Blog

Kimler daha kolay iş bulabiliyor?

  Blog    1 Ocak 2019
Yorum Yok

Kimler daha kolay iş bulabiliyor?
Dokuma ve inşaat gibi emek yoğun sektörlerle tarımdan meydana çıkan yüz binlerce insan işsizler ordusuna dahil oluyor. Türkiye, meslekî eğitimden yoksun bu heybetli işgücünü nerede ve nasıl istihdam edeceğini bulmak zorunda. Ekonomik ve sosyal boyutuyla işsizlik tablosu ne kadar korkutucu olursa olsun, doğru alana yönelenler için umut ışıkları da barındırıyor. İşkur ve özel istihdam bürolarından alınan verilere göre özellikle perakende sektöründe mağaza sorumlusu ve satış temsilcisi gibi pozisyonlarda önemli bir hareketlilik laf konusu. Keza telekom, bilişim, çağrı merkezi, özel emniyet ve turizm şirketleri ile bankalar eleman alımında gaza bastı. İnsan kaynakları uzmanları, son dönemde istihdam artışında kriz öncesi döneme yaklaşıldığını belirtiyor. İnsan kaynakları sitesi kariyer.net’in en son ‘istihdam endeksi’ araştırması uyarınca eleman ilanlarında son ayların lideri bilişim ve telekom. Krizden eksik etkilenen sektörler aralarında bulunan bilişim, geçen aralıkta son iki yılın en yüksek ilan sayısına ulaştı. Şirketin Genel Müdürü Yusuf Azoz, bilişimin yanında telekom ve tekstil sektörlerinde fazla kayda değer hareketler gözlemlendiğini açıklama ediyor. Aralık sonu itibarıyla bu sektörlerde meslek ilanı sayısında kriz öncesi rakamların yakalandığını, hatta bazılarında geçildiğini vurgulayan Azoz, yapı ve turizm sektörlerinde de canlanma işaretlerinin geldiğini aktarıyor. Kriz döneminde personel alım ilanları en çok eksilen sektörler listesinin başında ise misafir etme-sanat ve otomotiv geldi. Gayrimenkul, imalat, organizasyon, anket-saha araştırma, eğitim danışmanlığı, mimarlık, ürün yönetimi ve geliştirme gibi alanlar da bıkkınlık yaşanan sektörler aralarında yer alıyor. Geçen sene insan kaynakları sitelerine işverenlerden gelen alım ilanları toplam yüzde 25 oranında azaldı. Bu sitelere yapılan iş talepleri ise hemen hemen iki kat arttı. yenibiris.com’un Genel Müdürü Deniz Ceylan Kılıçlıoğlu, meslek dünyasını mercek altına alarak istihdam bilançosu çıkardıklarını belirtiyor. Buna göre küresel hesaplı krize karşın perakendecilik-toptancılık, afiyet-tıp ve bilişim alanındaki firmalar işe alınacak namzet aramayı sürdürüyor. Şirkete gelen ilanlarda ilk beş sıra şöyle: Satmak temsilcisi, tip temsilcisi, satmak danışmanı, sekreter ve süpervizör. Adayların sektörlere göre dağılımında ise birincil sıralarda gıda, tekstil, eğitim, yapı–inşaat, turizm-otelcilik ve afiyet-tıp sektörleri yer alıyor. Bu süreçte yeni eklenen özgeçmişlerdeki pozisyonlar sıralamasında da ilk beş; satış danışmanı, öğretmen, kasiyer, sekreter ve tekniker olarak sıralanıyor. Alpa Danışmanlık’ın Genel Müdürü A. Zühre Sarı, hemen her sektörde ve her sektörün tüm departmanlarında pazarlama, tanıtım, lansman ve müşteri ilişkilerini sıkı peşine düşüp takip edebilecek elemanlara ihtiyaç duyulduğunu anlatıyor. Sarı, “Pazarlama, satış ve tanıtım pozisyonları birincil sırayı korumakla birlikte hemencecik arkasında bilişim ve yazılım konularında uzman mühendisler ve teknikerler, dış ticaret pazarlamacıları, teknik satmak ve satmak mühendisleri, ön muhasebeciler, hizmet sektöründe kalifiye ara elemanlar, inşaat sektöründe mühendis, tekniker ve tasarımcılar tercih edilmekte.” değerlendirmesinde bulunuyor. Afiyet sektöründeki potansiyele de uyarı çeken Sarı, “Nitekim 2010 yılı istihdam planlamalarını açıklayan Acıbadem, Dünya Göz ve Alman hastaneleri gibi dev sağlık kuruluşlarının, büyük çaplı istihdama devam edeceklerini görüyoruz.” diye konuşuyor. Sarı, dokuma sektöründe ise tüm daralmalara karşın satmak, pazarlama, tasarım, stilist, modelist gibi pozisyonların istihdam sürekliliğinin devam ettiğini kaydediyor. A. Zühre Sarı’ya kadar patron bundan böyle hesaplı krizin de etkisiyle bir elemana aynı anda birçok tahsis verebiliyor. Bu sebeple işe yeni alınacak elemanlarda satmak-pazarlamadan bilişim ve sosyal iletişime değin geniş bir yelpazede kabiliyet beklendiğini dile getiriyor. ‘4-5 ayda yönetici olacağını düşünen yeni mezunlar dikiş tutturamıyor’ DD Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi’nin Projeler Koordinatörü Ahmet Nedim Erdemir, işsizlik tablosunun içinde bambaşka bir noktaya bağlantı ediyor. Genç çalışanlarla yeni mezunların fazla yüksek beklentilerle meslek hayatına atılıp işyerinde fazla aceleci davrandıklarını ifade ediyor. Oysa meslek dünyasının bu alıcı davranış kalıplarına yerinde olmadığına muhabere eden Erdemir, “Diplomasını aldıktan sonra hemencecik iş bulacağını ve 4-5 ayda yükselip yönetici pozisyonuna gelebileceğini düşünen yeni mezunlarımız, iş dünyasının içine girince bu beklentilerinin karşılanmadığını görüp sürekli iş değiştirmekte.” diyor. İnsan kaynakları tedarikinde en manâlı unsurlardan birinin de kararlı ve ahenkli bir birikime dayanan iş tecrübeleri olduğunu hatırlatan Erdemir, “Gerçek Dışı beklentilerini törpülemesini bilen çalışanlar, işinde tutunabilecek, keza de tez yükselebilecektir.” tavsiyesinde bulunuyor. Ahmet Nedim Erdemir, bilhassa insan kaynakları yapısı tamamen oturmamış perakende ve satmak sektörlerinde çalışan sirkülasyonunun yüksek olduğuna da aksan yapıyor. Erdemir’e tarafından bunun aşağı yatan sebepler; sıkıcı tempo, iş saatleri, yüksek rekabet ve düşük ödenti politikası. Bu durumun en fazla firmaya hasar verdiğini belirten Erdemir, “Firmalar çalışanlarına sunamadığı yeterli ücretleri, farklı yöntemler ile telafi etmeli, motivasyonu artırmalı.” açıklamasını yapıyor. ‘Acil şart istihdam bakanlığı’ kurulmalı Küreselleşen ve dünyaya bacak uyduran Türkiye’nin yeni hesaplı düzeninde kamunun meslek ve işçi bulma kurumu İşkur dek özel istihdam büroları da tartma kazanmaya başladı. Bu çerçevede insan kaynakları şirketlerinin işsizliğin azaltılmasına karşın görüşlerinin de dikkate alınması gerekiyor. Alpa Danışmanlık’ın Genel Müdürü A. Zühre Sarı, işsizlik probleminin çözümü konusunda şu önerilerde bulunuyor: Hizmet sektörüne istihdam artırıcı teşvikler somutlaştırılmalı. Imal sektörünün ivedilikle tabana yayılması ve istihdam yükünün azaltılmasını sağlayacak teşviklerin güncellenmesi koşul. Üniversitelerin 4 takvim lisans bölümlerinin son yılı, 5 veya 6 takvim olanlarının da son 2 yılı iyice mecbur uygulama ve staj biçiminde düzenlenebilir. Yüksek, öğretim kurumlarının Ar-Ge çalışmaları güçlendirilmeli, teknopark sayıları artırılmalı. Iş dünyası, üniversite, meslek dünyası, İşkur ve KOSGEB arasındaki ilişkileri tek elden yürütecek bir ivedi şart istihdam bakanlığı ihdas edilmeli. Milli Eğitim Bakanlığı, meslekî eğitimi şu anda her türlü politik yaklaşımlardan uzaktan şekilde daha geniş bir alana yaysın. İşkur ile irtibatlı çalışan 273 özel istihdam bürosunun yetki, parasal durum ve koordinasyonlarını daha da hızlandırıcı düzenlemeler hayata geçirilmeli. Sağlıkçı, iş konusunda avukattan daha şanslı Sektörel bazda bakıldığında sağlıkçılar ile özel emniyet görevlilerinin basit iş bulduğu görülüyor. Türkiye’de en az işsizlik, yüzde 4 ile sağlıkçılar arasında. 2009 yılında sağlık durumu alanında eğitim bölge 373 bin kişiden yalnızca 15 bini işsiz kaldı. Geçen sene hukuk mezunları aralarında işsizlik oranı ise yüzde 4,3 oldu. Güvenlik eğitimi alanlar da yüzde 16 ile işsizliğin az olduğu bir diğer kesim. Buna karşın sosyal hizmetlerle ilgili eğitim alanlar aralarında işsizlik oranı yüzde 31,3. Bunu yüzde 24 ile sanat eğitimi alanlar, yüzde 21 ile ulaştırma takip ediyor. İşsizlik, bilgisayar eğitimi alanlarda yüzde 20, gazetecilik eğitimi alanlarda ise yüzde 19. Türkiye’de halen her 4 gençten biri işsiz. İşsizliğin en yüksek olduğu grup düz lise mezunları. TÜİK’in verilerine kadar 2009’da düz lise mezunları aralarında işsizlik oranı yüzde 18 iken, iş lisesi, yüksekokul ve üniversite mezunları arasındaki oran yüzde 13,5. Lise altı eğitimlilerde de işsizlik giderek artıyor. Bu grupta 2007’de 10,8 olan işsizlik, 2009’da 13,9’a çıktı. Yükseköğretim mezunları aralarında işsizlik ise 2007’de 9,5 iken 2009’da yüzde 12,1 oldu. İşsizler, bilgisayar ve özel güvenlik kursuna yöneliyor İşsizliğin artmasına paralel olarak hükümetin en etkin politikalarının başında işsizlerin iş eğitiminden geçirilmesi geliyor. İşsizlik Fonu’ndan yıllık 500 milyon kaynak aktarılan Türkiye Iş Kurumu, 81 ilde iş eğitimine başladı. 2009’da toplam 120 bin kişiye meslek eğitimi verildi. İşsizlerin azami istek gösterdiği iş kursları ise bilişim temelli olarak kurslar. Eğitimlerin yoğunlaştığı öteki sektörler ise dokuma ve emniyet hizmetleri. İşkur bunların yanına aşçı, kasap, resepsiyon görevlisi, hayvan yetiştirme işçisi, mantar yetiştiricisi, sahne ve stüdyo makyajcısı, radyo televizyon yapımcısı, hasta danışmanı, deri bakımı ve alımlılık elemanı, kameraman, aktör, fidan yetiştiricisi, arıcı, galoş-bone imalat işçisi, oyuncak bebek üretim işçisi, kuyumcu, tornacı, iş makinesi operatörü, sekreter, kaynakçı ve sabun imal işçisi gibi sektörlerde de eğitim veriyor. İstihdamda en büyük yarayı sanayi sektörü aldı Kriz döneminde azami istihdam daralması sanayi sektöründe yaşandı. İmalat sanayiinin istihdamı 2009 yılında yüzde 6,8 küçülürken 286 bin birey işini kaybetti. Sanayi sektöründeki istihdam daralması ise 311 bin kişiyi buldu. Sanayinin toplam istihdamdaki payı 1,5 puan azaldı. Tarımda 238 bin birey, hizmetler sektöründe de 149 bin kişilik artma yaşandı. öte taraftan TÜİK’in verilerine tarafından toplam istihdamın yüzde 50’si hizmet sektöründe. Bunu yüzde 24 ile tarım, yüzde 19 ile sanayi izliyor. Türkiye’de işsizlik rekor kırarken dünya genelinde de aynı bir tablo laf konusu. Birleşmiş Milletler Milletlerarası Alıştırma Örgütü’nün (ILO) raporuna kadar 2009 yılında 27 milyon birey işsiz kaldı. Kuzey Amerika, Japonya ve Batı Avrupa’da 12 milyon birey işini kaybederken, Asya, Afrika ve Ortadoğu’da işsizlik dingin bir seyir izledi. ILO, bu yıl da işsizliğin yüksek seyretmesini bekliyor. Buna tarafından gelişmiş ülkelerde 3 milyon birey daha ya işini kaybedecek ya da meslek bulamayacak. VAKIT

16 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.