Blog

İşte 2010’da yatırım fırsatları

  Blog    18 Ocak 2019
Yorum Yok

İşte 2010'da yatırım fırsatları
Türk girişimciler, en çok restoran ve yiyecek alanındaki franchise veren markaları tercih etse de, son yıllarda dokuma, otomotiv, hizmet ve emlak da gözde sektörler arasında. – Dünyada yaşanan parasal kaynaklı krizin arkasında yerli ve tanıdık olmayan markalar 2010’a ümitli giriyor. Kriz döneminde idareli darboğaza giren yiyecek, kafeterya, emlak, eğitim, mobilya ve mücevher sektörlerinin öncü firmaları, yeni yılda keza yurtiçinde ayrıca de yurtdışında binlerce franchising (ad hakkı) vererek rahatlamak istiyor. Firmalar, marka ve isim başvuru hakkını 5 bin ile 50 bin Euro aralarında değişen fiyatlarla yeni girişimcilere verecek. Fast food (atıştırma) sektörünün belli ismi Ceshni ad hakkı için 5 bin lira isterken, Cızbız Köfte 30 bin lira, Çıtır Sanatkâr 20 bin lira, Dome Pico 20 bin, Istek Pastaneleri 20 bin, Domino Pizza 40 bin dolar ve Festiva Resturantları 50 bin lira talep ediyor. Şirketler bu rakamın karşılığında girişimcilere eğitim, yer seçimi, alan koruması, proje, reklam, mülk ve personel temini, pazarlama ve finansman desteği verecek. Ayrıca Almanların Nordsee, İntable, Weenerwald restaurantları, Portekiz’in Nando’s, İngiltere’nin Mambochino Cafe, İtalya Lavazza ve Amerika’nın Coldwell Banker gibi şirketleri de Türkiye’de genişlemek için franchising derneklerine gerekli girişimleri yapmaya başladı. Devler, bu yolla takriben 5 bin yeni girişimciye ulaşmayı hedefliyor. Türkiye’de 2009’un son çeyreğiyle birlikte ekonomik krizin etkilerinin azalması iş dünyasını yeni girişimlere yönlendirdi. Önceki yıllarda aracısız olarak yatırımı seçim eden şirketler, 2010 ile birlikte franchising vermeye hazırlanıyor. Şirketler, bu sayede ayrıca para kazanacak hem de yeni girişimciler imkan verecek. Ülke ekonomisine milyarlarca lira girdi sağlanırken, binlerce vatandaşa da yeni istihdam alanları oluşturulacak. Türkiye Franchise Derneği (UFRAD) Başkanı ve Kültürlü Üniversitesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Açık Fikirli, franchise isteyenlerin oranında son dönemde yüzde 40 artışın olduğunu belirtiyor. Bu alana ilgisi olan işletmecilerin mutlaka saha araştırması yapması tavsiyesinde bulunan Aydın, huysuz halde gözden düşmüş durumlarla karşılaşabileceğine dikkat çekiyor. Kriz ortamında yerini belirlemek isteyen girişimcilerin son dönemde franchising sistemine yöneldiğini anlatan Açık Fikirli, franchise’ın keza sıradan bir yatırıma tarafından keza daha ucuz keza de bir marka desteğinden nedeniyle müşterinin ilgisini çektiğini açıklama ediyor. Sistem, Türkiye’de son birkaç yılda yüzde 25 büyüme göstermiş. Yıllık ticaret hacminin 35 milyar dolarlık bir bütçeye ulaştığını vurgulayan Aydınlatılmış, franchise’ın beş sene içinde 70 milyar dolara ulaşmasının olası olduğunu belirtiyor. Markaların bilhassa Türkiye’de bu sistemi yaygınlaştırmak istemesinin bir öteki sebebi de genç nüfusun markalara olan aşırı ilgisi. Bunu fırsat bilen yerli ve tanıdık olmayan markalar Türkiye pazarında yer tutmanın hesaplarını yapıyor. Milli Franchising Derneği’nin verilerine göre, Türkiye’de 800, dünya genelinde 10 bin marka franchise veriyor. ABD’de her 12 kişiden 1’i, Türkiye’de ise her 2 kişiden 1’i, bu sistemle kendi işini koymak istiyor. Türk girişimciler, en çok restoran ve gıda alanındaki franchise veren markaları tercih etse de, son yıllarda tekstil, otomotiv, hizmet sektörü ve emlak markaları da, dünyanın birçok yerinde şube açtı. Bugün Türkiye’de, franchising sistemiyle çalışan 15 öbür sektör var. Bu kapsamda Almanların Nordsee, İntable, Weenerwald, Portekiz’in Nando’s, İngiltere’nin Mambochino Cafe, İtalya Lavazza ve Amerika’nın Coldwell Banker gibi gıda devleri ülkemizde markalarını daimi ayla getirmek için zorunlu bütün başvurularda bulundu. Isim hakkı devretmek için Türkiye Franchise Derneği’ne başvuran şirketler, uygun girişimci bulmaları halinde Türkiye geneline açılım yapacak. Bunun yanına İspanya, Amerika, Mısır, Brezilya, Hollanda ve Almanya menşeli markalar da Türk tekstil ve yiyecek devlerinin yurtdışında franchisingini almak için yoğun çaba gösteriyor. Yabancı markaların yanına Çiğköftem, Dailiy Fresh, Domino’s Pizza, Gönül Kahvesi, Köfteci Ramiz, Mado, Mantı Keyfi, Motta, Pizza Pizza, Sambi, Simit Sarayı, Tatlıcı Tombak, Bil Dershaneleri, Century 21, Garanti Online Fatura, Koçak Gayrimenkul, Returk, Turyap, Altınsay, Çilek ve Kiğılı gibi markalar da yüzlerce genç işletmeciye marka desteği verecek. Simit Sarayı’nın Amerika, Almanya ve Hollanda’da franchise yöntemiyle yeni şubeler açılmak için anlaşmaya vardığı da gelen bilgiler aralarında. Türkiye Franchise Derneği Genel Sekreteri Osman Bilge ise yerli markaların tanıdık olmayan markalara aleyhinde kriz dönemlerinde daha kuvvetli olacağını belirtiyor. Bilge, 2010 itibarıyla sektörde 100 ile 150 aralarında yeni markanın ortaya çıkacağına da uyarı çekiyor. Avrupa Birliği tartışma sürecinden nedeniyle çiğ köfte franchise’ında sıkıntılar olabileceğini vurgulayan Bilge, Simit Sarayı, Hacıbey Kebap ve yiyecek sektörüne yoğunlaşılmasını nasihat ediyor. Bunun yanına Altın Gayrimenkul, Alman Akupil, B-Fit ve Business Center gibi alanlarda herif portföyü yönünden bir adım önde bulunuyor. Güney Kore menşeli tavuk lokanta zinciri Genesis BBQ, franchise yöntemiyle İstanbul’da 50 şube açacak. Sistemin 8 altın kuralı Keza franchise veren hem de bölge şirketlerin birbirlerini iyi tanıması çok manâlı. Markanın geçerliliği, tarihi süreci ve geçmişinin incelenmesi gerekiyor. Yapılan mutabakatlar dikkatlice okunmalı, belli hukukçulara gösterilmeli. Yatırım yapılacak sayı iyi belirlenmeli, muhakkak üzerine çıkılmamalı. Yatırım yapılacak alanın geleceği ile ilgili geniş araştırma yapılmalı. Franchise verecek şirketin beklentileri ve çalışanların eğitimi göz önünde bulundurulmalı. Franchise verecek şirketin her isteyene ad hakkını tanıması uygun değil. Franchise’ın parasal durumu ayrıntılarıyla araştırılmalı, çünkü bunların oluşturacağı her kusur şirketi de bağlar. VAKIT

0 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: