Blog

Hem çalışıp hem form tutmak zor

  Blog    15 Ocak 2019
Yorum Yok

Hem çalışıp hem form tutmak zor
Iş şiddet yüzünden spor yapmaya süre yok, işyerinde diyete uygun yemek yemek bulmak baskı, masabaşında çalışanlar gün içinde o kadar hareket de etmiyor, bunlara diğer taraftan tatlıları, hamur işlerini bakımlı gizli yiyen iş arkadaşları eklenince kilo devretmek hepten zorlaşıyor. Peki ne yapacağız? İşyerinde muhtemel olduğu kadar hareket etmek, ofise sipariş devretmek yerine haricen çıkıp yemek, eve dönerken servisten, otobüsten birkaç durak önce inip yürüyüş gerçekleştirmek önerilerden bazıları. Yaz yaklaşırken herkeste – tekrar – kilo verme heyecanı başladı. Çalışanların işi çalışmayanlara göre daha baskı. Vakitleri kısıtlı, istedikleri türden diyet yiyeceklere gizli ulaşamıyorlar, iş seyahatleri, toplantılar, yoğun alıştırma temposunda ana öğünleri bile atlayabiliyorlar. Egzersiz hayatıyla birlikte besin şekli değiştiği için kilo problemleri yaşıyorlar. Yani kilo atamak zor ve bahane bol! Ama bu çalışırken diyet yapılamaz demek yok. Çalışırken de doğru beslemek ve pozitif kilolardan kurtulmak mümkün. Çalışma hayatı ile daha dingin bir hayat başlıyor, uzun süreli alıştırma saatleri, derme çatma gıda fazla kilolara sebep oluyor. Beslenme Uzmanı Sümeyra Şahinler çalışan kesimin kilo verme konusunda çalışmayanlara göre daha zorlandığını söylüyor. Çünkü birey çalışmadığında öğünleri, yemek saatleri daha uyumlu olabiliyor. Evlerinde kendi yaptıkları yemekleri yiyor, yağlarını kendilerine tarafından ayarlayabiliyorlar. Spor için de daha fazla vakitleri oluyor. Ama çalışanlarda koşul değişiyor. İşe yetişme telaşıyla kahvaltı yapmadan evden çıkıp, dışarıdaki yüksek yağlı ve kalorili simit, poğaça gibi besinlerle kahvaltıyı geçiştiriyorlar. İşe gömülüp, öğünleri atlıyor, uzun süre aç kalabiliyorlar. Karınlarını, şirkette çıkan yemeklerle yoksa sokaktan getirttikleriyle, büfelerde, hamburgercilerde doyuruyorlar. Tabii bu yemekler katiyen evde yapılanlar gibi olmuyor, yağlı, ağır olabiliyor. Akşam, spor yapacak, yürüyecek vakti veya mecali olmayabiliyor insanların. Özellikle de, iş çıkışı alışveriş yapan, yemek pişirip sofra kuran kaldıran, çocuklarla ilgilenen çalışan kadınların. “Ben spora vakit bulamıyorum cümlesini kabul etmiyorum” diyen Şahinler, herkesin gün içinde kendine ayırabileceği bir 30 dakikanın olduğunu düşünüyor. Meslek yerlerinin çalışanları için içten gıda konusuna çok eğilmediklerini bildiren Şahinler, düzenli bir şekilde çalışanlara beslenme konusunda eğitimler veren, kilo problemi veya hastalığı olanlar için perhiz menüler, salata barlar olan kurum mutfaklarının da mevcut olduğunu söylüyor. Spora zaman yoksa günlük diyete uyarı Dükkan Hekimliği ve Iş Güvenliği Derneği (İHİD) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mansur Yurt, şirketlerin çalışanlarının kilo sorununu başlıca diyetisyen yardımıyla yemeklerin kalorilerini ayarlayarak çözmeye çalıştıklarını söylüyor. Sektörlere ve işin ağırlığına göre günlük kalori ihtiyacı hesaplanıyor. 2.700 kalori olan ortalama jurnal ihtiyaç, ağır işlerde 5.000 kaloriye dek çıkabiliyor. Öyle eksik şirket spor salonu ve sabahleyin jimnastği uygulayarak kilo sorununu ve kas iskelet hastalıklarını önlemeye çalışıyor. İnsanların da kalori ayarlamayı ve öbür kalorilerle beslenme gerekliliğini bilmediklerini belirten Yurt, büyük şehrin trafik yoğunluğu da eklenince insanların kendilerine daha az süre ayırdıklarını ve ekonomik güçlükler sebebiyle spor salonuna gitmenin güçleştiğini söylüyor. Bilinçli firmaların iş sağlığı ve güvenliğini kurarak bu konuda çalışanlarına eğitimler verdiğini, diyetisyen çalıştırarak ve hatta bana kalırsa spor tesislerini kurarak kayda değer adımlar attıklarını gösteren Yurt, şirketlerde başlıca yüksek kalorili yemeklerin çıktığını ya da fast-food tarzı beslenmenin seçim edildiğini söylüyor. Büro ortamları daha az maddesel eforun harcandığı ortamlar. Dolayısıyla kilo alınmasa bile vücuttaki kas dokusu azalarak yerini yağ dokusuna bırakıyor. Yurt, bu durumun çalışanlarda kondisyon düşüklüğüyle birlikte birçok hastalığa davetiye çıkardığını söylüyor: “Vücuttaki yağ oranındaki artışı ve kas iskelet hastalıklarının oluşumunu önlemek için hiç olmazsa yarım saatte bir yerimizden kalkıp ofis içerisinde hareket etmeliyiz. Ofiste yapabileceğimiz birçok egzersiz yöntemleri mevcut. Keza ahenkli ve dengeli beslenmeye uyarı edilmelidir. Spora vakti olmayanların mutlaka günlük diyete uyarı etmeleri gerekiyor. Ara öğünlerde yersiz aperatiflerden de kaçınılmalı.” Yoğun meslek stresinin manâlı kilo alma sebeplerinden olduğunu bildiren Yurt vücutta stresle birlikte kilo almaya niçin olan hormonların arttığını, ahenkli iş hayatı olan insanlarda obezitenin daha eksik sorun olduğunu söylüyor. Kesintisiz seyahat, buluşma, yoğun iş temposunda olan kişilerin kilo vermesi veya kilolarını korumaları kolay olmuyor. Yurt hiç olmazsa başlıca öğünlerin kaçırılmamasını öğütlüyor: “Kuşkusuz fast-food besin şeklinden kaçınılmalı. Mümkün ölçüde sebze-meyve, baklagiller ve beyaz et ağırlıklı beslenmeye gayret edilmeli.” Arkadaşlar kilo almada etkili Kilo almadaki önemli etkenlerden biri de birlikte çalıştığınız meslek arkadaşlarınız. Genele üçgenin taban olmayan kenarı uydurmak için ikram edilen tatlılardan yemek yemek, kalorili yiyecekleri birlikte tüketmek kilo artışına neden oluyor. Acıktın mı? Yemeğe inelim mi? Canım tatlı bi şeyler yemek yemek istedi, çikolata, baklava, bisküvi ister misin? E hadi bana da ver bir tane… diye başlayan diyaloglar, tartıda kilo olarak geri dönüyor. Ofis çalışanlarının, ama bu kişiler genelde günün 8-9 saatini aynı çatı altında geçiriyor, en kayda değer karşılıklı mevzularından biri yemek. Büro arkadaşlarının sizin yemek yemek alışkanlıklarınızı etkilediği bir gerçek. Perhiz merkezleri de bunun için ’meslek uygun grup diyeti’ yapıyor. Sistem şöyle işliyor: Hizmeti veren şirket meslek yerinize geliyor ve bir tarama yapıyor. Bu taramada obezite riski belirleniyor. Arkasında grup diyeti hizmeti olmak istediğini belirten çalışanlar, durumlarına tarafından gruplara ayrılıyor ve haftada yarım saat toplu olarak diyetisyenle görüşüyorlar. Bu hizmeti veren Ota Çekicilik Merkezleri Direktörü Dr. Tülay Akvardar, “Grup diyetine katılmaya karar veren kişilerden, önce kan tahlili isteniyor, karoser analizi yapılıyor. Beslenme Uzmanı bunları değerlendirerek herkesin ayrı ayrı nasıl bir diyetle zayıflayabileceğini belirliyor. Herkesin bir diyet günlüğü oluyor. Diyetisyenle yapılan haftalık görüşmelerde herkesin günlüğüne bakılıyor, kaç kilo verdiği belirleniyor. Bu sürecin grup halinde yürütülmesinin faydası, gruptaki kişilerin birbirlerini çok iyi anlıyor, birbirlerinin anlattıklarında kendi durumlarını görüyor olmaları.” Akvardar, şirketlerin özel afiyet sigortası yaptırdığını fakat iş yükünden çalışana doktora gidecek zaman tanınmadığını söylüyor: “Özellikle masa başı çalışanlar, kapalı mekanlarda çalışanlar ofiste tencere yemeği yiyemediği için fast food’a yöneliyorlar. Çalışanlar masa başında olduğu için aldıkları kaloriyi yakamıyor; kapalı alanda çalışanlar oksijen eksikliği, kapalı olmanın psikolojisi ile daha çok atıştırmaya yöneliyor ve ortaya gün geçtikçe gelişen, obeziteye değin varan sağlık sorunları beliriyor. Çalışanın kesintisiz kilo alması kişisel görünümü yüzünden demotive olmasının yanı sıra mide rahatsızlıkları, sırt ağrıları veya nefes düzensizliğine değin çoğu afiyet sorununa yol açıyor. Bu da gözle görülmeyen soyut bir neden olarak iş performansının düşmesine neden oluyor. İşverenlerin bu hizmeti çalışanlarına sağlaması ayrıca sağlıklarının düşünülmesi yönünden hem de onlara özel bir başvuru başlatılması açısından olumlu gelişmeler kaydettiriyor.” Dikkat edilmesi gerekenler Diyetisyen Sümeyra Şahinler’in çalışırken kilo verebilmek için önerileri: defalarca güne dengeli bir kahvaltı ile başlanılması gerekir. Börek, poğaça tarzı besinleri sık tüketmemekte üstünlük var. Sabahleyin işe bu vesileyle veya dönerken servisten veya otobüsten 2-3 durak erken inip ufak yürüyüşler yapılabilir. Ofiste ufak, kol, bacak, omuz hareketleri fırsat buldukça yapılabilir. Gün içinde merdivenler daha sık kullanılabilir. Hareketi artırmak için fırsatlar yaratıp ayağa kalkıp hareket etmek gibi ufak aktiviteler azıcık olsun enerji harcamaya asistan olur. Gün içinde çoğu kez tüketilen içecek, akarsu ve kahve yerine, bitki çayları ya da su seçim edilmeli. Tatlı ihtiyacı meyvelerle karşılanabilir. Öğle yemeklerinde olanak epeyce sipariş saptamak yerine, dışarı gidip yemek seçim edilmeli. En azından bu şekilde jurnal aktivite biraz olsun artırılabilir. Dıştan yenecek yemeklerin yüksek yağlı ve kalorili yiyecekler olmamasına dikkat edilmeli. (Kızartmalar, fastfood, makarna gibi…) Daha çok ızgara tavuk, kepekli sandviç, ton balıklı salata gibi yemekler seçim edilmeli. Beyaz ekmek yerine kepekli ekmek, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı gibi kan şekerini hızlı yükseltmeyen glisemik indeksi düşük besinler seçim edilmeli. Kurumlarda meydana çıkan yemekleri yerken de uyarı edilmesi gerekir. Yemeği susamış şekilde edinmek, salataya yüksek kalorili soslar kullanmamak gibi… Gün içindeki abur-cubur diye tanımlama edilen besinler kaldırılmalı. 2-2,5 saatte bir metabolizmanın çalışması için ufak öğünler yenebilir. Bunlar örneğin meyve, kuru meyve, ceviz, badem gibi kabuklu yemişler, yağsız bir tost, süt ya da yoğurt olabilir, seçenekler daha da zenginleştirilebilir. Toplantıda ara öğün 35 yaşındaki Murat Kahraman Ürün Geliştirme Yöneticisi olarak çalışıyor. 112 kg’a çıkınca perhiz yapmanın zaruri olduğunu farketmiş ve 92 kiloya düşmüş. Diyetisyenden takviye bölge Kahraman haftalık ahenkli ölçümler ve programlarla ilerliyor. İşyerinde 8 saat ve evde de minimum 3-4 saatini bilgisayar başında geçiren Kahraman, yamalı ve sağlıksız beslenince aşırı şekilde kilo almanın gerekli olduğunu söylüyor: “Haftada en az 3-4 gün kardiyo ağırlıklı spor yapmaya itina gösteriyorum. Öğün ve ara öğünlerimde neler yiyeceğim belli. Perhiz listelerime uymaya özen gösteriyorum ama çalışırken herhangi bir gıda listesine ayrıntılarıyla uyabilmek fazla olası yok. Diyetisyenim ile bu sorunları paylaşarak daha esnek programlar uyguluyoruz. Alıştırma arkadaşlarım toplantıların ortasında ara öğünümü çıkartıp yememe alıştılar.” “Bilgisayar başında çalışan biri olarak gün içinde parmaklarım hariç fazla hareket etmemi gerektiren bir işim değil” diyen Kahraman gün içerisinde gideremediği hareket ihtiyacını mesai saatleri açık havada spor yaparak gidermeye özen gösteriyor. Merdiven yerine asansör kullanmaya, gideceği yerlere yürüyerek gitmeye çalışan Kahraman günlük egzersiz temposu içinde genelde hızın sağlıktan önce geldiğini söylüyor. Gerginlik yeme isteğini artırıyor 26 yaşındaki Burcu Mercan SAP danışmanı olarak çalışıyor. Diyetisyen yardımı almayan Mercan, gittiği spor salonundaki eğitmenlerden tavsiye alıyor ve her gün yediklerini http://diyet-gunlugu.blogspot.com adresine yazıyor. Kilo almasının nedeninin hareketsizlik olduğunu bildiren Mercan, masabaşı işi yapmanın kilo aldırdığını söylüyor: “Keza aralıksız oturur vaziyette çalışıyordum keza de kesintisiz hazır gıdalarla besleniyordum. üstelik sabahları kahvaltı etmektense yoldan alınan poğaça-simit tarzı yiyeceklerle karnımı doyuruyordum. Öğlen yemekhanede yediğimiz yemekler çok yağlı ve kalori hesabına yerinde değil.” Sabahları daha erken kalkarak kahvaltıyı evde yapan Mercan, öğle yemeklerinde salata ve yoğurda yük veriyor. Alıştırma hayatı da diyeti etkiliyor. İşi yüzünden yurtdışına sık sık seyahat eden Mercan, böylece düzeninin kesintisiz bozulduğunu söylüyor: “Ne perhiz kalıyor, ne spor. dahası stres faktörü var natürel oysa, stres bende yeme isteğini artırıyor ve canım daha fazla tatlı istiyor.” Çalışanların diyet yapma konusunda en büyük problemlerinden biri vakitsizlik. Bilhassa ayrıca işte ayrıca de evde çalışan kadınlar kendilerine ayıracak çok eksik zaman bulabiliyor. Yemeğe mümkün olduğu değin az süre yarmak için, sabahları ya simitle, ya sandviçle doyuruyorlar karınlarını; akşam yemekleri de aynı şekilde ya fast-food veya evde mikrodalgada 5-10 dakikada ısıtılıp yenen tarzda donmuş gıdalar ya da en kolay yemekler olan kızartmalarla geçiştiriliyor. Yemeğe ayrılacak süre değil, diyen Mercan ne yemek yemek yapmaya ne de oturup yemeye vakit olduğunu söylüyor. Diyet yapanlar işyerlerinde istedikleri tür yiyeceklere ulaşmakta da zorlanıyorlar. Başlıca yemekhanede yemek yemek yiyenler kısıtlı seçenekler sebebiyle diyetlerini yapmakta güçlük çekiyor. bağımsızlık İK

0 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: