Blog

‘Türk erkeğinde skor problemi var’

  Blog    3 Ocak 2019
Yorum Yok

'Türk erkeğinde skor problemi var'
Cinsellikle ilgili sorunları ele aldığı onlarca kitabı bulunan seksolog ve bayan doğum uzmanı Dr. Akif Poroy, yeni eseriyle karşımızda: Avrupa’da Cinsellik Tarihi.Antik çağlardan günümüze cinsel yaşamın nasıl değiştiğini anlatan kitap, gerçek olaylarla örnekler veriyor, Türkiye ile Avrupa arasındaki farkları ortaya koyuyor.Kitabına “Avrupalının yaşadığı cinsellik doğru, bizimki yanlış veya onlarınki hatalı, bizimki dürüst demiyoruz” notunu düşen Poroy’la iki bambaşka kültürün cinselliğe bakışını konuştuk… “TÜRK ERKEĞİNİN SKOR PROBLEMİ VAR” Türk erkeği cinsellikle ilgili mahalle baskısı nedeniyle mecburen bir skor problemi yaşıyor. Kendisini zinde erkek elde etmek zorunda hissediyor. Bu da anksiyete yaratıyor.Medyada son 20-30 yıldır kadın cinselliğiyle ilgili fazla data veriliyor. Ama erkek cinselliğiyle ilgili bilgiler taşıyan fazla yayın yapılmıyor. öte taraftan, bayan, erkeklere karşın uyarıcı bir unsur olarak yer aldı daima medyada.Avrupa’da ise durum ayrı; hem erkekler hem de kadınlar, cinselliği yaşayarak öğreniyorlar. Erkekler, kadını ele geçirmek zorunda hissetmiyorlar kendilerini. Mesela Türkiye’de lezbiyenliğin pozitif olmasının nedenlerinden biri, erkeklerin kadınların nasıl uyarıldıklarını bilmemeleri. Türkiye’de ve Avrupa’da cinselliğe gösterme tarih boyunca nasıl farklılaştı? Avrupa’nın cinselliği Antik Yunan, Roma ve Hıristiyan kültürü üzerine kurulu. Antik Yunan’dan itibaren cinsel sapkınlıklar, mitolojik öykülerde ve sanatsal anlatılarda bile yer almış.Bugün de bu konular Avrupa’da rahatça konuşuluyor ve yaşanıyor. Bizim ise İslamiyet öncesi yaşadığımız binlerce yıllık şamanist dönemimiz var. Şaman kültüründe kadınla erkek eşitti, hatta bayan öncelikliydi. Fakat 8. yüzyıldan itibaren, özellikle Darı’ın fethinden sonradan, Arap ulemanın İstanbul’a gelmesiyle birlikte kültürel bir başkalaşım yaşandı; Arap kültüründe kadının aşağı görülmesi var. Misal belirlemek gerekirse, 9. yüzyılda bir Arap seyyahı Maveraünnehir civarında gezerken kadınların ve erkeklerin çıplak olarak nehirde birlikte yıkandıklarını görüyor ve “Kafirler” diyor. Fakat o kadın ve erkeklerin ağırbaşlı bir şekilde nehirde beraberce yıkanabilmesi, doyumlu cinsel yaşamları olduğunu gösteriyor. – Türk toplumundaki bayan-erkek ilişkilerine dair çalışmalar neler söylüyor? Kadına güç fazla yaygın. Ege Üniversitesi’nin araştırmasına kadar, kadınların yüzde 53.7’si eşinin maddesel şiddetine maruz kalıyor. Yüzde 29.8’si kayınvalidesinden, yüzde 2’si kayınpederinden, yüzde 13.3’ü de diğer aile fertlerinden dayak yiyor.Bu koşul kadınerkek ilişkisinde bizi ortaçağa götürüyor. Türkiye’de cinsel kuvvet de yaygın, çünkü hala başlık parasıyla evlendirilen kadınlarımız var.Onlarla para ödeyip evlenen erkekler her türlü isteklerinin karşılanmasını istiyorlar, olmayınca da şiddete başvuruyorlar. Avrupa’da cinsel zorlama bir seks fantezisi. Türkiye’de ise geleneklerin etkisi aşağıda, bu yüzden cinsellik bilinçsizce yaşanıyor. BİSEKSÜEL KUMALAR VAR Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında kadına bakışta nasıl bir fark var? çok büyük ayrım var. Türk toplumunda erkekler kadını “et” olarak görüyor. Lakin Avrupa’da kadına estetik açıdan bakılıyor, zaten orada bayan figürü sanatsal objelerde, heykellerde ön plana çıkıyor. – Kitabınızda kumalık ile biseksüellik aralarında tahvil kuruyorsunuz, bunu azıcık açar mısınız? Kumalık, biseksüel ilişkiyi hazırlıyor. Çünkü kumalık genellikle kırsal kesimde, tek göz odadan oluşan evlerde yaşanıyor. Kadınlar ve erkek, aynı odanın içinde kalıyor. Kadınlar aralarında giderek bir yakınlaşma başlıyor. bu nedenle lezbiyenlik Türkiye’de çok yaygın. Habertürk

1 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: