Kanserin genel olarak tedavisi

  Sağlık ve Yaşam    24 Mart 2019
Yorum Yok

Kanserin genel olarak tedavisi

Kanser tanısı kesinleştirildikten ve zorunlu bütün öteki araştırmalar tamamlandıktan sonra doktor hastaya bir sonraki adım konusunda önerilerde bulunur. Çoğunlukla bu görüşmede kanser te­davileri öncelikli yer tutsa da, afiyet bakımına yönelik genel planlamada somut belirtilerin, psikolojik olarak dinç olmanın, aile ve öteki sosyal koşulların da dikkate alınması yük taşır.

Kanserde üç belli başlı tedavi türü var­dır: ameliyat, radyoterapi ve ilaçlar. genel olarak kanseri iyileştirmek açı­sından kimsesiz en etkili tedavi ameliyat olsa da, ayrı kanser türle­rinde çok farklı tedaviler uygulanabi­lir. Ayrıca radyoterapi ayrıca de kemoterapi (ilaç tedavisi) çevredeki nor­mülk dokulara zarar vermeden, kan­ser hücrelerini parçalayabilmektedir. Ancak bir takım kanserler radyoterapiye veya ilaçlara iyi yanıt vermez ve en iyi tedavi ameliyattır. Bazı kanserle rin ise ameliyatla çıkartılması zor ya da imkânsız olabilir ve bu kanserler diğer tedavilere daha iyi cevap vere­bilir.

Kanser ameliyatla çare edilebiliyorsa, genel olarak diğer bir tedavi seçeneğini düşünmeye değmez. Fakat bazı kanser türlerinde (örn. baş ve boyun bölgesinde veya serviksteki kanserlerde) radyoterapi eşit ölçüde ve hatta daha da etkin olabilir. Böyle durumlarda şekil bo­zukluğuna yol açmadığı, söylev veya yutkunma gibi manâlı fonksi­yonları etkilemediği ya da sadece daha kolay olduğu için radyoterapi en iyi seçenek olabilir.

O Kadar çok hastada tedavilerin bir­likte kullanılması (kombinasyon te­davisi) adamakıllı iyileşme şansı ve­rir. Bir Takım hastaların özellikle ameliyat ve yoğun hap tedavisi için hastane­ye yatırılması gerekebilir. Ama o kadar fazla hasta ayakta tedavi edilebilmek­tedir. Hastalar uygulanacak çare leri ve niçin o tedavilerin önerildi­ğini kavramak ve anlayışlı olmak ister.

TEDAVİNİN AMACI
Muhtemel olan her durumda çare­nin amacı kanseri adamakıllı ortadan kaldırmaktır ve bu acilen giderek da­ha fazla sayıda birey için gerçekçi bir beklentidir. Bunun bir nedeni kanse­re görece erken evrelerde teşhis ko­nulması, bir nedeni de tedavilerdeki gelişmelerdir. Kanser çıkış bölgesiy­le sınırlı kaldıysa, netice çoğunlukla mükemmeldir.

Ne var oysa, bir takım kanserlerin birincil saptandıkları sırada zaten geniş öl­çüde yayılmış olduğu açıkça görü­lürken, yalnızca bir bölgeyi etkilemiş gibi duran bazıları, doğrusu saptana­mayan mikroskobik metastazlar oluşturarak yayılmıştır. Genel Olarak bu kanserlerde netice daha negatif ol­sa da, sayısı giderek artan bir azın­lıkta iyileşme olasılığı vardır. Bunlar arasında Hodgkin hastalığı ve testis tümörleri gibi ilaç tedavisine çok iyi yanıt veren kanser tipleri ve başka kanserlerden mikroskobik olarak ya­yılan ve çoğunlukla hap tedavilerine kar­şı sağduyu olan meme kanseri gibi kanser tipleri bulunur.

Ayrıntılarıyla iyileştirmeyi hedefle­yen tedavilere genelde “radikal” adı verilir. Belirtilerin giderilmesini veya yaşamın uzatılmasını hedefle­yen tedaviler ise “palyatif (hafifleti­ci) olarak tanımlanabilir. Kanser te­davileri genelde hafif leme sağlar. Bu şekilde kullanıldıkla­rında genellikle radikal tedavilere kadar daha düşük yoğunlukta yakışır­lanır ve bu nedenle hastalar tarafın­dan çok daha iyi tolere edilirler.

Ayrıntılarıyla iyileşme hedeflendi­ğinde, önemli yan tesir riski göze alı­nabilir. Ancak iyice iyileşme olasılığı yahut ve emrindeki etkilerin hasta­lığa ast belirtiler kadar rahatsız edici olması çok mümkünse, enerjik tedavi uygulamanın öyle anlamı yoktur. İşte bu nedenle tedavinin amacı daha ilk olarak dobra dobra orta­ya konulmalıdır. öte taraftan bir te­davinin palyatif olması, kansere kar­şı kuvvetli etkide bulunmayacağını göstermez. Doğrusu de, palyatif tedaviler kanserin küçülmesini ve kontrol edilmesini sağlayarak, bazı hastaların yıllar baştan başa bayağı bir hayat sürmesine olanak tanır.

Kanserde çare seçenekleri de­ğerlendirilirken ya da tedavi uygula­nırken, belirtilerin de dikkate alın­ması yük taşır. Tedavi bazı semptom­ler üstünde yeterince etki göstermeyebilir veya yavaş etkide bulu­nabilir. Neyse fakat, kanser tedavisine ek olarak ve kimi süre da kanser tedavisi yerine kullanılabilecek ve belirtileri iyileştirmeyi karşılayan baş­ka o kadar çok usul vardır. Genellik­le epeyce basit yöntemlerle başarı sağlanabilse de, bazı hastaların daha pozitif yardım ve desteğe gereksinimi olur. Hastanın aile doktoru, hastane­de kanser tedavisinden sorumlu doktorlar ve hemşireler ihtiyaç duyulan desteği verebilecek kişiler­dir, oysa bir takım hastalarda belirtilerin daha uzmanlık gerektiren yöntem­lerle giderilmesi gerekir.

Palyatif tıp alanında uzmanlaşan doktor ve hemşirelerin sayısı gide­rek artmakta ve bu sağlık durumu görevlileri evlerde, hastanelerde veya bakı­mevlerinde hizmet vermektedir . Son yıllarda pal­yatif tıpta ve huzurevi sanki ku­rumlardaki hizmetlerde yaşanan manâlı gelişmeler, bilhassa ileri ev­rede ya da çare edilmesi olası olmayan kanser vakalarında yaşam kalitesinin büyük ölçüde artmasını sağlamıştır. Fakat palyatif bakımın, bir takım tedavi edilebilir kanser vakala­rında da yardımcı olabileceği unutul­mamalıdır: hastalık verici inatçı belirtileri olan tüm hastalar, bu belir­tilerin nedeni ne olursa olsun, palya­tif bakım olanağından yararlanabilmelidir.

Içten Tedavinin Seçilmesi
Tedavinizi planlar ve tartışırken dok­torunuz bunun sizin gereksinimleri­nize en yerinde tedavi olduğundan muhakkak elde etmek ister. Kanserlerin mik­roskop altındaki görünümleri, bo­yutları, yaygınlık dereceleri ve dav­ranışları arasında çok büyük farklılık­lar vardır. Fakat kanser tedavisinde sadece kanserin değil, hastanın da dikkate alınması gerekir. Kanserli hastaların hiçbiri somut ya da psikolojik açıdan birbirinin benzer değildir. Hastanın özel sosyal koşulları da önemli olabilir. Çare konusunda karar vermeden önce böylece çok konu­nun dikkate alınması gerekir.

yine de o kadar çok hasta, tedavinin epeyce tek müşteri olduğu muhakkak sınıflara ayrılabilir. Son yıllarda tedavilerin daha çok standartlaştırılması hoş­nutlukla karşılanmaktadır. Bu Vesile Ile hastalara, muhakkak kanser tiplerinde uz­man olanların manzara birliğiyle uygun kabul ettikleri tedavilerin verilmesi teminat altına gücenmiş olur. Uzman­lar sık sık bir araya gelip son araştır­ma bulgularını tartışarak “fikir birliği geliştirme toplantıları” hazırlamak­tedir. Bunun sonucunda, belirli kan­ser tipleri için en iyi tedavi teşebbüs­larını tanımlamaya çalışan kılavuzlar yayınlanmaktadır; bu kılavuzlar, afiyet bakım kalitesinde beğenilmeyen farklılıkların ortadan kaldırılmasında kayda değer rol oynamaktadır.

Bütün kanser tedavilerinde emrindeki et­kiler vardır. Ufak ameliyatların, dü­şük dozlu radyoterapilerin ve her­hangi bir önemli rahatsızlığa yol açma­bağlı bir takım ilaçların emrindeki etkileri azdır. Radyoterapi ya da kemoterapi kürleri esnasında işe devam edebilir ve nor­mülk ya da normale yakın bir yaşam sürdürebilirsiniz. Yelpazenin değişik ucunda ise büyük ameliyatlar, son derece yoğun radyoterapi veya hap tedavileri vardır ve bunlar kişilerin hastalanmasına yol açabilir, hatta kü­çük de olsa bir vefat riski taşıyabilir.

Size önerilen tedavi büyük ölçü­de kanserinizin özelliklerine, konu­muna ve yaygınlığına bağlı olsa da, bir bir hastalarda tedavinin yarata­cağı tehlike ve potansiyel yararların tepede olan­katle değerlendirilmesi yük taşır. Başka açılardan sağlıklıysanız ve kendinizi kuvvetli hissediyorsanız iyi­leşme şansını artıran, ama rahatsız edici ast etkileri olan bir tedaviyi kabul edebilirsiniz. Doğrusu de, son derece ciddi tümörleri yer alan hastaların büyük bir kısmı, sadece ufak bir iyileşme şansı tutmak ya da iyileşme şansını azıcık artırmak için, hiç hoş olmayan tedavilere kat­lanmaya hazırdır. Oysa realist açıdan bakıldığında iyileşme şansı olmayan bir takım kanserlerde, palyatif tedavinin mümkün avantaj ve dezavan­tajlarının dikkate alınması gereke­cektir. Yaşınız ve genel sıhhat duru­munuz manâlı etmenler olabilir; diğer açılardan dinç olan bir has­tanın, görece sağlıksız bir hastayla karşılaştırıldığında tedaviyle baş edebilme olasılığı daha yüksektir.

Şaşırtıcı gibi de görünse, bir takım hastalarda en iyi seçenek özel olarak onlarda yer alan kanser tipini hedef­leyen bir çare uygulamamaktır. Oysa­mi süre bu tercih var olan tedavi­lerin bazı kanserlerde etkin olmama­sı ya da yarardan çok zarar verecek olmasına dayanır. Diğer durumlarda ise, yıllarca çok az gelişen veya hiç büyümeyen ve yaşam kalitesi ve süresi üstünde hemencecik hiç etkide bulunmayan bir kanser bulunduğun­dan tedavi uygulanmaz.

TEDAVİLERİN BİRLİKTE KULLANILMASI (KOMBİNE EDİLMESİ)
Son yıllarda kanserde daha iyi so­nuçlar alınmasının bir nedeni de fark­lı çare türlerinin itinalı bir biçim­de birlikte kullanılmasıdır. Özellikle, ameliyatla adamakıllı çıkartılmayan mikroskobik kanser kalıntılarının yok edilmesi nedeniyle, ameliyata ek ola­rak ilaç tedavisi ve radyoterapi daha sık kullanılmaktadır. Ameliyatın kan­hızlı en ince ayrıntısına kadar temizlemeyi başara­maması, ameliyat bölgesinde kanser hücreleri kalmasından ya da metas­tazlardan kaynaklanır. Geri kalan kanser sadece mikroskobik boyut-lardaysa, radyoterapi ya da ilaçlarla ya da her ikisiyle birlikte en ince ayrıntısına kadar or­tadan kaldırılması olasılığı epeyce yüksektir. Yöresel bir çare olan radyoterapinin etkisi de bölgeseldir; buna karşın, ilaçlar bütün vücudumuz­da etki gösterir. Esas çare türünün radyoterapi olduğu bazı kanserlerde, sıklıkla benzer anda uygulanan ilaç te­davisi de yarar sağlar.

Radyoterapi ya da kemoterapinin bu biçimde uygulanmasına “adjuvan” (muavin) tedavi adı veril­mektedir. Kimi vakit bu tedavi ameliyattan önce uygulanır ve ba­zen maksat ameliyatı olası kılmak veya kolaylaştırmaktır. Örneğin ol­dukça büyük boyutlu meme tümörü olan kadınlarda cerrahın bütün meme­yi almasına lüzum kalmaması için, ameliyat öncesinde tümörü yeterin­ce küçülten ilaçlar verilebilir. Benzer şekilde ameliyat öncesinde bir kür radyoterapi, alışılagelmiş koşullarda ame­liyata uygunsuz büyük bir rek­tum kanserinin çıkartılması olanağı sağlar.

Kanser Hizmetlerinin Düzenlenmesi
Özellikle ameliyat veya kemoterapi uygulanacaksa, tedavi, bölgedeki bir hastanenin kanser biriminde ger­çekleştirilebilir. Ancak radyoterapi, daha uzmanlık gerektiren bir ameli­yat ya da yoğun kemoterapi uygula­nacaksa bu girişimleri uygulayabile­cek üniversite hastaneleri ile kanser merkezlerine gitmek gerekir.

Çağdaş radyoterapi için son de­rece pahalı aygıtlar kullanılmakta ve özel eğitimli personel tahsis yap­maktadır; bu nedenle kanser mer­kezlerinin şehir halkı veya şehir halkı­lerde toplanması mantıklıdır. Bazı ameliyatlar ve ilaç tedavileri için de benzer ölçüde özel tekniklere ve dene­yime ihtiyaç vardır. bu nedenle çare için uzaktan mesafeler katetmek zorunda kalabilirsiniz, ama yine de buna layık. Hastalığınız konusunda bilirkişi birilerinin bakımınızı üstlen­diğini kavramak (bilhassa de sizde eksik rastlanan türde bir kanser varsa) gü­ven vericidir.

Gözetim aşağıda ya da açıklanmış kanserlerin tedavisinde uzmanlaşmış doktorlar tarafından uygulanan te­davilerin daha başarılı olabileceğini düşündüren epeyce sağlam kanıtlar vardır. Günümüzde kanserler için uygulanan ameliyatların birçok, bu alanda uzmanlaşmış cerrahlar tara­fından yapılmaktadır. Benzer durum kanser hastalarının tedavisinde bulunan ve cerrah olmayan doktorlar ve diğer personel için de geçerlidir.

Hastanedeki uzmanlar
Cerrahların dışarıda, genelde aşağıda­daki bilirkişi doktorlar da kanserli hastaların tedavisinde atama alır.

•Onkologlar: Kanserde radyotera­pi veya hap tedavisi konusunda uz­manlaşmış olan doktorlardır. Klinik onkologlar hem radyoterapi keza de ilaç tedavileri konusunda uzmanla­şırken, medikal onkologlar yalnızca hap tedavisi konusunda uzmandır.
•Hematologlar: Kan hastalıkları ko­nusunda bilirkişi olan ve lösemi, ola­sılıkla da lenfoma veya miyelom te­davisini üstlenirler.
•Palyatif bakım uzmanı: Özellik­le daha ileri evredeki kanserlerden kaynaklanan belirtilerin teftiş altın­da tutulması konusunda uzmanlaş­mış doktordur.

Genel Olarak en iyi tedaviye karar devretmek için iki ya da daha artı uz­man birlikte çalışır. Uzmanların her hastayı ayrı olarak kavga etmek için dü­zenli toplantılar yapmaları bundan böyle gün­delik bir uygulamadır. Bu “multidisipliner” yaklaşım genelde bambaşka uzmanlık dallarından doktorları ve ilk olarak bilirkişi hemşireler edinmek üze­re diğer afiyet görevlilerini de içerir; bu vesile ile hastaların genel bakım standardının yüksek olması teminat altına alınır. İdeal koşullarda, kanser nedeniyle ameliyat edilecek birçok hastada bir onkologdan görünüm alın­malıdır. Size önerilmediyse bile, böyle bir talepte bulunabilrsiniz.

Genel Olarak kanserli hastaların te­davisini yukarıda tanımlanan uz­manlardan bir ya da daha fazlası üstlense de, başka uzmanlar da tedavi­de rol alır.

Patologlar: Dokuları mikroskop altında inceleyerek, kanser tanısını doğrulayan ve sınıflandıran hekim­lardır.
•Radyologlar: Röntgenleri ve ta­rama görüntülemelerini yaptırır ve yorumlar. Kimi vakit, röntgen veya tarama görüntülemesi esnasında yapılması gereken bir takım özel cerrahi biyopsileri ya da tedavileri uygula­yabilir.

Muavin görevliler
•Radyoterapi teknisyenleri: Bu
teknisyenler onkologların uygulan­masını istedikleri radyoterapiyi ver­me konusunda özel eğitim almışlar dır. Onkoloji alanında geniş bir eği­tim görürler ve çoğunlukla bazı takviye­leyici bakım hizmetleri de sunarlar veya düzenlerler.

başkaca tedaviden sonradan rehabilitasyon aşamasında fizyotera­pist, meslek terapisti ve diyetisyen gibi diğer sağlık çalışanlarıyla da bağlantınız olabilir. Hastanelerdeki tıbbi sosyal destek görevlileri mad­di imkansızlık durumunda neler ya­pabileceğiniz ve nereye başvurabi­leceğiniz konusunda size yardımcı olacaktır.

Doktorlarla Iletîşîm
Durumunuzu görüşmek üzere bir doktora gitmek zorunda kaldığınız­da gergin ve kendinize güvensiz olabilirsiniz; oysa dinlemeniz kadar konuşmanız da önemlidir. Ne eyvah fakat iş yükü nedeniyle uzmanlar hasta­larına istedikleri dek vakit ayıra­mıyor, böylece elinizdeki zamanı en iyi biçimde kullanmanız gerekir.

Uzmanınız genel olarak o anki belir­tiler, genel sağlık durumu durumunuz, geç­mişteki tıbbi öykünüz ve kanser veya tedavisiyle ilgili özel kaygılarınız ko­nusunda veri almak isteyecektir. Hastalığınızla ilgili psikolojik ve sos­yal kaygılarınızı da dile getirmelisi­niz. Uzmanın sizinle ilgili aktüel bil­gilere sahip olabilmesi için, aldığınız ilaçların paketlerini ya da şişelerini yanınızda getirmeniz iyi olur.

Daha önce açıklandığı gibi, tedavize ilişkin kararlar size özgü olacak ve doktorunuz açıklanmış bir öneride bu­lunmadan önce duygularınızı öğren­mek isteyecektir. Birincil veya başlan­gıçtaki görüşmeler büyük siklet ta­şır, çünkü bu görüşmelerde testler ve sonuçları, tanı ve tedavi tartışılır. Bu aşamada aklınıza gelen her soru­yu sormalı ve tüm kaygılarınızı açık­lamalısınız. Sormak istediğiniz soru­ları unutmamanız için evvelden bir kâğıda da yazabilirsiniz. Doktorunu­zun söylediklerini anlamadığınızda, tanımlama istemekten çekinmeyin.
Hastaların ne kadarını iyi anlamak is­tedikleri ve karar verme sürecine ne ölçüde bulunma istedikleri noktasın­da farklılıklar vardır. Bir hasta her­hangi bir ayrıntılı soru sormaksızın açıklamaları ve çare konusundaki önerileri güvenle kabul ederken, bir diğeri daha katılımcı almak ister. Doktorunuz önerilen tedaviyi, başarı olasılığını, olası tabi etkileri ile meslek ve yaşamınız üzerinde beklenen etkile­ri size açıklamaktan mutluluk duya­caktır.

Bazıları uzun vadede sonucun ne olacağını o sırada öğrenmemeyi ter­cih ederken, bazıları daha tekrar ay­rıntılı istatistiksel bilgiler ister. Her hasta farklıdır. Doktorlar bunu bilir ve birçok, kişisel gereksinimlerinize tarafından davranmaya çalışır; ama bil­mek istediğiniz şeyleri ve bazen de iyi anlamak istemediklerinizi açıkça orta­ya koymadığınız sürece bunu yapa­mazlar.

Mülâkat sırasında bir uzman doktorun söylediği her şeyi aklınız­da tutamayabilirsiniz. bu nedenle yanınızda bir yakınınızı bulundurma­nız faydalı olabilir; iki zihin, aniden iyidir. Önemli soru ya da kaygıları daha görüşmenin başında dile getir­meniz iyi olur. Bazı hastalar kısa not­lar alma yoluna da gidebilir. Bazı hastalar ise konuşmayı kayda geçirmek ister; fakat bir takım doktorlar bunu do­ğal iletişimi bozan bir etmen olarak algıladıklarından, tescil için önceden izin almalısınız.

Tedavinin seyrine ilişkin raporların anlaşılmasıTedavinizin gidişini öğrenmek için doktorunuzla görüşüyorsanız, duru­mu tanımlamakta sık sık kullanılan ba­zı sözcükleri bilmenizde yarar vardır.
•Cevap: “Cevap” terimi çare sıra­sında ya da ardından kanserin kü­çülmesini tasvir etmek için kullanılır. Bu tanımı kullanabilmek için genel­likle kanserde bariz küçülme ol­ması gerekir. Vücutta hiç kanser be­lirtisi kalmadıysa buna bütün yanıt adı verilir; yanıt kısmi de olabilir.
•Remisyon (gerileme): “Remis-yon” tanımı kanserin büyük oranda azaldığı, etkin görünmediği, oysa adamakıllı de yok olmadığı şart­larda kullanılır. Remisyon genellikle tedavinin sonucu olsa da, bir takım kan­serler kimi süre kendiliklerinden gerileyebilir.

Tekrar Etme ya da nüks (rekürans, rölaps): Daha önce başarılı biçimde denetleme altına küskün kanserin yeni­den ortaya çıkmasını tanımlayan te­rimlerdir. Yineleme ilk bitki örtüsü alan­sinde olmuşsa “lokal” (lokal), me­tastazlara tabi ise “uzakta” olarak ta­nımlanır. Nükslerden daha sonra, özellikle iyileşme şansının hâlâ sürdüğü dü­şünülen durumlarda kansere karşısında bitmiş çare uygulanması sıklıkla önerilir, ama kimi süre bu yakla­şım hasta için en iyisi değildir. Bu konudaki karar büyük ölçüde hasta­nın özgül koşullarına bağlıdır.

İkinci gösterme
daima diğer bir uzmandan ikin­ci manzara alma hakkına sahipsiniz. Kanserli hastaların tedavisiyle ilgile­nen uzmanlar, hastanın ikinci bir gö­rüşe neden gerek duyabileceğini anlar ve bu konuda sizi özendirme edebilir. Bazen, özellikle karmaşık veya kuvvet vakalarda, uzmanın ken­disi ikinci bir görünüm alınmasını öne­rebilir.

Bilhassa acil tedaviye gerek olan durumlarda, ikinci görüşün kısa sü­rede bildirilmesi önemlidir. İkinci görüşün uygun deneyim ve bilirkişi­lığa sahip olan ve hasta hakkında zorunlu bütün bilgilerin iletildiği biri­sinden alınması da önemlidir. Ancak ikinci görüşün birincisinden farklı ol­ması, ikincinin daha iyi olduğu anla­mına gelmez.

Çare için onaylama
Birçok kanser tedavisi türünden ön­ce genel olarak hastadan bir tasdik bel­gesi imzalaması istenir. Bu tasdik, si­ze tedavinin olası riskleri konusunda zorunlu tüm bilgilerin sözlü veya ya­zılı olarak verilmesini de zorunlu kı­lar. Onaylama belgelerinin bir amacı has­taların riskleri bilmeden tedaviye başlamasına engel olmak, diğeri de uygun tedaviye karşın yolunda gitmeyen şeyler olduğunda, hasta­neyi dava edilmekten korumaktır. Hastalar, bütün tıbbi tedavilerin bazı kişilerde alt etkilere yol açabilece­ğini akılda tutmalıdır. Önemli tabi etki oluşma olasılığının genellikle fazla düşük olduğunu anlamadan, elinize olası emrindeki etkilerle ilgili bir liste veril­diğinde kaygılanabilirsiniz. Ne var ancak, bazı kanser tedavileri diğerlerin­den fazla daha güçlüdür ve zarara yol açma olasılıkları daha yüksektir. böylece bir takım hastalarda doktorları­nın yardım ve önerileriyle, tedavinin görece yarar ve risklerinin (risk:fayda oranı) tartışılması iyi olur.

Kanser tedavilerinin büyük bölü­münde bu oran hasta lehinedir; yine de muhakkak koşullarda yarardan fazla za­rar verme olasılığı daha yüksek olan bir takım tedaviler bulunduğu da şüphe­suzdur. Herhangi bir tedavi için evet demeden önce, olası risk ve yararlar konusunda olabildiğince realist bilgiler edinmiş olmanız büyük ağırlık taşır.

18 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.