Duygudurum bozukluklarından bazıları

  Sağlık ve Yaşam    24 Mart 2019
Yorum Yok

Duygudurum bozukluklarından bazıları

Şahsiyet, bir insanı diğerlerinden bambaşka kılan esas özelliklerdir. Bireyin kendine ait yönlerini ifade eder. Bunu inanç, ahlak, kültür, dostluk ilişkileri, sosyallik, çıkarcılık, göz rengi, konuşma üslubu, sorumluluk, candanlık, kıskançlık, üzüntü, çabuk sinirlenme, güvenilirlik yanında, tutum tarzları, olaylara ve insanlara görüntü açıları, alışkanlıklar, algılar gibi daha o kadar çok nitelik belirlemektedir. İnsanda erginlik döneminde veya daha önce şekillenmeye başlar. Toplumda insanların böylece fazla müşterek yanlarının olmasının yanı sıra şahsiyet özeldir ve ayırt edicidir. Şahsiyet aslında daima değişebilecek bir nitelikte olmakla beraber, genelde insanlarda epeyce aralıksız ve istikrarlı bir görünümdedir.
Karakter bozukluklarında da belirtiler senaryo gösterir.

Karakter bozuklukları ve belirtileri
Obsesif kişilik: Takıntılar, kuralcılık, mükemmeliyetçilik, bağdaşmama
Paranoid karakter: Şikayetçi üslup, şüphecilik, affetmeme, kincilik
Şizoid kişilik: Utangaç şahsiyet: Duyarsızlık, yalnızlık, şehvetli soğukluk Mahçupluk, kendini minik görme, topluma karşı alınganlık
Sınırda şahsiyet: Hissi değişkenlik, kontrolsüz tavır, iradesizlik
Antisosyal kişilik: Sorumsuzluk, vurdumduymazlık, saldırganlık, insanları suçlama
Bağımlı karakter: Başkalarından kuvvet alma, kendisini ikinci planda tutma, terk edilme korkusu
Histrionik şahsiyet: Telkine açık olma, rol yapma, daima ilgiyi ve dikkati üstüne çekme ricası, yüzeysellik.

Obsesif kompulsif şahsiyet bozukluğu
Kişi düzenli, mükemmeliyetçi ve katıdır. İyi, içten ve güzel gibi olumlu duygularını ifade etmekte zorlanır. Çoğunlukla yargılayıcı bir tutum içindedir. Kararsızlığı dikkat çeker. Detaya dalmaya yatkın olduğundan yaptığı işin ya da sergilediği davranışın amacından ya sapar ya da unutur.

Paranoid kişîlik bozukluğu
Kişi diğer ırk kadar sürekli olarak sömürüldüğünü, kendisine zarar verilmeye çalışıldığını düşünür ve bu şekilde algılar. En yakınlarının sadakatinden bile derin bir şüphe içindedir. Bu sebeple insanlara güvenmez, onların tüm davranışlarını negatif yorumlar ve kararsızlık ile yaklaşır.
Bu bireylerin coşmuş ve kinci olmaları tipik özellikleridir. öte taraftan daima aşağılandıklarına inanırlar.

Şizoid kişilik bozukluğu
Kişi soğuk ve ilgisizdir. Sanki duygulan körelmiş gibidir; sevinç, neşe, üzüntü, kaygı, üzüntü, öfke gibi duyguları gereği gibi hissetmez ya da dışarı yansıtmaz. Yakın çevresiyle hatta kendi ailesiyle bile doğru doğru iletişim kurmaz, kursa bile bunu devam ettiremez. Kimseyle duygu ve düşüncelerini paylaşmaz. Annesiyle, babasıyla, arkadaşlarıyla, kardeşleriyle bir arada olmaktan, oturup sohbet etmekten zevk almaz, tersine böyle ortamlardan derhal uzaklaşır.

Kişi, hiçbir konuda düşüncesini dile getirmez; beklentilerini, ideallerini, planlarını açıklamaz. Kendisine yöneltilen eleştiri veya övgüleri de dikkate almaz, bunlara karşısında umursuz davranır.

Şizotipal kişilik bozukluğu
Kişinin fikir, görünüş ve davranışlarında acayiplikler vardır. Kuşkucudur ve insanlarla yakın ilişki kuramaz. önsezi, telepati, geleceğe dair haberler alma, batıl inanışlar, diğer insanların kendi duygularım algılayabileceği şeklinde düşünceleri vardır.

Çekingen kişilik bozukluğu
Kişi toplum içinde kuytu edemez, son derece utangaç, utangaç ve ürkektir. Eleştiriye karşı aşırı derecede hassasiyeti vardır. Sıradan bir eleştiride bile sarsılabilir. Reddedilmeyi hazmedemez. Başkaları tarafından onaylanmamak veya kınanmak kişide ciddi boyutlarda ruhsal travma etkisi yapar. Bu şahısların en korktukları şeylerden biri, başkalarına alay konusu olmaktır.

Antisosyal kişilik bozukluğu
Antisosyal karakter bozukluğu genelde 5-6 yaşlarında kendini göstermeye başlar. Uyumsuzluk, düzensizlik, dengesizlik ve saldırganlık bu kişilerin yaşam biçimini açıklama eder. Çalışma verimleri düşük, performansları bozuktur. İçinde yaşadıkları toplumun esas tutum kurallarına ve prensiplerine uymaz, tersine onlara saldırır, güçlü olarak reddederler.

Bu kişiler çocukluk dönemlerinden itibaren bir takım belirtiler gösterirler. Okuldan kaçma, kopya çekme, hayvanlara kötü davranma ya da ızdırap etme, vahşi kuvvete dayalı ağız dalaşı, saldırganlık, yangın çıkartma, çalma, tabanca yararlanma bu belirtilerdendir. Antisosyal karakter bozukluğunun nedeni bugün hala bütünüyle bilinememektedir.

Sosyopat karakter bozukluğunda birey, toplumun koyduğu ahlaki ve sosyal kurallara uymada güçlük çekmekte, çevresine zarar vermekte ve bundan vicdan azabı duymamaktadır. Bu kişiler öteki insanlara aleyhinde sevgi, hürmet, alaka ve sempati duymaz, kuvvetsiz olanı ezerler. Tutum ve anlatımları çelişkilidir. Hep şamata çıkarma arzusu içindedirler, toplum ve ahlâk kurallarını hiçe sayarlar.

Psikopat şahsiyet bozukluğunda ise kişi insanlara alaka duymaz lakin onları zorlama kullanarak etkilemede aktiftir. Bu gibi kişiler kabahat işlemekten şımartma alırlar. Geçmişlerine bakıldığında, küçüklüklerinde bakımsız, dengesiz anne ve babaların çocukları oldukları ortaya çıkmaktadır.

Bağımlı kişilik bozukluğu
Bu karakter bozukluğunda kişi birilerine bağımlıdır ve teslimiyetli bir tavır içerisindedir. tek başına hiçbir işe kalkışamaz. Daima yalnız basma kalma ve terk edilme korkusu içindedir. Yalnız kaldığında ise kendini boşlukta ve biçare hisseder. Hemencecik her konuda kararsızlık yaşadığından sürekli birilerinin vereceği güven ve desteğe gereklilik duyar.
Bu kişiler kendilerine yöneltilen eleştirilere zahmetsizce alınırlar. Genelde başkalarının fikirlerine katılır, kendileri yeni bir akıl üretemezler.

Histrionik şahsiyet bozukluğu
Bu şahısların en belirgin özellikleri sürekli uyarı çekme, ilgi odağı olma özlem ve ihtiyacı içinde olmalarıdır. Her Zaman beğenilmek, övülmek, onaylanmak isterler. Fazla duygusaldırlar. Hislerini abartılı bir coşkunlukla dışa vururlar. Duygu durumları üstünkörü ve değişkendir. Olmadık bir konuya sıkılıp ağlarken, bir arkadaşlarının kaza geçirmesine hatta ölümüne pervasız kalabilirler.

Bu alıcı kişiler tavır ve davranışlarını gereği gibi yoklama edemezler. Tüm davranışlarının, konuşmalarının hatta konuşmamalarının ardında ilgi çekme çabası olduğu için, insanlarla sürekli ve esaslı bir irtibat kuramazlar.

Narsistik kişilik bozukluğu
Narsistik karakter bozukluğu olanlar kendilerini diğer insanlardan bambaşka ve üstün görürler. Hoş, zeki, kabiliyetli, güçlü ve başarılı oldukları konusunda iddialıdırlar. Zihinleri kesintisiz kendilerini düşünmekle meşguldür. Bu kişiler hemen hemen kendilerine aşıktırlar, en fazla kendilerini sever kendilerini önemserler. Başkalarına ise tartma ve değer vermezler. Onların duygu ve düşüncelerini kavrayış yönünde bir gayretleri olmaz.

Bu kişiler kendilerinin bir güya olmadığına, özgün olduklarına inanmaktadırlar. Her şartta kendilerini ön plana dahil etmemek, ilgiyi üzerlerine sürüklemek, başkalarında hayranlık kaldırmak gayretindedirler. İnsanlarla olan diyaloglarında avantaj ve bilmişlik taşlarlar. Başkalarının duygu ve düşüncelerini kullandıkları gibi emeklerinden ve onların ürettikleri değerlerden de fayda sağlarlar. Düşüncenin tasarlayabileceği bütün üstün niteliklerin kendilerinde toplandığını sanır, kendilerince öteki insanları aşağılarlar.

Dingin agresif kişilik bozukluğu
Kişinin kin, nefret edilen şey, hiddet, düşmanlık, hiddet gibi kavgacı davranışlara sebep olan ruhsal hareketliliği, edilgen direniş şeklinde kendini göstermektedir. Faizsiz kavgacı kişilik bozukluğunda bireyler geleceğe üzüntülü bakarlar.

29 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.