Blog

Kadınlar hakkında 7 klişe

  Blog    9 Ocak 2019
Yorum Yok

Kadınlar hakkında 7 klişe

“Kadınlar sulugözdür, sarışınlar aptaldır, kızıllar yatakta iyidir, bayan şoförlerden korkulur, erkekler daha güçlüdür, kadınlar zengin erkekleri beğenir ya da erkekler sarışın kadınları beğenir… “
Kadınlar hakkında genellemeler yapıldığında, hatta dünya çapında, bazen bu klişeler laf bulur. Peki nereden çıkmış bu klişeler? Genellemeye aleyhinde olsak da çoğu kadının hormonal olarak sahip olduğu bazı klişeler de vardır elbet. Ama kimisi yalan, kimisi reel! İşte pudra.com kadınlarla ilgili klişeler hakkındaki gerçekleri sizlerle paylaşıyor.

“Kadınlar sulugözdür”
Bir kadın yanına en yakın arkadaşı ağladığında, televizyonda bir dizi izlediğinde, haberlerde bir dramla karşılaştığında veya mutluluktan, heyecandan, acıdan; bilumum şeyden ötürü ağlamaya meyillidir. Peki bu nereden kazanç? Histeri kelimesi, bu aşırı duygusallık durumunu en iyi tanımlayan kelimedir. Histeri kelimesi Yunanca’da rahim anlamına gelen hustera kelimesinden üremiştir. Tesadüfe bakın! Bu etimolojik açıklamanın yanı sıra, kadınların bu ‘ağlak’ imajı azıcık da Doğa Ana’dan kaynaklanır. Çünkü kadınlarda bulunan; süt üretimi, adet düzeni ve üreme fonksiyonlarından sorumluluk sahibi olan prolaktin hormonu bununla beraber süt salgılanmasının yanında gözyaşı salgılanmasını da tedarik eder. Buyurun geçerli bir sebep daha! Bir Takım toplumsal baskı gerçekleri de var natürel. Mesela “Erkekler ağlamaz” gibi… Kadınların da daima sevgi batmış olması ve empati kurması gerekirmiş gibi.

“Sarışının adı”
Erkeklerin sarışın kadınları daha çok beğendiği ve arzuladığına dair bir şehir halkı efsanesi de vardır. Bunu da kadınlarla ilgili klişeler aralarında saymazsak olmaz! “Sarışının adı esmerin tadı” sözünü de sizlere hatırlatıyor ve 1950’lerden 80’lere kadarki Vogue, Playboy gibi dergilerin kapaklarıyla daha da belirginleşen bu klişe hakkındaki gerçekleri sizlerle paylaşıyoruz. Şunu ayrım ettiniz mi? Genelde çoğu insan sarışın doğar, fakat bu sarı saçları yaşam boyu aynı doğallıkla tutabilene öyle rastlanmaz. Çoğunlukla yaş ilerledikçe kestane rengini bölge sarı saç, bu nedenle erkek aklı için çok kolay bir operasyon doğurur: “Sarışınlık eşittir gençlik.” Haliyle genç bayan da her erkeğin hayalini süsleyen bir olgudur. Onlar için sarışında bir bayan, berekettir, gençliktir ve sağlıktır. Natürel sarışının adı vardır, bu bir klişe de olsa; esmer kadınları da es geçmemek lüzum. Evet 80’lerin kapaklarını sarışın modeller süslüyor olabilir, ama esmer aktris ve modellerin doldurduğu seksi dergi kapaklarını da unutmamak gerekli!

“Kadınlar zengin erkekleri tercih eder”
1949 yılında, Marilyn Monroe’nun meşhur bir parçası şu sözlere kucak açıyordu: “Elmaslar bir kadının en yakın arkadaşlarıdır.” Bu cümleden sonra böyle bir klişenin akıllara kazınmamasına olanak var mı? Marilyn, pragmatik parçasına şu sözlerle devam eder: “Bir öpücük koskocoman olabilir, lakin katiyen ev kiranızı ödemeyecektir!” Şaka bir yandan; toplumsal ve sosyolojik koşulların bu anlayışta koskocoman etkisi var. Kadınlar birçok toplumda çocukların eğitiminden, evin düzeninden ve ailenin bütçesinin planlamasından sorumludur. Egemen aile yapısına bakıldığından baba parayı kazanır; anne tüm bu ihtiyaçları gelen para ile en iyi şekilde yönetendir. Muhakkak kadınları hayatını sürdürmek ve finansal garantilerini görmek için ideal bir benzer ararken maddi duruma da göz atarlar. Lakin bu öyle de abartılacak bir konu değildir! Günümüzde kendi gelirini şampiyon, kendi ayakları üstünde durabilen ve mali özgürlüğünü elde etmiş kadınlar da vardır. Onlar da bu klişenin ortadan kalkmasına öncü olmaktadır.

“Kadınlar otomobil kullanamaz”
Evet, bu da kadınlar hakkındaki en klasik klişelerden biridir. Hatta kadın şoförleri görür görmez oradan derhal uzaklaşan erkekler bile vardır. Ya Da trafiklerde çokça duyduğumuz “Haydi be bayan!” diye bağıran erkek sesleri… Pudra.com bu konunun detaylarını araştırdığında bazı bilgilere rastladı. Mesela erkekler bir arabayı satın alırken motor ve vites gibi kriterlere bakarken, kadınların en tartı verdiği ölçüt güvenlik. aynı zamanda Avustralya’da yapılan bir araştırma, beynin ekografisiyle ilgili bir durumu da ortaya çıkarmış. Kadınların yüzde 85’inde spasyal zekayı meydana getiren ve korunma güdüsü için zorunlu nörolojik dolaşım gerçekleşmezmiş. Bu araştırma halen tartışılmaktaymış. Daha istatistiksel incelemeler da kadınların erkeklere nazaran daha hafif hatalar (turuncuda geçme, minik sürtmeler gibi) yaptığını göstermekte. Evet belki beyin işleyişi ve güvenlik anlayışı açısından kadınların araba kullanma yeteneği daha az olabilir; lakin bu bununla birlikte onların tehlikeden daha uzakta şoförler olduğunun da bir kanıtıdır.

“Kızıllar seksidir”
Resimden sinemaya, birçok sanat dalı, kızılların yataktaki şehvetiyle ilgili bu klişenin oluşumunda etkilidir. Eski kutsal çizimlerin hayat kadını olarak tanıdık Marie-Madeleine, özellikle yabancıların kafasında bu olgunun oluşmasında çok etkili. aynı zamanda Baudelaire, Verlaine, Apollinaire gibi çoğu ismin şiirlerinde kızıl kadınların çekiciliği defalarca vurgulanmıştır. Hatta size çok yakından bir misal verelim; Süskind’in kitabı ve hatta Tom Tykwer’in filmi ‘Parfüm’. Az Daha bir kızıl fetişizmini konu alıyor. Fazla fazla daha eskilere, hatta Orta Çağ’a gidersek; Mısır’da kızıl kadının şeytan veya sihirbaz gibi kavramların simgesi olduğunu da hatırlatabiliriz. Açıkgöz, öfkeli, tutkulu, vefasız; ateşin rengi her zaman bu niteliklerin bir sembolü olmuştur. Bütün bu olayların kurbanı da doğuştan olan kızıl ya da saçlarını sonra kızıla boyatan günahsız kadınları olmuştur. Fakat şunu da ayrıntıları ile belirtmek lüzum; kızıl saçlı kadınların yatakta fazla daha faal olduğuna ya da onların libidolarına dair hiçbir kanıtlanmış araştırma yoktur.

“Sarışınlar aptaldır”
Zaten çoğu filmde şapşal karakterler başlıca sarışın seçildiği gibi, geçtiğimiz senelerde yalnızca bu klişenin adıyla bile film çekildi: Legally Blonde! Tüm bunlar bir klişe yarattı ve sarışın bir kadının girdiği ortamda tekrar bir önyargıyla karşılanmasına neden oldu. Halbuki IQ testlerinde saç renklerine ast bir klasman değil! Bu klişenin sebebi de hemen şimdi bahsettiğimiz, sarışınlığın gençlik ve saflığı çağrıştırmasıyla ilgili olabilir. Tabii medyanın da bu klişenin oluşmasında oldukça fazla etkisi var. Cem Yılmaz’ın tespitiyle “Dehşet filminde kim gözlüklüyse ölecek” fikri benzer şekilde medya kültürü yüzünden “Tüm sarışınlar aptaldır” ile eşdeğerdir. Halbuki düşündüğümüz süre, tekrar medyada, Hillary Clinton, Sharon Stone, Margaret Thatcher gibi, parlak zekalarıyla öne çıkmış ve bu klişeyi biraz da şayet yontmuş isimler de vardır. Belki de tüm bunlar, erkeklerin sarışınları beğendiği klişesine inanıp, bir esmer kadının kıskançlıktan ortaya attığı bir iddiadır, ne dersiniz?

“Kadınlar erkeklere tarafından daha güçsüzdür”
Süpermarketten eve dönerken bütün poşetleri taşıyanlar her zaman kadınlardır; ve hala onların cılız oldukları söylenir. Hatta bırakın cılız olmayı; kadınların daha dayanıksız, alıngan ve cılız bünyeli olduklarına dair klişeler bile mevcuttur. Hatta DREES adındaki bir araştırma şirketinin yaptığı çalışmanın sonucunda kadınların erkeklere göre iki kat daha pozitif bunalım raporlu olduğu ortaya çıkmış. Peki bu klişe nereden geliyor? Öncelikle maddesel kuvvet laf konusu olduğunda, erkeklerin üstünlüğü kesinlikle inkar edilemez. Fakat kırılganlık, kuvvetsiz bünye gibi durumlar için benzer şey asla söylenemez. Sadece kadınların doğuştan var olan hormonal döngüsü bazen vücutlarının boyun eğmesine ve kuşkusuz her ay belirli dönemlerde daha alıngan olmalarına yol açar. Ama şunu da belirtmek lüzum! Mektep başarısı, hayat umudu, intihar oranları gibi istatistiklere baktığımızda da kadınların fazlalıkta olduğu görülüyor. Sonuçta bunlar da güçle ilgili yok mi? pudra.com

 

1 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: