Blog

Lider ‘hata yaptım’ diyebilmeli

  Blog    7 Ocak 2019
Yorum Yok

Lider 'hata yaptım' diyebilmeli
Bu tanımın anlamı günümüzün engebeli rekabet koşullarında daha da iyi oturmaya başladı. Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nakiye Boyacıgiller ile söyleşiye giderken aklımda teori konuşmaktan fazla pazardaki hakiki mücadeleyle başa çıkacak lider profilini konuşmak var. Prof. Boyacıgiller ile iş dünyasından siyasete uzanan yelpazede liderliği konuştuk. Babası İTÜ mezunu bir petrol mühendisidir. Amerika’da bir petrol şirketinden teklif gelince Nakiye Boyacıgiller annesinin karnında Amerika’ya uçar. Bir kaza sonrası annesini kaybedince de babasıyla birlikte ülkeye dönerler. Lisansını Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümünden, MBA yüksek lisans derecesini California Üniversitesi Los Angeles’tan (UCLA) alır. Ilk profesyonel işi California, San Jose’deki IBM firması olur. Doktora derecesini ise California, Berkeley Üniversitesi’nden almaya hak kazanır. Öğrenmek karakteristiği olunca akademik kariyer yapması da kaçınılmazdır. Akademik kariyerini 1986-2003 yılları arasında San Jose Eyalet Üniversitesi’nde sürdürür. ilgi alanları kültürler arası yönetim modelleri, milletlerarası insan kaynakları yönetimi, örgüt kültürü ve yönetim bilimleri pedagojisi olan Boyacıgiller, 2003 yılında ‘İyi oysa buradayım’ dediği Sabancı Üniversitesi’ne katılır. Böylece fazla akademik derginin yayınlama kurulunda ödev yapan Boyacıgiller, Milletlerarası Meslek İdaresi Akademisi (AIB) başkan yardımcılığını da yürütüyor. ‘BEN LİDERİM’ DENİLİNCE OLUNUYOR MU? Boyacıgiller’le söyleşimizi kuram üzerinden günümüz dünyasının gerçekleri üzerine düzenlemek istiyorum. Bunun için de Sabancı Üniversitesi’nin MBA, Executive MBA ve Finans Yüksek Lisans programlarının tanıtımında iddia edilen, “21. yüzyılın getirdiği güçlüklerin üstesinden gelecek, Türk ve dünya şirketlerine liderlik edebilecek analitik ve yönetsel becerilere sahip genç profesyoneller yetiştirmeyi amaçlıyoruz.” cümlesinden yola çıkıyor ve birincil sorumu soruyorum: 21. yüzyılın zorlukları nelerdir ve bu zorluklarla baş edecek önderlik özellikleri nelerdir? “2002 yılı krizi, bankacılık sistemimizi düzenlememizi sağladığından, son krize sıkı bir finans altyapıyla girdik. Bu sayede de krizin etkilerinden görece daha eksik etkilendik. Fakat bu kriz bize bir ülkenin küresel koşullardan tek başına etkilenmeyeceğini de öğretti. Eğer şartlar herkesi etkiliyorsa biz de dünya ile birlikte benzer vizyonla geleceğe hazırlanmalıydık. Küreselleşmeden söz etmek ise artık yetersiz kalıyor. Bugün dünya herkesin birbirinden etkilendiği bir ortama dönüştü. Bundan nedeniyle süratli öğrenirken eğitimimizi de dünya standartlarına çıkarmalıyız. Günümüz insanı bundan böyle meslek hayatı her tarafında eskisi gibi birkaç iş değiştirmeyecek, tersine gerekli olarak birkaç kariyere ansızın sahip olacak. Koşullar çok bambaşka kültürlerden gelen insanlarla çalışmayı gerektiriyor. Bunun için daha okul yıllarından başlayarak öğrenci metamorfoz programlarını çok önemsiyor ve yabancı öğrencilerin okulumuza gelmesi için mücadele gösteriyoruz. Yurtdışında eğitim olmak ya da meslek deneyimi galip gelmek atlanmaması gereken önemli konulardan. Dünyayı iyi öğrenmek gerekiyor. Sağlam bir eğitim temeli ise durum. Iş eğitimle de bitmiyor, araştırmacı bir kişiliğe sahip olmak, büyümek de gerekiyor. Takım çalışmasına meyilli almak ise gitgide artarak önem kazanıyor çünkü bir işi başarmak için kimsesiz almak yetmiyor. bu arada hiçbir vakit göz ardı edilmemesi gereken konu ise ahlak.” diyen Prof. Boyacıgiller, günümüzün ve geleceğin ideal lider profilini çiziyor. Bu kez de günümüz Türkiye’sinin en kayda değer konularından birine, kıtlığını yaşadığımız, yaşadığımız için de on yıllarca kendilerinden vazgeçemediğimiz liderler konusuna değiniyor ve ‘İdeal lider nasıl yetişir?’ diye soruyorum. “Ilk Olarak lider olabileceklerin önünü başlamak gerekir. Günümüz şartlarında büyük mesuliyet üstlenen liderlerin bu makamı tek başlarına yönetmeleri ne de tatmin edici olmaları olası. Şartlar ekipteki herkesin durumsal liderlik yapmasını gerekli kılıyor. Takım içindeki diğer elemanların da şartlar gerektiğinde yükümlülük hissedip önderlik etmesi gerektiğine inanırım. Oysa ayrıca liderin ayrıca kurumsal kültürün yeni liderleri cesaretlendirmesi gerekir.” diyen Prof. Dr. Boyacıgiller’e bizdeki siyasi liderlerin daha fazla karizmatik liderlik tanımına uyduğunu, bunun galibiyet için tatmin edici olup olmadığını soruyorum. Karizmatik liderler bir biçimiyle makamdan uzaklaştığında liderin izleyenleri boşluğa düşüyor. Buna en iyi misal ANAP ve rahmetli Turgut Özal olabilir. “DYP’de de Süleymen Demirel ardından benzer koşul söz konusu oldu.” dediğimde, “Bir liderin kitlelere önderlik edebilmesi için daha küçük yaşlardan bu makama hazırlanması gerekir. Buna iyi bir örnek Bill Clinton’dur. George W. Bush’un babası George W.H. Bush’u izleyerek başkan olması da ufak yaşlarda politikaya hazırlanmak açısından bir misal olabilir. Ama oğul Bush’un bir pasaportu olmadığını, ülke dışına başkanlığı öncesinde hiç çıkmadığını da söylemek lüzum. Yurtdışına hiç çıkmamış bir Amerikalının başkan olması da fiilen fazla ilginç bir vakadır.” diyor. “Peki, ya Barack Obama görünen o ki son yıllarda başkanlığa hazırlandı deniliyor.” dediğimde, “Ola Ki başkanlığa yok ama bir diğer makam için hazırlık yaptığını anlatmak mümkün. Obama’nın kariyerinde de siyasi bir eğitim süreci gözüküyor.” cevabını veriyor NE ELEŞTİRİYE NE DE ELEŞTİRMEYE AÇIĞIZ Nakiye Boyacıgiller, “Liderin başarısında kendisine yakın halkada bulunanların gerçekçi eleştiriler yapması gerektiğini düşünürüm. Kuşkusuz eleştiriden kimse hoşlanmaz ama önderlik makamına oturanlara dokundurmak bile gelebiliyor. Ancak unutmamalı ancak gerçekçi eleştiri olabilmek de kayda değer. Biz toplum olarak realist tenkit yapmayı da öyle bilmeyiz. Tüm mesele dürüst eleştiriyi içten zamanda yapabilmekte. Eleştiriyi yapanın da, yapılanın da bunu kişiselleştirmemesi gerekir. Bakın İngiltere’ye. Başbakanları Gordon Brown özeleştiri yaparak görevinden istifa ederken, ülkenin yeni başbakanı Muhafazakar Parti lideri David Cameron oldu. 43 yaşındaki Cameron, İngiltere’de son 200 sene içinde makama gelen en genç başbakan. Gençlerin önü açılmalı.” ifadelerini kullanıyor. “Ülkelerin ve liderlerin kendi sınırları içinde kalan meseleler için çözüm üretme zamanı geçti. Bu sebeple de sorunun çözümü nereden gelirse gelsin, önerge de, öneren de önemsenmeli, bir çözüm alternatifi olarak değerlendirilmelidir. Mesela Amerika meselelere kendi gözlüğünden bakar. böylece de iki taraflı bir çözüm bulmakta eksiktir. Ancak son dönemde Amerika bu ‘ben bilirim’ yaklaşımdan vazgeçti. Dünyayı tanımadıklarını ve bambaşka dilleri bilmediklerini ayrım ettiler. Şimdilerde İngilizcenin dışarıda dil de öğreniyorlar. Öteki yandan eğitimlerini de milletlerarası birikimleri kapsayacak şekilde genişletmeye başladılar. Son olaylarla dünyayı anlamaları gerektiğini gördüler, kozmopolit olmaya çalışıyorlar. Ben buna ‘küresel us’ diyorum. Küresel uzlaştırma ve çözümler için bütün devletler ve onların liderleri ‘küresel aklı’ kullanmalı. Bize gelince; son dönemde ‘küresel aklı’ kullanabilen iş dünyamızın çok başarılı milletlerarası yöneticileri var. Muhtar Şehir, Ümran Beba ve Ahmet Bozer iyi eğitilmiş dünya çapında liderler olarak öne çıktı. Lider özeleştiri yapabilmeli, gerektiğinde hata yaptım, gerektiğinde de bilmiyorum diyebilmeli. Bizde hala şimdiden seçmeli sınavlarla üniversiteye öğrenci alıyoruz. Soruların cevabı, yalnızca bitmiş bahşedilen bu seçilmiş yanıtlarda mıdır? Dünya çoktan değişti; gerekli olan zihin da eğitim de bu değil.” diyen Nakiye Boyacıgiller, ‘küresel fikir’ konseptinin de savunucusu. ÖĞRENCİLER, İMKÂNLARDAN YARARLANAMIYOR Prof. Dr. Boyacıgiller, 1995 yılında Sabancı Üniversitesi kurulurken kendisinin de içinde yer aldığı şu fazla ünlü üç günlük arama toplantısını unutmuyor. Katılımcıların Sabancı Üniversitesi’nin esas prensiplerini oluşturduğu beyin fırtınasında bir okulun şekillendirilmesine şahit olmayı ve içinde yer almayı çok heyecanlı buluyor. Bu arama toplantısında her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Çünkü tüm eğitim kuruluşları daha önce yapılmışı tekrarladığından, en bitmiş yola çıkarken farklılaşmak en önemli nokta olarak belirlenmiş. Öğrencilerin eğitim sürecinde ihtiyacı olacak bütün teferruatlar düşünülmüş olmasına karşın Boyacıgiller’e tarafından öğrenciler tüm imkanlardan yeteri kadar faydalanmıyor. “Önce bunu istemeleri gerekli.” diyor ve “Yurtdışından Türkiye’ye öyle çok istek var ancak ben üniversitede aralıksız misafir ağırlamaktan yoruldum. Herkeste bizimle bir şeyler yapma isteği var. Bu fırsatı kaçırmamalıyız.” ifadelerini kullanan Prof. Dr. Boyacıgiller, dünyaya ilişkin vizyonunu da şöyle tanımlıyor: “Çin’den az önce geldim. Umarım defalarca barıştırma içinde olurlar. Muhteşem bir güçleri var. bu vesileyle başta dünya barışını koruyan milletlerarası örgütlerin daha kuvvetli olmasını istiyorum. Bilhassa çevre konusunda duyarlık artmalı.” Boyacıgiller, dünya ekonomisinin ‘küresel us’ konseptinin de ışığında dengede durması gerektiğine dair düşüncelerini ifade ediyor. En önemli şey değerlerimiz Sabancı Üniversitesi’nde temel değerlere tartma verilirken eğitim programları da durmadan günün gereklerine tarafından revize ediliyor. Üniversitenin ilk iki yılında öğrencilerin kendi uzmanlıklarını seçebilecekleri bir ders programı izleniyor ve bu sürenin bitiminde öğrenciler kendi kariyerlerine kendileri karar veriyor. Bu da Sabancı Üniversitesi’nin ülkemizdeki eşsiz bir uygulaması. Prof. Dr. Boyacıgiller Türkiye’nin birincil ve tek uygulamalı finans eğitim merkezini dilinden düşürmüyor. Yönetim Bilimleri Fakültesi bünyesinde Finans Yüksek Lisans Programı’nda reel bir işlem odası duygusal veren Finans laboratuvarı CAFE’de (Center for Applied Finance Education) finans sektörüyle irtibat kurularak uygulamalar yapılıyor. Bu çalışmanın da iş hayatında başarılı sonuçlar verdiğini söylüyor. VAKIT

26 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.