İnsanlarla etkileşim nasıl olacak?

  Sağlık ve Yaşam    27 Mart 2019
Yorum Yok

İnsanlarla etkileşim nasıl olacak?

“Diyabet edinmek, çatıya çıkıp insanlara çığlık atmak isteyeceğiniz bir koşul değil. Tersine bunu olabil­diğince saklı yakalamak istiyorsunuz. Fakat bunu bil­mesi gereken ve bildikleri takdirde size büyük des­tek olacak birileri var.”

İnsanların, şeker hastalığı olduğunuz haberini nasıl karşılaya­cağını, öğrendiklerinde nasıl bir tepki göstereceklerini me­rak edebilirsiniz. Natürel fakat öbür ilişkilerde öbür sorunlar yaşanabilir. Oysa bu bölümde insanlarla etkileşimi en ve­rimli ülkü getirmeyi, başkalarının yaptığı yorumlarla başa çıkmayı, diyabetli biriyle yaşamayı ve diyabetli çocukların bakımını ele alacağız.

Aileniz
Aileniz ve dostlarınız, şeker hastalığı olduğunuzu birincil anlataca­ğınız kişilerdir; sorununuzla başa çıkmaya çalışırken en büyük manevi destek ve yardımı onlardan alırsınız. Birçok insan gibi onlar da diyabet hakkında pozitif bir şey bilmiyor olabilirler ama öğrenmeye hevesli olduklannı gördükçe, bil­diklerinizi onlara aktaracaksınız. bu vesileyle kendinizi, aile­nizin bir yakınının “şekeri olan” bir tanıdığı hakkında ya-nm yamalak hikâyeler dinlerken bulacaksınız.

Aile içinde mutlaka üzerinde durulacak konulardan biri nasıl besleneceğinizdir! Eşiniz veya aileniz neler yiyebile­ceğinizi, nelerden uzakta durmanız gerektiğini öğrenmeye çalışacaktır. Doktorunuzun vereceği diyet, gerçekten sağlıklı beslenmek isteyen herkesin uyması gerekenleri içereceği için, size özel bir ayarlama yapmalarına lüzum bile kalma­yabilir. Bakarsınız, size but uydurmak için onlar da sağ­lıklı beslenmeye başlayabilirler!

Önceden yaptığınız bazı işleri eşiniz ya da çocuklannız üstleneceği için, aile fertlerinin sorumluluklannda öbür­likler olabilir. Bu durum, aile içinde küçük sürtüşmelere yol açabilir; özellikle de bir takım kişiler herkesten çok mesuliyet aldıklarını düşünüyorlarsa. Söz konusu atama değişiklikle­rinin, bütün bireylerin karşılıklı kararıyla ve yavaş bir geçişle ya­pılması sorunlan engelleyebilir. Aynca beklentileriniz ko­nusunda da realist olmalı, aile fertlerinin yeni sorumluluk sahibi­luklarına alışmalarının vakit alacağını unutmamalısınız.

Kaç yaşında olurlarsa olsunlar, çocuklar aileden birinin kronik bir hastalığa yakalanması konusunda hassastırlar. Olanları merak etmeleri veya korkmalan halinde, onlan soru sormaya teşvik etmeli, sorularına dürüst ve açık ce­vaplar vermeli ya da fazladan bilgi aktarmalısınız.

Dostlarınız ve Iş Arkadaşlarınız
Teşhisten önce son derece iyi anlaştığınız bir takım arkadaş-lannız, diyabet olduğunuzu öğrendikten sonra, beklediğiniz desteği göstermeyebilirier. Kimilerinin soğuk davranışlan sizi şaşırtıp incitirken, bir takım arkadaşlannız da her zaman size yardım verecektir. Eskisinden bambaşka olarak, diyabetten son­ra arkadaşlarınızdan bazı konularda takviye istemeniz gere­kebilir. Bu şart, kuvvetli görünen dostluklan yıpratabilir.

Arkadaşlarınızla ilişkilerinizde yaşadığınız sorunlarla nasıl başa çıkabilirsiniz? Dostlarınız ya da meslek arkadaşlannız bu durumdan ilk elden etkilenmedikleri için, sizin neler yaşadığınızı tamamiyle anlamayabilirler. Kimileri konuya ilgi duyarak daha fazla şey öğrenmek isterken, bazılan da sahip olduklan azıcık bilgiyi bile hatırlamamak ister gibi görü­nürler. bu arada, arkadaşlarınızın umulmadık tepkileri­nin ardında çok bambaşka nedenler de yatabilir. Size alaka gös-termeyip soğuk davranan dostlannız, belki de ne söyleye­ceklerini bilmedikleri için böyle yapıyor olabilirler. Duy­dukları dehşet üzerlerinde öyle büyük baskı oluşturur oysa, sizinle birlikte olmak bile kuvvet gelebilir. Diğer yanlamasına, bir takım dostlarınız da çok asistan -hatta pozitif muavin- bir konuşma sergileyebilirler. Yalnız kalmak istediğiniz anlarda bi­le sizi bırakmayanlar, kesintisiz nasıl olduğunuzu, bir şeye ihtiyacınız olup olmadığını soranlar, ola ki de buna gerek­sinim duyduğunuzu düşünüyor olabilirler.

Dostluklar, hatalı kavrayış ve belirsizliklerden zarar gö­rebilir. böylece esas kuralları bitmiş belirlemelisiniz. Nasıl olduğunuzun sorulmasından hoşlanıyorsanız, arkadaki­daşlarınızın bunu bilmesini sağlayın. Eğer bu denli yakın bir ilgi istemiyorsanız, bunu da onlara yerinde bir dille lahza­latın. Arkadaşlarınızın, değişen duygularınızı anlamaları kuvvet olabilir. bu nedenle onlara karşısında açık olun. Sizinle ko­nuşmak istedikleri sırada müsait değilseniz bile, yerinde ol­duğunuzda durumunuzu onlarla paylaşacağınızı ifade edin. Eğer “soru işaretlerini” ortadan kaldınrsanız ortada pozitif bilinmeyen şey kalmayacak ve ilişkileri negatif yönde etkileyen “ne yapacağını, ne söyleyeceğini bileme­me “nin yol açtığı tedirginlik azalacaktır.

Sağlık Durumu uzmanları
Tedaviye inancınızı, büyük oranda, sizinle ilgilenen sağlık uzmanlarıyla aranızdaki ilişki belirleyecektir. Hürmet, güven ve içten bir ilgiye dayalı ilişkiler, iki taraf aralarında­fakat açık ve doğru iletişimi kolaylaştırır. Doktorunuzla ara­nızda iyi bir irtibat varsa, diyabetle ilgili nefret ve üzüntü­lerinizi ifade etme konusunda kendinizi psikolojik açıdan güvende hissedersiniz. Hem güven ve saygıya dayanan bir ilişkide, sıhhat uzmanlarının nasihat ve telkinlerine da­ha fazla değerinde verirsiniz.

Bu cins ilişkilerin kurulması uğraş ve kararlılık gerektirir. Tedavinizi üstlenen uzmanlarla kuracağınız ilişkide kendi­nizi rahat hissetmeniz pek çok etkene bağlıdır; sizin kişili­ğiniz, sağlık durumu uzmanlarının kişiliği ve uygulanan tedavinin türü bunlar arasındadır. “Beni dinliyorlar mı?”, “Umursu-yorlar mı?”, “Üzüntü ve önceliklerimi anlıyorlar mı?”, “Di­yabet konusunda ne değin tecrübeliler?” gibi sorulara ver­diğiniz cevaplar, tedaviye ve afiyet ekibine duyduğunuz güveni gösterir.

Hasta-Doktor Uyumu
Şeker Hastalığı tedavisinde doktorun uzmanlığı ve yaklaşımı değin, hastanın eğitimi ve sürece katılımı da önemlidir.

Doktorunuz; hastalığınız, bunu nasıl tedavi edileceği ve potansiyel sonuçlan konusunda veri sahibidir. Siz ise ken­dinizi ve yaşam biçiminizi en iyi bilen birey olarak, hangi te­davi şeklinden daha pozitif menfaat göreceğinize karar vere­cek en önemli kişisinizdir. Şeker Hastalığı, yaşam tarzınızdaki de­ğişikliklerden fazlaca etkilendiği için, durumunuzun far­kında olmanız, etkili bir çare programının geliştirilmesi için son derece önemlidir. Hasta-doktor ilişkisinde iki tara­fın da kendi uzmanlık alanı açısından eşdeğer derecede sorum­luluğa sahip olması, reel bir ortaklığı mümkün kılar. Ne var ki bu ortaklığın yürümesi için, her iki tarafın da, diğe­rinin inisiyatifinde olan konularda karşısındakine saygı duyması gerekir. Bu nesil bir işbirliği, diyabet tedavisine öz­güdür ve alışkın konsültasyon (us alışverişi) tarzından epeyce farklıdır.

Konsültasyon
Sağlığınızla ilgilenen kişilerle aranızdaki iletişimin bü­tartma bir bölümü klinikte geçtiği için, klinik ziyaretlerinizi olabildiğince verimli ve işinize yarar ışık halkası getirmeye çalış­malısınız. Çoğumuz doktorun yanından çıktıktan sonradan, aklımızdaki çok önemli sorulan sormayı unuttuğumuzu fark etmişizdir. Bu şart, oldukça can sıkıcıdır. Aşağı­fakat ipuçlan doktor randevulanndan en iyi sonucu almada size tezgâhtar olacaktır.

Liste Yapın. Her randevudan önce, doktora sor­mak istediğiniz soruların listesini yapın. Aklınıza takı­lan bir soru ya da öğrenmek istediğiniz bir şey oldu­ğunda hemencecik bir yere anekdot edin. Bir Takım kişiler, akıllarına takılan soruların çok önemsiz ya da aptalca olduğu­nu düşünüp sormaya çekinirler. Ama tedavinizle ilgili bütün detayları öğrenmek için, istediğiniz soruyu sorma konusunda kendinizi gizli hissetmelisiniz. Siz rahat olduğunuzda doktorunuzun ihtiyaç duydu­ğunuz bilgiyi aktarması da kolaylaşacaktır. O Cevapları dinleyin. Sorularınız cevaplanırken mükemmel dinleyin. Söylenilen veya betimleme edilen her şeyi aklınız­da tutamayacağınızdan endişeleniyorsanız anekdot alın. İsterseniz randevuya bir yakınınızı da götürebilirsiniz. Gerçekten doktor randevuları esnasında yanınızda bir yakınınızın olmasında fayda vardır. Özellikle gergin veya heyecanlı olduğunuzda, doktorun anlattıkları­nı aklınızda tutamamanız fazla normaldir. Kayda Değer bil­gilerin kaybolmaması açısından, “bir çift kulağın” daha yanınızda bulunması size refah sağlayacak­tır. Ayrıca yakınınızdan aldığınız destekle üzerinizde­ki zorlama kalkar ve kendinizi daha dar hissettiğiniz için doktorla daha etkili bir görüşme yaparsınız.

Tedaviden memnun kalma
Doktor ya da diyetisyen, sağlığınızla ilgilenen uzmanla-nn size söylediklerini anlamanız son derece önemlidir. bu nedenle muğlâk konuştuklarında veya anlamadığınız tıbbi terimler kuUandıklannda, bunu mutlaka açıklama edin. yeterli çare için, iyi irtibat mutlak bir ihtiyaçtır. Yapılan birçok çalışma, tedaviden duyulan memnuniyetin konsül­tasyon esnasında söylenilenlerin iyi anlaşılmasıyla ilgili olduğunu göstermiştir. Çünkü iyi belli ki talimatların hasta göre doğru uygulanma ihtimali fazla daha siklet­sektir. Hasta ile hekim ya da beslenme uzmanı arasındaki iletişi­min güçsüz olması tedaviden memnuniyetsizliğe, verilen tavsiyeleri yerine getirmemeye hatta daha sonraki rande­vulara gitmemeye yol açabilir.

Gaye belirleme
Diyabet tedavisinde belli başlı maksat, alınacak her kararda si­zin de fikrinize uygulamak, rahatsızlık üzerindeki kontrolü­nüzü arttırmak ve sağlıklı bir yaşam sürdürmenize yar­dımcı olmaktır. Böylece tedavinin her aşamasında bir se­çim yaptığınızı ve kontrolün elinizde olduğunu hissedersi­niz. bu nedenle, belirtilmiş hedefleri olan, beraberce üzerinde görüşüp anlaştığınız ve size uygun bir biçim ve dilde oluş­turulmuş bir çare planının olması son derece önemlidir.

Gaye tespit, asıl beklentilerin dayatılması ye­rine, bireyin kendisine sunulan seçenekler arasından ter­cihte bulunmasına dayalı bir yol olarak görülebilir. Hayatı­mızda kayda değer şartların değişmesi yaptığımızda bir şeyler kaybeder (hasar) veya kazanınz (kâr). Bir sorunu çözmenin bize sağlayacağı fayda, onun için bir davranışımızı değişim­nin getireceği zarardan fazlaysa, o değişikliği yapanz. Belli bir hedefin bir sorunu çözmek için yerinde olduğu kararı, sa­dece o sorunu yaşamış kişinin yardımıyla verilebilir.

Sonucun başarılı olması için hedefleri sizin belirlemeniz gerekir. Aynca kasıt, belirli bir sorunu çözmek için nelere gereksinim duyduğunuzun bir ifadesi olmalıdır. Kendi oluştur­duğunuz hedefleri tam anlamıyla sahiplenmelisiniz. Oysa şuna uyarı etmelisiniz; insan bazen fazla doyumsuz davranıp ulaşılması zorlama hedefler koyarak kendisini engebeli bir işin içi­ne sürükleyebilir. Bu hususta dengelenmiş bir tavır izlemelisi­niz. Aynca doktorunuzla, verdiğiniz kararların avantaj ve dezavantajlarını tam olarak anlamaya yönelik görüşmeler yapmalısınız. neticede, kendi tedaviniz konusunda yaptığınız seçimlerden siz sorumlusunuz ve tercihlerinizin kontrolü ayrıntılarıyla sizin elinizde.

İnsanların diyabetle ilgili acayip yorumları
“Kendine iğne yapmaya nasıl katlanıyorsun?”
“Hastalığın bulaşıcı mı?”
“Eski günlerini özlüyor olmalısın!”
“Elbette senin tam yerinde olmak istemezdim.”
“Bugüne kadar yediklerine uyarı etseydin, şimdi çok daha iyi bir durumda olurdun.”
“Korkunç görünüyorsun!”

Bunu dinlemek çok can sıkıcıdır. Aslında de kendinizi kötü hissetseniz bile, birinin gelip size bunu hatırlatmasını istemeyebilirsiniz. îyi niyetle söylenmiş olsa bile, böyle bir cümleyi işitmek insana hakaret gibi gelebilir.
“Diyabet ne çağrıda bulunmak?”

Bir Takım halk müziği doğrusu diyabetin ne olduğunu bilme­dikleri için böyle sorular sorabilirler. Karşıdaki insanın si­zinle içtenlikle ilgilendiğini düşünüp ona durumunu­zu ve diyabetin sizi nasıl etkilediğini enine boyuna anlata­bilirsiniz. Ne var ancak bu soruyla yirminci kere karşılaşıyorsa­nız, benzer şeyleri anlatmaktan ikrah getirmiş olabilirsiniz.

Tolere edilebilir yorumlar
İnsanların söylediği böylece çok şey, sağlığınızla ilgili sami­mi endişelerinden kaynaklanıyorsa da, sizin açınızdan ki­nci olabilir. Bazı kişilerse gerçekte ilgisizce konuşur­lar. Manâlı olan, bu tür tuhaf yorumları kendinizi can sıkıntısı­ya sokmadan karşılayabilmeyi öğrenmektir.

Diyabetli biriyle yaşamak
Şeker Hastalığı gibi kronik hastalıklar, sadece bunu taşıyan ancak­şiyi değil, onun yakınlarını da etkiler. Hastanın aile fertleri, hem durumdan en fazla etkilenen diğer kişiler, keza de hastaya maksimum destek etmesi gerekenlerdir.

Hastalıklar ilişkilerde birtakım değişikliklerin olmasını gerektirir ama bu değişiklikler defalarca iyi yönde ol­mayabilir. Eğer diyabeti olan biriyle yaşıyorsanız bu birey­yi, hatta kendinizi daha farklı görmeye başlayabilirsiniz. Olur Ya diyabeti olan yakınınızın artık daha kırılgan bir inşa­ya sahip olduğunu düşünebilirsiniz. Hatta onun durumun­dan nedeniyle kendinizi suçlu hissedebilirsiniz. Olur Ya de şim­diye değin ona bağımlı bir hayat sürdürmüştünüz, fakat artık siz, onun sorumluluklarının bir kısmını üstlenmek durumundasınız.

Şeker Hastalığı ve tedavisi hakkında data edinerek, yakınınıza koskocoman bir yardımda bulunabilirsiniz. Bu Nedenle ona des­tek vermiş ve hakiki bir anlayış göstermiş olursunuz. Bil­gi sahibi olduğunuzda, bilinmezlikten doğan korkulan da daha alçak edebilir, yaşadıklarınızın oluşturduğu kafa kanşıklığım ortadan kaldırabilirsiniz.

Aynca ona desteğinizi tedavisinin bazı kısımlannda ya­nında yer alarak gösterebilirsiniz. Mesela egzersizlerini yaparken ona katılabilir ya da beslenme alışkanlığınızı de­ğiştirerek kendisini “farklı” hissetmesini engelleyebilirsi­niz. Diğer Taraftan bu durumda, o da kendisini bir siklet olarak gör­meyecek ve sizi leziz yemeklerden yoksun bıraktığını düşünmeyecektir.

Diyabeti olan biriyle yaşamak kuvvet olabilir. Anlayışlı olup destek vermeniz kuşkusuz fazla önemlidir. Ne var fakat fazla ileri gidip ona “acırsanız”, kinci olabilirsiniz. Amacı­nız, diyabetli yakınınızın hayatını olabildiğince adi kıl­mak olmalıdır. Siz olsaydınız kendinize nasıl davranılma-sını isteyeceğinizi düşünerek, aşın korumacı ve çok dikkatsiz tavırlardan kaçının. Yakınınızın neye ihtiyacı olduğunu anlamaya ve ona göre davranmaya çalışın. Düzen sağla­manın anahtarı, iyi bir iletişimdir.

bu vesileyle kendinizi de dikkatsizlik etmeyin. Eğer siz iyi ol­mazsanız, başkalan için de dinç bir duruş sergileyemez­siniz. Diyabetin fiziksel olarak sizi etkilemediği bir reel, fakat mutlaka psikolojik açıdan siz de yıpranıyorsunuz. Di­yabetli yakınınızın yaşadığı duyguları ve yaşam biçimin­deki değişikliklerin birçoğunu siz de yaşıyor olabilirsiniz ama olaylar sizin başınıza gelmiyor; her şey çevrenizde olup bitiyor. böylece kendinize vakit ayırmayı unut­mayın. Zinde ve sağlıklı olduğunuzda, diyabetli yakınını­za daha çok yardımcı olabilirsiniz.

Diyabetli çocuklar
“Oğluma diyabet teşhisi konulduğunda, ‘Bu hastalık niçin beni değil de oğlumu buldu!’ dedim. Suçluluk duy­gusu, öfke, üzüntü hepsi bir aradaydı. Benzeri ‘sağlıklı’ çocu­ğumu kaybetmişim de yerine bir başkası gelmiş gibiydi.”
Diyabetli çocuklar ve gençler bedensel, hissi ve sos­yal gelişimin tüm bayağı zorlama ve sevinçlerini yaşarlar. Anne, baba, kardeş ve yakınlarının birincil teşhisten itibaren, çocukluktan ergenliğe geçişte onlara cesaret ve umut ver­mesi önemlidir.

Bir çocuğa diyabet teşhisi konulduğunda, aileye çocu­ğun jurnal bakımı ve tedavisi konusunda karar verme gi­bi kritik bir tahsis düşmüş olur. Teşhisin derhal gerisinde, kan şekeri seviyesindeki büyük dalgalanmalan önlemek üzere, ailenin jurnal insülin iğnelerini yapma, çocuğun beslenmesini ve bedensel aktivitelerini eşitleme sorumlu­luğunu üstüne alması gerekir. Söz konusu dalgalanmalar, çocuğun adi artış ve gelişmesini engelleyebilir. Çocuğun kan şekeri seviyesinin çoğu kez izlenmesi, insülin ile yiyecek ve aktiviteler arasındaki hassas dengenin durumunu bakmak için de gereklidir. Bu karmaşık jurnal rejimin, ço­cuğun gelişimini ve aile hayatının her yönünü etkilediği; iyi bir hissi adaptasyonun, şeker seviyesinin denetim altı­na alınmasında önemli rol oynadığı ortaya koyulmuştur.

Anne babalar, çoğunlukla çocuklannın hastalığı ile mücade­lede zorluk yaşarlar. bu nedenle çocuğu takip eden hekim­la iyi bir irtibat ve düzen içinde olmalan son derece siklet­lidir. Çok ufak çocuklann aileleri için hazırlanan eğitim malzemeleri, anne babalara bu konuda destek verebilir. Di­yabetin böylece anında “kaybolmayacağı” gerçeğini kabullen­mekle birlikte, şeker hastalığı yönetiminin ailenin tüm hayatına egemen olmamasına dikkatli olmak gerekir. Çocuğu güya böyle bir hastalığı yokmuş gibi edep etmek ve yönlendir­mek gerekir. Şeker Hastalığı teşhisi hep negatif yönden değerlen-dirilmemelidir. Ahali sadece her şey iyi gidiyorken de­ğil, zorluk zamanlannda da olgunlaşır ve gelişirler.
Mektep ortamı, kendine güven ve sosyal yeteneklerin ge­lişmesi açısından pek fazla fırsat sunduğu için, diyabetli ço­cuğun okul aktivitelerine olabildiğince eksik kısıtlamayla ka­tılması ve alışılagelmiş bir mektep dönemi geçirmesi önemlidir. Ço­cuk, diyabetli olmasına rağmen, “hasta” ya da “anormal” olmadığını anlamalıdır. Mektep aktivitelerine yeralma, çocu­ğun arkadaşlarından ayrı olduğu hissini en aza indirme­ye destek eder. Unutmayın oysa çocuğu beden eğitimi der­sinden ya da okul gezilerinden men etmek, onun “ayrı” olduğunu vurgular ve çocukta bir çeşit bayağılık kompleksi ve güvensizlik oluşturabilir.

Yapılan son incelemeler, şeker hastalığı tedavisi ve özbakım ko­nusunda daha pozitif mesuliyet bölge çocuk ve ergenlerin, bakımlarını anne babanın üstlendiği çocuk ve ergenlere kadar tedaviyle ilgili daha pozitif kusur yaptıklannı ve kan şe­keri seviyelerini başanlı bir biçimde denetim aşağıda tuta­madıklarını göstermektedir. Bu incelemeler, okul dönemi her tarafında anne babanın diyabet bakımından sorumlu olma­sının gerekliliğini açık bir şekilde göstermektedir. Her aile, çocuğunun mizacına ve çocukla ne kadar beraber olundu­ğuna dayanarak kendileri için yerinde ekip çalışmasını (an-ne/baba-çocuk) tespit etmelidir.

Doktor ya da beslenme uzmanı de, beklentiyi “çocuğun bağım­sızlığı” olarak yok de “iki taraflı yükümlülük” olarak tanımla­makla; anne babanın tedavideki etkili rolünün çocu­ğun/ergenin gözünde daha akla uygun ışık halkası gelmesine yardım­cı olabilir. Buradaki açık mesaj, diyabet yönetimine dair görevlerin, ergenin alışılagelmiş karşılanması gereken bağım­sızlık elde etme güdüsünden “korunması” gerektiğidir.

34 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.