İdeal ağız bakımı nasıl olmalıdır?

  Sağlık ve Yaşam    24 Mart 2019
Yorum Yok

İdeal ağız bakımı nasıl olmalıdır?

İdeal ağız hijyeni dişlerimizin mikrop plağından iyice arındırılması ile sağlanır.
Gün içerisinde, yaşamımızı sürdürmek için yiyip içtik­lerimiz plağın her zaman oluşmasına niçin olur. Plak olgunlaşmadan, yani tatmin edici mikrop nüfusuna ulaşmadan, diş üzerinden uzaklaştırılırsa dişlerimize ve diş etlerimize zarar veremez. Bu bilgi dişlerinizi günde en az 2 defa fır­çalayın denilmesinin arkasından nedendir.

Dişleriniz dört boyutludur. Ön, arkadaki, alt ve çiğneyici yüzleri vardır. Mikrop plağı bütün yüzlere, bilhassa girintili çıkıntılı yerlere yapışır. Ama insanlar çoğunlukla sanki diş­lerin sadece ön yüzleri kirlenirmiş gibi sadece oraları fır­çalarlar. 40 saniye gibi süren, bu eksik fırçalama işlemi de, yalnızca fırçalanan bölgeleri korur. Fırçalanmayan yerlerde ise; özellikle arkadaki dişlerin çiğneme yüzleri ve dişlerin ara yüzlerinde plak faaliyetleri tüm hızıyla devam eder. Yani bu bölgelerde çürük ve dişeti hastalığı için zorunlu etraf sağlanmış olur.

İdeal hijyen, dişlerin plaktan en ince ayrıntısına kadar arındınlmasıdır.
Bu çoğunlukla yapıldığı gibi 40 saniye fırçalama ile sağlanamaz. Dişlerinizin ön, arkadaki ve çiğneyici yüzleri kaliteli yumuşak bir fırça ile tatmin edici süre (takriben 3 dakika) fırça­lanmalıdır. Bu şekilde bütün yüzlerin fırçalanması ağız-diş sağlığınızın yüzde 80′lik kısmını korur. Dişlerimizin ara yüzleri hâlâ plakla kaplıdır. Fırça kıllarının bu ara yüzlere ulaşması imkansızdır.

Dişlerimiz bağlı yandan dizilerek bize o şirin gülüşleri­mizi bahşeder. Dirsek temasıyla dururlar fakat bir blok gibi de birbirine yapış yapış değillerdir. Dolayısıyla şu başımızın belası dental plağımız da dişlerimizin arasına rahatça yer­leşir, orada olgunlaşır; hatta buralarda daha da gizli eder. Çünkü uyumlu bir fırçalama ile bile buralara ulaşılamaz. Şayet çok minik alanlardan bahsediyoruz ama konukları­mızın da gözle görülmeyecek dek minik olduğunu ve bi­zim minik dediğimiz alanda trilyonlarca sayıya ulaştıkla­rını düşünürsek, bu bölgeleri ne değin ciddiye almamız gerektiğini anlarız. Fırçanın giremediği bu ara yüzler diş­lerin şekline, dizilimine göre diş ipi, ara yüz fırçası ya da özel dental kürdanlarla mekanik olarak temizlenmeli, yani plak uzaklaştırılmalıdır. Bu veri, fırçaladığım halde dişle­rim çürüyor sızlanmasının da cevabıdır. Dişlerinizi uyumlu fırçalamanıza karşın derin çürükler, diş kaybı, dişeti çe­kilmesi ve kanaması gibi ileri diş ve dişeti sorunları yaşa­manızın esas sebebi, bu ara yüzlerin temizlenememesi ve buradan başlayan sorunların devamıdır.

Plakla savaşımızda bir silah da diş macunudur. Fakat nedense diş macununa gereğinden artı layık verilir. Oy­sa plağın diş üzerinden uzaklaştırılmasını diş fırçası ve diş ipi gerçekleştirir. Diş macunu bunu daha konforlu, daha etkin bir temizlemeye dönüştürür. bir de içindeki flor tak­viyesi ile dişlerimizin gücünü artırır. Dişlerimizin sararmasını önler. Lakin ben ıssız bir adaya düşecek olsam, ağız hijyenim için de yalnızca iki ürün alma hakkım olsa, diş fır­çası ve diş ipini alırdım. Beni kurtaran insanlara, belki sapsarı dişlerle gülümserdim, ama çürük ve dişeti sorunum olmazdı. Millet daha kayda değer olan fırça kalitesi, şekli gibi özelliklerden çok diş macunu markası ardındaki koşarlar. Tadı, kokusu hoşunuza giden flor içeren herhangi bir diş macununu kullanabilirsiniz. Ama fırça kalitesi, şekli, yu­muşaklığı dikkat edilmesi gereken noktalardır. Fırça kılları paralelliğini kaybettiğinde, sağa sola yamulduğunda de­ğiştirilmelidir.

Fırçamız çok yumuşak olmalıdır. Dişimizin üstündeki tabaka yani mikrop plağı, yapışkan bir tabakadır, fakat pabuç çamuru gibi sert ve kazınması gerekecek değin da değildir kesinlikle. Dişinizin üstündeki bu yumuşak taba­kayı yumuşak bir fırçayla temizlemelisiniz. Sert fırça kul­lanırsanız, dişinizin mine tabakasında aşınmalara neden olursunuz. Bu da zamanla keza diş etlerinize travma etkisi yapar ayrıca de mine tabakasında gözle ayrım edilmeyecek küçücük çentikler açılmasını sağlar. Bu çentiklerin açıldığı yerlerde mine tabakası koruyuculuğunu kaybetmiştir ve dişinizde çürük olmamasına karşın tatlı, soğuk ve ekşi gibi etkiler karşı sızlamalar duyarsınız. Bir taraftan da, “Dişlerimi pek fırçalıyorum, yine de diş etlerim çe­kiliyor, ağrılarım oluyor,” diye hayıflanırsınız. Bu durumu iyi bir doktor hemen anlar. Bu bölgede açılan mine taba­kasını özel maddelerle kapatır. Bu maddeler sıkça denetim edilmeli, zaman içinde de bu çare tekrarlanmalıdır. Bu rahatsızlığın ileri düzeyde olanlarına daha ileri tedaviler de uygulanabilir.

Dişlerinizi düzenli olarak günde iki defa fırçalıyorsanız
lakin yine de dişlerinizde çürük oluşuyorsa aşağıda sırala­dığımız mümkün hatalardan birini yapıyorsunuz demektir:
Hata 1: Kısa fırçalama süresi
Diş fırçalama sürenizi çok kısa tutuyor olabilirsiniz. Normalde fırçalama süresi 3 dakikadır. O Kadar fazla kişi bu sü­reyi maksimum 40 saniye kullanır. Bu sürede de genel olarak ön dişler ve dişlerin görünen yüzeyleri fırçalanır. Fakat dişle­rimizin dilimize ve damağımıza bakan yüzleri ile çiğneme yaptığımız yüzeyleri bu süreden nasibini alamaz. Ancak bu­ralar da plakların tutunmasına elverişli yerlerdir. Hastala­rıma bazen bir müzik parçası belirleyip şarkı bitene dek dişlerini fırçalamalarını öğütlerim. Böylece kendi fırçala­ma süreleriyle adi fırçalama süresi arasındaki farkı görebilirler.

Hata 2: Sert fırça
Daha temiz olacağına inandığınız için dişlerinizi sert fırçayla da fırçalıyor olabilirsiniz. Bunu, “seviyorum” ba­hanesiyle eşinden her gün dayak yiyen kadına benzetiyo­rum. Sert fırça dişinize her gün bir tokat atar, dişeti bu travma karşı geri çekilir, diş kökleri açığa çıkar. Mine tabakası da aşınır. Fırça sert olduğu için girintili çıkıntılı yerlerin temizliğinde gerekli esnekliği gösteremez ve bura­larda da çürükler oluşur.

Hata 3: Diş ipi kullanmamak
Dişlerinizi yumuşak bir fırçayla 3 dakika fırçalıyorsa­nız ve gerçi çürükleriniz varsa, diş ipi ya da özel diş
kürdanı kullanmıyorsunuz demektir. Dişlerinizin ara yüzü yeterince temizlenmediği için küçük ara yüz çürükleri ile bu ihmalin cezasını çekersiniz.

Şimdi azıcık olsun diş hekimlerinin ağız birliği etmişçe­sine “fırçalayın, fırçalayın” demesini anladığınızı sanıyo­rum. Sevgili okurlar, fazla kilolardan iğne ve ilaçla yok; az kalori, fazla hareketle kurtulabilirsiniz. Dişlerim bozulma­sin, diş etlerim kanamasın, ağzım kokmasın istiyorsanız, vitaminden, gargaradan, antibiyotikten medet ummayın. Yapacağınız tek şey; diş plağını dişlerin üzerinden meka­nik olarak zamanında kaldırmanızdır. Önce bu konuda an­laşalım. Merak etmeyin, tüm bilim adamları o mucizevi şeylerin arkasından koşuyor. Fakat hemen şimdi bizim neslimize ye­tişecek bir keşif görünmüyor.

1. Diş ve diş etlerimizdeki hastalıkların nedeni yüzde 90 oranında mikrobiyal dental plaktır.
2. Mikrobiyal dental plak, mikroplar ve yiyecek artıkları­nın dişlerimiz üzerinde birikmesiyle oluşan ince, boyayıcı ajanlarla görülebilen bir tabakadır.
3. Bu plak, çürüklere ve dişeti hastalıklarına sebep ol­maması için, en geç 24 saat içerisinde diş yüzeyinden fırça yardımıyla, ara yüzlerden de diş ipi ile uzaklaştırılmalıdır.
4. En geç 24 saat içinde uzaklaştırılmazlarsa, oluşan bakteriler dişe ve dişetine hasar verecek boyuta ulaşır.
5. Plak yapışkan olduğu için suyla çalkalamakla dişten uzaklaşmaz; oysa etkin bir fırçalama ile ondan kurtulabi­lirsiniz.

0 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: