Blog

En zengin adamdan öğütler!

  Blog    5 Ocak 2019
Yorum Yok

En zengin adamdan öğütler!
Iş hayatında dur durak bilmeyen ve yeni projelere başlangıç veren Özyeğin’i şu sıralar işinden daha çok Özyeğin Üniversitesi’nde özel bir projeyle ders alan girişimci kadınlar ve öyküleri heyecanlandırıyor Ne derseniz deyin, Türkiye’nin en büyük girişimcisi Hüsnü Özyeğin’i bundan böyle yeni yatırımlarını, yeni bankasını konuşmak, üniversitesini konuşmak değin heyecanlandırmıyor. Buna kanımca şahit oldum. Bir hafta değin önce Hüsnü Özyeğin’den bir telefon aldım: “Şu tarihi not eder misin? Eğer müsaitsen, seninle Özyeğin Üniversitesi’ne gidip, ‘Girişimcilik’ dersini birlikte dinleyelim.” Hay hay! Özyeğin’le özel bir söyleşi yapmak için bundan daha iyi fırsat olamaz benim için. Nitekim o gün geldi. Özyeğin Üniversitesi’nin Altunizade’deki binasında bizi Rektör Prof. Erhan Erkut karşıladı. Hüsnü Özyeğin’in yanında kızı Ayşecan Özyeğin Oktay da vardı. VARSA YOKSA ÜNİVERSİTE! 3 milyar dolarlık kişisel servetiyle Forbes Türkiye’nin bu yılki ‘En Zengin 100 Türk’ listesinin birincil esnasında yer alan Hüsnü Özyeğin, evet bir taraftan yeni bankası Millenium Bank’a önemli yatırımlar yapıyor, sigorta gibi bazı sektörlerden ciddi satışlar yaparak (Fiba Sigorta’yı 485 milyon liraya Japonlar’a sattı) çıkıyor, turizm, gayrimenkul geliştirme gibi alanlarda var olmaya devam ediyor fakat üniversite deyince akıcı sular duruyor. Özyeğin Üniversitesi sayılı üniversiteler arasına girsin diye Özyeğin hiçbir masraftan kaçınmadı örneğin. ABD’den 8’i yabancı 21’i Türk, 29 profesörü aktarma etti. Şu sıralar Alemdağ’da 30 bin metrekaresi kapalı olan bir kampus inşaatı yapılıyor. Üniversitede bu yıl ilk 1.000 öğrencisini karşılamaya hazırlanıyor ama kasıt yatırımlar tamamlandığında 5 bin öğrencinin eğitim aldığı bir üniversite haline gelmek. En önemlisi de derhal bu üniversitede okuyacak olan öğrencilerin yüzde 75’i burslu. ’10 BİN KADIN PROJESİ’ İşte size kısa bir özetini geçtiğim Özyeğin’in üniversitesinde şu sıralar Türk kadınları için manâlı bir proje hayata geçti. Küresel mali hizmetler firması Goldman Sachs’ın 2008 Mart’ında başlattığı 5 sene süreli ve 100 milyon dolar bütçeli ‘10.000 Kadın Projesi’ Türkiye’de Özyeğin Üniversitesi’nde başladı. Kasıt, dünyanın dört bir yanına 10 bin kadına girişimcilik ve idare eğitimleri verilerek paylaşımcı hesaplı büyümenin güçlendirilmesi. Hüsnü Özyeğin ile o gün Türkiye’de 1.250 kadının başvurduğu ve 100’ünün seçildiği bu projenin derslerinden birine girdik. Kürsüde Özyeğin Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Akademik Direktörü Prof. Dr. Ali Beba vardı. Sıralarda ise büyük bir kısmı kendi işinin sahibi olan ama girişimcilik konusunda fazla eksikleri olan kadınlar oturuyordu. Özyeğin’le sınıfın en arkasındaki sıralara geçtik ve oturduk. Ali Beba, girişimciliğin inceliklerini, katiyen yapılmaması gerekenlerle, mutlaka yapılması gerekenleri sıralıyordu ki ara vermeyi uygun gördü ve işte o andan itibaren, mütevazı bir şekilde arka sırada oturan ve ders dinleyen Türkiye’nin en büyük girişimcisi Hüsnü Özyeğin ile girişimci kadınlar aralarında bir sohbet başladı…. Hüsnü Özyeğin ile sınıfın en son sıralarına oturduk ve Prof. Ali Beba’yı dinlemeye başladık. Özyeğin’in kızı Ayşecan da (en sağda) bizimleydi. bu arada meslektaşım Seda Kaya Güler de (sol ilk olarak) girişimciliğe soyunup kendi dergilerini çıkartmak için sıradaki yerini almıştı. AYLA TOROSLU Kendini yenilemeyen yenilmeye mahkûm! 36 yaşındaki Ülkü Toroslu, Türkiye’de bulunması zor ilaçların ithalatını gerçekleştiren Dahi isimli şirketini bir yıl önce kurmuş. Muhasebe ve finans becerilerini çelimsiz hissettiği için programa katılmış. Özyeğin’e bu projenin kendisi için bir kavşak, dönüm noktası olduğunu söyleyince, Özyeğin, “İnsanın kendisini yenilemesi lazım. Yurtdışında başkan yardımcıları bile Harvard’a gidiyor tekrardan eğitim alıyor. Teknoloji pek hızlı değişiyor ancak kendisini yenileyemeyenler yenileyenlere karşı yenik düşecek” dedi. GÜLDEREN DİKYOL Yatırım kendini ödemezse müracaat Ali Beba’ya ŞEHIR HALKI Mücellithanesi isimli şirketin sahibi Gülderen Dikyol, CD paketleri yapıyor. Baba mesleği olan kitap ciltleme işini otomasyona dökmeye cesaret edememiş. Özyeğin’e, “Çünkü 150 bin euro yatırım yapmam gerekiyordu. Yapamadım. Ancak buraya geldikten daha sonra 350 bin euroluk yatırım yapmaya karar verdim” dedi. Özyeğin’in o andaki mutluluğunu görmeliydiniz. Dikyol’a, yeni yatırımın CD başına ne dek katma bedel yaratacağından, günde 30 bin CD paketlerse ne değin gelir elde edeceğine değin öyle fazla soru sordu. Sonradan da, “Bana kadar bu yatırım bir yılda kendini öder. Ödemezse Ali Beba’ya müracaat et!” deyince salonda bulunan girişimci kadınların hepsini güldürdü. LEYLA BAYRAKTAR ÇİÇEK ‘Önce hamsiyi paketlesenize’ 8 aydır çalışmayan ve kendi işini gerçekleştirmek isteyen alet mühendisi Leyla Bayraktar Çiçek, teneke üretmek için teneke fabrikası belirlemek istediğini söyledi Özyeğin’e. Avrupa’da çok tüketilen sardalyaların Avrupa’dan çıkartıldığı ve kutularının Türkiye’den gitmesi için girişimde bulunacağını anlattı. Özyeğin, “Önce Karadeniz’e gidip hamsiyi paketlesenize” deyince, “Ben de Karadenizliyim. Herkes hamsiyi taze tüketmeyi seviyor burada. Ben fiilen yoğurdu tenekeye düzenlemek istiyorum. Plastik fazla zararlı” yanıtını aldı. AYŞE NUR KARAMAN Motosiklet için çanta üretiyor Motosiklet deri aksesuvarları üreten 25 yaşındaki Ayşe Nur Karaman, Hüsnü Özyeğin’e yaptıkları bir kask çantasını gösterdi. İşini daha da ilerletmek istiyordu. Muhasebe ve finansını çelimsiz buluyordu. Tümü aynı şeyi söylüyordu. ‘Bilanço okumayı burada öğrendik’ GÜLAY ÖZTÜRK Antep’e gidip madde bağımlılarını oyalayacak proje geliştirin! 46 yaşındaki Gülay Öztürk takı üreten bir şirketin sahibiydi. Marka almak, büyümek istiyordu. O gün yaptığı takıları da sergiledi. Özyeğin, Öztürk’ün krizi de fırsat kasıtlı olarak Kadıköy’de 180 metrekare bir dükkan açtığını öğrenince, ‘Oraya başka markalara ait de ürün koyarsanız, dükkanın kira maliyetini düşürmüş olursunuz’ diyerek Öztürk’e tavsiyelerde bulunmaya başladı. Öztürk, kendi markasıyla var olmaya çalışıyordu ve Özyeğin’in tavsiyesini gitmek istediği ikinci evre olarak niteledi. Hüsnü Özyeğin, Gülay Öztürk’ün Maltepe Cezaevi’ndeki mahkûmlara da meslek verdiğini öğrenince, Gaziantep’de madde bağımlıları için açtığı merkezi hatırladı ve “Bu bir akıl. Biz orada tiner kullanan 40 kadar erkek hastayı çare etmeye çalışıyoruz. Onları meşgul etmek için bu işte çalıştırabiliriz. Zeugma taşlarıyla bir şeyler yapmaya başladılar zaten” deyip Gülay Öztürk’e Antep’e gidip, merkez yöneticileriyle görüşmesi için bağlantıyı da o anda yaptı. SABAH

0 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: