Blog

Dünyanın da mı ekseni Doğu’ya kayıyor?

  Blog    8 Ocak 2019
Yorum Yok

Dünyanın da mı ekseni Doğu'ya kayıyor?
Financial Times’ta konuyla ilgili düşüncelerini anlatan bir makale kaleme alan Harvard Üniversitesi öğretim üyesi, tarih profesörü Niall Ferguson, 16’ncı yüzyılda Rönesans ve Reform hareketleriyle başlayan daha sonra bilimsel devrimler, aydınlanma hareketi ve sanayi devrimi ile boy noktasına ulaşan Batı hakimiyetinin sonuna yaklaşıldığına muhabere etti. Yazarın bu düşüncelerinin peşinde son 10 yıldaki baş döndürücü gelişmeler önemli yer tutuyor. ABD’nin dünya düzenindeki yerinin en büyük simgelerinden biri olan İkiz Kuleler’e yapılan hamle ve ertesinde yaşanan olaylar egemenlik döneminin sonra ermesinde kayda değer kilometre taşları olarak görülüyor. Bu olaylar arasında ABD’nin Afganistan ve Irak’ta giriştiği Ortadoğu’daki rejim değiştirmeye karşın girişimler de gösteriliyor. ÜÇ ÖLÜMCÜL AÇIK Ferguson makalesinde, Amerikanın imparatorluğunun mümkün bir çöküşünde üç ölümcül açığın önemli rol oynayacağına değindi. Yazan bu üç açığın insan gücü, dikkat ve parasal anlamda yaşandığını söyledi. İnsan gücü tarafında yaşanan açık Irak’ta yeterince asker olmayışında görülürken, dikkat açığı ise işgal edilmiş ülkelerde uzun vakit kalınmasının ülke vatandaşları göre çok istekle karşılanmamasından kaynaklanıyor. Bu üç açıktan en önemlisi olarak görülen parasal açık ise yatırıma kıyasla yeterince tasarruf yapılmaması ve kamu harcamasına kıyasla da yeterince aidat toplanamamasında yatıyor. ÇÖKME PARASAL KRİZLE KAZANÇ Ferguson, 2004 yılında ülkenin cari ve bütçe açığını dengede tutmak için doğu Asya sermayesine daha artı bağımlı ülkü geldiğine de uyarı çekti. Yazan, böylece ABD’nin resmi olarak açıklama edilmeyen imparatorluğunun çöküşünün de terörist saldırılar ve destekçisi olan rejimler yüzünden yok oysa ülkede yaşanacak mali krizden kaynaklanabileceği dile getirdi. ABD’nin artan cari açığının Asyalı merkez bankaları tarafından finanse edildiğinin farkına varılması ve Çin’in bu işlemlerde merkeze oturması Ferguson’un görüşlerini etkileyen en önemli gerçek oldu. Bu gelişmenin yanı sıra ülkede 2007 yılında ortaya meydana çıkan mortgage krizinin, 2008’de likidite sıkıntısına dönüşmesi ve son olarak 2009 ‘büyük durgunluk’ halini alması, Batı’ya idareli anlamda vurulan en büyük darbe oldu. ÇİN PARMAK ISIRTTI Milenyumun birincil 10 yılının sonuna gelindiğinde ise Çin’in bu krizde parmak ısırtan bir performans sergilemesi en çok uyarı çeken durum oldu. Idareli olarak gelişmiş ülkeler ikinci bir Büyük Buhran’ın kıyısından dönerken, Çin özendirme programı ve geniş kredi imkanları ile bu dönemde büyümesinde ufak bir düşüş fark etti. Ferguson, gerçi 1.5 milyarlık nüfusa sahip bu ülkenin, önümüzdeki 10 sene içinde problem yaşayabileceğini belirtti.

1 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: