Murat Ülker Borsa Gündem’e konuştu

Murat Ülker Borsa Gündem’e konuştu

Rihanna’dan Lady Gaga’ya herkesin arkasında olduğu, dünya modasında son dönem en çok heyecan yaratan isim, genç tasarımcı Dilara Fındıkoğlu. Bir sene içinde Vogue’dan Dazed&Confused’a tüm prestjli dergilerde yer aldı, tasarımları CR Fashion Book’un kapağını süsledi. Özgürlük’deri Aslı Barış, Roberto Cavalli’nin başına geçeceği söylenen 25 yaşındaki Fındıkoğlu ile yakaladığı olağanüstü çıkışı konuştu.

-Demin mezun olalı bir yıl geçti ama Vogue’dan Dazed&Confused’a bütün önemli dergiler sizden bahsediyor. Nasıl oldu bu koşul?

-Cental St. Martin’den mezun oldum 2015’te… Bu, dünyanın en prestijli moda okullarından biri. Okulda mezuniyet döneminde yapılan ‘mezuniyet defilesi’ var. Basın için yapılan bir defile bu. Okuldan 125 kişi mezun oluyor, ama bu defileye bulunma için 30-40’ı seçiliyor. Ben seçilmemiştim. O  şovu protesto etmek için, seçilmeyen tüm öğrencilerle birlikte benim liderliğimde alternatif bir moda şovu hazırladık. Bu, St. Martins’inkinden daha pozitif alaka gördü. İngiliz Guardian gazetesinden, Vogue’a, I-D’ye bütün kayda değer basın mecralarında röportajım çıktı. Sistemi sorgulamam, aykırı bir şey yapmam hoşlarına gitti.

-Sonrasında da bu ilgi sürdü…  İsminizi duyurmak adına bir yardım aldınız mı?

– Kimse bana yardım etmedi, her şeyi kendim yaptım. Üzerimde böyle bir alaka varken, bir kapsül koleksiyon hazırladım. Bir ay sonradan da Robert Pattinson’ın kız arkadaşı şarkıcı FK Twigs bir kimono istedi. Eylül ayında V Magazine’de Lady Gaga’nın seçtiği yeni cins kayda değer tasarımcıları tanıtan ‘Next Best Things’ adlı makalede yer aldım.

-Lady Gaga göre ‘geleceğin tasarımcısı’ olarak seçilmek havalı bir durum olsa gerek…

– Yani, tabii. Ilgi gitgide arttı, uluslararası çoğu dergide yer aldım. Lorde bir takımımı giydi, Another Man dergisinin kreatif direktörü styling’imi yapmaya başladı. Tabii bu da büyük bir yardım, bu kadar kayda değer bir derginin kreatif direktörüyle niyetlenmek…

-Rihanna, CR Fashion Book’un kapağında  tasarımınızı giydi. O süreç nasıl işledi?

– Dergiyi çıkaran Carine Roitfeld tasarımlarıma yer vermeyi seviyor. Yine bir parça istediler. Çekimi fotoğrafçı Terry Richardson’ın  yapacağını söylediler. Mükemmel heyecanlandım  fakat kapağa çıkacağını, Rihanna’nın giyeceğini de bilmiyordum. Daha da iyi oldu.

-Lady Gaga da önümüzdeki hafta bir tasarımınızı giyecek.

– O Kadar planlanıyor. Yine De O zaten markam kurulduğu günden beri destek veriyor. ‘American Horror Story’ adlı bir dizisi vardı, orada da her zaman tasarımlarımı seçti. Derhal de ona bir takım yaptım, sanırım albüm tanıtımı için gideceği Tokyo’da giyecek.

-Nelerden ilham alıyorsunuz ve koleksiyonunuzu nerelerde üretiyorsunuz?

-Kumaşları Türkiye’den alıyorum. Üretimin büyük bir kısmı da burada… Mesela Rihanna için bir kürk yaptırdım Zeytinburnu’nda. V Festival’da sahne alırken giydi onu. Laleli’de de bir atölye buldum, takımlarımı orada yaptırıyorum.

-Zeytinburnu’nda üretilen kürkü Rihanna giyiyor, Laleli’de dikilen takımı Lady Gaga… Enkaz bir koşul… 

-Çoğu parçamın üretimini buralarda yaptığım için ironik olmakla birlikte zaruri bir koşul. Tabii bu isimlerin tasarımlarımı seçmesi markamın reklamı açısından iyi bir şey. Fakat ünlülerin giymesini çok da önemsemiyorum. Mesela Kanye West defilemden daha sonra mesaj attı:  “Koleksiyonun fazla güzel, Kim için bir tutam yollar mısın?” dedi. Ayıp olmasın diye yolladım ama ona özel bir tasarım yapmadım. Çünkü Kim Kardashian’ın da tasarımımı giymesi önemsediğim bir koşul değil. Hip-hop, rap sevmem. Erkin Koray, Cem Karaca, Uzlaştırma Manço dinliyorum. Defilemde de onları çalıyorum. Her koleksiyonumda bir problemi anlatmaya çalışıyorum: Çocuk gelinlerden kadına şiddete, pek fazla konu. Söyleyecek fazla şeyim var. Popüler kültür hayranı değilim.

Gelecek planlarınızda ne var? Bir markanın başına aşmak mi?

-Olabilir. Roberto Cavalli’nin baştasarımcısını attılar örneğin. Benim stylist’im Ellie Grace Cummings bununla birlikte Roberto Cavalli’nin de stylist’i. O yüzden markanın başına geçmesi düşünülen adaylar aralarında yer aldığımı biliyorum. Birkaç haftaya muhakkak olacak. 

-Hikâyeyi başa saralım. Londra modasının heyecan verici ismi, nasıl bir ailede yetişti?

-İstanbul’da doğdum ama annem, babam Kayserili. Benden yaşça büyük iki abim ve bir ablam var. Geleneksel bir aileyiz diyebilirim. İtalyan Lisesi’nde okurken dövme yaptırmaya, saçımı boyatmaya başladım. Annemler “Herhalde bu kız satanist olacak” dediler. Birincil ilk kez İngiltere’de de okumamı istemediler fakat kendimi bildim bileli tasarımcı olmak istiyordum. Hayranı olduğum John Galliano’nun ve tüm önemli tasarımcıların Central St. Martins mezunu olduğunu öğrenince, “Ben de orada okumalıyım” dedim. Uğraştım, okula kabul edildim, ailemi de zar zorlama ikna ettim ve başardım.

-Galliano’nun yanında da çalıştınız değil mi?

-Evet, Martin Margiela’dayken John Galliano’nun yanında staj yaptım. Jeremy Scott, Mary Katrantzou gibi isimlerin yanına da staj yaptım ama Galliano doğrusu eşsiz bir tecrübeydi. Epeyce ağırbaşlı, hiç bağırmıyor. Herkesi iyi hissettirmeye çalışan, stajyerlerle bile sohbet eden iyi bir insan.

Yorum Ekle

%d blogcu bunu beğendi: