Blog

Fetret devri!

  Blog    1 Ocak 2019
Yorum Yok

Fetret devri!
Eyyüp KARAGÜLLÜ / FORBES Türkiye Geçen ay yaptığım bir uçak seyahatinde tanıştığım 35 yaşındaki, 10 takvim bankacı yol arkadaşım oldukça acıklı… Kadınlardan yakınıyor fakat bu defa sorun, ‘gönül meselesi’ değil. Özelleştirme yolunda her yerde yapılanmadan geçen bir bankanın orta kademe yöneticisi olan koltuk komşuma tarafından “son dönemde yaşananlar sadece kadınlara yaramış” durumda. Kanıt mı istiyorum? Son bir yılda kendi bölümünden üst yönetime, tek bir erkek bile yükselmemiş! Buna karşılık iki bayan yönetici direktörlük koltuğuna yerleşik. Diğer Taraftan bankasında kriz yüzünden işini kaybedenlerin büyük çoğunluğu da erkekmiş. Başka sektör ve şirketlerdeki arkadaşlarından da benzer hikayeler duyduğunu “bundan böyle mevzilerin kadınlara karşısında kaybedildiğini” ekleyiverdi bitap bir sesle. Yol arkadaşım haksız sayılmaz. Bu aralar kadın istihdamında ve iş dünyasındaki varlıklarında bir devinim yaşandığı belirlenmiş. Kadınlar bundan böyle böylece çok meslek kolu ve şirkette, erkek egemenliğinin kalelerini bir bir yıkıyor. Mesela Türkiye Bankalar Birliği’nin geçen ay açıkladığı veriler, bankacılık sektöründe kadın sayısının ilk önce erkekleri geçtiğini gösteriyor. Kalkınma ve yatırım bankaları hariç 166 bin kişinin çalıştığı sektörde kadınların ağırlığı, yüzde 50,2’ye yükseldi. Özel ve tanıdık olmayan bankalarda ise bu oran yüzde 54,5’e çıktı. Millet bankalarında bile sayı yüzde 38. Fakat 15 sene öncesine değin bankalar, işe giriş mülakatlarında evlenmeyi veya çocuk yapmayı düşünen kadınları eleyebiliyordu. Hizmet sektöründe kadın gücü Kadınların işgücüne katılımı da, krizin başlangıcından beri uyumlu biçimde artıyor. TÜİK verilerine kadar Aralık 2007 ila Aralık 2008 döneminde erkek istihdamı, 160 bin kişi azaldı. Buna karşılık 250 bin bayan meslek hayatına katıldı. Ve bu sayının 243 bini hizmet sektöründe ya iş kurdu (136 bin) veya işe girdi. Krizi yansıtması nedeniyle 2009 verileri kıyas için pek yerinde değil lakin bu dönemde bile Türkiye’de, küçülmeyen meslek kollarının (balıkçılık hariç) tamamı hizmet sektöründe yer alıyor. Ve kadınlar, erkeklerle daha eşdeğer koşullarda rekabet edebildikleri süratli büyüyen bu meslek kollarının tamamında, varlıklarını çabuk artırıyor. Erkekler, kol kuvveti gerektiren işler haricindeki hemencecik her alanda mevzi kaybediyor. Bir nevi “erkeklerin gerileme dönemi”nin başlangıcındayız. FORBES Türkiye’nin; iş dünyasındaki bu değişimi tahlil etmek, tahsis etmek ve geleceğe dair bir projeksiyon yapabilmek amacıyla başta gerçekleştirdiği “Kadınların En Hızlı Yükselebileceği Şirketler” araştırmasını incelediğinizde bunu daha iyi göreceksiniz. 121 şirket ve toplam 249 bin 102 kentli çalışanı baz alarak hazırlanan araştırma, 17 bambaşka sektördeki değişimi inceliyor. Şüphesiz en çarpıcı bilgi; toplam çalışanlar içinde bayan oranının yüzde 43,1’e ulaşması. Bundan Başka bu şirketlerin yüzde 29’unda (34 şirket) kadın sayısı erkeklerden pozitif. Araştırmamız dahası “yeni dönemin yükselen sektörleri”nin, kadınların yoğunlukta bulunduğu iş alanları olduğunu ortaya koyuyor. Mesela çağrı merkezi işinde kadınların oranı yüzde 64,2’ye ulaşmış durumda. Sağlıkta da aynı bir tablo var. Hastaneler ve hap şirketlerini kapsayan veriye göre kadınların ağırlığı, yüzde 62,8. Sigorta şirketleri ve bankalarda da bayan çalışan oranı, yüzde 50’nin üzerinde. Zaten en fazla bayan çalışan oranına sahip ilk 10 şirketin üçü, finans alanında etkinlik gösteriyor. Peki ya yönetim kurulları? Türkiye’de bayan çalışan oranın erkeklere göre en yüksek olduğu yer, Coca Cola Company. Şirketin yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor. Buna karşılık prefabrik sektöründe etkinlik bildiren Vefa Group, kadına hasret şirketlerden. Şirketteki kadın çalışan oranı, yalnızca yüzde 3,31. Coca – Cola Içecek ve İpragaz da yüzde 10’lu oranlarla arkadan geliyor. Kadın çalışan sayısının, ‘erkeklerden daha yüksek’ olması öyle fazla bir şey ifade etmiyor aslında. Sonuçta şirketlerin geleceğine karar verenler yönetim kurulları. Karşılıklı, idare heyeti üyesi, CEO, CFO, genel müdür ve genel müdür yardımcısı sayısına kadar yaptığımız “Faaliyet Endeksi”ne tarafından ise kadınlar en çok bankacılık sektöründe karar verici konumda. Bunu tekstil perakendesi izliyor. Holdingler ise üçüncü sırada. Fakat holdinglerdeki ‘dişil şiddet’, iş yaşamındaki dirayetlerinden yok, daha çok aile üyesi kadınlara idare kurullarında yer verilmesinden kaynaklanan bir durum. Kısacası kadınları işyerlerinde hapsettiğimiz ‘sırça duvarlar’, büyük bir gürültüyle çatırdıyor… İyi ama niçin acilen? Veri Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Cemil Ertem, bunu krize bağlıyor. Ertem, “Bugün tüm dünya hem ekonomik hem de siyasi olarak büyük bir daha alçak – üstteki oluş yaşıyor. Kriz her alanı değiştiriyor, dönüştürüyor. Ve bu değişiminin en manâlı öznesi, kadınlar” diyor. Doğrusu de birçoklarına kadar kadınların hesaplı hayatta elde ettiği zor, son 50 yılın en büyük sosyal değişimlerinden biri. Kadınların ağırlığı kriz sonrası artacak Mesela The Economist dergisinin yeni yıldaki ilk sayısında yayınlanan bir makalede “daha evvelden erkeklerin eline bakan milyonlarca kadının ekonomik özgürlüğünü kazanmasının dinamikleri değiştirdiğini ve iş dünyasında ‘kadınların, erkekler değin yeterli olmadığı’ yönündeki zihniyeti yıktığı” görüşüne yer verildi. Bugün Avrupa genelinde çoğu ülkede kadınların istihdama katılma oranı, yüzde 60’ı geçti. Mesela İsveç’te bu oran, yüzde 75’e yaklaştı ve erkeklerle aradaki makas yüzde 5’e düştü. Yerkürenin öteki ucunda ise kadınlar, toplam Amerikalı çalışanların yüzde 49,9’una ulaştı. üstelik yeniden bu yılın başında yayımlanan Boston Consulting Group (BCG) imzalı bir araştırma da, önümüzdeki beş yılda ekonomiye kadınlar tarafından kazanılmış 5 trilyon doların katılacağı öngörüsünde bulundu. Şu başlıca değin bütün dünyada erkek nüfusun yarattığı gelir 23,4 trilyon dolar olarak hesaplanıyordu. Kadınların yarattığı kazanç ise ama 10,5 trilyon dolardı. BCG analisti, bu veriyi kadınların kriz sonrası dünya ekonomisindeki ağırlığının şimdiye değin görülmemiş oranda artacağı şeklinde yorumluyor. Erkekler çoktan paranın kontrolünü kaybetmiş bile sayılabilir fiilen. McKinsey’in araştırmasına tarafından araba ve teknoloji dahil süratli tüketim ürünlerinde dünyadaki harcamaların yüzde 83’ü, kadınların kontrolünde. “Erkeklerin her şeyin satın alımına karar verdiği bir dönemden yetkinin kadınlarda olduğu bir döneme geçiyoruz” diyor KAGİDER üyesi Meltem Gürler, “Bu önceden temizlik maddesi, yağ ile sınırlıyken şu anda otomobil alırken bile kadınlara soruluyor”. Bunun meslek dünyası için tercümesi fazla basit: Eğer kadınlara mahsul satıyorsanız bunu sadece erkeklerin direksiyonda olduğu bir inşa içinde yapamazsınız! Kadınlar bundan böyle daha fazlasını istiyor Dolayısıyla kadınlar ellerindeki bu görkemli güçle hemen daha fazlasını istiyor: Idare kurullarını ve üst seviye idare pozisyonlarını! Zira bundan böyle orta kademe şimdiden aşılmış bir bariyer. FORBES’un araştırmasında orta aşama idareci pozisyonundaki kadınların oranı yüzde 40,7’ye ulaşıyor. Mesela banka teknolojileri, kadına orta kademede en fazla fırsat tanıyan iş kolu. Bu alanda faaliyet belirten şirketlerdeki orta kademe bayan idareci oranı yüzde 75. Çağrı merkezleri, hastaneler ve tekstil perakendesinde ise bayan sayısı, orta kademedeki erkeklerden daha fazla. Lakin yüksek irtifada durum öyle da parlak değil. FORBES araştırmasına katılan 121 şirket içinde üstteki yönetimdeki bayan oranı, yalnızca yüzde 17,5. Toplam 3 bin 616 üstteki düzey pozisyonun sadece 635’i, kadınlar kadar dolduruluyor. Fakat durum bütün sektörlerde bu değin korkunç değil. Araştırmaya katılan 121 şirket içinde ilaç sektörü, üstteki aşama bayan yöneticilere en fazla fırsat tanıyan iş kolu olarak karşımıza çıkıyor. Aynı şekilde araştırmaya katılan banka teknolojileri ve tekstil perakendesi şirketlerinde de oran, yüzde 50 seviyesinde. Ama 121 şirket içinde bayan genel müdür oranı, yüzde 15 ile sınırlı. Yönetim kurullarında ise bu oran yüzde 9’a bile ulaşamıyor. StantonChase Kurucu Ortağı Çağrı Alkaya, işe girişlerde yüzde 50 – 50 olan bayan – erkek oranının, orta kademede erkek lehine yüzde 60’a çıktığını söylüyor: “Bu makul fakat başlıca sorun, üst kademede. Eşitsizlik bir anda erkek lehine yüzde 20’ye yüzde 80 oluyor.” Bu dengesizlik, kriz sonrası iş dünyasında artık öyle makbul karşılanmıyor. Hali hazırda kurumsal yönetişim ilkelerinin dayatmasıyla şirketler konuyu bir itibar unsuru olarak görmeye başlamıştı. Ama asıl zorunlu olan önderlik kavramının yaşadığı köklü başkalaşım. Eskinin Jack Welch tarzı sert ve kahraman liderliği bugün öyle de rağbet görmüyor. “Bunu dünyanın devr-i daimine bağlantı kurmak lazım” diyor Meltem Gürler, “Savaşın yok, barışın konuşulduğu dolayısıyla empatinin gelişmek zorunda olduğu bir dönem başladı”. Bugün her danışmanın veya insan kaynağı uzmanının size söyleyeceği şey paylaşımcı, karşısındakini dinleyen, empati kurabilen liderlerin yükseleceği olacaktır. İşin açıkçası bu özellikler fazlasıyla feminen unsurlar taşıyor. Kadınlar ve “web thinking” Praesta’nın Türkiye yönetici ortağı Hande Yaşargil Ateşağaoğlu, “Bugünün iş dünyası kadınlarda ‘default’ olan özellikleri istek ediyor” diyor. Antropologların araştırmaları, erkeklerin düşünme biçimlerinin daha doğrusal olduğunu ve tek bir hedefe yönelip hamle hareket ettiklerini ortaya koyuyor. Kadınlar ise daha ağsal düşünüyorlar. Bugün buna “web thinking” deniyor. Antropologlar, bunu kadınların köklerine bağlıyor: Evi biriktirmek, çocuklarla ilgilenmek, öteki kadınlarla işbirliği halinde hayat alanını yönetmek… Yani benzer anda ayrı işleri koordinasyon halinde yürütebilmek ve sürdürülebilir yapılar ayarlamak kadınların kalıtımsal özellikleri. Ve hemen iş hayatı hiç olmadığı değin bu özelliklere gereklilik duyuyor. “Bundan Böyle CEO ve direktör pozisyonları için bize gelen şirketler tercihen kadın adayları görmek istiyor” diyor Heidrick & Struggles Türkiye Yönetici Ortağı Ayşegül Aydınlatılmış. 12 yıldır Türkiye’de etkinlik belirten şirketin beş yıl önce işe yerleştirdiği çalışanların yüzde 22’si kadındı. Bu oran 2008’de yüzde 37’ye, 2009’da ise yüzde 38’e çıktı. Birincil kuşak başarılı bayan yöneticilerin birçok, erkeklerin kurallarıyla yargılandı ve giydikleri eril özelliklerin çokluğuna tarafından yükselebildiler. KAGİDER’in ‘bıyıklı kadın’ reklamlarını hatırlayın. Stanton Chase Kurucu Ortağı Çağrı Alkaya, “Fakat şu anda bayan olmanın verdiği özelliklerden taviz vermeyenlerin başarılı olduğu bir dönemdeyiz” diyor. Fakat bütün bu iyi haberlere rağmen her şey tozpembe yok. Türkiye’de kadınların istihdama katılma oranı, TÜİK verilerine kadar sadece yüzde 24. Bu sayı 1989’da bile yüzde 36,5’di. “Türkiye’de 1950’lerden itibaren kadınların istihdama katılım oranı düşüyor. Son yıllarda da sahiden minimum noktasına geldi” diyor TÜSİAD’ın yeni başkanı Ümit Boyner FORBES’a yaptığı açıklamada… dahası son 10 yıl içinde üretilmiş farklı araştırmalarda kadınların, erkeklere tarafından (yüzde 40 ila 64 aralarında) daha az ücret aldığı sonucuna ulaşılmış. Örneğin 2002 tarihli “Bayan – Erkek Eşitliğine Dürüst Yürüyüş” isimli TÜSAİD raporunda, üniversite mezunu kadınların aynı eğitim seviyesindeki erkeklere tarafından yüzde 41 daha az maaş aldığı yazıyor. gerçi kadınlar, sırça duvarlara, ön yargılara, ev işlerini yönetmek, çocuk büyütmek, yaşlanan ebeveynlere bakmak gibi ekstra görevlerine rağmen fırsat verildiğinde erkeklerle aynı seviyede rekabet edebileceklerini gösteriyor. Diğer Taraftan şu anda değişen dünya, erkeklerden ziyade onları üst kademelerde görmek istiyor. KADINLAR HAZIR MI? Esas soru şu… Kadınlar üstteki yönetime hazır mı? Eğitim seviyesi olarak erkeklerden ilerideler, yeni dünyanın liderlik ve idare özelliklerine doğal yollardan sahipler… Peki tüm bunlar yeter mi? Bugüne kadar kadınlar ağırlıklı olarak insan ilişkilerinin ön planda olduğu işlerde (yönetimle ilgili, irtibat, insan kaynakları gibi) yükselebildiler. Çünkü şirketler ‘prezantasyona’ bakıyorlardı bu alanlarda. Dolayısıyla pazar bilgisinin, rakamların önemli olduğu işlerde üstteki düzey pozisyonları erkeklere itimat etmeyi tercih ettiler. “Kadınlar elbette hazır yok” diyor 18 ülkede 85 koçuyla hizmet veren milletlerarası idareci koçluğu şirketi Praesta’nın Türkiye idareci ortağı Hande Yaşargil Ateşağaoğlu: “Fakat bu, üstteki yönetime giden yolun kadınlar için daima tıkalı olduğu anlamına gelmez. Hazırlanmış değillerse ‘aranje etmek’ gerekir. Bunu piyasa koşulları da dayatıyor zaten.” Kadınları üstteki yönetime hazırlamak konusunda bazı şirketlerde özel programlar uygulanıyor. Fakat son yıllarda bu konudaki en çarpıcı misal, İngiltere Praesta’dan geliyor. Avrupa genelinde olduğu gibi İngiltere’de de kadınlar üst yönetimde böylece etkili değiller. Ülkenin büyük şirketlerinin oluşturduğu FTSE – 100 içinde idare kurulundaki kadınların oranı, 2003 yılında yalnızca yüzde 8,6’ydı. Gerçi 2000 yılında 11 olan icra yetkisine sahip kadın üye sayısı, 2003’te 17’ye çıkmıştı ama rakamlar hiç de iç açıcı değildi. Praesta İngiltere ofisinden Peninah Thompson, 2003 başında bu tabloyu başkalaştırmak için bir çalışma başlattı. İngiltere’nin büyük şirketlerinin idare heyeti başkanları ile görüştü ve 32 erkeği, “yönetim kuruluna yükselebilecek nitelikteki kadınlara” mentorluk yapmaya ikna etti. Bütün başkanların ortak sıkıntısı, şirketlerinde kadınların yükselmesine olasılık sağlayacak politikaları ve uygulamaları olduğuna inanmalarına karşın yönetim kurullarında kadının izine rastlanmamasıydı. 32 idareci adayı bayan, 2004 Eylül’ünde “FTSE 100 Cross – Company Mentoring” programına başladı. Tamamı erkeklerden oluşan ve ülkenin en büyük şirketlerinin idare heyeti başkanlarından kurulu bu takım, kendi sektörleri dışındaki şirketlerden seçilen bayan adaylarla bir sene her tarafında ayda birer defa iki saatlik seanslarda bir araya geldiler. Burada niyet bu yüksek potansiyeli kadın profesyonelleri, en kısa vadede her hangi bir şirketin yönetim kurulu koltuğunu hakkıyla doldurabilecek yetkinliklere kavuşturmaktı. Programın sonuçları ülkede tam bir bomba etkisi yarattı: İki kadın aday, kısa zamanda FTSE-100 şirketlerine idare heyeti üyesi olarak atandı; bir başka aday Global Operasyonlar Direktörü konumuna yükseldi, çoğu bayan aday icra görevi olmayan idare heyeti üyesi olarak FTSE-100 şirketlerinde çalışmaya başladı. İngiltere’deki başarısı o kadar yüksek oldu ama Praesta’nın kadınlar için yarattığı bu program hemencecik kıta Avrupa’sına sıçradı. Aynı bir galibiyet Fransa’dan da gelince Peninah Thompson bir karar aldı: Program artık tüm dünyaya yayılmaya hazırdı! İşte bu karardan hareketle Hande Y. Ateşağaoğlu, “Orta ve üstteki düzeydeki kadın profesyonelleri zirveye yani yönetim kurulu seviyesindeki görevlere hazırlamaya ve bu programı Türkiye’de de uygulamaya başlıyoruz” diyor ve ekliyor: “Çünkü iş dünyasının kadın yöneticilere ihtiyacı -bu hızla giderse- ama 15 – 20 yılda kapanabilir. Dolayısıyla kadınları katalizör etkisi ile yukarıya taşıyacak bir program gerekiyor ve bu işin formülü bizde var!” Çekici Şirketler Kadınlar nasıl bir şirkette çalışmak ister? Bir kadın çalışan için ideal şirket; ona en geniş sosyal olanakları sunan mı yoksa yükselme şansı tanıyan mıdır? FORBES olarak bu sene ilkini gerçekleştirdiğimiz “Kadınların En Seri Yükselebilecekleri Şirketler” araştırması bu sorunun peşine düşüyor. Listemizin ilk sırasında PepsiCo Türkiye var. Şirketi kadınlar için ideal yapan özelliği sosyal imkanlardan çok sunduğu kariyer fırsatları. 43 milyar dolar cirolu uluslararası meşrubat devi 2009 Ocak’ında Güneydoğu Avrupa Bölge Başkanlığı’nı Ümran Beba’ya emanet etmişti. Türkiye merkezli olarak yürütülen bu işlem, üstteki seviye yöneticilerinin yarısının bayan olduğu şirketi bir kariyer cenneti yapmaya yetiyor. Keza şirket bünyesindeki Frito Lay’in de genel müdürü de bir bayan – Ece Aksel. Birincil 10 içindeki şirketlerin yarısı finans sektöründen geldi. Global Veri, Silk&Cashmere ve Memorial Sıhhat Grubu ise birincil 10’un diğer konukları… Gama’ya özel • Gama Holding’in şantiyeleri ve diğer ortaklıklarındaki toplam istihdam ettiği personel sayısı 26.847’dir. Ancak bunların koskocoman çoğunluğu şantiyelerde çalışmaktadır. bu nedenle araştırmaya yansıyan rakam Gama Holding ve emrindeki şirketlerinin merkezinde çalışan 436 kişiyi kapsamaktadır. • B/S/H araştırmaya mavi ve beyaz yakalı toplam çalışan sayısı ile dahil edilmiştir.

12 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.