Blog

Buffett’in yönetim dersleri

  Blog    15 Ocak 2019
Yorum Yok

Buffett'in yönetim dersleri

1.DOĞRU İŞİ SEÇİYOR
Warren Buffett’ın gözlemlerine kadar çoğalma potansiyeline sahip bir takım şirketlere yatırım yapılırken bazılarına yapılmıyor. Bu şirketler arasında fazla önemli farklar var. Daha eksik yatırım yapılan şirketler, çoğunlukla markalaşanlar. Bu şirketler, markalarını yüksek fiyatlarla satabildikleri için kâr marjları daha yüksek. Hem AR-GE için daha az yatırım yapıyorlar. böylece ayrı alanlara
ayırabilecek bütçeleri var. Örneğin, Coca-Cola’nın ürün tasarımı veya imal şeklini baştan değiştirmek için milyarlarca dolar harcamasına gerek yok. Bu şart Coca-Cola’ya, başka şirketleri satın alma ve yöneticilerine daha fazla ödenti ödeme şansını veriyor. öte taraftan General Motors, her sene modeli değişen ürünler sebebiyle tasarım ve üretime milyarlarca dolar harcıyor.
Bu şirketlerden hangisinde hedeflemek isterdiniz? Nakdi olanla mı, yoksa aralıksız harcama yapanla mı? Natürel fakat nakdi olanla niyetlenmek daha mutlu sonuçlar doğurur.
Warren Buffett, şirketleri seçerken onları ara sıra de iki kategoriye ayırıyor: Birinci kategoridekiler, meslek güvenliği olan, uzun vadede iyi paralar kazanabilecek şirketler. Bu şirketlerin mahsul ve hizmetleri fazla fazla değişmez, satması kolaydır. Yüksek kâr marjı ve nakde sahiptirler. İkinci kategorideki şirketler, zorlu koşullarda rekabet eder. Bir gün sektörde yıldız olabilecekken öteki gün oyundan çıkabilirler. Birinci kategorideki şirketlere iyi örnekler Coca-Cola, Pepsi, Wrigley, Hershey, Coors, Guiness, Kraft, Merck&Company, Johnson&Johnson, Procter&Gamble ve Philip Morris. Bu şirketler, ürün ve reklamlarını tüketicilerin beynine o kadar kazımışlardır ancak sakız istediğinizde aklınıza Wrigley, soğuk bira canınız çektiğinde Coors veya Budweiser gelir. İşte bunlar, yüksek maaşlar veren, yeni iş yaratan, şirket satın bölge şirketler. Böyle şirketlere yatırım olanağı epeyce yüksek. İkinci kategorideki şirketler ise özel servis verenler. Bunlar da Moody’s, H&R Block, Amex, ServiceMaster ve Wells Fargo. Böyle şirketler, ürünlerini tekrar tasarlamaz.

2. OTORİTEYİ DELEGE EDİYOR
Buffett, bir şirketi büyütmek için otoritenin temsilci edilmesi gerektiğini düşünüyor. Bu özelliği ile batan Berkshire Hathaway’i dev bir milletlerarası şirket haline getirdi. Hızlı bir yükselme dönemine giren Berkshire Hathaway’i batma noktasına getiren çoğu farklı sektöre girmesiydi. İşte o dönemde Buffett, yönetimin vekil edilmesi gerektiğine karar verdi. Her bir işi öbür yöneticilere devretti ve onlara tam sorumluluk verdi. Bugün Berkshire’ın Johns Manville, Benjamin Moore, Fruitof the Loom, Clayton Homes ve Jordan’s Furniture şirketlerinin hepsinin ayrı ayrı CEO’ları var. Hatta CEO’lardan Grady Roiser, Buffett’ı arayıp jet almaları gerektiğini söylediğinde onun yanıtı, “Bana bir şey söyleme bu senin şirketin” olmuştu.
Buffett, delegasyon sırasında 3 kurala göre hareket ediyor. Bu kurallardan ilki, her şirketin kendine özgü bir kültürü olduğu. En ufak şirketten en büyüğüne tüm çalışan ve yöneticilerin görevlerini tamamlamak için bir takım yetenekleri vardır. Buffett, alanında bilirkişi olan çalışanların hür bırakılması gerektiğini savunuyor. Çalışanlarına, “Harekete geçiren bir lider gibi düşünün, köleleşmiş bir şoför gibi değil” diyor. Ortaya mükemmel bir iş çıkması için de kendisine düşenin ilham tahsis etmek olduğunu düşünüyor.
İkinci kural, yöneticilerin yaptıkları işten tatmin olması. Sorumluluğu paylaşan yöneticiler, yaptıkları işi daha fazla sahipleniyor, o işten kibir duyar hale geliyor. Özellikle yöneticilerinin işlerini kendi işleri gibi görmelerini isteyen Buffett, yaratılan sonuçların yöneticilere kibir vermesi gerektiği duygusunu aşılamaya çalışıyor.
Üçüncü kaide, vekillik yapılacak kişinin karakteri. Yönetimin vekil edileceği kişinin sadece işine düşkün olması yok, aynı zamanda dürüst ve şirket kültürünün bir parçası olması gerektiğini savunuyor.

Buffett ve Clark, yaptıkları bu çalışmada, efsane yatırımcının idare sırlarını 5 kritik başlıkta ele alıyor.

Dolayısıyla Buffett’ın vekillik sistemi oldukça kolay: “Çalışanlarınız, kendi işlerini yerine getirmek konusunda sizden daha donanımlı. Eğer işinizin büyümesini istiyorsanız, otoriteyi delege etmelisiniz.”

3.DOĞRU YÖNETİCİYİ BULUYOR    
Buffett, iyi bir yönetim için iyi bir yöneticiye gereklilik olduğunu biliyor. Yönetici adaylarının şirketle tamlık sağlamasına, akıllı ve işlerine aleyhinde ihtiraslı olmalarına uyarı ediyor. Warren Buffett, “Yönetimdeki değişiklik, evlilikte yaşanan değişikliğe aynı… Acı doymuş, zaman harcayıcı ve sonu ne olduğu muhakkak olmayan bir süreç” diyor.
Buffett, bu dersi bir takım iş kollarına girerken öğrendi. Bu meslek kolları, satın alırken basit ama işi büyütürken engebeli bir süreç gerektirdi. Örneğin Dempster Mills Manufacturing şirketini satın aldığında, doğru yöneticiyi bulma konusunda çok zorlanmıştı. Bu süreç acı, süre harcayıcı ve maliyetliydi.
bu nedenle yönetici değişikliği yapmadan önce bu değişikliğin gerçekte zorunlu olup olmadığı konusunda bir karar tahsis etmek gerekli. Buffett, esinti değirmeni ve sulandırma şirketi olan Dempster Mills Manufacturing’i çok yerinde bir fiyatla satın almıştı. Satın aldığı süre dikkatini çeken şey, şirketin başarısız olmasının kötü yönetimden kaynaklandığıydı. bu nedenle mağdur durumda olan şirketleri yönetmesiyle meşhur Harry Bottle’ı yönetime getirdi. Bottle göreve kazanç gelmez ürünleri yeniledi. Özel ürünlerin fiyatlarını artırdı. Yıl sonunda şirket, Buffett’ın kâr eden yatırımlarından biri haline geldi.
Buffett, işe alım yaparken en fazla işten tutku alan kişileri seçim ediyor. Pozisyon ne olursa olsun böyle şahısların daha başarılı olacağına inanıyor. Onun için kafa patlatmak ya da akıllı olmak her zaman başarılı olunacağı anlamına gelmiyor. Buffett’ın dünyasında en mükemmel yöneticiler, takıntılı şekilde işi düşünenler. O sabah kalktığında işini düşünen, gece rüyasında yine meslek görenleri takdir ediyor. Mesela su şirketi sahibi biri eğitimsiz olabilir, lakin bu kişi sifonu çektiğinde ne dek su harcıyor diye düşünüp hesap yapıyorsa işte o Buffett için başarılıdır.

4.İŞGÜCÜNÜ MOTİVE EDİYOR    
Çok Iyi iş ve bu meslek için doğru idareci seçildi. Geriye bu kişilerin daha etkin çalışabilmesi için motive edilmesi kalıyor. Eğer bir yöneticinin çok iyi olması gereken tek bir tarzı olsaydı, bu hiç kuşkusuz motivasyon becerisi olurdu. Buffett, bu anlamda böylece bir motivasyon becerisi ilerletti ki yöneticileri bir işe odaklarken öteki işleri de kovalayan kişilere dönüştürdü. Şu örnek de Buffett’in tarzını net olarak gözler önüne seriyor:
Buffett, Berkshire şirketinin mücevher bölümü için idareci arıyordu. Beryl Raff’a teklif götürdü. Raff’la oluşturacağı mülâkat için onu havaalanından bir Cadillac’la aldırdı. Peşinde çiftliğe gösteri etti, birlikte soy binip yemek yemek yediler.
O gün yaşananlar Raff’ın pek hoşuna gitti fakat “Bu adam için çalışmaktan çok mutlu olurum” diye içinden geçirdi. Daha birincil günden kendini Buffett Ailesi’nin bir parçası gibi hissetti.
Buffett, herkesin kendini manâlı bakmak istediğini biliyor. Bu kanıya da birlikte çalıştığı ve değer verdiği Amerikan demir şirketinin yöneticisi Charles Schwab ile çalışırken vardı. Schwab, “Eğer bir kişiyi değerli görür ve onu cesaretlendirirseniz çok daha başarılı işler çıkarır” diyor. Buffett Schwab’ın tavsiyelerini dinledi. Çalışanların hayranlık duyacağı bir yönetici oldu.   
Birini eleştirmesi gerektiğinde Buffett, ilk kez o kişinin olumlu özelliklerini vurgular, gerisinde eleştirir. Bu yolla yapılan bir tenkit fazla daha verimli olur. Öbür türlü aleyhinde tarafın tepkisine yol açar.

5.FARKLI GERÇEKLER    
Yönetimi dengede tutan, çalışanlarla başa çıkılmasını karşılayan, maliyeti düşük tutan bir dizi Warren Buffett yönetim gerçekleri var. Buffett, şüphesiz bugün dünyanın en zengin isimlerinden biri. Ancak buraya sıfır kusur ile gelmedi. Çoğu hata da yaptı. Ona kadar önemli olan yapılan hatadan daha sonra iyi bir sonucun çıkması.
Mesela batmaya yakın Conoca Philips şirketine öyle para yatırması yanlıştı. Bir Takım müdürleri hatalı seçmişti. Ancak sonra doğru yöneticiyi bulabildi.
Liderler sevilmeyi sever. Bu yüzden yanlarında defalarca “evet” adamlarını bakmak isterler. O kişiler için liderin fikrinin doğru ya da hatalı olması önemli değildir. Onun görevi “Evet” demektir. Bu herif yağcılık hemencecik her sektörde var. Buffett’ın tavsiyesi bu gibi adamları olabildiğince az yetişmek.
Kaçırılmış fırsatlardan öğrenmek bir diğer manâlı konu. Buffett, Wal-Mart fırsatını daha önce fark edemediği için çok pişman.
Yalnızca iki koşulda fırsat kaçırılacağına inanıyor. Birincisi, kendi alanlarında olmayan fırsatlar. İkincisi, fırsatı ayrım etmek fakat aksiyona geçememek. Bir idareci, sektörü ne olursa olsun fırsatları görebilmeli ve tehlike planı yapabilmeli.
Manâlı idare konularından biri de sınanmış doğru stratejileri ve fikirleri uygulayabilmekten geçer. Genç yöneticiler, çoğunlukla aydınlık fikirli ve yaratıcı olmaya çalışır. Bu, onların yükselmesi açısından fazla manâlı. Ancak bu tehlike taşır.
Hatalı yapmamak için bambaşka sektörlerde denenmiş ve başarıya ulaşmış fikirleri çalmakta sorun değil. Eğer aydınlık bir fikir görüyorsanız, kendi sektörünüzde göstermek için bu fikri çalabilirsiniz.
Mesela Nebraska Furniture Mart’ın kurucusu Rose Blumkin, 1930’lu yıllarda Rusya’da kurulan bir indirim mağazacılık sistemini taklit ettiği ger- ekçesiyle dava edildi. Ama dava Blumkin’in lehine sonuçlandı

Capital

0 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: