Blog

Tüketiciler tedbirli davranıyor

  Blog    8 Ocak 2019
Yorum Yok

Tüketiciler tedbirli davranıyor

Dünyanın lider yönetim danışmanlığı şirketlerinden The Boston Consulting Group’un (BCG) hazırladığı “Consumer Sentiment 2011″ raporu, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 21 ülkedeki tüketici hissiyatını ayrı açılardan çözümleme ediyor. BCG’nin yürüttüğü araştırma bu yıl özellikle, tüketici hissiyatını son dönemde yaşanan küresel ekonomik krize bahşedilen tepkime özelinde inceliyor.
Raporla ilgili değerlendirmelerde bulunan BCG İstanbul Yönetici Ortağı Burak Tansan “Türkiye’nin yaşanan krizden birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeye kıyasla daha kaslı olarak çıkması Türk tüketicilerin geleceğe daha iyimser bakmalarına imkân tanıdı. öte taraftan Türk tüketiciler, global ekonomide yaşanabilecek çalkantıların tekrarlanması olasılığına karşı, esas ihtiyaçları dışındaki harcamalarını kayda değer oranda arttırmayı planlamıyor ” şeklinde konuştu.
Burak Tansan: “Artan Türkiye ekonomisi, tüketicilere güven aşıladı”
Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı idareli büyümenin alıcı güvenini artıran en kayda değer etkenlerden biri olduğunu belirten BCG İstanbul Yönetici Ortağı Burak Tansan “Türkiye’nin son yıllarda yakaladığı hesaplı başarı, tüketicilerin de güvenle masraf yapmasına ihtimal tanıdı. 2009’un ikinci çeyreğinden beri aralıksız büyüyen ve 2010 yılında yüzde 8.9 yükselme ile OECD ülkeleri arasında artış konusunda liderliği elde eden Türk ekonomisi, küresel hesaplı krizin etkilerinden en hızlı kurtulan ekonomilerden biri. Faiz oranlarının, enflasyonun ve işsizliğin son yıllarda ciddi oranlarda azalması da Türkiye’nin konumunu güçlendirdi. Bu performansın tüketicilere yansımasını da çoğalan alıcı güveni doğruca gördük. Artan alıcı güveniyle birlikte tüketim harcamaları da yükselme gösterdi ve şimdiden kriz öncesi seviyeler aşıldı. Bu artışın önümüzdeki yıllarda da kontrollü olarak devam etmesini bekliyoruz” diye konuştu.
Türkiye’nin idareli başarısının tüketicilere yansıması, BCG’nin yaptığı “Alıcı Hissiyatı 2011” çalışmasının sonuçları aralarında da görülüyor. Katılımcıların küresel hesaplı kriz ve gelecek beklentileri hakkında sorulan sorulara verdikleri cevaplar,  dört esas başlıkta özetlenebilir:
1. Türk tüketiciler küresel ekonomik krizden bireysel olarak öteki birçok ülkedeki tüketicilere kıyasla daha eksik etkilendi.
• BCG anketine katılan Türklerin yüzde 40’ı küresel idareli krizden bireysel olarak etkilendiğini belirtti.
• Benzer oran AB-5 (Almanya, İngiltere, İspanya, İtalya, Fransa) ülkelerinde  yüzde 47, Yunanistan’da yüzde 74, Hindistan’da ise yüzde 43 olarak gerçekleşti.
2. Türk tüketiciler, Avrupa Birliği ülkelerine kıyasla geleceğe karşın daha iyimser beklentiler taşıyor.
• BCG anketine katılan Türklerin  yüzde 56’sı geleceğe yönelik hesaplı kaygılar taşımadığını belirtti.
• Benzer oran AB-5 ülkeleri ve Rusya’da   yüzde 47, Hindistan’da yüzde 38 olarak gerçekleşti.
• Brezilya ve Çin, sırasıyla  yüzde 60 ve  yüzde 70’lik oranlarla katılımcıların asgari gelecek kaygısı taşıdığı ülkeler oldu.
3. Türkiye’deki tüketiciler istihdam kaybı yaşamaktan, öteki çoğu ülkedeki tüketicilere kıyasla, daha az üzüntü duyuyor.
• Ankete katılan Türklerin  yüzde 85’i önümüzdeki 12 ayda işini kaybedeceğinden üzüntü etmiyor.
• Benzer oran AB-5 ülkeleri arasında  yüzde 81, Brezilya’da yüzde 82, Rusya ve Hindistan’da   yüzde 78, Çin’de ise  yüzde 86.
4. Türk tüketiciler, hesaplı anlamda da kendilerini diğer birçok ülkedeki tüketicilere oranla daha güvende hissediyor.
• Ankete katılan Türklerin  yüzde 17’si ekonomik olarak güvende olmadığını ya da ekonomik sıkıntıda olduğunu belirtti.
• Aynı oran AB-5 ülkeleri arasında  yüzde 27, Brezilya’da  yüzde 34, Rusya’da  yüzde 29.
• Hindistan ve Çin, sırasıyla  yüzde 12 ve  yüzde 14’lük oranlarla katılımcıların ekonomik anlamda kendilerini en güvende hissettiği ülkeler.
Tüketime yönelik değerinde yargıları tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bariz olarak değişiyor
BCG çalışmasına kadar, Türk ekonomisinin istikrarlı seyri, tüketici güvenini artırdı ve gelecek kaygılarının azalmasına yol açtı. Ancak, bu hissiyatın tüketim harcamalarını da olumlu yönde etkilemesi beklenmekle beraber geçtiğimiz sene Türk tüketiciler temel ihtiyaç dışı harcamalarını artırmadı. Bu eğilimin önümüzdeki yılda da devam etmesi bekleniyor. Ankete kadar geçtiğimiz 12 ayda Türk katılımcıların  yüzde 39’u temel gereklilik dışı harcamalarını azalttı,  yüzde 56’sı benzer seviyede tuttu ve yalnızca  yüzde 5’lik kısmı artırdı.
Önümüzdeki 12 ayda temel gereksinim dışı harcamalarını azaltacağını bildiren katılımcıların oranı yüzde 44’e yükselirken artıracağını gösteren katılımcılar  yüzde 5’te kalmaya devam ediyor.
Esas gereksinim dışı harcamaların artmamasındaki nedenler sorgulandığında ise tüketicilerin tasarruflarını artırma gayeleri ön plana çıkıyor. Önümüzdeki 12 ayda esas ihtiyaç dışı harcamasını azaltacağını bildiren katılımcılara bu tercihin nedenleri sorulduğunda manâlı bir yetişkinlik tasarruflarını çoğaltmak istediğini öne sürüyor. Aynı katılımcılara tasarruflarını artmak istemelerinin nedenleri sorulduğunda ise çoğunluk yeni bir hesaplı yavaşlama ihtimali ve ailevi nedenleri ön planda tutuyor.

Bu koşul, tüketicilerin değer yargılarını da etkiliyor. BCG araştırmasının dünya genelindeki sonuçlarından biri de, tüketicilerin patavatsız ve fazla tüketimi ekonomik krizin nedenlerinden biri olarak gördüğü. böylece de tüketiciler, lüks ürünlerden ziyade konu ile ilgili kolay ürünleri seçim ediyor. Benzer bir eğilimi Türkiye’de de görmek mümkün. Bu koşul, tüketicilerin değer yargılarını da etkiliyor. BCG araştırmasının dünya genelindeki sonuçlarından biri de, tüketicilerin patavatsız ve pozitif tüketimi hesaplı krizin nedenlerinden biri olarak gördüğü. böylece de tüketiciler, lüks ürünlerden ziyade alâkalı basit ürünleri tercih ediyor. Benzer bir eğilimi Türkiye’de de bakmak mümkün. Bu durum, tüketicilerin değerinde yargılarını da etkiliyor. BCG araştırmasının dünya genelindeki sonuçlarından biri de, tüketicilerin gereksiz ve pozitif tüketimi ekonomik krizin nedenlerinden biri olarak gördüğü. bu nedenle de tüketiciler, lüks ürünlerden ziyade amaca uygun kolay ürünleri seçim ediyor. Aynı bir eğilimi Türkiye’de de görmek olası. 

Türkiye ekonomisinin son yıllarda gösterdiği performans ve tüketicilere olumlu yansıması göz ardı edilemez boyutlarda. Ama küresel idareli krizin sürekli etkileri Türkiye dâhil çoğu ülkede tüketicileri geçmişe oranla biraz daha tasarruflu kişi olmaya itiyor. Bu trend, alıcı davranışlarına daha sık sıkı pazarlık etmek ve en uygun fiyatları bulmaya daha çok zaman harcamak gibi şekillerde yansıyor.
BCG araştırmasına tarafından ekonomik güvensizlik, tüketicilere 6 esas tavır değişikliği şeklinde yansıyor. Sonuçlar arasındaki en sinyâl öğe, Türkiye’nin bu tarz tutum değişikliklerinin en az görüldüğü ülkelerden biri olması. Bu da mevcut küresel ekonomik durumun Türk tüketicilerini öteki ülkelerdeki tüketiciler değin endişelendirmediği sonucuna dikkat çekici ediyor.

Türkler stresli ve acelecilik dönemlerini aileleri ve arkadaşları ile zaman geçirerek atlatıyor
BCG araştırmasının ABD, Avrupa Birliği ve BRIC ülkeleri sonuçları incelendiğinde bu ülkelerdeki katılımcıların stresli ve kaygılı dönemlerinde aileleriyle ve konut ortamında daha çok süre geçirdiği görülüyor. öte yandan temel gereksinim olmayan “lüzumsuz” ürünler edinmek, tatillere çıkmak ve gereğinden yüksek kalitede ürünler / hizmetler satın elde etmek da bu ülkelerdeki bireylerin stresle başa çıkarken sergilediği davranışlar arasında. Bu tarz davranışlar aile ve ev ortamında süre geçirmek değin popüler olmasa da azımsanamayacak boyutta.
Türkiye’deki koşul ise öteki ülkelerden bir takım farklılıklar göstermekte. Gerginlik ve kaygılı dönemleri atlatmak için aile ile zaman devretmek Türkler aralarında en popüler aktivite. Ama dost çevresi ile zaman devretmek de Türkler aralarında az kalsın aile ile vakit geçmek dek popüler olan bir aktivite. dahası esas ihtiyaç olmayan “gereksiz” ürünler elde etmek, tatillere çıkmak ve gereğinden yüksek kalitede ürünler ve hizmetler satın olmak Türkler arasında gerginlik azaltmak için daha ender rastlanan davranışlar.
Tüketicileri lüks ürünlere yönlendiren esas nedenler Türkiye ile öteki ülkeler aralarında benzerlikler taşıyor: Mahsul dayanıklılığı ve malzeme kalitesi
BCG’nin 21 öbür ülkede yürüttüğü alıştırma, tüketicilerin lüks ürünleri tercih etmesinin gerisinde nedenleri de inceliyor. Bu bağlamda ortaya çıkan en kayda değer sonuç ise bambaşka ülkelerdeki tüketicilerin lüks ürünleri seçim etmesindeki nedenlerin temelde aynı olması. Türk tüketiciler de gelişmiş ve gelişmekte olan diğer ülkelerdeki tüketiciler gibi lüks ürünleri başta dirençli oldukları için ve kaliteli malzemeden üretildikleri için seçim ediyor. Markanın önemi, BRIC ülkeleri tüketicilerinin lüks ürünleri tercih etmesinde öne meydana çıkan bir diğer manâlı neden, ancak Türkiye, ABD ve AB-5 ülkelerinde marka, tek başına, tüketicilerin tercihlerinde aynı önemi taşımıyor.

Türk tüketiciler doğa dostu ‘yeşil’ ürünlere çok sıcak bakmıyor
BCG araştırmasına kadar küresel idareli kriz, ABD ve AB–5 ülkelerinde doğa dostu ürünlere ilgiyi azaltmadı. Türkiye’de ise tüketicilerin çoğunluğunun şimdiye değin hiç ‘yeşil’ ürün satın almadığı, bir kısmının da geçmişte almış olmasına karşın mevcut durumda almaktan kaçındığı görülmekte. Ayrıca, Türk tüketiciler ‘yeşil’ ürünlere muadillerine kıyasla daha pozitif para vermeye diğer ülke tüketicileri değin hevesli değiller.
‘Yeşil’ ürünlerin fiyatları, Türk tüketicilerin bu ürünleri seçim etmemesinin başlıca nedenini oluşturuyor. Bu konuda Brezilya, ABD ve AB-5 ülkeleri de Türkiye ile benzerlik gösteriyor, ama Çin, Rusya ve Hindistan’da ‘yeşil’ ürünler hakkında yeterince data sahibi olmamak tercih etmeme nedeni olarak ürün fiyatının önüne geçiyor. Oysa BCG araştırmasının manâlı bir öteki sonucu ise Türk tüketicilerin önemli kısmının fiyattan egemen olarak ‘yeşil’ ürünlere ilgi duymaması. Ankete katılan Türklerin yüzde 45’i “yeşil” ürünlerle hangi fiyatta olursa olsun ilgilenmediğini açıklama ederken, bu oran, gelişmiş ve diğer gelişmekte olan ülkelerin tamamının üzerinde.

Türk tüketiciler çocuk, yiyecek ve afiyet ürünlerinde fiyatı yüksek muadilleri seçim etmeye daha yatkınken lüks ürünlerde, tatil – gezi ürünlerinde ve konut dekorasyonunda daha ucuz muadilleri tercih ediyor
BCG araştırmasının sonuçlarına göre gıda ve sıhhat ürünleri hariç ucuz muadillerin tercihi küresel olarak revaçta olan bir tüketici davranışı. 21 farklı ülkede gerçekleştirilen anketin sonuçlarının toplandığı “Alıcı Hissiyatı 2011″ araştırmasına göre bambaşka ülkelerdeki katılımcıların yüzde 30 ila  yüzde 72’si ucuz muadil ürünleri tercih ediyor. Türkiye ise  yüzde 45’lik ucuz muadil tercih oranıyla BCG araştırmasına konu olan ülkeler arasında orta sıralarda konumlanıyor.
Mahsul tipi bazında gıda ve afiyet dışı ürünler incelendiğinde, Türk tüketicilerin lüks ürünler, tatil / gezi ürünleri ve konut dekorasyonunda ucuz muadilleri tercih ettiği görülüyor. Türk tüketiciler oyun / oyuncak, çocuk giyim ürünleri ve otomobilde fiyatı yüksek muadilleri seçmeye daha meyilli. 
Türk tüketiciler internette aktifler. Ama aktiflik sosyalleşme, arama, fiyat ve ürün mukayese gibi aktivitelerden oluşuyor, internetten alışveriş oranı hala çok düşük
BCG araştırmasının sonuçlarına tarafından mesela giyim, aksesuar, kozmetik gibi kategorilerde tüketicilerin yüzde 10 ila 15’i fiyat karşılaştırmak, ürünler hakkında veri seslenmek, kupon ve promosyon bulmak için interneti kullanıyor. Ama bu oran internetten alışveriş yerine getirmek süz konusu olduğunda yüzde 1 ila 3’e kadar iniyor.
Tüketimde Global Trendler
BCG’nin hazırladığı “Consumer Sentiment 2011″ raporu, tüketici davranışlarındaki global trendleri de analiz ediyor. Birçoğu Türkiye için de geçerli olan global trendler şunlar: 
• Yeni Pazarlar:  Tüketim harcamalarındaki büyümenin fazla kayda değer bir bölümü, arasında Türkiye’nin de olduğu gelişmekte olan pazarlardan gelecek. Bu, keza ülkeler bazında, ayrıca de şehirler bazında değerlendirilmesi gereken bir nokta. Bu pazarların önemini ve kendine has özelliklerini bilmek şirketler için kritik öneme sahip olacak.   
• Yeni Demografiler:  Birçok pazarda, öbür nüfus istatistiklerine göre dinamikler tüketim davranışlarını bariz olarak etkiliyor. Gelişmiş ülkelerde yaşlı nüfusun artışı ve öbür tüketim alışkanlıkları, gelişmekte olan ülkelerde ise genç nüfusu anlamanın önemi, kadınların tüketim davranışlarının büyüyen önemi gibi unsurlar ön plana çıkıyor. 
• Yeni Kanallar:  Çoğu gelişmiş pazarda cep telefonları hem internet erişimi ayrıca de satın alma kararı verilmesi aşamalarında bariz ve artan bir öneme sahip. Bu trend, gelişmekte olan pazarlarda da gözlemleniyor. Sosyal paylaşım siteleri de, her geçen gün tüketim kararlarını daha fazla etkileyecek öneme sahip oluyorlar. 
• Yeni Değerler:  Tüketiciler ‘yeşil’ ürünlere giderek daha çoğalan tartma veriyorlar. Statü karşılayan markaların önemi azalırken daha kullanışlı ve dirençli ürünlerle tüketicilerde daha yüksek maddi ve/ya da manevi bedel algısı yaratan ürün ve hizmetler ön plana çıkıyor.

1 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: