Harvard Sabri Ülker Merkezi’nden bilim dünyasında kolesterol ile ilgili çığır açan buluş

  Sağlık ve Yaşam    25 Mart 2019
Yorum Yok

Harvard Sabri Ülker Merkezi'nden bilim dünyasında kolesterol ile ilgili çığır açan buluş

Sabri Ülker Vakfı’nın yürüttüğü Harvard Sabri Ülker Merkezi araştırma ekibi, hücrede kolesterol seviyelerini güvenli bir aralıkta tutmayı sağlayan, “metabolik koruyucu” adını verdikleri Nrf1 molekülünü keşfetti. Bu buluşla bilim dünyasının son dönemde en fazla ses getiren çalışmalarından birine imza atıldı.

Nrf1 proteininin hücreli içinde kolesterol mekanizmasındaki fonksiyonu ve moleküler çalışma mekanizması, Sabri Ülker Merkezi’nde 2017 yılında açılan ve hücresel yapılarını en ince ayrıntısına kadar inceleyebilme imkanı sunan Görüntüleme Merkezi’nin de imkanları ile çözüme kavuştu.

Egzersiz dünyanın önde gelen bilimsel dergisi Cell’de 16 Kasım 2017 tarihinde yayınlandı. Buluşun toplum sağlığının geleceğine avantaj sağlayacak olmasından ötürü büyük mutluluk duyduklarını açıklayan Ali Ülker, “Bilimsel çalışmalar uzun vadelidir. Alanının en önde gelen prestijli akademilerinden, gerekli donanıma ve araştırma kültürüne sahip olan Harvard Üniversitesi’nde, bir Türk profesörü destekleyerek fazla içten bir iş yaptığımızı bir kez daha anlamış oluyoruz. Biz, 2014 yılında bu desteği yaparken, toplum sağlığının geleceğine avantaj sağlayacağımızı ümit etmiştik. Prof. Hotamışlıgil’in özellikle metabolizma ve gıda konusundaki araştırmaları ilgimizi çekmişti. Bugün kısa sürede elde edilen başarılar bu ümidimizi daha da güçlendirmekte. Yıldız Holding’in bütün bu çalışmalarda beklentisi manevi olup, umulur ancak bu araştırmalar bir gün toplumda daha sağlıklı bireyler için tıbbi çözümlere dönüşür” dedi.

Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil

KORUYUCU MOLEKÜL KOLESTEROL İLE SAVAŞACAK

Nrf1 olarak bilinen bu protein, hücre içindeki kolesterole karşısında sağduyu yapısıyla, gözenekli olan içinde kolesterol seviyelerinde meydana gelen değişiklikleri gönder olarak algılayıp tepki veriyor. Kolesterol emin bir düzeyin üzerine ulaştığında kutup olarak Nrf1 molekülüne bağlanarak çok yönlü bir savunma programının harekete geçirilmesini sağlıyor ve organları muhtemel tahribata karşısında koruyabiliyor. böylece Nrf1 molekülü kolesterol metabolizmasının bozulduğu öyle çok hastalıkta potansiyel yeni ve etkili tedavi hedefi özelliği taşıyor.

Yeni keşifle ilgili olarak büyük coşku duyduklarını gösteren Sabri Ülker Merkezi Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, “Hücrelerin kolesterol düzeylerini tamamiyle nasıl algılanıp teftiş edebileceği konusundaki anlayışımızda yetkisiz olan manâlı bir parçayı ortaya çıkardığımızı düşünüyorum. Bu parça kolesterol düzeylerini dengelenmek için yaşamsal tartı taşıyan sistemin, yani moleküler bir ‘yin-yang’ sisteminin kritik bir parçasını oluşturuyor. Bu keşfi, bilim için kendi kariyerimdeki en manâlı katkı olarak görüyorum. Daha önce hücre bazında kolesterolün düşük olduğuna muhabere edecek mekanizma keşfedilmişti. Ancak bizim yaptığımız araştırma hücresel içindeki kolesterol seviyesi yükseldiği zaman da hücrenin bunu dengede tutmak için gerçekleştirdiği kavrama ve savunma mekanizmasını ortaya çıkardı” dedi.

KOLESTEROL: İKİ UCU BELIRGIN BIÇAK

Hücreli zarlarının inşası ve idamesi için bir yapı taşı olan kolesterol kayda değer işlevsel aracıların sentezi ve hücreli faaliyetleri için gerekli bir molekül. Dolayısıyla organizma belirli düzeyde kolesterolün hücreli içerisinde idame ettirilmesine ihtiyaç duyuyor. bu nedenle kolesterol keza besinlerle yani diyetle dışarıda vücuda girmekte, hem de organizma göre başta karaciğerde elde etmek üzere üretilmekte.

Bilim dünyasının en önemli buluşlarından birine imza atan Sabri Ülker Merkezi Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil yeni buluşlarıyla ilgili detayları şöyle anlatıyor; “Kolesterol hücresel içinde, elzem olmasına rağmen, aynı zamanda en toksik ve reaktif maddelerden biridir. Gözenekli Olan içi düzeylerinin yükselmesi de azalması da dağıtılmış işlevsel problemlere ve sağlık sorunlarına yol açar. Bunu iki ucu bariz bıçak olarak açıklama edebiliriz… Hücreli içerisinde kolesterol azalmaya başladığı vakit hücresel alarm verir ve sonrasında kolesterol sentezini başlatan bir mekanizma devreye girer. Kolesterolün azalmasına aleyhinde devreye giren düzenleyici mekanizmanın açığa çıkarılması 1985 yılında Nobel ödülüne değerinde bulunmuş ve mevcut çare araçlarının geliştirilmesinde anahtar rol oynamıştır. Ancak bugüne kadar hücredeki kolesterol miktarı yükseldiğinde bunu sırık olarak algılayıp bir alarm ve savunma sistemini harekete geçiren mekanizma henüz keşfedilmemiş idi. Yükselmiş kolesterol, hücre seviyede daha da tehlikeli olup, toksisite, inflamasyon ve sonuçta hücre ölümüne değin giden sorunlara neden olmakta. böylece hücrenin kolesterol seviyesindeki yükselişe karşı korunması elzemdir; bizim çalışmamız da bu düzenleyici ve koruyucu mekanizmasının keşfini sağladı”

KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR İÇİN DE YENİ TEDAVİLERİN HABERCİSİ

Kandaki yüksek kolesterolün kardiyovasküler ve dejeneratif hastalıklar öncelikle almak üzere öteki manâlı afiyet sorunları için manâlı bir risk teşkil edebileceği senelerdir kabul görmüş bilimsel bir gerçek. Dolayısıyla hücre ve organları koruyucu özelliğe sahip bu yeni mekanizmanın keşfinin, kolesterol metabolizmasının bozulduğu böylece çok hastalıkta yeni ve etkili tedavi yöntemlerinin önünü açabileceği ön görülüyor.

19 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.