Blog

Gelişmekte olan ülkelerin gerçek yüzü

  Blog    3 Ocak 2019
Yorum Yok

Gelişmekte olan ülkelerin gerçek yüzü
Financial Times’ta yayımlanan bir analizde, yatırımcıların büyük ilgi gösterdiği BRIC ülkelerine (Brezilya, Rusya, Çin ve Hindistan) karşın bilinmez noktalara uyarı çekildi. Eskiden yatırımcıların umulmadık bir sorun yaşanması halinde yakalarını kurtaramayacaklarını düşündükleri gelişmekte olan piyasalar son zamanlarda fazla popüler oldu. Danışmanlar bu piyasalarda yatırım yapmayı şiddetle önerirken, iki taraflı fon yatırımcıları paralarını gelişmiş piyasalardan çekip Çin ve Rusya gibi gelişmekte olan piyasalara aktarıyor. Ancak bu mutlu tabloda hatalı fazla şey var. Piyasalar üzerine yapılan akademik araştırmalar, ülkelerin GSYİH’lerindeki büyümeyle, o ülkedeki borsaların yatırımcılara getirisi arasında doğru orantı olmadığını, hatta zaman zaman iki sayı aralarında ters orantı olabileceğini ortaya koydu. Örneğin Florida Üniversitesi’nden Jay Ritter, 16 bambaşka ülkenin 100 takvim verilerini inceleyerek yaptığı araştırmasında şu sonuca varmıştı: “Kuvvetli çoğaltma olaslığı olan ülkelerin piyasaları, büyüme potansiyeli olan hisseler dışarıya sağlam yatırım fırsatları sunmuyor.” Çünkü yatırımcılar, GSYİH denen istatistik bilimi değerleri yok, hakiki hayattaki şirketlerin hisselerini satın alıyor. aynı zamanda, analizde gelişmekte olan ekonomilerde istikrarlı peşin para akışlarına pek rastlanmadığına uyarı çekilirken, bu piyasalarda öne meydana çıkan şirketlerin bile, büyümelerini yeni anapara akışlarıyla finanse ettikleri vurgulandı. Bu durum, yatırdıkları paraların geri dönüşü yüksek olmayan hissedarların zararına oluyor. Duruma daha geniş bir çerçeveden bakıldığında, gelişmekte olan ekonomiler yeterince kullanılmayan tasarruf oranlarına ve insan kaynağına sahip gibi görünüyor. Analizde, bu tasarruf ve kaynakların kullanıma açılmasının gelişmekte olan ülkelerin başarısı için bir ihtiyaç olduğu ama yatırımcılar için vasat geri dönüşler anlamına geldiği belirtiliyor. ÇİN TEHLIKELI BÜYÜYOR BRIC ülkeleri içinde en uyarı çekeni kuşkusuz Çin. Ülkede üstteki seviye şirketlerin hisselerinin toplandığı Şangay A endeksi, reel değerinin yedi katı üzerinde bir seviyeden operasyon görüyor. öte yandan, Çin’in gayrimenkul sektörü daha da süratli büyüdü. Analizde bu temelsiz büyümenin yatırımcıların aralarında balon korkusu yarattığına dikkat çekilirken, muhtemel bir varlık krizinin er ya da geç ekonominin geneline etki edeceği vurgulandı. Seri yükselen piyasaların bir noktadan sonradan mutlaka düşüşe geçeceği fikrinin altı çizilen analizde, Çin kaynaklı bir hesaplı krizin domino etkisi yaratacağı ve emtia ihracatçılarıyla diğer gelişmekte olan ülkeleri içten sarsacağı dile getirildi. Çin fazla kapasitesi dünya genelinde hissedileceği ve bilhassa BRIC’in öteki ülkelerinin bu durumdan fazlasıyla etkileneceğine uyarı çekildi. Makalenin sonunda Warren Buffet’ın “Şimdi ekonomide gerçekleşen şeyleri dikkate alarak vermek dehşet bir kusur” sözleri hatırlatıldı ve bu sözün keza kuvvetli ekonomiler hem de kuvvetsiz ekonomiler için geçerli olduğuna işaret edildi.

25 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.