Blog

İşyerinin 1 numaralı düşmanı ile tanışın

  Blog    17 Ocak 2019
Yorum Yok

İşyerinin 1 numaralı düşmanı ile tanışın
Eğer bu makaleyi oturarak okuyorsanız, şunu bilmenizde avantaj var, hepimiz ortalama 9 saat az daha benzer pozisyonda oturuyoruz, durun ve kısa bir süreliğine de olsa konsantre olup vücudunuz dinleyin. Belinizde bir ağrı var mı? Kalçanızın alt tarafında eksik bir duyu yitimi? Birazcık bezginlik hissediyor musunuz? Bu belirtiler fazla adi ve gerçekten hiç de iyi yok. Bunlar bütünüyle hemen yapmakta olduğunuz şeyden, oturmaktan dolayı kaynaklanıyor olabilirler. Değişik bilim dalları kadar gerçekleştirilen çalışmalar karşılıklı bir kanıda birleşiyor: oturmak ırk sağlığı için risklidir ve söz konusu tehlike alıştırma ile giderilemez. Missouri Üniversitesi’nde mikrobiolojist olarak devir yapan Marc Hamilton, otruma mekanizmaları yürütümek veya koşmaktan tamamen farklı olduğunu insanların anlaması gerekitiğini ifade ediyor. Anılan, fazla oturmanın eksik çalışma yapmaktan tamamen farklı olduğunu ve ikisinin vücuda iyice bambaşka etkilerinin buluduğunu işaret ediyor. Science isimli bilim dergisinde 2005 yılında yayımlanan bir makalede, Mayo Klinikte obezite uzmanı olarak devir yapan James A.Levin; aynı diyeti uygulamalarına karşın bazı insanların nasıl hala şişman kaldığına, buna karşın diğerlerinin zayıfladığına uyarı çekiyor. Levin, yaptıkları araştırma neticesinde obez insanların otrumaya yönelik doğal eğilimleri olduğunu ve bunun kilo verdiklerinde dahi sürdüğünü keşfettiklerini ifade ediyor. Anılan, insanların yütüme ve hareket etme yeteneği çevresinde 1,5 milyon yıllık bir evrimden geçtiğini; ve takriben 150 sene önce dünyanın yüzde 90’nın tarım ile uğraşmasına rağmen kısa sayılabilecek bir zamanda sandalyelere hükümlü olmamızın kendisini en fazla etkileyen şey olduğunu belirtiyor. OTURMAYIN DOLAŞIN Oturma üstüne araştırma yapan birçok bilim insanı gibi Hamilton da işyerinde bir sandalye bulundurmuyor. Adı geçen, ayakta durarak ve kesintisiz hareket halinde olmanın, yorulmanıza engel olan ve düz bir postürü destekleyen özel kaslara kavuşmayı sağladığını belirtiyor. Hamilton, enzimler açısından son derece varlıklı olan söz konusu kasların asap sistemi kadar düşük eforlu aktiviteler için kullandığını ifade ediyor. Bu enzimlerden biri olan lipoproteinlipaz (lipoprotein lipase), kandaki yağı toplayarak bunu enerjiye dönüştürürken, bununla birlikte, kötü kollestrol olan LDL’yi iyi köllestrol olan HDL’ye çeviriyor. Oturduğunuzda ise laf konusu enzim aktivitesi yüzde 95 oranında azalarak yağın damarlarda birikmesine sebep oluyor. Birkaç saatlik oturma sonucunda iyi kollestol yüzde 20 oranında düşüyor. Eldeki verilerde bu bulguyu destekliyor. Etrafta gezinen yaşlılar, gezinmeyenlere oranla daha fazla yaşıyorlar. Sıklıkla televizyon ve bilgisayar başında oturanların, kilo farkı gözetmeksizin, hipertansiyon, obezite, yüksek trigliserit, düşük HDL kollestrol ve yüksek kan şekeri değerlerine sahipler. hemen işyerinizde oturmakta olduğunuz sandalyeniz bu sorunlara katkı sağlamakta. California Üniversitesi Berkely’de görevli profesör Galen Cranz; insan omurgasının uzun süre oturur pozisyonda kalmasına yerinde olmadığını ve omurganın S şeklinde olması gerektiğini vurguluyor. Buna rağmen oturur vaziyette omurganın C şeklinde olduğunu ve bunun da beden ağırlığının taşınması için yerinde olmadığını ifade ediyor. Akılcı düşünlüdüğünde C’nin üstüne ağır bir tartma bindirildiğinde S’e oranla daha ivedi çökeceği unutulmamalıdır. Çok oturmak omurganın doğal S şeklini zamanla C’ye çevirerek, kasların zayıflamasına ve asli görevlerinden olan vücudu nakliye görevini yerine getirememeye başlıyor. Bu da ayakta durduğunuzda, vücudun diğer bölgelerine de problem yaratıyor. Mount Sinai Medikal Merkezi Nöroşuruji Bölümü Başkanı Dr.Andrew C. Hecht; ayaktayken vücut ağırlığının kalça, dizler ve bileklerle desteklendiğini, oturur vaziyette ise ağırlığın tamamı pelvis ve omurgaya bindiğini ifade ediyor. Bunu da omur disklerine büyük zorlama yarattığını, en yerinde oturma pozisyonunda deha baskının fazla ciddi oranda olduğunun çekilen MR’larda açıkca görüldüğünü ekliyor. ORTOPEDİK SANDALYE KURTARMIYOR 1970’lerde ABD’de çalışanların şikayetleri üstüne omurgayı destekleyen saldalyelerin üretimine başlanmasına rağmen, bugün zeka üretilen ortopedik sandalyelerin omurgaya etkileri fazla yok. Oturmaya en iyi alternatif, tüneme olarak aşina duruş. Bar sandalyesi benzeri sandalyelerde sanki oturur benzeri ayakta pozisyonda, cisim ağırlığını daha çok bacaklara vererek omurgadaki S şekli korunmuş oluyor. ABD’nin önde gelen kuruluşlarından olan Best Buy ve Wal-Mart ve Salo Muhasebecilik bürolarını ziyaret eden James A. Levine, çalışanların görevleri başında olası olduğunca yürümeye özendirme ediyor. Bu sayede koşu bantlarını masaların altına monte ederek bunu gerçekleştirmeye çalışıyor. Levine; bu masaları deneyenlerin 2 hafta içerisinde yürüye yürüye çalışmaya alıştıklarını ve bunu herkesin denemesi gerektiğini açıklama ediyor. (Gazeteport/Ekonomi)

11 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.