Blog

Benzinciden metropol sokaklarına

  Blog    19 Ocak 2019
Yorum Yok

Benzinciden metropol sokaklarına
Benzin istasyonundan metropol sokaklarına… Yüksel GÖÇMEZ / hurriyet.com.tr ABD’nin en büyük ikinci fast-food zinciri Burger King’in ABD’li özel girişim sermayesi 3Par’a satılması, gözlerin kökeni antik çağlara kadar uzanan ve önümüzdeki 3 yılda 200 milyar dolarlık bir pazara dönüşmesi beklenen fast-food sektörüne çevrilmesine neden oldu. Modern kültürün vazgeçilmez parçalarından ve hatta bazıları için yaşam tarzı haline gelen fast food, yani kolay hazırlanan ve çabuk tüketilen yiyeceklerin sektörünün tarihi Romalılara değin dayanırken, günümüzde pek fazla kişinin karnı acıktığında birincil tercihlerinden biri olan hamburgerler bundan bütün 110 yıl önce ilk kez ABD’de üretildi. Birinci Dünya Savaşı’nın arkasından, otomobillerin herkesin karşılayabileceği fiyatlara inmesiyle birlikte yaygınlaşması, aynı zamanda fast-food sektörünün temelini oluşturan “arabadan inmeden alışveriş yapabilme” eğilimini yarattı. ABD’de ilk hamburger, 1906’da yapılmış olsa da popülerleşen eğilimle birlikte, ABD’li girişimciler Walter Anderson ve Billy Ingram, 1921 yılında dünyanın ilk hamburger zincirini kurdu. White Castle adını verdikleri lokanta bugün ABD’nin önde gelen fast food şirketlerinden biri olsa da Türkiye ve dünyanın geri kalanı ABD usulü hamburgeri McDonalds ve Burger King gibi fast-food zincirleriyle tanıdı. Sektörün öne meydana çıkan şirketleri McDonalds, Burger King, Wendy’s, Kentucky Fried Chicken, Dominos Pizza gibi dev zincirler fakat ABD merkezli Subway ve TacoBell de şipşak gelişen şirketler aralarında yer alıyor. Dünya genelinde 3 milyonun üstünde fast-food restoranı olduğu belirtiliyor. 15 CENTLİK ÜRÜNLE BAŞLADILAR ABD’li Dick ve Mac McDonald kardeşler, California’da bugün fast food sektörünün en büyük isimlerinden biri şirketlerini “McDonalds Bar-B-Que” ismiyle bu eyaletteki bir benzincide açtı. Ancak birkaç ay meslek modellerini değiştirdikten sonradan, Aralık 1948’de resmi anlamda McDonald’s şirketini kurup, şimdi günde milyonlarca insanın tükettiği kağıda sarılı hamburgerleri yalnızca 15 cente, hamburgerin vazgeçilmez ikilisi patates kızartmasını ise 10 cente satmaya başladı. Fakat 15 centlik ürünlerle işe başlayan bu şirket, artık bir hamburger imparatorluğu. Şirket, günde küresel çapta 60 milyon insana hizmet ettiği 2009’da 5.1 milyar dolar kar açıkladı. Dünya üstünde 117 ülkede, 32 binin üzerinde restorana sahip olan McDonalds, aldığı eleştirilere sıkı kurallara ast standart imal yaptığını ve hijyene büyük yük verdiğini anlatan reklam kampanyalarıyla yanıt vermeye çalışıyor. 56 YILLIK REKABET McDonald’s ardından, dünyanın en çok aşina fast-food zincirlerinden biri de son günler satışıyla gündemde bulunan Burger King. 1954 yılında Miamili girişimciler, James Mclamore ve David Edgerton tarafından kuruldu. En büyük rakibi McDonald’s’la rekabet etmek için bambaşka öneriler sunmayı amaçlayan şirket, alevde kızarttığı köftelerle tanındı. Bugün fast-food severlerin en çok tercih ettiği ürünlerden biri olan Whooper adlı hamburgerini öncelikle 1957 yılında piyasaya sürdü. Şirket, ilk olarak arabaya satış konseptini geliştirip, restoranlar içinde yemek odaları oluşturdu. ABD dışındaki birincil restoranını 1963 yılında, Porto Riko’da açan Burger King, 1995 yılında da Türkiye pazarına girdi. Piyasa değeri 2.3 milyar dolar şirket, bugün 72 bambaşka ülkede, 12 binden pozitif noktada hizmet veriyor. Borsaya 2006 yılında açılan Burger King, 2002 yılında Diageo PLC şirketinden TPG Capital LLC, Bain Capital LLC ve Goldman Sachs Capital Partners liderliğindeki bir konsorsiyum göre 1,5 milyar dolar karşılığında satın alınmıştı. Şirket acilen de 3.36 milyar dolar karşılığında ABD’li özel girişim sermayesi 3Par’a satıldı. Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch ise, satış anlaşmasının arkasından Burger King’in kredi notunu BB+’dan BB’ye düşürdü. KRİZLERİN KAZANANI Bundan iki yıl önce yüzde 6.6’lık büyümeyle, 154.7 milyar dolarlık bir pazara dönüşen küresel fast-food piyasasının 2013’e kadar 200 milyara dolara çıkması bekleniyor. Küresel finans krizinin en yoğun şekilde hissedildiği 2008 yılında bile büyümesi, fast-food sektörünün krizlerden daima büyüyerek çıktığının altını bir defa daha çizdi. Küresel çapta milyonlarca insana istihdam sağlayan bu sektör, yalnızca ABD’de yaklaşık 4 milyon kişiye para kazandırıyor. OBEZİTE’NİN TEK SUÇLUSU OLARAK GÖSTERİLİYOR Dünyanın maksimum fast-food bitiren ülkesi ABD’yken, Japonya’da yalnızca üstüne kaynatılmış su dökülerek hazırlanan ve “noodle” adı verilen erişteleriyle en fazla hazırlanmış gıda bitiren ikinci ülke olarak dikkat çekiyor. ABD Rahatsızlık Denetim ve Önleme Merkezi’nin hesaplamalarına kadar, ülke nüfusunun yüzde 26’sına denk gelen 72 milyon birey obezite hastalığıyla boğuşuyor. Uzmanlar, ABD’lilerin fazla derecede fast-food tüketmesinden nedeniyle bu durumun ortaya çıktığını söylerken, ülkenin önde gelen fast-food zincirlerine her sene yüzlerce dava açılıyor ve sektöre karşın eleştirel kitaplar ve filmler her geçen gün artıyor. ABD’li yönetmem Morgan Spurlock’un 2004 yapımı filmi Supersize Me (Şişir Beni) ve ABD’li analist gazeteci Eric Schlosser’ın Fast Food Nation: The Dark Side of the All-American Meal (Fast Food Nesli: Amerikan Yemeklerinin Karanlık Yüzü) adlı kitabı, bu sektöre yönelik en büyük eleştirel ürünler olarak uyarı çekiyor.

1 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: