Blog

Fazla söze hacet yok, fotoğrafa bak!

  Blog    3 Ocak 2019
Yorum Yok

Fazla söze hacet yok, fotoğrafa bak!
Dünya liderleriyle bahşedilen fotoğraflarda, kendine güven, karşısındaki ile eşdeğer ve benzer güçte olduğu, arkadaşlık gibi kavramların altı çiziliyor. Gösterme akıp bu vesileyle ‘ayrıcalıklı an’ı yakalayan resim karesi, daha daimi olabiliyor. Ağır olan sözün aleyhinde şok edici özelliği yer alan fotoğraf, baktığınız birincil anda söylediğinin ötesinde diğer anlamlar da içeriyor. Çünkü artık o, hem geçmiş ayrıca gerçek… Bambaşka kültürler de farklı okumalar yapabiliyor fotoğraf üzerinden. Hafta içinde İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın, ‘one-minute’ rövanşını elde etmek isteyen mizanseni Türkiye’yi yönetenlerin resim karelerine yansıyan anlarını akıllara getirdi. Susan Sontag’ın ifadesiyle, esasında fotoğraf bir zorlama sergileme aracı. Artık çeken de, o fotoğrafı veren de, hepsinden öte okuyan da bunun çok farkında. Profesyonel danışmanlık alan dünya liderleri, resim üzerinden tahsis etmek istedikleri mesajı daha net veriyor. Kamuoyuna yansıyan karelerin birçoğunu da zaten özel fotoğrafçıları çekiyor. Türkiye’de diplomatlar, mesleğe adımlarını attıklarında protokol dersleri ve bu alana ilişkin okudukları kitaplarla nasıl oturulup kalkılacağını, davranacaklarını, ceset dilini öğreniyor. Basınla ilişkiler ve nasıl görüş verileceği ise bugüne değin kamuoyu diplomasisine fazla siklet vermeyen Türk hariciyesi için daha yeni bir unsur. Siyasetçiler ise yakın tarihe değin içlerinden geldiği gibi hareket ediyordu. Yakın geçmişin yaşanmışlıkları ve yanlarındaki profesyoneller, artık liderleri daha zinde kılıyor fotoğraf kareleri üzerinden kitlelere bahşedilen mesajlarda. Haftaya damgasını vuran kare, resim-siyasetçi ilişkisini hatırlattı. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in 1999’da Oval Ofis’te ABD Başkanı Bill Clinton ile konuşurken görüntülendiği lahza akıllara geldi. Bu karede ABD Başkanı, sıcacık bir tavırla Oval Ofis’teki kanepenin arkadaki tarafına oturmuş ayağını sallandırıyor, buna karşılık Ecevit ise ‘saygılı’ biçimde ayakta duruyor. Kimileri bu fotoğrafı, o günler için ‘iki ülke ilişkilerinin bir özeti’ gibi okudu. Ecevit’i eleştirenler ise ‘dik dur’ diye çıkıştı. Ecevit 1978’de ise dönemin Başkanı Jimmy Carter ile Beyaz Saray’ın kapısında, tabi yanlamasına bir fotoğraf daha veriyordu. İki lider arasında tek bir fark göze çarpıyordu: Jimmy Carterin sağ eli pantolonunun cebindeydi. Kuşkusuz, tarihten çıkıp gelen bu iki fotoğraf karesine iki ülke lideri arasındaki kültür farkı da yansıyor: Bir yandan Batı’nın rahatlığı, diğer yanda Doğu’nun mütevazılığı. Turgut Özal dar fotoğraflar veriyordu. Aksan, daima ‘arkadaşlık’ üzerine gibiydi. 1985’te Oval Ofis’te Ronald Reagan ile tokalaşırken muhatabının sol elini iki avucunun içine alıyordu. Reagan ise boşta kalan elini Özal’ın omuzuna atacaktı. Özal, 1992’de George Bush ile aynı bir resim daha verdi. Günümüzde Türkiye’yi temsil eden isimler, dünya liderleriyle verdikleri fotoğraflarda çoğu şey anlatıyor: Kendine güven, karşısındaki ile eşdeğer ve benzer güçte olduğu, arkadaşlık… Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın hem Batılı hem de Doğulu ülke liderleriyle verdikleri fotoğraflarda bunlar okunuyor. Batı’da but ayak üstüne atılan kareler, geçmişteki bu harekete yüklenen olumsuzluğun ötesinde bundan böyle bir şiddet gösterisi olarak yorumlanıyor. Erdoğan’ın Beyaz Saray’da, Davos’taki fotoğrafları daima bu şekilde okunuyor. Bundan Böyle yanlarında fotoğrafçılarla gezi eden, nerede nasıl duracaklarını iyi haberdar olan liderler, karelere dökülecek her anın nasıl okunacağından haberdar. Bir karede, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ABD Başkanı Barack Obama arasındaki ‘arkadaşlık’ ve ‘eşitlik’ vurgusu zahmetsizce görülebiliyor. Eller aynı anda aynı noktayı göze çarpan edebiliyor. Bir diğer karede ‘uyum’ öne çıkıyor. Bir başka karede ise Obama, basın toplantısı ardından elini Abdullah Gül’ün omzuna atarak, Türk halkına ‘dostluk’ mesajı göndermeyi dikkatsizlik etmiyor. Yakın coğrafyadan gelen liderlerle bahşedilen fotoğraflara ise, Doğu’nun kendisine has sıcaklığı yansıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Mısır, Kazakistan, Türkmenistan, Katar ve Ürdün liderleri ile fotoğrafları bunun birer örneği. ZAMAN

1 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: