Hormonlarla ilgili konular

  Sağlık ve Yaşam    24 Mart 2019
Yorum Yok

Hormonlarla ilgili konular

Yeni doğan kız bebek
Yeni doğan bir kız bebeğin rahmi de dahil genital organları annesindeki östrojenin etkisiyle şişirilmiş gibidir. Bazen hafif kanlı olabilen bir
vajinal sızıntı sık görülür. Bu sahiden bir tür âdet görme provası gibidir. Genellikle ağrısızdır, bir günden kısa sürer ve tedavi gerektirmez. Kız bebeğin vücudunun hormon düzeylerindeki düşmeye böyle bir yanıt vermesi gövde işleyişinin alışılagelmiş olduğunun işaretidir. Oysa bu dönemden sonra buluğ çağına erişene değin vajinal kanama olmaması gerekir. Eğer olursa (genelde hafif bir enfeksiyona veya vajina da tanıdık olmayan vücut bulunmasına bağlıdır) nedeni araştırılmalıdır. Yeni doğan kız bebeğin labyumları fazla nadir olarak doğumda birleşik gibi görünebilirse de genelde zahmetsizce ayrılabilir. Anneden kaynaklanan hormon artıkları sebebiyle memelerinde şişme görülebilir; oysa bu koşul 6 hafta içinde normale dönmelidir.

Kumaş değiştirme
Erkek bebeği olan yeni anneler çoğunlukla bebeğin “apış arasf’nı temizlemekte ne dek zorlandıklarından söz eder. Ancak kız bebeğin altını temizlemek fazla daha zordur. Erkek bebeklerde hiç olmazsa genital organlar kapalı bir kutu gibidir; buna karşılık ufak kızlarda kirlenebilen ve temizlenmesi gereken pek çok kıvrım ve kuytu gizli köşe bucak vardır. Bebek kakası cildi kolaylıkla tahriş edebildiği için genital organların çevresinin en ince ayrıntısına kadar temizlenmesi önemlidir. Ama vajina büyük oranda himen (kızlık zarı) ile korunduğu için temizlerken derinlemesine uzanmaya gerek yoktur. Kızınız aslında bütün da sizin gibi olduğu halde, ara sıra neyin ne olduğunu iyi anlamak baskı gelebilir. Neyi nasıl yapmanız ve altını değiştirirken nereleri temizlemeniz gerektiği konusunda emin değilseniz, ebeye ya da bebeğinizle ilgilenen hekime sorun.

Kadınsı genital organlarını etkileyen doğumsal kusurlar
Dişi üreme sistemi, anne rahmindeyken sağlı sollu iki “tüp” sisteminden gelişir. Bu tüp sistemlerinin üst bölümleri öbür kalarak fallop tüplerini (yumurta kanalı) oluşturur. Daha Alçak bölümler ise birleşerek rahmi ve vajinanın üçte iki üst bölümünü meydana getirir. Vajinanın daha alçak üçte birlik bölümü vulva derisinin derinlemesine kıvrılmasıyla oluşur. Ortasında küçük bir tarafsızlık bulunan himen adlı ince çeper, iki sistemin birleştiği düzeyi belirler. Oysa vücudun diğer organlarında olduğu gibi genital kanalın da gelişimi esnasında hatalar olabilir ve bazı doğumsal kusurlar ortaya çıkabilir. Her 1 500-2 000 kız bebekten biri bir nesil genital anormallikle doğar. Bunların bazıları hemencecik ayrım edilecek kadar aşikârdır; diğerleriyse çocuğun buluğa ermediği veya buluğ çağının diğer belirtileri görüldüğü halde âdetlerin başlamadığı ayrım edildiğinde açığa çıkar. En sık rastlanan anormallik, kızlık zarında hiç delik bulunmaması olarak tanımlanan imperfore himendir. Bu durum öteki açılardan gelişimi bütün olarak normal olan bir genç kızda âdet döneminin başlamamasıyla ortaya çıkar. Aslında âdet başlamıştır, ama kan himenin üzerinde vajinada birikir. Tanı konduktan sonradan basit bir cerrahi girişimle bu koşul düzeltilebilir.
Görece sık rastlanan bir diğer sorun, iki kanal sisteminin rahim düzeyinde olması gerektiği biçimde birleşmemesidir. Bazen rahmin üstteki bölümünde minik bir bölme kalır ya da hemen hemen servikse (rahim ağzı) kadar uzanan bir duvar sebebiyle “çift boynuzlu” rahim (uterus bikomis) gelişebilir. Bu nesil bir gelişimsel kusur genelde herhangi bir belirtiye neden olmasa da ara sıra âdet döneminde yoğun kanamalara ve tekrarlayan düşüklere yol açabilir. Bir ultrasonografi incelemesiyle tanı konabilir. Küçük bölmeler cerrahi girişimle çıkartılabilir, oysa çift boynuzlu rahimde tedavi fazla daha zordur. Çok ender olarak çift rahim ve adam başına ait birer serviks bulunabilir (ve evet, bu durumda bir kadının ikişer “smear” testi yaptırması gerekir!) ve hatta ara sıra üst vajina da çift olabilir.

Kızlarda hormonlarla ilgili sorunlara veya kromozom anormalliklerine emrindeki daha ciddi bazı problemlerle de karşılaşılabilir.

Turner sendromu
Bu sendrom, yeni doğan her 2 000 kız bebekten Tini etkiler. Nedeni X kromozomlarından birinin bulunmaması veya kusurlu olmasıdır; sonuçta çocuk iki yerine tek X kromozomuyla doğar. Belirtileri aralarında yükseklik kısalığı, yele boyun, ikincil cinsiyet özelliklerinin gelişmemesi, geniş ve yassı göğüs kafesi, düşük saç çizgisi, düşük kulak, el ve etap tırnaklarının yumuşak olması ve düşük gözkapaklan vardır. Kromozom anormalliği ne dek belirginse, belirtiler böylece aşikârdır; belirtilerin azami göze çarptığı bireyler, sendromun tüm özelliklerini taşıyan kişilerdir. Kromozomun yalnızca bir bölümünün beceriksiz olduğu kişilerde ise sadece hafif belirtiler olabilir. iki X kromozomunun da yetersiz olması yumurtalıkların gelişimini etkiler ve bu da olması gereken yaşta östrojen üretiminin başlamayacağı anlamına kazanç. Bazen meme gelişimi ya da buluğ çağının öteki belirtilerinin görülmemesi sonucu tanı konur. Turner sendromu olan kızlarda, normalde buluğ çağında izlenen artış atağı da görülmez ve bu nedenle çocuğun boyu kısa kalır. Östrojen tedavisi, bu sendromu içeren çocuğun cinsel olgunluğa ulaşmasını sağlar ve ideal olanı, normalde buluğ çağının başladığı ergenliğin birincil yıllarında tedaviye başlanmasıdır. Östrojen tedavisi osteoporozu önlemek açısından da önemlidir. Turner sendromlu kadınlar uzun ve dinç bir hayat sürebilir; oysa yumurtalıklarının olmaması ne yazık oysa çocuk doğuramayacakları anlamına kazanç.

Konjenital adrenal hiperplazi (KAH)
Bu durumun nedeni, böbreküstü bezlerinde fazla miktarda testosteron üretilmesidir. neticede kız bebek küçük bir fallusu andıran büyümüş bir klitorisle doğar. Daha ağır vakalarda dış genital organlar daha da erkeksi görünebilir. Hatta mesaneden (idrar torbası) meydana çıkan idrar kanalı (üretra) ufak bir penisten geçerek dışarı açılabilir; büyümüş ve birbiriyle kaynamış olan labyumlar, minik bir skrotuma (erbezi torbası) benzeyebilir. Fakat bebeğin iç genital organları rahim, fallop tüpleri, yumurtalıklar ve vajinadır. KAH genetiktir; olağandışı gen içeren ebeveynlerden aktarılan genler sebebiyle gelişir. Bu durumun ortaya çıkması için, genin ayrıca anneden keza de babadan geçmesi gerekir. Yalnızca bir ebeveynden geni alan bebeklerde genital organlar normaldir; oysa bu bebekler olağandışı geni taşıdıkları için ileride KAH’lı bir çocuklarının olma ihtimali vardır. KAH’lı bir çocuk doğuran bayan, daha sonraki gebeliklerinde doğum öncesi teşhis testi yapılmasını talep edebilir. KAH, anormal hormon seviyelerini düzeltmek için alınan ilaçlarla tedavi edilir. Bu ilaçları genelde hayat boyu göstermek gerekir. Anormal genital organların düzeltilmesine yönelik plastik cerrahi girişimler uygulanabilir. Tüm bunları saymazsak, KAH’lı kızlar adamakıllı sıradan bir hayat sürerler ve gebe kalıp doğum yapabilirler.

Androjen duyarsızlığı sendromu
Bu durum KAH’in tam tersidir. Bebek genetik açıdan erkek (XY genlerini içeren) olduğu halde, dişi genital organlarıyla doğar ve doğum esnasında kız olduğu zannedilir. Sendromun nedeni, vücuttaki dokuların androjenlere yanıt vermesinde farklı alanlara yönlendirilmiş derecelerde ortaya çıkabilen bir hatadır. “X kromozomuna yan çekinik geçişli” bir sendromdur; yani gen, taşıyıcı anneden aktarılır. Etkilenen çocuğun ufak bir vajinası vardır, lakin rahmi yoktur ve yumurtalıklar yerine karın boşluğu içinde iki küçük erbezi bulunur. Sendrom çoğunlukla çocuk normalde olması gereken dönemde buluğa ermediği ve âdet görmeye başlamadığı süre ayrım edilir. Teşhis konduktan daha sonra östrojen tedavisiyle alışılagelmiş erginlik gelişimi -en azından dış görünüş açısından- uyarılabilir. Kaçınılmaz olarak, androjen duyarsızlığı sendromu olan kızlar kısırdır. Oysa ilginç olan şudur ama kız çocuk gibi yetiştirildikleri için bu sendromun görüldüğü kişilerde bayağı bir dişi cinsel kimliği gelişir ve cinsel açıdan erkekleri albenili bulurlar.

30 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.