekabete dayalı toplumundaki şiddet lüklerle başa çıkamadıkları duygusuna karşısında bilhassa duyarlıdırlar. Tıpatıp diş ağrısında olduğu gibi, buhran da hiçbir şey yapılmazsa kötüye gider. Çünkü depresif düşünme biçimi, çocuğun gelişmekte olan kişiliğinin bir parçası haline gelebilir. Buna karşın oldukça pozitif takviye kaynağı bulunmasına ve konunun bundan böyle daha iyi anlaşılmasına karşın, pek çok anne baba ruhsal bozukluklarla ilgili damgalanma sorunları yüzünden çocuklarının bu tür problemler yaşadığını itiraf etme konusunda isteksizdir. Bu da depresyondaki o kadar çok çocuğun, ihtiyaç duyduğu profesyonel desteği alamadığı anlamına gelir.
Fakat uyarıcı işaretler vardır. Öncelikle mektep başarısı, arkadaşları ve ailesiyle olan ilişkileri etkilenecektir. Ardından ise madde bağımlılığı, yıkıcı davranış, zor ve hatta intihar eğilimi gelişebilir. Erişkinden farklı olarak çocuk, depresyonda ya da dertli olduğunu
o kadar söylemez ve belirtiler öyle silik olabilir oysa doğrusu de bir şeylerin zıt gittiğini iyi anlamak kuvvet olabilir. “Sıkılıyorum” veya “kızgınım” gibi sözcükler kullanabilir veya mutlu olmadığını söyleyebilir; fakat genel olarak onu ele veren, tavır değişiklikleridir. Uyarı edilmesi gereken belirtiler; süregiden melankoli, keyif alamama, huzursuzluk, dermansızlık, uykusuzluk, özsaygı eksikliği ve sosyal çekilmedir. Depresyondaki çocuklarda çoğunlukla karın ağrısı, baş ağrısı veya sıradan düzeyde kilo alamama gibi maddi belirtiler de görülür. Hastalığı
gerekçe edebilirler veya “aptalın tekiyim”, “cümbür cemaat benden dehşet ediyor” ya da “keşke ölseydim” gibi olumsuz yorumlarda bulunabilirler. Bunlar dışında çocuk, kendi güvenliği konusunda fazla endişeli de olabilir. Neyse fakat çocukluk çağındaki buhran da çare edilebilir. Davranışlar devam ederse, aile hekiminiz ve bazı durumlarda çocuğunuzun öğretmeni sizi yardım edebilecek uzmanlara yönlendirebilir. Reçeteyle kullanılan ilaçların yanı sıra bilişsel terapi ya da aile terapisi gibi pek çok diğer seçenek mevcuttur.

Boşanma
Çocuklar anne babaları ayrıldığında ya da boşandığında büyük endişe duyarlar. Fakat, erişkinlerin yaşadığı duygusal karmaşa içinde çocukların hissettikleri genellikle göz ardı edilir. Çocuğu anne baba aralarında sorunlar olduğu konusunda önceden haberdar etmek, birdenbire “Biz boşanıyoruz” darbesini vurmaktan daha iyidir. Tartışmanın bir parçası olmaları gerekmez, ama neler olup bittiğini bilmeleri gerekir. Zaten ruh halinizden zıt dışarı giden bir şeyler olduğunu anlayacaklardır ve algıladıklarını fiilen olduğundan fazla daha kötüye yorabilirler. Okul öncesi çağdaki çocukların kafası karışabilir; sıkıntılı veya üzgün olabilirler, hatta geri çekilebilirler. 6-9 yaş arasındakiler, neler olup bittiğini tamamen anlayabilecek değin olgun değildirler; ama hiç de hoş olmayan bir şeylerin döndüğünü bilirler ve duygularını dışavurmak onlar için baskı olabilir. Öfkeyle tepki verebilirler veya okuldaki başarı düzeyleri düşebilir. O Kadar fazla çocuk boşanma sebebiyle kendini suçlayabilir. Bu ayrılığın onların hatası olmadığını anlamalarını temin etmek fazla önemlidir. Çocuğun bu gergin dönemde sorularına yaşına yerinde, içten yanıtlar almaya hakkı vardır. Erişkinler için bu koşul özellikle de kendilerini suçlu hissettiklerinde ne değin can sıkıcı olursa olsun, çocuklar duygularını dışavurmada bağımsızlık bırakılmalıdır. Sizden dehşet ettiklerini söyleyebilirler ve kastettikleri gerçekte de budur; ancak hissettiklerini söylemeleri yönünde cesaretlendirilmezlerse sonradan bu duygularını baskılayabilirler. Çocuklar keza aile birliğinin bölünmesi sebebiyle de acı çekerler; bunu olabildiğince eksilmek için yapabileceğiniz böylece çok şey var. Bu stresli dönemde çocuklarına sahiden de muavin olmaya çalışan bir anne, çocukların önünde babalarıyla öfkeli bir tartışmaya girişmez. Yakın gelecekte eski eşiniz olacak adamın sizi aldatan bir zalim, yalancının teki, pinti bir domuz olduğunu düşünebilirsiniz; lakin bu düşünceleri çocuklarınızla paylaşmanızın onlara bir faydası olmaz.

Sonuçta ne olur? Çocuklar, ebeveynlerden birine gidip onunla keyifli zaman geçirirken, öteki ebeveyne “ihanet etme” konusunda kendilerini suçlamadıklarında fazla daha mutlu olurlar. Siz artık çocuklarınızın babasına gereksinim duymuyor olabilirsiniz, ama onların babalarına her zaman ihtiyacı olacak. Ebeveynlerden biriyle bağlantısını yitiren çocukların -ancak pek çoğu bu durumdadır- boşanmadan daha artı etkileneceğini bildiren yığınla kanıt var. Çocukların çoğu eninde sonunda ahenk sağlar, lakin anne babanın sürekli bir çatışma içinde olduğu durumlarda bu armoni süreci daha yavaş işler. Aynı kurallar, anne tekrar evlendiğinde de geçerlidir. Yine
çocukları bu durum için hazırlayın; duygularını tartmaya çalışın ve hissettiklerine karşı hürmet duyun. Herkesin birbiriyle iyi geçineceği konusunda çaresiz olsanız da yeni eşinizi çocuklara cebren kabul ettirmeye çalışmayın. Yeni eşinizle oturup anne baba sorumlulukları hakkında ilk elden bir tavır yapmanız da önemlidir. Kişilik çatışmaları, kıskançlıklar ve disiplin gibi mümkün tuzaklar üzerinde dobra dobra konuşun. Karşılaşabileceğiniz bütün sorunları önceden kestiremezsiniz ama zaten bu tür bir söylev derhal defalarca kayda değer sorunlar
ortaya çıktığında ve ilişki kırılma noktasına gelecek ölçüde gerildiğinde yapılır.

Çocuklarınız ile yeni eşiniz arasındaki ilişkinin sizden bağımsız olarak şekillenmesi için süre gerekir. Onu babalanymış gibi göstermeyi de denemeyin; bu şart, bölünmüş aile birliği hakkında hissettiklerini daha da kötüleştirir. Yeni eşiniz katiyen babalarının yerini alamayacaksa da ilk olarak titiz adım atmaya itina gösterirse vakit içinde layık bahşedilen ve çok sevilen bir baba figürü ve yakın bir arkadaş haline gelebilir.

Öğrenme güçlükleri
Depresyon ve aile travmasının yanı sıra, bir kız çocuğun okuldaki başarısını etkileyen başka nedenler de olabilir; bilhassa de vaktinde
tanı konamazsa. Erkek çocuklarda kızlara göre üç kat sık görülen disleksi iyi tanıdık bir sorundur ve tıbbi yayınlarda geniş yer bulan Uyarı Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’na (DEHB) erkeklerde kızlara kadar dokuz kat sık rastlanır. Buna karşılık, diskalküli (matematik kavramlarını anlama ve matematik problemlerini çözmede zorluk) hakkında böylece eksik araştırma yapılmıştır ve bilin bakalım diskalküliye kimlerde daha sık rastlanır?
Evet, diskalküli kızlarda erkeklere tarafından çok daha sık görülür.

Bu şart, kız çocuğun basit matematik becerilerini edinmesini önemli biçimde etkiler. Basit sayısal kavramları anlamada, istatistiği kavramada zorluk çekebilir; sayısal gerçekleri öğrenmek ona baskı gelebilir. Diskalküliden mustarip çocukların dil becerilerinin alışılagelmiş veya ileri düzeyde olması ve okudukları sözcüklerle ilgili iyi bir belleğe sahip olmaları ilginçtir.

Diskalkülisi olan kız çocuklar, sayıları görselleştirmede zorluk çeker ve çoğunlukla sayıları karıştırırlar; sonuç olarak saçma sapan gibi görünen hatalar yaparlar. Fakat tanı konduktan daha sonra, bu konuda muavin olabilecek görsel takviye sağlama ve matematiksel gerçekleri
ezberlemesi için ilave vakit tanıma gibi pek fazla öğretme stratejisi vardır. Bir Takım çocuklar bir matematik problemini yüksek sesle okuduklarında
ya da bunu bir başka biri yaptığında görsel becerileri yerine işitsel becerilerini kullanabildikleri için daha iyi netice aldıklarını ayrım ederler. Çalışmaları için grafik kâğıdı vermek de sayılan sıralayabilmeleri açısından muavin olur.

Basic Skills Agency’nin (Temel Beceriler Ajansı) yakın zamanlı bir raporuna kadar, bilgisayarlar ve hesap makineleri çağında bile insanın sayılarla arasının fena olması, bir meslek bulgu ve o işi devam ettirme konusunda okuryazarlık durumunun yetkisiz olmasından daha büyük bir dezavantajdır. böylece, kızınızın matematikle ilgili bir sorunu varsa öğretmenleriyle görüşün ve okulundaki rehberlik uzmanına danışın. Gerekirse, okulun kızınıza uygun destek sağlamasına olanak verecek bireysel bir eğitim planı hazırlanabilir.

4 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: