Blog

Karın ağrısının sebebi duygular mı?

  Blog    16 Ocak 2019
Yorum Yok

Karın ağrısının sebebi duygular mı?

Okula başlamasıyla birlikte Levent’in mide bulantıları ve karın ağrısı şikâyetleri de başladı. zaman zaman ateşlendiği de oluyordu. Hülya Hanım gereken tüm tetkikleri yaptırmasına karşın bu şikayetlerin herhangi bir fiziksel nedeni bulunamadı…”

İnsan, zihin, ruh ve bedenden oluşan bir varlıktır. Üç unsur da, insanın iyice sağlıklı ve dengelenmiş bir karakter olmasında önemlidir. Üçünden birinde oluşan bir problemin diğerlerini de etkilemesi kaçınılmazdır. Mesela sürekli sızı çeken birinin keyifli ve güler yüzlü olması, iş hayatına yeterince konsantre olması beklenemeyeceği gibi, başa çıkamadığımız bir gerginlik faktörü zamanla bir ağrıya dönüşebilir. Evet! Kişi kendisini ruhsal olarak etkileyen herhangi bir durumla (travmatik bir durum, korku, anksiyete, endişe, kesintisiz yaşanan stres vb.) sağlıklı şekilde baş edemezse, kişinin somatik (bedensel) şikâyetleri olması muhtemel bir olaydır. Doktorların değişik bedensel şikâyetlerle kendisine başvuranlara “Gerekli bütün tetkikleri yaptım, ama bir sorun bulamadım. Sebebi psikolojik olabilir.” demesi hiç de az rastlanan bir durum değildir. Bu şart çocuklarda da farklı değildir. Özellikle karın ağrısı, mide bulantıları ve baş ağrılarının sebebi psikolojik etkenler olabilir. Ancak genelde aileler, hastalık sebebinin psikolojik olmasını kabul etmekte zorlanırlar. Psikolojik kaynaklı ağrıyı hakiki bir ağrı olarak değil, çocuğun numara yapması olarak algılarlar. Oysaki çocuk benzer şiddette ağrıyı hisseder ve etkilenir. Üstelik tanı konulmadığı için tedavi sürecinin başlatılmaması kişiyi umutsuzluğa düşürür, kimsenin kendisini anlamadığını düşünerek karamsarlığı ve içine düştüğü hortum artar.

6-12 yaş dönemindeki çocuklarda okulların açılmasıyla beraber karın ağrısı, mide bulantısı şikâyetlerine sık sık rastlanmaktadır. Bilhassa birinci sınıf öğrencilerinde, tuhaf yeni bir sosyal ortama girmenin, anneden uzun süreli ayrılığın, birçok sorumluluğu üstlenmenin getirdiği anksiyetenin (endişe) dışa yansımasıdır bu. Ara sınıflardaki çocuklarda ise performans kaygısı, sosyal fobi, yalnız kalma korkusu genelde bu ağrıların sebebi olabilir.

Ailelerin, çocukların yaşadığı sıkıntıyı anlamaları ve takviye olmaları fazla önemlidir. Çocuğun hissettiği kaygıyı dile getirmesini desteklemek, onu etkili dinleyerek beraberce çözüm önerileri getirmek yardımcı olacaktır. Kaygıyı artıracak herhangi bir beklenti içine girmemek önemlidir.

Çocuklar duygularını ifade etmekte zorlanır

Her rahatsızlıkta olduğu gibi ruhsal problemlerde de erken teşhis fazla önemlidir. Zamanla çözülür diye dikkatsizlik edilen sorunlar, kişinin karakterini, insan ilişkilerini ve en önemlisi yaşamdan hoşgörü alma, hayata tutunma becerilerini negatif etkilemeye devam eder. Çocuk ve ergenlerde de bu durumun etkileri daha dramatiktir. Çocuklar duygularını yetişkinlere göre daha yoğun yaşamakla beraber bu duyguları doğru şekilde açıklama etmekte zorlanırlar. Sağlıklı şekilde dışa vurulamayan duygular, tutum sorunları ya da somatik rahatsızlıklar biçiminde kendini gösterir. Bu durum çocuğun bilişsel, sosyal ve şahsiyet gelişimini negatif etkiler.

 

süre

16 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.