Tüm enerjiniz bebeğinize gider

  Sağlık ve Yaşam    25 Mart 2019
Yorum Yok

Tüm enerjiniz bebeğinize gider

Ellili yılların bebekleri Dr. Spock bebekleri idi. Altmış ve yetmişli bebekler tamamıyla do­ğaldı. Seksenlerin minik hiperaktif canavarları, bugün yerini kendi kendini yatıştıran naif be­beklere bıraktı.
Uyandığında hemen başparmağını ağzına götürüp ağlamayan bu bebekler, gece öğünleri­ni geçiştirir oldular. Kulağa bütün da 21. yy anne­lerinin ihtiyacı olan bebeklermiş gibi geliyor, böylece yok mi? Parmaklarını emerek günlük ha­yatında sizi seyre dalan seyirciler gibi.
Eğer yeni anneyseniz kafanızda oluşması muhtemel iki soruyu da biliyorum. İlki “sorun bunun neresinde?”, diğeri “benim çocuğum ne­den bahsedilen gibi değil?”.

Bebekler doğduklarında yas dürtüsü ile doludurlar. İhtiyaçlarını gözyaşları içinde edinmek, sahip oldukları tek seçenektir. Bu şekilde anne­lerine de annelik yapmayı öğretmiş olurlar. Ağ­lamayan bebeğinizin ne zaman acıktığını, ne zaman sıkılıp, kucağa gücüne gitmek istediğini nasıl anlayabilirsiniz ki? Belki tüm vaktini yeni be­beğine adayan anneler, ağlamayan bebeklerinin tüm ihtiyaçlarını karşılayabiliyor olabilirler lakin daha yoğun ve akılsızca yapılan olan annelerin inleme­emrindeki bebeklerin ne zaman, neye ihtiyacı olduğu­nu varsayım etmeleri fazla kuvvet.
Bebeğinizin kendi kendini yoklama etmesi, kesinlikle bir anne olarak onda olmasını istediğiniz bir nitelik, ancak acele etmenize gerek değil. Bu alışkanlığı vakit içinde ve daha sağlıklı bir şe­kilde, sizin de yardımınızla kazanabilir. Yapma­nız gerekenleri içten zamanda ve tatmin edici dozda yaparsanız zaten her şey otomatik olarak gelişe­cektir.

İşe, bebeğinizin isteklerini, kendisinin karşı­layabilecek kabiliyeti olmadığını kabul ederek başlayabilirsiniz. Yardıma ihtiyacı olduğunda ona uzattığınız el, ona bu dünyada isteklerinin karşılanabileceğini öğretir ve her defasında size ve kendine olan güvenini artırır. Sıkıntılarının gerisinde yardımınızla deneyim ettiği rahatlama, bir süre sonra alışkanlığa dönüşür. Siz de bunu zamanla gözlemlersiniz. Biraz büyüdüğünde bebeğinizin yardımına her seferinde azıcık daha geç cevap verirseniz, zamanla kendi ihtiyaçlarını gi­derme yoluna gidecektir. Ancak bunun için ace­le etmemelisiniz.

Bu sürecin ne zaman başlayacağı konusunda sizlere belirlenmiş bir tarih veremem, çünkü bu kişi­den kişiye değişir. Belirli olduğum tek şey bunun pek ya da böyle zamanla oturacağı. Sizin yap­manız gereken, bebeğiniz için uygun zamanın gelmesini sabırla beklemek. Sızlanmaların ağ­lamaya dönüştüğü an, yardımına koşmak için hiç zaman kaybetmeyin.

Onu ağlamaya terk edip kendi kendine sus­masını sağlayabilirsiniz ama bunun bebeğiniz için ne dek dinç olduğu tartışılır. Bebeğiniz ihtiyacı karşılandığı için yok, umutsuzluktan susmayı tercih ettiğinden, büyüdüğünde de ka­ramsar bir yapıya sahip olması çok olası. Size olan güveni sarsılır ve bütün olumsuz hisleri hem size, ayrıca kendine olan güvenini kaybetmesine yol acar.

Dertli bebeğinizin kendi kendine susma­sını ummak, fiilen sizin için de çok basit değil. Yeni bir annenin içini en fazla sızlatan şey, ufak bebeğinin mutsuzluğudur. Ama bugün böylece fazla kitapta bebeğinizin ilk andan itiba­ren kendi ayaklan üstünde durması gerektiğin­den laf ediliyor ki, kafanız kanşıyor. Bu tip kitaplarda bahşedilen öğütlerin, yoğun anne babaların vicdanlarına iyi gelmesi için yazılmış olduğunu aklınızdan çıkarmayıp, bebeğinizin dinç bir bireye dönüşebilmesi için elinizden geleni ya­pın.

İşinize geri dönme vakti geldiğinde, sizin ye­rinize bebeğinizi mutlu edecek öyle fazla delege, araç gereç var. Biberon, emzik, ses kayıt cihaz­ları v.s. Tüm bunlan kullanmanızda sakınca yok ancak bebeğinizin ana gereksinim duyduğu şeyin anne şefkati olduğunu unutmayıp, bunlan zo­runlu haller dışında kullanmamaya itina göste­rin. Bebeğiniz büyüyüp bir çocuk hatta bir ye­tişkin olduğunda bile, ihtiyacı olduğunda sanlacağı sımsıcak kolların varlığından farkında olan olsun. Huysuz takdirde geçici huzur veren zararlı alışkanlıklar edinebilir.

Ağlayan bebeklerinin kendi kendilerine sus­masını bekleyip, onları edep ettiklerini düşü­nen anne babalarının, bebekliklerinde benzer iş­lemden geçip geçmediklerini hep merak etmi­şimdir. Ağlamak bebeklerin tek iletişim kayna­ğıdır. Bebeğinizin tek iletişim kaynağını törpüle­mek suretiyle elinden alan annelerin annelik duy­gusunu bütünüyle tatmaları muhtemel değildir. Bu yöntemi uygulayan anneler, sadece bebek­lerinin lisanlarını değil, kendi analık duygu­larını da törpülerler. Yapılan incelemeler, yeni annelerin bebekleri ağladığında kan basınçla­rının yükseldiğini göstermiştir. Bütün bu biyolo­jik tepkimelerin bir nedeni olsa gerek. Onlara kulak verip, bebeğiniz ve sizin aranızda oluşa­cak olan müthiş bağı zedelememenizi tavsi­ye ederim.

16 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.