Blog

Bir tarih sona erdi

  Blog    1 Ocak 2019
Yorum Yok

Bir tarih sona erdi
Simit tezgahıyla başladı, kaset tezgahıyla bitirdi Okan KONURALP / Hürriyet Hilmi- Feride Baykal çiftinin çocuğuydu. Nüfus kütüğüne ise doğumu 20 Ağustos olarak kaydedildi. Ulusal mücadelenin içinden gelen, Antalya’nın manâlı isimlerinden biri olan babası, Deniz Baykal’ı “Dünya buradan ibaret yok, dünyayı tanı” felsefesi üzerine kurulmuş bir yaşama attı. Yazları onu Afyon’a, İzmir’e çalışmak üzere gönderdi. Ilk parasını babasının zorlamasıyla, simit satarak kazandı. Antalya-Kepez Sulama Projesi’nde çalıştı, mira tuttu. TMO Bölge Müdürü eniştesinin yardımıyla girdiği ofiste buğday puantörü olarak çalıştı. Çocukluğunun en renkli hatıraları arasında Antalya Ağır Cinayet Reisi’nin oğlu Güner Öztürk’ün kendisinin de yer aldığı dost grubu için düzenlediği gramafon geceleri bulunuyor. dahası resmin kendisinden fazla, bilhassa Rembrant ve çağdaşları hakkındaki sanat tarihi birikiminin resim öğretmenini etkileyişi. Yıllarca kendisiyle özdeşleşen Ankara Oran yürüyüşlerinin altında her sabahleyin ilkokula gitmek için katetmesi gereken 8 kilometrelik mesafe bulunuyor. Birincil gençliğinden kalma bir alışkanlıkla güne 05.30’da başlıyor. Tıraş oluyor ve yüzünü kükürtlü sabunla yıkıyor. Defne sabunu ve su dışarıda, temizleme malzemesi kullanmıyor. 1987’de geri döndü Baykal 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden bir zaman daha sonra Ankara’da gözaltına alınarak Zincirbozan’a gönderildi. O dönem Süleyman Demirel ve İhsan Sabri Çağlayangil’in de arasında bulunduğu sağın manâlı isimleriyle yakın ilişkiler kurdu. 1982 Anayasası sonucunda siyasi yasaklılar listesine girdi. Referandum sonucu yasaklar kalkınca 1987’deki genel seçimlerde SHP’den Antalya Milletvekili seçildi. SHP kurultaylarında Erdal İnönü’nün üç defa karşısına meydana çıkan Baykal, başarılı olamadı. 1992’de CHP’nin başına geçti Temmuz 1992’de kapatılan siyasi partilerin her yerde açılmasına olanak tanıyan hukuki düzenlemenin ardından 9 Eylül 1992’de toplanan CHP Kurultayı’nda Genel Başkanlığa seçildi. DYP-CHP koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı görevlerini üstlendi. 23 Mayıs 1998’de yapılan CHP 27’nci Herzamanki Kurultayı’nda Genel Başkanlığa üçüncü defa seçildi. Ilk istifa 1999’da geldi 1999 seçimlerinde CHP ve Deniz Baykal ilk önce Meclis dışında kaldı. Baykal, bu sonucun arkasında görevinden istifa etti. O dönemin özeti “1999 seçimi ardından, bir hiddet, küskünlük psikolojisi içine girdim, içime kapandım, doğrudur. Bir süre alışık siyasi ortamlara girmeyi reddettim. Yanımda Olcay, çocuklarım ve torunlarım vardı” sözlerindeydi. Baykal, 30 Eylül 2000’de Ankara’da toplanan CHP 11. Doğaüstü Kurultayı’nda baştan seçilerek, dördüncü defa CHP Genel Başkanı oldu. Rakibi, istifasının gerisinde genel başkanlığa seçilen Altan Öymen’di. 3 Kasım 2002’deki seçimlerin peşinde CHP 177 milletvekili kazanarak Meclis’e girdi. 2007 seçimlerinde ise partisi 110 milletvekili kazandı. Siyasete, anamuhalefet partisinin lideri olarak veda etti. Siyasete Turan Güneş kazandırdı MEZUNİYETLERİNİN ardındaki ABD’ye gittiler. Dönüşte, 1961’de Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne, Bahri Savcı’nın asistanı olarak girdi; Olcay Baykal da Hazine’de göreve başladı. 1965 Genel Seçimleri’yle ilgili hazırladığı rapor, siyasi hayatının taşlarını döşemeye başladı. Turan Güneş raporu Ecevit’e aktardı. Ecevit’e iki defa bakanlık yaptı 14 Ekim 1973’te yapılan seçimlerden birinci çıkan CHP’den, Antalya Milletvekili oldu. 1974’te Bülent Ecevit’in Başbakanlığı’nda kurulan CHP-MSP koalisyon hükümetinde Maliye Bakanlığı görevini üstlendi. Kıbrıs Barış Harekatı’nı planlayan ekibin içinde yer aldı. 1978’de kurulan 3. Ecevit hükümetinde ise Enerji ve Natürel Kaynaklar Bakanlığı yaptı. O tarihlerde, artık yolu Ecevit’cilt yavaş yavaş ayrılan bir siyasetçiydi. Kendi ekibini oluşturdu. 1979 ara seçimlerinden sonradan toplanan CHP Mucizevi Kurultayı’nda parti yönetimini eleştirerek birincil çıkışı yaptı. 27 Mayıs yorumu Lİse bitince Ankara yılları başladı. Tıp okumak isteyen Olcay Baykal, Deniz Baykal için Mülkiye’yi tercih etti, kendisi de hukuk fakültesine kaydoldu. Mektep dışındaki vakitlerinin çoğu Kumrular Sokak’ta yer alan Ulusal Kütüphane’de geçti. 27 Mayıs’ta da Olcay’la beraberdi. Hissettiklerini “Bir büyük sevinç ve mutluluk içinde değildim” sözleriyle özetledi. Öğretmeninin kızı Olcay Deniz Baykal hayatının en baskı dönemlerinde verdiği şartsız desteklerle örnek bir eş olarak kendisinden laf ettiren iki çocuğunun annesi Olcay Bayan’la lise öğrenciliği döneminde tanıştı. Olcay’ın annesi Şükriye Bayan, Baykal’ın öğretmeniydi. İlişkileri başladığında, Şükriye Hanım, “Ben sizi hep birbirinize yakıştırdım. Ne hoş olur birlikte olsalar derdim” itirafında bulundu. Baykal’ın 1973 seçimlerine değin CHP ile akademisyen kimliğini koruyarak sürdürdüğü ilişkisi, Ecevit’in teklifiyle değişti. Profesör olmasına bir sene kala, dahası ABD’den gelen daveti de benimsemek üzereyken, bir diğer daveti kabul ederek siyasete girdi. O anları “Direndik! Mesela Olcay teklifi ağlayarak karşıladı, hiç istemedi. Ama sonunda önseçime girme şartıyla kabul ettik” diye anlattı.

24 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.