Blog

El Safi: Türkiye ile dostluğumuzdan rahatsızlar

  Blog    7 Ocak 2019
Yorum Yok

El Safi: Türkiye ile dostluğumuzdan rahatsızlar

HSBC Türkiye için son 2 sene epeyce fırtınalı geçti. 2015’te Türkiye’den çıkmayı düşünen banka, 20l6’da faaliyetlerine devam edeceğini açıkladı. Geçtiğimiz yılı da bitmiş yapılanmayla geçirdi. Genel müdür Selim Kervancı, süreci “2015’te kalma kararımızı bitmiş gözden geçirmeyi düşündük. Oysa hissedar tarafında değer yaratacak tekliflerin gelmemesi sebebiyle stratejimizi değiştirerek faaliyetlerimize devam etme kararı aldık” şeklinde aktarıyor.

Yeni dönemde bankanın iyi olduğu alanlara odaklandıklarını aktaran idareci, “İleriye karşın stratejimizi kurumsal ve yatırım bankacılığıyla bireysel tarafta orta üst ve üst kazanç grubuna hitap edecek şekilde belirledik” diyor.

Bankanın 2017 için de iyi hedefleri bulunuyor. 2017’de aktifte yüzde 15 ve buna paralel olarak kredilerde yüzde 10-15 arası büyümeyi planlıyor.

Capital dergisinden Elçin Cirik Temmuz ayında HSBC’nin genel müdürlüğü koltuğuna oturan Selim Kervancı ile bankanın yeni dönem stratejilerini, 2017 yılında bankacılığı ve fırsat alanlarını konuştu:

-Türkiye’den çıkmama kararı sonrası nasıl bir stratejisi çizildi?

-Türkiye planlarımızı yaparken uzun vadeye odaklanıyoruz. Türkiye’nin uzun vadeli geleceğine güvendiğimiz için de Türkiye’de kalma kararı aldık. Fiilen herkesin Türkiye’den kaçtığı bir dönemde, 2001 yılında ülkenin uzun vadeli görünümüne inanarak Türkiye’de banka satın almıştık. sonra maalesef 2010 sonrası faaliyetlerimizde özlem ettiğimiz performansını yakalayamadığımız için 2015 yılında kalma kararımızı yeniden gözden geçirmeyi düşündük. Ama hissedar tarafında değerinde yaratacak tekliflerin gelmemesi nedeniyle Türkiye’de stratejimizi değiştirerek faaliyetlerimize devam etme kararı aldık.

Türkiye’de fazla ciddi rekabetçi bir bankacılık sektörü var. Sektörde 7 büyük banka var, en üstteki ligde fazla adaleli Türk bankaları bulunuyor. Biz o ligde oynamak istemiyoruz, çünkü daha farklı bir tehlike iştahı gerektiriyor.

-Sizin oyun planınız ne?

-HSBC Türkiye olarak iyi olduğumuz alanları belirledik. Fark yaratabileceğimizi düşündüğümüz bu alanlarda devam etme kararı aldık. Kurumsal bankacılıkta ve yatırım bankacılığında doğrusu fazla iyiyiz. Özellikle Türkiye’deki büyük şirketlere sunduğumuz ürün çeşitliliği geniş; uluslararası ağımız doğru dış ticaret finansmanında ve peşin para yönetiminde farklı finansman alternatifleri sunabiliyoruz. Yatırım bankacılığında keza Türkiye’ye yatırım yapan şirketler getirdik, Türk şirketleriyle evlendirdik keza borç tarafında ciddi finansman sağladık.

Kişisel tarafta milletlerarası ağımız sayesinde orta üstteki ve üstü gelir segmentine hizmet sunmakta başarılıyız. Dolayısıyla ileriye karşın stratejimizi bu alanlarda, kurumsal ve yatırım bankacılığı ile kişisel tarafta orta üstteki ve üst gelir grubuna hitap edecek şekilde belirledik. 2016 yılını da bu yapıyı en iyi şekilde uygulayabilecek organizasyonu oluşturmakla geçirdik. Dolayısıyla Banka bitmiş yapılandırma sürecinden geçti. Bu sürecin radikal kısmı bitti. Hemen beyaz bir sayfa açarak büyümeye devam edeceğiz.

-Bu bitmiş yapılandırma sürecinde neler yapıldı?

-başlangıçta şube ağımızı gözden geçirdik. Portföylerimizi her tarafta düzenledik, layık yaratamayacağımız herif portföylerini gözden geçirdik, buralarda aksiyon belirledik. Bankadaki bütün altyapılar sistemlerini inceledik, acilen teknolojik değişim programımızla yepyeni bir sisteme geçiyoruz. Aslında bu, Türkiye’ye olan uzun vadeli inancımızın da bir göstergesi diye düşünüyorum, çünkü tamamen Türk şirketi kadar geliştirilen bu projeye 117 milyon dolar yatırım yapıyoruz. Bu süreçte ürün portföyümüzü de gözden geçirdik, artık rekabetçi olamadığımız ürünleri sunmada iştahımız olmayacak.

2016 yılını beklediğimiz hedeflerin üzerinde tamamladık. 2017’de kollarımızı sıvadık, canla başla çalışıyoruz. Bu yılın birincil ayları bizim için iyi başladı. Hedeflerimizin üzerinde gidiyoruz.

-Kurumsal bankacılıkta da önemli bir rekabet var. Nasıl farklılaşacaksınız?

-Sektördeki öteki bankalardan ayrışıyoruz, çünkü gerçekten global bir bankayız. Dolayısıyla global ağımızı şirketlere çok iyi şekilde sunmayı planlıyoruz, bunu geçmişte de yaptık. Daha iyi servis verebildiğimiz müşterilere odaklanacağız, bu müşterilerle ilişkilerimizi derinleştireceğiz.

Kurumsal bankacılıkta totaliter bir mahsul portföyümüz var. Müşterinin kredisini de verebiliyoruz, dış ticaretinin finansmanı da yapabiliyoruz. Peşin Para yönetiminde ayrı yapılandırılmış finansman ürünleri sunabiliyoruz. Yalnızca bankacılık sektöründe yok müşterimizin anapara piyasaları ya da yurt dışı piyasalarda borçlanmasına arabuluculuk edebiliyoruz. İnovatif ürünler sunabiliyoruz.

Yatırım bankacılığında sektör ekiplerimiz var, bu ekiplerimiz aracılığıyla stratejik diyalog tarafında katma değerimiz olabiliyor. Çünkü Londra gibi merkezlerde sektörü global olarak yakından takip eden uzmanlarımız var, global olarak neler olduğunu, hangi oyuncunun neler yaptığını biliyoruz. Bu tarafa odaklanacağız.

Banka olarak herkes için her şey almak gibi bir hedefimiz değil. Yani tüm bankacılık hizmetlerini her kitle için vermek gibi bir hedefimiz yok. Bankamızı yatırım elçisi olarak konumladık, faaliyetlerimiz bu şekilde devam edecek. Bu da Türkiye’nin yurt dışarıda daha iyi tanıtılmasını içeriyor oysa şu an Türkiye’nin buna fazla ihtiyacı var. Bunu bizden daha iyi yapacak banka olmadığına inanıyorum. Keza Türk şirketlerinin yurt dışına açılmasında ela bedel yaratacağız.

-Kurumsal bankacılıkta tip sayınızı artırma planınız var mı?

-Bedel yaratabileceğimiz müşterilerde derinleşmek istiyoruz. Kurumsal alıcı sayısını artırmaya karşın bir hedefimiz bulunmuyor.

acilen kurumsal tarafta 2 bin 500 müşterimiz var. Burada kasıt müşterilerimiz, çok uluslu şirketler, büyük Türk şirketleri, kamu sektörü ve Türkiye’deki diğer bankalar…

-Kişisel bankacılıkta orta üst ve üstteki gelir grubunda büyümeniz nasıl olacak?

-Bireysel tarafta da odaklanacağız. Birikim yönetimi tarafında milletlerarası mahsul çeşitliliğimizle bedel yaratabileceğimiz müşterilere odaklanacağız.

Bireysel bankacılıkta dijitalleşme asıl gündem maddelerimizden, bunu için de teknoloji dönüşümünü gerçekleştiriyoruz. 2017 sonunda bu dönüşümü tamamlayacağız. Kişisel bankacılıkta mahsul tarafını gözden geçiriyoruz, yeni ürünlere yatırım yapıyoruz.

-Bu yeni stratejinizle bankanın kredi dağılımı nasıl değişecek?

-Her Tarafta yapılandırma yılı olarak değerlendirdiğimiz 20l6’da, yatırım bankacılığında toplam 8 milyar dolarlık yapılandırılmış finansmana aracılık ettik. Bu rakamın 1,6 milyar doları sendikasyon kredileriydi. 6,4 milyar dolar bono, sukuk ve benzeri işlemle Türkiye’deki şirket ve bankaların finansmanına aracılık sağladık. Bu faaliyetimiz ileriye dönük olarak devam edecek. Özellikle ülke kredilerinde Hermes/Coface/Sace ve benzeri kuruluşlarla yatırım finansmanına karşın ürünler bizim için önemini sürdürecek.

Bugün bankanın toplam kredi portföyünde yüzde 55 ile kurumsal bankacılık kredilerinin payı ağırlıklı. Kalan yüzde 45’i bireysel krediler alıyor. İleriye yönelik olarak kurumsal bankacılığın payının birazcık daha artmasını planlıyoruz. Kurumsal bankacılığın krediler içinde payı yüzde 65’lere çıkabilir, kalan yüzde 35 de bireysel bankacılık kredilerinden oluşur.

-Bu sene ne dek büyümeyi planlıyorsunuz?

-2017 yılında faal büyüklükte yüzde 15 civarında yükselme hedefliyoruz. Kredilerde büyümemiz buna paralel yüzde 10-15 arasında olur. Mevduat tarafında büyümemiz ise yüzde 10 seviyesinde olur.

-Kredi tutarınız, mevduatın aşağıda kalıyor. Daha sağduyulu bir çoğaltma planınız mı var?

-Banka içinde uymamız gereken kredi/ mevduat oranlarımız var. Mevduat en istikrarlı fon-lama kaynağı, dolayısıyla mevduat bazıyla ileriye karşın operasyonları fonlamak önceliğimiz olacak. Bu sene kredi/ mevduat göstergelerimiz müsade verdiği sürece kredilerde büyürüz.

-2016’da şube ağında küçülmeye gittiniz. Bu sene benzer strateji sürecek mi?

-2016’da şube ağımızı her tarafta yapılandırdık. Stratejimizi göstermek için en optimal şube ağını oluşturduk. Biz Türkiye’de kalıcıyız, Türkiye’nin uzun vadeli planına inanıyoruz. 2017’de bu şube sayısıyla devam etmeyi planlıyoruz. Artık şube sayımız, şubelerin performansa emrindeki olarak değişir.

-Her Tarafta yapılandırmanın bu yıl kârlılığınıza etkisi nasıl olacak?

-2016 yılında bankanın tekrar yapılandırılması ve teknolojik değişim projemiz sebebiyle maliyet oluştu. 2017’de ise planlarımızı kârlı bir banka olma yönünde yaptık. Bu yıl gelir tarafında daha iyi bir performans sergileyeceğiz, takibe düşen kredilerde de performansımız artacak. Keza maliyet kontrolünde daha disiplinli olacağız. Bu yılın ilk aylarında elde ettiğimiz sonuçlar yıl sonu kârlılık hedefimizde dürüst yolda olduğumuzu gösteriyor.

“VARLIK FONU OLUMLU BİR ADIM”

GENİŞLEME OLUR

Varlık Fonu’nu olumlu bir inisiyatif olarak görüyorum. Çünkü Türkiye’nin ciddi idareli değerleri ve ciddi bir finansman ihtiyacı var. Varlık Fonu, İyi yönetilirse çok olumlu bir gelişme. Çünkü yapılacak ek borçlanmada Hazineden farklı yatırımcılara ulaşılacak. Varlık Fonu ile ulaşılabilecek böylece çok mahsul çeşitliliği var ki bu ürünlerin hepsinin uluslararası piyasalarda ilgilenen yatırımcıları farklı olur. Bu adımla Türkiye yatırımcı bazını genişletmiş olacak.

YÖNETİMİ KAYDA DEĞER

Transfer edilen şirketlerin 2016 sonunda bütçeye katkısı 2,6 milyar TL, toplam bütçe gelirleri içinde 0,5 gibi küçük bir orana sahip. Yani aktarma edilen varlıkların bütçeye etkisi de üzüntü edilen bir sayı olmaktan uzaktan. Burada fon toplandıktan sonradan hangi alanlara yatırım yapılacak, nelerde kullanılacak bu noktaya bakmalı. Varlık Fonu’nun nasıl işleyeceğini, nasıl yönetileceğini görmemiz gerekiyor. Fonda yer alan varlıkların, iyi bir yönetimle verimliliği daha da artabilir.

‘GÜÇLÜ BİR KARLILIK OLMAZ’

ZORLUKLAR VAR

2017’de sektörü bekleyen birtakım zorluklar var. Fonlama tarafında kredi/mevduat göstergesi sınıra ulaştı. Sektörde TL kredi/mevduat oranı yüzde 150 civarında. Dolayısıyla sektörün daha artı büyümesi için mevduat tabanının daha da fazla büyümesi durum. Sermaye yeterlilik tarafında sektör iyi konumda ama birtakım riskler var. Fitch’in son kararından sonradan sektör genelinde burada 120 baz puanlık bir azalma görülecek. Buradaki gelişmeler, sektörün büyümesinde engel oluşturabilir, bankalara yeni anapara gerekebilir.

Diğer yana Türkiye de baskı bir dönemden geçiyor. Büyümenin üstünde tehlike unsurları var; bu da kredi talebine negatif yansıyor. Kredi talebinin yavaşlaması bankaların kârlılığına olumsuz tesir yapıyor. Aynı neden, bu sene bankaların aktif kalitelerini izlenmesini gerektiriyor.

YÜZDE 10-15 BÜYÜR

Kurdaki hareketlilik fazla önemli. Son dönemde ciddi anlamda hareketlilik var, bu tüketici güven endeksini negatif etkiliyor. Tüketici güven endeksi ile kur arasında korelasyon epeyce kaslı; millet ve şirketler tüketim ve yatırım kararları verirken ciddi olarak kur seviyesini izliyor. Kurdaki hareketliliğin durulması, bu riskleri azaltacak. Merkez Bankası’nın para politikaları çok manâli. Bu da faiz marjları üzerinde bir baskı unsuru yaratıyor. Dolayısıyla sektörde çok artı denklem var. Bu sene bankacılıkta 2016 yılı kadar zinde bir kârlılık olmayacak. Kârda çoğalma, 2016 yılının aşağıda olur. Kredi tarafında sektörde yüzde 10-15 artış bekliyorum.

“YURT DIŞINA YATIRIM RICASI SÜRÜYOR’

Keza Türk şirketlerinden dışarı açılma için ayrıca tanıdık olmayan yatırımcı açısından Türkiye için ilgi devam ediyor. Türk şirketlerinin yurt dışında fabrika ve şirket alma konusunda girişimlerine tanık oluyoruz. Bilhassa de bundan böyle ulaşabileceği büyüklüğe ulaşmış, ülkede pazar payı anlamında daha artı büyüyemeyecek ve yöresel zorlama olma stratejisiyle çalışan Türk şirketlerden çok pozitif alaka olduğunu görüyoruz. Üstünde çalıştığımız işler de var.

BEKLE GÖR

Türkiye 2003-2012 aralarında çok ciddi ivme kazandı ve o yılların büyük bölümünde Türkiye yatırım yapılabilir ülke notuna sahip değildi. Aracısız Olarak tanıdık olmayan yatırım açısından ülke notu çok ağırlık taşımıyor. Yabancı yatırımcı, ülkenin potansiyeline, düzenlemelere ve siyasi istikrara bakıyor. Bu dönemde de tanıdık olmayan yatırımcı referandumun sonucunu bakmak istiyor. Bekle-gör stratejisi izliyorlar.

0 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: