Blog

Çeşitlendirme kendisini geri ödemeye başlıyor

  Blog    2 Ocak 2019
Yorum Yok

Çeşitlendirme kendisini geri ödemeye başlıyor
Philip Alexander / The Banker (Ekonomist) IMF/Dünya Bankası’nın İstanbul’daki takvim toplantısında UniCredit’in CEO’su Alessandro Profumo, yüzde 41 hissesine sahip oldukları Inşa Kredi Bankası’nın merkez binasının 22’nci katında gazetecilere konuşuyor. Ve ayrıca kendisinin keza de İtalyan bankasının doğru yerde olduğu konusunda kendisinden muhakkak görünüyor. “her zaman olacağını söylediğimiz gibi, çeşitlendirme, kendisini geri ödemeye başladı. Bu yılın Mart ayında herkes UniCredit için şunu söylüyordu: Merkezi ve doğu Avrupa bir baş ağrısıdır. Biz de tekrar tekrar bunun manâlı olduğunu söyledik ve bugün de bu kilit konumda bir konudur. Bu bölgede pazar payı kazanma çabamızı sürdüreceğiz.” UniCredit’in en büyük merkez ve doğu Avrupa (MDA) birimin yer aldığı Polonya’da bile banka 2010 itibarıyla pazarın büyük kısmını ele geçirmeyi umuyor. Polonyalı şube olan Pekao mevduatların yüzde 90’ı gibi bir oranla son derece dinç bir likidite konumuna sahip –rakiplerin bilançodaki sorunlu borçlarla uğraştığı bir zamanda taze borçlanmalar gerçekleştiriyor. 2009’un birincil üç çeyreği için UniCredit, grubun yakın tarihli (2007’de ATF Bank) satın almasının portföyünü ve yönetimini, lokal emlak pazarındaki büyük düşüşün ve 2007 ortasındaki finansal krizin ülkeyi vurmasından önce Kazakistan hariç, bütün MDA piyasalarında ücret öncesi kar elde etti. Ücret öncesi zararlar, 183 milyon avroyu kapsıyor ve ATF hükümetin bütün Kazak bankalarına sunduğu finansal yardımı istek etmedi. Grup olarak UniCredit, İtalya maliye bakanının adını verdiği, hükümetin İtalyan bankalarına melez sermaye sağlamasını mümkün kılan “Tremonti” tahvillerinden de yararlanmadı. Bunun yerine grup, mevcut ve arasında Libya ağırlıklı varlık fonunun da bulunduğu yeni hissedarlardan anapara sağladı. Mr. Profuma, “Çoğu banka hemen hükümet tahvillerini geri ödemek için sermaye artışına gidiyor. Tanımlama olarak ödenmiş anapara, sahip olabileceğiniz en iyi sermayedir ve ekonomiyi para sağlamak ve fonlama maliyetinizi düşük tutmak için en iyi yoldur” diyor. UMULMADIK TEHDİTLER Avusturyalı Raifeissen için krizden önce Kazakistan’da herhangi bir satın almaya gitmemek, büyük bir lütuf oldu. Raiffeissen International’ın CEO’su Herbert Stepic, “Üç sene her tarafında dağıtılmış bankalar üstünde özenle duruyorduk, lakin o ortam için fiyatlar tekrar tekrar çok yüksekteydi” diyor. Bu, yılın sorunsuz geçtiği anlamına gelmiyor. Grup özellikle, önemli kur değerleri kaybından sonradan, tanıdık olmayan kurlar üzerinden gerçekleştirilen mortgage yarı perakende kredilerde sorun yaşanan Macaristan ve Ukrayna’da geri dönmeyen borçlarla ilgili olarak ağır bir yüke zorlandı. Ukrayna’daki Raiffeissen Bank Aval 2009’un birincil üç ayında, NPL’ler yüzde 18 artınca 392 milyon avro zarar etti. Mr. Stepic, “Macaristan ve Ukrayna’da olanlar bizi kötü şaşırttı. Ukrayna’da prensip olarak bir sorun çıkabileceğini biliyorduk ama bunun bu değin zinde olacağını ya da politik belirsizliğin bu değin kayda değer olacağını beklemiyorduk. Bu nesil bir belirsizliğin yaşandığı lakin sonuçların bu kadar fena olmadığı 1990’lı yılların başı, bizim bu duruma tedbirli olmamızı sağlayamazdı” diyor. “MDA bölgesinde NPL dinamiklerini kolaylaştırıyoruz –bunlar hala artıyor lakin daha düşük bir hızda-. Tünelin ucunda ışık gözüktü ve biz 2010’dan daha sonra adi büyüme ve gelir oranlarına geri döneceğimize inanıyoruz. Herbert Stepic” Merkez ve Doğu Avrupa bölgesinin (MDA) öteki bir büyük oyuncusu olan Erste Bank da Raifeissen de hisse fiyatlarını istikrarlı tutmak ve 2009 başındaki spekülatif saldırılara karşı kredi yapısını dinç tutmak için –oy hakkı olmayan hisseler karşılığında- hükümet katılımı sermayesi almayı kabul etti. Ve UniCredit’in karşılaştığı saldırılara göre, bu iki Banka daha korunaklı kaldı: Ukrayna ve Macaristan’daki güçlüklere karşın Raiffeissen International 2009’un birincil dokuz ayında 156 milyon avro konsolide net kar açıkladı. Bölge genelindeki performans farklılıkları da kayda değerdi –Ukrayna’nın komşu kapısında Raiffeissen Priorbank Beyaz Rusya’da NPL’ler 2009’un üçüncü çeyreğinde yalnızca yüzde 2.5 oranındaydı-. Mr. Stepic, “Milletlerarası yatırımcılar Avusturya konusunda, doğu Avrupa’da şimdi tarih olmuş olan müdahaleleri nedeniyle son derece negatifti. Emeklilik fonları, varlık fonları ve hedge fonlar içi boş bir nakitin üstünde oturuyor, şimdi bunların yeniden canlanması için yatırım yapmaya başlamaları gerekiyor. MDA bölgesinde NPL dinamiklerini kolaylaştırıyoruz –bunlar hala artıyor ama daha düşük bir hızda-. Tünelin ucunda ışık gözüktü ve biz 2010’dan sonradan alışılagelmiş yükselme ve gelir oranlarına geri döneceğimize inanıyoruz” diyor. TEDBIR ÖDÜLÜNÜ VERİYOR Avusturya mevduat bankalarının kısmi ortağı olmasına yan olarak, geleneksel olarak muhafazakar bir duruşu olan Erste Bank, kazançlarının normlardan artı sapmamasını sağlayabildi. Sigorta şirketlerinden birisinin 2008’de Vienna Insurance Group’a satışında elde edilen gelir hariç tutulduğunda, 2009’un birincil üç çeyreğinde Erste’nin karı yüzde 17 azalarak 720 milyon avro olarak gerçekleşti. Büyük bankaları işletiyor edinmek, Erste’nin pazar payı için marjinal müşterileri kovalamasını gerektirmiyor gibi görünüyor. Mr. Klingen, “Risk maliyeti yükseldi, lakin yılın başlangıcında umduğumuzdan daha eksik. Teminatlar da dahil, NPL kapsamı hala yüzde 100’ün üzerinde” diyor. Banka, Ukrayna’ya 2007’de Bank Prestige’i satın alarak girdi, ama aynı dönemde, sadece yedi şubesi yer alan ülkede yeni şubeler için ruhsat da alıyordu. şu anda bankacılık ağı 135 şubeye ulaştı ve krizle birlikte artma donduruldu. Mr. Klingen, “Pozitif kredi vermiyoruz, lakin kesinlikle bir maliyet sorunumuz var. İstediğimiz gibi çalışmasını sağlayacak yakıta sahip olmayan bir motor yapıyoruz. Fakat şimdi esas olarak Ukrayna’da bir satın alma opsiyonunun maliyetini hesaplıyoruz, bu opsiyon MDA bölgesi dışında oynamak için bir fırsat sunuyor” diyor. Üçüncü çeyrek sonuçları açıklandıkça grup 1.65 milyar avro tutarında indirimsiz hisse çıkarmaya hazırlanıyor. Bu, yılın ilk çeyreğinden bu yana yatırımcı tavrının değiştiğinin ve bankanın yakın gelecekte Avusturya hükümetinin yardımına daha artı gereklilik duymayacağının açık bir göstergesi. bununla beraber banka yetkilileri hisse ihracından elde edilecek gelirin, geri ödemesi beş sene olan hükümet katkı maddesi sermayesinin erken geri ödenmesinde kullanılmayacağını vurguluyor. Klingen, “Halen Avusturya mevzuatı beş yılda bir geri ödeme alınmasına elveriyor. Avusturya hükümeti ola ki gelecekte fikrini değiştirebilir, ama şimdilik durumu bilemiyoruz” diyor. Her halükarda gelecekte, Erste’nin, “düşük konut kredisi borçları, daha muhafazakar bir borç verme tavrı ve bankacılık piyasasında daha düşük doygunlukla daha fazla gelir üreterek anapara üretmesini” sağlayacağı konusunda güvenli. Klingen, “MDA bölgesinde hala yakalanabilecek bir potansiyel olduğunu” söylüyor. Bu orta vadeli iyimserlik, Stepic kadar da paylaşılıyor; ama Stepic bölgesel iyileşme oranlarının farklılıklar göstereceğini kaydediyor. “Krizden önce iyi dışarı giden ülkeler krizden öncelikle ve daha eksik yarayla çıkacak olanlardır. Bunu ihracata bağımlı olmalarını önemsemeksizin söylüyorum –Çek Cumhuriyeti, Slovak Cumhuriyeti ve 2009 ve 2010’da artı artma gerçekleştirecek tek ülke olan Polonya-“ diyor. Stepic, “Ondan sonrası dünya ekonomisinde genel bir iyileşme olmasına emrindeki; böyle bir durum ihracata bağımlı ülkeler için olumlu olacaktır. Eğer iyileşme olmazsa, olarak iç tüketime bağımlı ülkeler daha iyi konumlanacaktır; ihracatın GSYİH’nın yalnızca yüzde 35’ini oluşturduğu Romanya gibi” diye ekliyor. YÜKSELME ÖNGÖRÜSÜ ÖTE TARAFTAN, UniCredit’in MDA bölgesi bankacılık başkanı Federico Ghizzoni bölgedeki artış oranlarının kısa zamanda kriz öncesi seviyelere dönmeyeceği ve koşulların önde gelen oyuncular için daha rekabetçi hale geleceği uyarısında bulunuyor. Ghizzoni, “Geçen 12 ila 18 ayda üretkenliği ve verimliliği çoğaltmak adına yapılanlar, geleceğin bankacılık sektörünün DNA’sını oluşturacaktır. Bana tarafından 2009, sadece maliyet kısmakla ilgili değildi, aynı kuruluşu daha eksik maliyetle yeni bir boyuta taşımanın, böylece de yapı değişikliklere gitmenin yılıydı. Eğer sadece maliyetleri kısarsanız, ekonomi düzelir düzelmez baştan daha artı harcamaya açtırmak zorunda kalırsınız” diyor.

1 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: