Milyonları ilgilendiriyor! O mesleklere vergi istisnası geldi

Milyonları ilgilendiriyor! O mesleklere vergi istisnası geldi

Hazine ve Maliye Bakanlığı Kazanç İdaresi Başkanlığı’nın Kazanç Vergisi Genel Tebliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğe tarafından, pilot, kabin memuru, meslek yeri açmaksızın internet üzerinden satmak yapanlara ilişkin gelir vergisi istisnası getirildi. Ayrıca ölüm, engellilik ve hastalık gibi durumlarda ödenen tazminat ve yardımlar, 4447 sayılı Kanun gereğince ödenen işsizlik ödeneği, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine kadar ödenen işe başlatmama tazminatları gelir vergisinden istisna tutuldu.

 

 

İşte o tebliğ:

KAZANÇ VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

 

 

(SÜRATLI NO: 306)

BİRİNCİ BIRIM

Kasıt ve kapsam

MADDE 1 – (1) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Kazanç Vergisi Kanununun;

a) 23 ve 29 uncu maddelerinde, 18/1/2019 tarihli ve 30659 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 17/1/2019 tarihli ve 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişikliklere ilişkin talimatlar,
b) 9 ve 25 inci maddelerinde, 30/1/2019 tarihli ve 30671 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 18/1/2019 tarihli ve 7162 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bir Takım Kanunlarda Değiştirme Yapılmasına Dair Kanunla yapılan şartların değişmesi ile aynı Kanunla 193 sayılı Kanuna eklenen geçici 89 uncu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi,
c) 303 Çabuk No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde değişim yapılması,
bu Tebliğin hedef ve kapsamını oluşturmaktadır.

İKİNCİ BÖLÜM

Uçuş ve Dalış Hizmetlerinde İstisna

Yasal düzenleme

MADDE 2 – (1) 7161 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“17. Kamu kurum ve kuruluşları hariç Türk Hava Kurumu ya da kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan müesseselerde uçuş maksadıyla görevlendirilen, hava aracının sevk ve idaresiyle görevli pilotlar ile uçuş esnasında uçak içinde hizmet veren yetkili sivil havacılık otoritesince sertifikalandırılmış kabin memurlarına ödenen aylık ücretin hakiki safi değerinin %70’i (Cumhurbaşkanı, bu oranı %100’e kadar artırmaya, sıfıra değin indirmeye yetkilidir.).”

(2) 7161 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 193 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“2. Subay, astsubay, erbaş ve erlere ve ordu hizmetinde bulunan sivil makinistlere, uçuş, dalış gibi hizmetleri dolayısıyla bahşedilen tazminatlar, gündelikler, ikramiyeler ve zamlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında uçuş maksadıyla görevlendirilen, hava aracının sevk ve idaresiyle görevli pilotlar ile uçuş esnasında uçak içinde hizmet veren personele gerçekten uçuş hizmetleri ve kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan müesseselerde denizaltına dalış yapanlara doğrusu dalış hizmetleri dolayısıyla yapılan benzer mahiyetteki ödemeler;”

İstisnanın kapsamı ve uygulaması

MADDE 3 – (1) 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (17) numaralı bendinde yapılan düzenleme ile kamu kurum ve kuruluşları hariç Türk Hava Kurumu veya kanuni ya da iş merkezi Türkiye’de bulunan müesseselerde uçuş maksadıyla görevlendirilen,

a) Hava aracının sevk ve idaresiyle görevli pilotlara,
b) Uçuş esnasında uçak içinde hizmet veren yetkili sivil havacılık otoritesince sertifikalandırılmış kabin memurlarına
1/2/2019 tarihinden itibaren nakden veya hesaben ödenen aylık ücretlerinin reel safi değerinin %70’i kazanç vergisinden istisna edilmiştir.

(2) Türk Hava Kurumu veya kanuni veya meslek merkezi Türkiye’de bulunan müesseselerde görevli olmakla birlikte birinci fıkrada belirli görevliler dışındaki öteki personel, yetkili sivil havacılık otoritesince sertifikalandırılmış ya da uçak içinde hizmet veriyor olsa da bu istisnadan yararlanamayacaktır.

(3) 193 sayılı Kanunun 61 inci maddesinde ücret, işverene yan ve kayıtlı bir işyerine tabi olarak çalışanlara hizmet karşılığı bahşedilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsilcilik edilebilen menfaatler olarak tanımlanmış ve ücretin tahsis, tazminat, kasa tazminatı (finansal yükümlülük tazminatı), ödenek, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar aşağıda ödenmiş olması ya da bir ortaklık münasebeti özelliğinde olmamak şartı ile kazancın belirlenmiş bir yüzdesi şeklinde görev edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği belirtilmiştir. Dolayısıyla, pilot ve kabin memurlarına, bu hizmetlerine ilişkin olarak ödenen aylık vergi, mesai, prim, ikramiye, gider karşılığı ve sair adlarla yapılan tüm ödemeler ve sağlanan menfaatler de aidat zarfında değerlendirilecektir.

(4) Ücretin reel safi değeri; patron göre bahşedilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından, 193 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinde sayılan sigorta primi, kişi/hayat sigortası primi ve sendika aidatları gibi indirimler ile 31 inci maddesinde yer alan engellilik indirimi düşüldükten daha sonra kalan miktardır. Bu hesaplama yapılırken, 193 sayılı Kanunun 23 ilâ 29 uncu maddelerine göre istisna zarfında olan ve bordroda gösterilen öteki aidat ve güya ödemelerin ise ilgili hükümlerine tarafından vergiden istisna edileceği tabiidir.

(5) Birinci fıkrada belirtilmiş personele ödenen aylık ücretlerin gerçek safi değerinin %70’i istisna edildikten sonra kalan %30’luk kısım gelir vergisine yan olacaktır.

Misal 1: (A) Hava yollarında çalışan ve bekâr olan pilot Bay (B)’ye, 2019 yılı Şubat ayında brüt 40.000 TL vergi ödenmiştir. Bay (B)’nin kendi adına ödediği 1.000 TL kişi sigorta pirimi bulunmaktadır.

Pilot (B)’nin 2019 Şubat ayına ilişkin ödenen ücretine uygulanacak gelir vergisi istisnası tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

Brüt aidat

40.000,00 TL

SGK primi  (%14 + %1)*

2.878,20 TL

Şahıs sigorta primi

1.000,00 TL

Safi ücret (kazanç vergisi matrahı)

36.121,80 TL

İstisna edilecek matrah (36.121,80 x %70)

25.285,26 TL

Vergiye bağlı matrah

10.836,54 TL

Hesaplanan kazanç vergisi

1.625,48 TL

Minimum geçim indirimi tutarı

191,88 TL

Ödenecek kazanç vergisi

1.433,60TL

*2019 yılı sigorta prim tavan tutarı olan 19.188 TL dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır.

Misal 2: (C) Hava yollarında çalışan ve bekâr olan kabin memuru Bayan (Ç)’ye, 2019 yılı Şubat ayında brüt 10.000 TL ücret ödenmiştir. Hanımefendi (Ç)’nin kendi namına ödediği 1.000 TL kişi sigorta pirimi bulunmaktadır.

Kabin memuru Bayan (Ç)’nin 2019 Şubat ayına ilişkin ödenen ücretine uygulanacak gelir vergisi istisnası tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

Brüt aidat

10.000,00 TL

SGK primi  (%14 + %1)

1.500,00 TL

Kişi sigorta primi

1.000,00 TL

Safi ödenti (kazanç vergisi matrahı)

7.500,00 TL

İstisna edilecek matrah (7.500 x %70)

5.250,00 TL

Vergiye yan matrah

2.250,00 TL

Hesaplanan kazanç vergisi

337,50 TL

Minimum geçim indirimi tutarı

191,88 TL

Ödenecek kazanç vergisi

145,62 TL

(6) 193 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yapılan düzenlemeye tarafından, subay, astsubay, erbaş ve erlere ve ordu hizmetinde yer alan sivil makinistlere, uçuş, dalış gibi hizmetleri dolayısıyla verilen tazminatlar, gündelikler, ikramiyeler ve zamlar ile diğer ulus kurum ve kuruluşlarında uçuş maksadıyla görevlendirilen, hava aracının sevk ve idaresiyle görevli pilotlar ile uçuş sırasında uçak içinde hizmet veren personele aslında uçuş hizmetleri ve kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunan müesseselerde denizaltına dalış yapanlara doğrusu dalış hizmetleri dolayısıyla yapılan benzer mahiyetteki ödemelere ilişkin istisna uygulaması evvelden olduğu şekilde devam etmektedir.

ÜÇÜNCÜ BIRIM

İnternet ve Benzeri Elektronik Ortamlar Üzerinden Yapılan

Satışlarda Esnaf Muaflığı

Yasal düzenleme

MADDE 4 – (1) 7162 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendine “işyeri açmaksızın” ibaresinden varisi olmak üzere “veya sene içinde gerçekleştirilen satmak tutarı ilgili yıl için geçerli olan minimum ücretin takvim brüt tutarından fazla olmamak üzere, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden” ibaresi eklenmiştir.

(2) Buna tarafından, 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin yürürlükteki hali aşağıdaki şekildedir.

“6. Evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve sanki cihaz ve aletler hariç edinmek üzere, muharrik şiddet kullanmamak ve dışarıdan emekçi almamak şartıyla; oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, tekstil mamûlleri, mendil deriden üretilen mamûller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri işyeri açmaksızın veya yıl içinde gerçekleştirilen satış tutarı ilgili yıl için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarından pozitif olmamak üzere, internet ve yarı elektronik ortamlar üzerinden satanlar. Bu ürünlerin, pazar takibi suretiyle satılması ile ticarî, ziraî ya da meslekî faaliyetleri dolayısıyla gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olanların düzenledikleri hariç olmak üzere; düzenlenen kermes, karnaval, panayır ile kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak belirlenen yerlerde satılması muaflıktan faydalanmaya engel değildir.”

Evlerde üretilen ürünlerin satışında esnaf muaflığı

MADDE 5 – (1) 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında, evlerde kendi el emekleri ile üretim ettikleri ürünleri bir dükkan açmaksızın satanlar, esnaf muaflığından faydalanabilmektedirler.

(2) Bu muaflıktan faydalanılabilmesi için;

a) Üretim edilen ürünlerin, 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi zarfında olması,
b) Evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve yarı alet ve aletler hariç almak üzere, sanayi tipi veya süratli imal yapabilen alet ve aletlerin kullanılmaması,
c) Dışarıdan emekçi çalıştırılmaması,
ç) Ürünlerin işyeri açmaksızın satılması,

d) Ürünlerin, pazar takibi suretiyle satılmaması,
e) Ürünlerin, ticarî, ziraî veya meslekî faaliyetleri dolayısıyla kazanç ve kurumlar vergisi mükellefi olanların düzenledikleri kermes, şenlik ve panayırlarda satılmaması,
f) Ticarî, ziraî veya meslekî kazancı dolayısı ile gerçek usulde gelir vergisine tâbi olunmaması,
g) Faaliyetin, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine sadakât talep edecek şekilde yapılmaması
gerekmektedir.

(3) Ürünlerin; ticarî, ziraî veya meslekî faaliyetleri dolayısıyla kazanç ve kurumlar vergisi mükellefi olanların düzenledikleri hariç edinmek üzere, düzenlenen kermes, festival, panayır ile millet kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak belirlenen yerlerde satılması muaflıktan faydalanmaya engel değildir.

Evlerde üretilen ürünlerin internet ve sanki elektronik ortamlarda satışı

MADDE 6 – (1) 7162 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle 30/1/2019 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında esnaf muaflığından faydalananların, evlerde üretim ettikleri ürünleri, internet ve güya elektronik ortamlarda da satmaları halinde esnaf muaflığından faydalanmaları mümkün ışık halkası getirilmiştir.

(2) Bu muaflıktan faydalanılabilmesi için, internet ve güya elektronik ortamlar üzerinden sene içinde gerçekleştirilen satış tutarının ilgili yıl içinde geçerli olan en düşük ücretin yıllık brüt tutarını aşmaması gerekmektedir.

(3) 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde sayılan mahsul çeşitlerinden, pat diye fazlasının üretilerek internet ve güya elektronik ortamlar üzerinden satılması durumunda, satış tutarının ilgili yıl içinde geçerli olan en düşük ücretin takvim brüt tutarını aşmaması şartı, her bir ürün cinsi için ayrı ayrı yok bütün ürünlerin toplam satış tutarı için geçerlidir.

(4) Satışların bir kısmının internet ve sözde elektronik ortamlar üzerinden, bir kısmının muafiyet dahilinde diğer şekillerde yapılması halinde, satmak tutarının ilgili sene içinde geçerli olan en düşük ücretin takvim brüt tutarını aşmaması şartı, sadece internet ve sanki elektronik ortamlar üzerinden yapılan satışlar için geçerli olup, öteki şekillerde yapılan satışlarda tutar sınırlaması bulunmamaktadır.

(5) İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden yıl içerisinde yapılan satışların ilgili yılda geçerli olan en düşük ücretin yıllık brüt tutarını geçmesi halinde, esnaf muafiyeti kaybedilecek ve izleyen takvim yılı başı itibarıyla gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.

Misal 3: 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında esnaf muaflığından yararlanan Hanımefendi (D), evinde ürettiği tarhana, erişte ve mantıları, halk kurumlarınca düzenlenen kermes, şenlik, panayırlarda ve internet üzerinden satışa aracılık eden bir platform aracılığıyla satmaktadır.

Bayan (D)’nin, 2019 takvim yılında internet üzerinden yapmış olduğu satış tutarı 25.000 TL, öteki satış tutarı ise 10.000 TL dir.

Hanımefendi (D), internet üzerinden yapmış olduğu satış tutarı olan 25.000 TL, 2019 yılı için belirlenen yıllık en az ücretin brüt tutarı olan 30.700,80 TL’yi aşmadığından, muafiyetten faydalanmaya devam edecektir.

Örnek 4: 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi zarfında esnaf muaflığından yararlanan Bay (E), evinde ürettiği hediyelik turistik eşyaları belediye tarafından belirlenen geçici bir stantta ve internet üzerinden satmaktadır.

Bay (E)’nin 2019 yıllık yılında internet üzerinden yapmış olduğu satmak tutarı 35.000 TL, diğer satmak tutarı ise 15.000 TL dir.

Bay (E), internet üzerinden yapmış olduğu satmak tutarı olan 35.000 TL, 2019 yılı için belirlenen takvim minimum ücretin brüt tutarı olan 30.700,80 TL yi aştığından, muafiyetini kaybedecek ve 1/1/2020 tarihinden itibaren gelir vergisi mükellefi olacaktır.

Evlerde üretilen ürünlerin internet ve güya elektronik ortamlarda satışında vergi tevkifatı ve belgelendirme

MADDE 7 – (1) 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin son fıkrasında, “Bu muaflığın, 94 üncü madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur.” hükmü yer almaktadır. Benzer Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında ücret tevkifatı yapmak zorunda olanlar ile tevkifata tabi tutulacak ödemeler açıklanmış ve benzer fıkranın (13) numaralı bendinde vergiden muaf esnafa yapılan ödemeler tevkifat kapsamına gücenmiş olup, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde bulunan emtia bedelleri veya bu emtianın imalinde ödenen hizmet bedelleri üzerinden yapılacak tevkifat oranı 6/6/2012 tarihli ve 2012/3322 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile %2 olarak belirlenmiştir.

(2) Tevkifat yapmakla sorumluluk sahibi olanlar kadar, 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi dahilinde, vergiden muaf esnaftan internet ve sanki elektronik ortamlar üzerinden veya muafiyet dahilinde diğer şekillerde satın alınan mallar için yapılan ödemeler üzerinden, benzer Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinin (a) daha aşağı bendi gereğince %2 oranında tevkifat yapılması gerekmektedir.

(3) Esnaf muaflığından yararlananlardan yapılan alışların tamamının gider pusulası ile belgelendirilmesi başlıca olmakla birlikte, münhasıran internet ve sözde elektronik ortamlar üzerinden satın alınan mallar için yapılan ödemelere ilişkin edinmek üzere, gider pusulasında bulunması gereken bilgileri (imza hariç) ihtiva eden banka dekontları ile de belgelendirilmesi mümkündür.

Misal 5: 193 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi dahilinde esnaf muaflığından yararlanan Hanımefendi (F), evinde ürettiği hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça ve yapma çiçekleri, kamu kurumlarınca düzenlenen kermes, karnaval, panayırlarda ve internet üzerinden satışa arabuluculuk eden bir platform yoluyla satmaktadır.

Hanımefendi (F), internet üzerinden ticari kazancı nedeniyle gerçek usulde kazanç vergisi mükellefi olan Bay (G)’ye 2.000 TL ve (H) A.Ş.’ye 3.000 TL lik satmak yapmıştır.

Bay (G) ve (H) şirketi göre Bayan (F)’den satın alınan ürünlerin, gider pusulası veya gider pusulasında bulunması gereken bilgileri ihtiva eden banka dekontuna istinaden belgelendirilmesi ve yapılan ödemeler üzerinden 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinin (a) alt bendi uyarınca da gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

DÖRDÜNCÜ BIRIM

Tazminat Ödemelerinde İstisna Uygulaması

Yasal düzenleme

MADDE 8 – (1) 7162 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 193 sayılı Kanunun tazminat ve yardımlarda gelir vergisi istisnasını aranjör 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“1. Ölüm, engellilik ve hastalık nedeniyle bahşedilen tazminat ve yardımlar ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu gereğince ödenen işsizlik ödeneği ve 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı Iş Kanununa göre ödenen işe başlatmama tazminatı;”

İstisnanın kapsamı

MADDE 9 – (1) 7162 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 193 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yapılan değişiklik ile hizmet erbabına vefat, engellilik ve hastalık gibi durumlarda ödenen tazminat ve yardımlara uygulanan kazanç vergisi istisnası tıpkı korunmuş, gelir vergisinden istisna edilen işsizlik sebebiyle verilen tazminatlar ile işe başlatmama tazminatlarının hangi tazminatlar olduğuna tarafsızlık getirilmiştir.

(2) 193 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine kadar hizmet erbabına;

a) Vefat, engellilik ve hastalık gibi durumlarda ödenen tazminat ve yardımlar,
b) 4447 sayılı Kanun uyarınca ödenen işsizlik ödeneği,
c) 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine tarafından ödenen işe başlatmama tazminatları,
kazanç vergisinden istisnadır.

(3) 4447 sayılı Kanun gereğince sigortalı işsizlere Kanunda kayıtlı şartları taşımaları halinde işsiz kaldıkları dönem için yine Kanunda açıklanmış zaman ve miktarda yapılan işsizlik ödeneği ödemeleri ile 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine kadar, işverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece ya da özel hakem göre tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üstüne işverenin bir ay içinde işe başlatmadığı durumda, işçiye, en düşük dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında ödenen tazminat istisna kapsamındadır.

(4) 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine tarafından, aracılık faaliyeti sonucunda tarafların, işçinin işe başlatılmaması konusunda anlaşmaları halinde, iş sözleşmesi feshedilen hizmet erbabına en fazla sekiz aylık ücreti tutarında ödenen işe başlatmama tazminatları da istisna kapsamındadır.

(5) Ortak sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi zarfında ödenen tazminatlar, meslek kaybı tazminatları, meslek sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi değişik adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar ise 193 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde düzenlenen istisna kapsamında olmayıp, aynı maddenin birinci fıkrasının 27/3/2018 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe giren 7103 sayılı Kanunla öbür (7) numaralı bendi dahilinde değerlendirilecektir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

27/3/2018 Tarihinden Önce Iki Taraflı Sonlandırma Sözleşmesi veya İkale Sözleşmesi

Zarfında Ödenen Ilave Tazminatlar Üzerinden Kesilen Kazanç Vergisinin İadesi

Hukuki düzenleme

MADDE 10 – (1) 7162 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 89 – 27/3/2018 tarihinden önce müşterek sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi zarfında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, meslek sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi farklı alanlara yönlendirilmiş adlar aşağı yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisi, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili ödenti dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, çözülmüş davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Aidat Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri gereğince inkar ve iade edilir.

Bu madde hükümlerinden faydalanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak suçlama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmez.

Hakkında kesinleşmiş hak kararı yer alan iade talepleriyle ilgili olarak bu madde hükmü uygulanmaz.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Define ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

İade talebi ve takdim edilecek belgeler

MADDE 11 – (1) İade işleminin yapılabilmesi için yeni başvurularda Ek-1’de yer alan iade talebi tatbik örneği ile birlikte, kesintiyi yapmakla sorumluluk sahibi olan işverenden tedarik edilen, ikale sözleşmesi örneği, söz konusu sözleşmeye istinaden yapılan ödemelere ilişkin kesinti tutarlarını gösterir belge (aidat bordrosu vb.) ve ilgili ücret dairesince gerekli görülen öteki doküman ve bilgilerin ibrazı zorunludur. Maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki başvurular için de varsa eksik belgelerin tamamlanması gerekmektedir. Laf konusu hizmet erbabının iade talebine konu ödemenin işten ayrılma karşılığı yapılan ek ödeme niteliğinde olduğunu kesin olarak ispatlayan diğer belgeleri de takdim etmeleri gerekmektedir.

(2) Madde dahilinde başvuruda bulunabilecek hizmet erbabı dilekçelerini, elden ya da posta aracılığıyla ilgili ücret dairesine verebileceği gibi İnteraktif Ödenti Dairesi üzerinden elektronik ortamda da verebilecektir.

(3) İşverenler, iade işleminin yapılabilmesi için, hizmet erbabı, vekilleri veya ilgili ödenti dairesince istenilen bilgi ve belgeleri, çabuk bir şekilde tedarik ve ibraz etmekle yükümlüdürler.

İade uygulaması ve ayar taleplerine ilişkin yapılacak işlemler

MADDE 12 – (1) 27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, meslek sonu tazminatları, meslek güvencesi tazminatları, bonus ödemesi, hizmet ödülü, prim ve ilave ödeme gibi dağıtılmış adlar aşağı ödenen ilave tazminatlar üzerinden kesilen kazanç vergisi, hizmet erbabının ayarlama zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili ödenti dairelerine başvurmaları üzerine inkar ve iade edilecektir.

(2) Tarha yetkili vergi dairesi, işverenin muhtasar beyanname yönünden mükellefi olduğu ödenti dairesi olup, şubeleri sebebiyle ayrı vergi dairelerinin mükellefi olan işyerlerinde, ilgili şubenin mükellefi olduğu yer ücret dairesidir.

(3) Madde hükmünden yararlanılabilmesi için birinci fıkra kapsamındaki ödemelerin 27/3/2018 tarihinden önce yapılmış olması gerekmektedir. Keza laf konusu ödemeler üzerinden kesilen vergilerin aidat dairesine ödenmiş olması gerektiği tabiidir.

(4) 213 sayılı Kanunda düzenlenen ayarlama zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılan başvurular üzerine inkar ve iade yapılması söz konusu değildir. Yeni başvurularda 1/1/2014 tarihinden önceki dönemler zamanaşımına uğradığından, bu dönemlere ilişkin başvurular kabul edilmeyecektir. Ayarlama zamanaşımı süresi içerisinde yapılmış olması şartıyla, maddenin yürürlüğe girdiği 30/1/2019 tarihinden önce yapılan ve ayarlama ya da şikayet aşamasında yer alan düzeltme talepleri üzerine de zorunlu red ve iade işlemleri yapılacaktır.

(5) Düzeltme talepleri üstüne inkar ve iade işlemlerinin yapılabilmesi için bu iade işlemlerine ilişkin dava açılmaması şarttır. Vergi dairesince iade işlemi yapıldıktan sonradan her ne sebeple olursa olsun bu iade işleminden nedeniyle dava açılması halinde, üretilmiş olan iade hileli iade kapsamında değerlendirilecek ve iade edilen tutarlar cinayet ve faiz uygulanmak suretiyle geri alınacaktır.

Dava aşamasında bulunan iade talepleri

MADDE 13 – (1) 213 sayılı Kanunda düzenlenen ayar zamanaşımı süresi içerisinde ayar başvurusunda bulunmuş ve düzeltme talebi kabul edilmediği için dava açmış olan hizmet erbabının, mahkemelerde ihtilafı devamlı (demin kesinleşmeyen) davalarından feragat etmeleri ve buna ilişkin ilgili mahkemeden feragat ettiklerini gösterir şerhli uygulama örneğini ya da bu evrak temin edilemediği takdirde mahkemenin feragat sebebiyle davanın reddine dair vereceği karar örneğini, tarha yetkili ücret dairesine ibraz etmeleri kaydıyla gerekli inkar ve iade işlemleri yapılacaktır.

(2) Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak yöneticilik veya davacı lehine ya da aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmeyecektir.

(3) 213 sayılı Kanunda düzenlenen ayar zamanaşımı süresi dolduktan sonradan yapılmış olan ayar başvurularının reddi üzerine dava açmış ve mahkemelerde ihtilafı aralıksız hizmet erbabına, davalarından feragat edip etmediklerine bakılmaksızın red ve iade yapılması mümkün olmayıp, mahkemelerce bahşedilen kararlara göre işlem tesis edilecektir.

(4) Hakkında kesinleşmiş hak kararı yer alan iade talepleriyle ilgili olarak kesinleşen adalet kararına göre işlem tesis edilmesi gerekmekte olup, bahşedilen kararlar aleyhine olan hizmet erbabının, her tarafta ayar talebinde bulunmak suretiyle madde ile getirilen düzenlemeden faydalanması mümkün değildir.

(5) Davasından feragat etmek suretiyle iade başvurusunda yer alan hizmet erbabınca, bu Tebliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasında kayıtlı belgelerden daha önce ibraz edilmemiş olanların da tamamlanması gerekmektedir.

İade kapsamındaki ödemeler

MADDE 14 – (1) Düzenleme kapsamında yapılacak iadeler, 27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi ve ikale sözleşmesi gibi sözleşmeler zarfında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları, bonus ödemesi, hizmet ödülü, ek ödeme gibi değişik adlar aşağıda yapılan ve ek tazminat özelliğinde olan ödemelerden kesilen kazanç vergisiyle sınırlı bulunmaktadır.

(2) Müşterek sonlandırma sözleşmesi ve ikale sözleşmesinde, işten bölünme sebebiyle verildiği açık olan ek tazminat niteliğindeki ödemelerin ödenti bordrosunda değişik adlarla (prim, iyi gaye ödemesi, teşekkür ödemesi, bonus, paket ödemesi, Ek-1, Ek-2 vb.) görünmesi, bu ödemeler üzerinden kesilen vergilerin iadesine engel teşkil etmeyecektir.

(3) Ortak sonlandırma sözleşmesi ve ikale sözleşmesinde ayrı ayrı görünmekle birlikte, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, prim, ek ödeme ve müsade ücreti gibi ödemelerin, ödenti bordrosunda (ikale tazminatı, ek ödeme, ilave tazminat ve paket ödemesi gibi adlarla) toplu bir halde gösterildiği durumlarda ise, toplam ödeme içerisindeki ek tazminat ödemesinin belirlenmesi ve bu tutara isabet eden verginin iadesinin sağlanması gerekmektedir.

(4) Müşterek sonlandırma sözleşmesi ve ikale sözleşmesinde yer verilen ya da bu sözleşmeler zarfında yapılan ödemelerin dahil edildiği ilgili ayın aidat bordrosunda yer alan ve ilave tazminat özelliğinde olmayan ihbar tazminatı, normal aidat, mesai ücreti, devlete ait tatil ücreti, yıllık müsade ücreti, yol ücreti, yemek ücreti, sigorta ödemeleri, sosyal yardımlar, geçmiş ya da mevcut dönemdeki incelemeler karşılığı yapılan hizmet primi ve ikramiye ödemeleri ile ödenti zarfında olan sanki ödemelerden kesilen kazanç vergisinin iade edilmesi söz konusu değildir.

27/3/2018 tarihinden sonradan yapılan ödemeler

MADDE 15 – (1) 27/3/2018 tarihinden (bu tarih dahil) sonradan düzenlenen sözleşmeler ile bu tarihten önce düzenlenmiş olmakla birlikte öngörülen ilave tazminat ödemesinin 27/3/2018 tarihinden (bu tarih dahil) sonra yapıldığı durumlarda, geçici madde hükmünden faydalanılması olası değildir.

(2) Gelir Vergisi Genel Tebliği (Hizli No: 303)’nde uzun uzadıya açıklandığı üzere, 27/3/2018 tarihinden sonradan hizmet erbabına ödenen kıdem tazminatı ve ikale sözleşmesine istinaden yapılan ilave tazminat ödemesi toplamının, hizmet erbabının çalıştığı zaman dikkate alınarak hesaplanan en yüksek Devlet memuruna ödenen azami emekli ikramiyesini aşmayan kısmının kazanç vergisinden istisna edilmesi ve bu miktar üzerinden ödenti kesintisi yapılmaması gerekmekte olup, istisna limitini aşan ilave tazminat ödemelerinin ise ödenti olarak vergilendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, 27/3/2018 tarihinden sonra hizmet erbabına ödenen ve istisna limitini aşan ilave tazminat ödenmelerinden kesilen vergilerin iadesi muhtemel değildir.

ALTINCI BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

303 Süratli No.lu Kazanç Vergisi Genel Tebliğinde yapılan değiştirme

MADDE 16 – (1) 11/6/2018 tarihli ve 30448 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Çabuk No: 303)’nin 11 inci maddesindeki Örnek 11’in birinci cümlesinde bulunan “15 sene” ibaresi “10 yıl” olarak değiştirilmiştir.

Yorum Ekle

%d blogcu bunu beğendi: