Blog

Bir Letonya hikayesi…

  Blog    2 Ocak 2019
Yorum Yok

Bir Letonya hikayesi...
Çok eski zamanlardan birinde fena bir adet varmış. Yaşlılar bundan böyle ayrıntılarıyla ihtiyarlayıp iş yapamaz duruma geldiklerinde ormana götürülür, orada yırtıcı hayvanlara bırakılırmış. Böylece zaten az olan yiyeceklerin, çalışan gençlere yetmesi sağlanmaya çalışılırmış. İhtiyarları muhakkak bir yaştan sonra evde yetişmek yasak olduğundan kimse ihtiyar anne babasını evde gizleyemez, komşusu görüp ihbar edecek diye korkarmış. İşte bir gün yaşlılardan birini oğlu ormana götürüp adamak istemiş. Kış mevsimiymiş. Yaşlı, oğul ve ufak torun beraberce ormana gitmişler. İhtiyarı bırakmış dönüyorlarmış fakat, ufak torun oyuncak kızağını dedesinin yanına unuttuğunu fark etmiş. Babasına dönüp almalarını söylemiş. Babası umursamayınca da : Kızağımı almalıyım, yoksa sen yaşlandığında seni neyle ormana götürüp bırakacağım” demiş. Oğul o an anlamış ancak, ihtiyar babasının kaderi, yaşlandığında kendi kaderi de olacak. Dönüp babasının ellerini çözmüş. Alıp eve geri getirmiş. Samanlıkta saklayıp her gün ona çaktırmadan yemek yemek vermeye başlamış. Bir zaman sonradan köyde hayvanlar arasında bir rahatsızlık yayılmış. Hayvanlar birbiri gerisinde ölüyormuş. Yaşlı oğluna şöyle demiş: Hastaları iyilerden ayır. Onlara şu, şu otlardan ilaç hazırla. Sağlıklılara da şöyle şöyle yap. Erkek Çocuk ihtiyar babasının dediklerini yapmış. Gerçekte de onun hayvanları arasında vefat azalmış. Çoğu kurtulmuş. Bayram geldiğinde her sene olduğu gibi, o sene de köy halkı kurbanlar kesmeye başlamış. Ihtiyar oğluna şu öğüdü vermiş: Köyde hayvan fazla azaldı. Senin de artı hayvanın yok. Bu sene kurban kesme. Doğrusu de bir iki ay içinde bütün köy tarlalarda çalıştırılacak hayvan sıkıntısı çekmeye başlamış. Lakin ihtiyarın öğüdünü dinleyen gencin hayvanı varmış. İlkbahara dürüst köyde bundan böyle ekmek yapacak tahıl bile kalmamış. Ama belli başlı sorun, tohumluk olarak kullanabilecek değin bile tahıl olmamasıymış.Tarlaya ne serpeceklerini, gelecek senenin mahsülünü nasıl hazırlayacakları nı bilemiyorlarmış . Yaşlı bu konuda da oğluna öğüt vermiş: Yavrum, ahırın çatısı samanla doldurulmuştur. Onları çıkar, tekrar döv. Oradan tohumluk buğday çıkarabilirsin. Oğlan, ihtiyar babasının dediği gibi yapmış. Köyde tohumluğu olan tek aile onlar olmuş. Bütün köy halkı bu gencin sihirbaz olduğunu düşünmeye başlamış. Öyle ya, herkesin işi kötü bu arada, bu evde ilginç bir şekilde kötülüklere bir tedavi bulunuyormuş. Evi gözlemeye başlamışlar. Sonunda da reel anlaşılmış, yaşlı babanın hala yaşadığı ortaya çıkmış. Köylüler genci krala şikayet etmiş. Kral önce yasalarını hiçe sayan gence kızmış. Lakin olup bitenleri dinledikten sonra iyi ve yerinde bir öğüdün çok şeyi değiştirebileceğ ini kabul edip, ihtiyarlarla ilgili yeni bir kanun çıkarmış. bundan böyle çocuklar, anne ve babalarına yaşlılıklarında bakacaklar. Onların gönlünü güzel tutacaklar. Çünkü onların hayat deneyimlerinden defalarca için öğrenebilecekleri şeyler vardır.

1 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: