Eşini aldatanlar için ilginç tesbit

Eşini aldatanlar için ilginç tesbit
sık sık benzeşen değiştirenlerin beyninde frenleme değil! Beynin İyileştirme Gücü adlı kitap elime geçtiğinde çabucak sayfalarını çevirdim Elif Ergu / Vatan Dikkat eksikliği, öğrenme bozukluğu, kıskançlıkla ilgili bölümlerini iştahla okudum. “Böyle bir usul var ve niye bilmiyoruz?” diye de merak ettim. Ne yöntemi mi? Gerçekte fazla basit. Rahat bir koltuğa oturuyorsunuz, kafanıza elektrotlar takılıyor, beyin dalgalarınıza bakılıyor ve varsa bir ahenksizlik, çare başlıyor lakin ilaçla değil, yine benzer yöntemle… Dünyada işadamları ve sporcular tarafından da kullanılan bir usul Neurofeedback. Bu yöntemden depresyon, otizm, epilepsi, şizofreni, alzheimer hastaları da yararlanıyor, performans çoğaltmak, hayatındaki bir sorunu çözmek isteyenler de. Iş performansını ya da okuldaki başarısını artmak isteyenler de bu yönteme başvurabiliyor, aşk acısı çekenler de. * Neurofeedback yöntemi nasıl uygulanıyor? Uyurken mi, bir ilaç alınıyor mu, acı çekiliyor mu, vücuda elektrik veriliyor mu? Çok kolay. Önce beynin EEG’sini çekiyoruz. Sonra bize farklı nedenlerle başvuranlar oluyor, bunların hepsine yeniden aynı yöntemle işlemi başlatıyoruz. Hastaların kafasına elektrotlar yerleştiriliyor. Bir şapka geçiriyoruz başlıca, jölemsi bir jel sürülüyor, beyin dalgaları 20 dakika izleniyor ve kaydediliyor. daha sonra hastalara beyin dalgalarının nasıl olması gerektiği de izletiliyor. Hasta beyninin elektriksel akımını görüyor. * Kaç kez yapılıyor bu işlemler? Hastalara tarafından değişmekle birlikte her gün yarım saat uygulanıyor. Bir ay sürüyor. Bu operasyon yapılırken hasta bilgisayar karşı oturuyor ve bir oyun izler gibi ekrandaki görüntüleri takip ediyor. İşte o oyunlar doğruca beyin dalgaları olması gereken gibi düzeltiliyor. Bu sİstem başlangıçta epilepsi hastalarIna uygulandI * Ne zamandan beri uygulanıyor bu usul? Çok eski aslında fakat Türkiye’de öyle bilinmiyor. 1989’da beyin dalgalarına bakarak psikiyatrik ilaçların tedavilere cevap verip vermediğini araştırıyorduk. İlaçların etkisinin kısıtlı olduğunu gördüm. 1990’lı yıllarda Neurofeedback ile ilgili yayınlar çıkmaya başladı. New York ve Teksas’ta bambaşka 2 klinikte araştırmalar yapan uzmanların yanına gittim. “Nasıl bir şey bu?” diye baktım. Ben yetersizlikleri görüyordum. Tıpta yetersizlikler araştırmalara yönlendiriyor insanları. Psikiyatri eğitimi alıp da insanların iyileşmediğini görür görmez arayışa giriyorsunuz. * Hangi hastalara uygulanıyordu ilk bu yöntem? başlangıçta sara hastalarına uygulandı. Benim oraya gittiğim dönemde, birincil görüşmelerde depresyonda hastalar iyileşmeyince, kişilere beynin kendi elektriksel akımını izletip düzenletmeyi deniyorlardı. Bana da bunu anlattılar ve gösterdiler. Ben ağız büktüm, “İlaçların yapamadığını nasıl yapıyor?” diye şaşırdım. Daha Sonra sistemin içine girdim. Aleti uygulamaya başladım. Aslında de beynin hastalıklarında kanıtlanmış elektriksel akım bozuklukları var. Beynin elektriksel akımı incelenip kaydedildiğinde kişinin depresyonda olup olmadığı da anlaşılıyor. Bu FDA onaylı bir araştırmacı sistemi. Beynin bir takım bölgelerinde elektrik akımı değişirse onu yeniden geriye döndürmeye de Neurofeedback yöntemi deniyor. DEPRESYON HASTALARINDA OLUMLU SONUÇLAR ALINIYOR * Siz o dönemde depresyonu tamamıyla ilaçla mı tedavi ediyordunuz? Evet. Bunalim hastalarına hap veriyorsunuz, ilaç kullanımını kestiğinizde yeniden geriye dönüş oluyor. Oysa baktım bu yöntemde 10-15 gün gibi zamanda çok olumlu yanıtlar alınıyor. * Uygulama bitince kalıcı oluyor mu? Biz sonra yıllar süresince bu yöntemi uyguladık. Hoş olan da kalıcı olması. Ayrıca beyne elektrik de verilmiyor. Fazla güzel doğal bir şekilde beynin iyileşme gücüne kavuşmasını sağlıyorsunuz. * Birincil NASA’da mı uygulanmış? NASA’da birincil sara hastaları için uygulanmış. O epilepsi vakalarının uyarı problemi, hayattan zevk almama gibi problemleri de vardı. Sara hastalığında kullanılan ilaçlar da intihar eğilimi yaratabiliyor… Bu yüzden incelemeler yapıldı. Şizofreniden migrene değin bambaşka hastalıklarda beyinde elektrik akımı bozukluğu var. * Kadın erkek farklılığı yok mu? Beyin dalgalarına baktığınızda kültür ve cinsiyet farklılığı değil. SON 10 YILDIR OLİMPİYAT OYUNCULARI KULLANIYOR * Sporcular çok kullanıyor diyorsunuz, onlar nasıl yararlanıyor Neurofeedback yönteminden? Son 10 yıldır olimpiyat oyuncuları kullanıyor. Doping sayılmıyor. Performans artırmak için 1 ay yapılıyor. Türkiye’de bu konular az önce çok yeni. * Türkiye’de uygulananlar değil mu? Fazla az. Performans artırımı konusunda önemli anlamda ilgili olanlar CEO’lar. Futbolcular ve futbol kulübü yöneticileri hala haberdar yok. * Bu yöntemi kullanan futbol takımları var mı? Milan, Real Madrid ve Chelsea kendi laboratuvarlarını kurdu. Oyuncular yararlanıyor bu yöntemden. Mesela bir oyuncu iyi lakin ağırbaşlı yok, kaotik olaylarda kavgacı oluyor, bu oyuncular için de bu yöntem fazla manâlı. Futbolda düşmeler de çok oluyor. Beyin de sarsılıyor. Elektrik akımı değişkenlikleri de olabiliyor. Bunların da farkedilmesi fazla şiddet. Chelsea çok önemsedi bunu. Real Madrid, “İşler iyi gitmiyor” dedi ve Boston Üniversitesi’yle anlaştı, hemen başladı Neurofeedback yöntemini uygulmaya. * Niye Türkiye’de bilinmiyor bu usul? Türkiye’de literatürü okumayan hocalar var, bu yöntemin gelişmesini engelliyorlar. Kıskanç kişilerin iş performansları da düşüyor * Kıskanç kişiler, partnerini aldatanlar, çok eşliler de size başvuruyormuş. Onların da beyin dalgalarında sorun var? Fazla var. Mesela çalıştığı meslek uygun işi bırakıp defalarca birlikte olduğu insanı arıyor, stresli, sürekli “Içten mu söylüyorsun, neredesin?” diye soruyor, tekrarlayıcı davranışlar içine giriyor. Iş performansı düşüyor, hayata küsüyor… Bu tip sorun yaşayanların beyin dalgalarını kaydettiğimizde düzgün beynin elektrik akımını yaymadıklarını gördük. Beynin elektrik akımı normale dönünce, bu herif kişiler kendi kendilerine, “Bu yaptıklarımı yapmamam lüzumlu” diyor. * Siz bir şey söylemiyorsunuz? Aynen. Saplantı halinde olanlarda da yani aşk bağımlılığı olanlara da bakıyoruz. Beynin iki yarımküresine bakıyoruz. Elektrik akımı düzensizlikleri görülüyor bu kişilerde de. Bir yanlış anlaşılma olmasın, beyin dalgalarına bakınca “Bu kişi aşk bağımlısıdır” demiyoruz, aşk bağımlılığından şikayet eden biri geldiğinde beyin dalgalarına bakıyoruz. Benzer şekilde bu kişilerin de beyin dalgaları düzelince aşk hastalığından kurtuluyorlar. “O insan hayatımda olmazsa olmaz” diyebiliyor. * Ya aldatanlar, sık sık benzeyen değiştirenler? Onların beyinlerinin sol bölgesinde bir bağdaşmazlık oluyor. Frenleme sistemlerinde problem var. Kadınlarda da erkeklerde de beynin sol ön tarafında sorun oluyor. Aldatmayı dürtüsel yapıyorlar. Ama frenleme sistemi devreye girerse benzer beyin “Benzeyen değiştir”, “Bunu da dene” derken ansızın durduruyor. * Vay! Lakin tabii ancak bunu istemeleri gerekli. * Cebren eşlerini getirenler var mı? Boşanmadan önce gelenler var. Hevesli olurlarsa uygulama ikisine de yapılıyor. İlişkileri negatif olan kişiler elektrik akımı adi olunca “Benim problemim yokmuş” diyor. Ahenksizlik olunca negatif şeyler görülüyor, tersi olunca pozitifler açığa çıkıyor. Biz çiftlere “Evli kalın” veya “Boşanın” demiyoruz. Zaten bizlere de başlıca takviye elde etmek isteyenler geliyor. Bilgisayar bağımlılarının beyninde dopamin oluşuyor * Bağımlılarla ilgili bölümlerde şaşırtıcı şartların değişmesi var. Kumar bağımlılarına bir yararı var mı? bir kere bir kumar bağımlısı geldi. Adam hayatını kumardan kazanıyor. Bayan kocasının kumar bağımlılığından ve agresifliğinden söz etti, ben de “Bu bağımlılıktan vazgeçerse oynamaz” dedim, ama karısı “Kalk gidelim” dedi. Çünkü kumar sayesinde lüks hayatları vardı. Dediğim gibi bu yöntemin uygulanması için ilk olarak birey hevesli olmalı. * Bilgisayar ve internet bağımlılığıyla ilgili de özellikle yurt açık havada çok tercih edilen bir usul Neofeedback. 5 saat ya da 15 saat bilgisayar ortamında kalanlar var. Müsamaha alıyorlar bunu yaparken ve beyinlerinde dopamin oluşuyor. Eğlenceli bir meslek yapınca artıyor bu madde. Bilgisayar elinden alınınca dopamin düşüyor ve hırçınlaşıyor. Biz elektrik akımını düzeltince dopominlerini düzenlediklerini düşünüyoruz oysa beyin saatlerce bilgisayarda oyun oynamadan da hoşgörü alabileceğini gösteriyor. Harvard Üniversitesi 1997 yılında bilgisayar bağımlılıları ile ilgili yataklı ünite açtı. Ben o sırada Yale Üniversitesi’nde uzmanlaşma yapıyordum. Çocukların günde 2 saatten fazla bilgisayar başında olması tiryakilik oluşturuyor ve reel hayattan kopuyorlar. Beynin gelişimi de ketlenmiş oluyor. İnce motor becerileri ve göz koordinasyonları da zayıflıyor. Türkiye’de de ebeveynler çocuklarını bilgisayar bağımlılığından kurtarmak için bize getiriyor.

Yorum Ekle

%d blogcu bunu beğendi: