Bebeğiniz ağladığında, yardımınıza ihtiyacı var demektir

  Sağlık ve Yaşam    25 Mart 2019
Yorum Yok

Bebeğiniz ağladığında, yardımınıza ihtiyacı var demektir

Anne olmadan önce, hemen şimdi anne baba olmuş bir arkadaşınızla görüştünüz mü? Bebekleri ile ilgili olmayan her hangi bir konuda konuşama­dıklarını fark ettiniz mi? Sadece yemeğini yi­yip, altını ıslatan ve defalarca mızmızlanan mi­nicik bir varlığın, yetişkin insanların hayatlarını nasıl ele geçirebildiğine şaştığınızı hatırlıyor mu­sunuz?
Sanırım artık şaşmıyorsunuzdur.

Yeni bir bebekle, oldukça yoğun geçecek olan bir deneyime birincil adımınızı atmış bulunu­yorsunuz. Eğlenceli olduğu kadar ürkütücü de gelebilir. Her şeyden önce bütün enerjinizin bebe­ğinize aktarılacağı bir dönemdir. İşi yaparak öğ­renmek laf konusudur ve fazla mesailere her daim açık elde etmek. Yapmanız gereken her şeyi eksiksiz yapmak istersiniz. Ve bunu profesyonel almak adına değil, içinizden gelen ve daha önce tanışmadığınız bir sesin emrinde yaparsınız.

Anne olduğunuz ilk zamanlarda tecrübe et­tiğiniz şehvetli değişimler hayli yoğundur. Be­beğinize karşısında hissettiğiniz şey, daha önceden kendinizce tanımladığınız anne sevgisinden öbür olsa da fazla şiddetlidir. Benliğiniz anneliğinizle bütünleşir ve kendinizde daha önce hiç ayrım et­mediğiniz yeni şeyler keşfetmeye başlarsınız.

Hissettikleriniz niçin mi bu kadar yoğun? Çünkü şu anda kucağınızda tutuyor olduğunuz bebeğiniz, kısa bir süre öncesine değin sizin be­deninizin içindeydi. Bu sebeple doğru içe sizin ve bebeğinizin tek bir varlık olduğu hissine ka­pılabilirsiniz. Eğer bebeğiniz huzursuzsa, siz de sıkıntılı hissedersiniz. Ufak kaslarını gerdi­ğinde, haberdar olmadan siz de aynını yaparsı­nız. Bu hâlâ duygularınızı paylaştığınızın gös­tergesidir. Aynı şey bebeğiniz için de geçerlidir. Hatta bu koşul onda daha uzun sürer. Sizden farklı bir birey olduğunu anlaması birkaç ayını alabilir.

Anneliğinizin, şu lahza hatırlayamadığınız (muh­temelen bilinçaltınızın derinliklerinde varlığını sürdüren) bebekliğiniz ve annenizle yakından ilişkisi olduğu bir hakiki. Bebekliğinizde sizin de tecrübe ettiğiniz nefret edilen şey ve yalnız kalma endişeşi gibi çeşitli duygular, acilen bebeğiniz kuca-ğmızdayken tam bir yetişkin gibi ve olduğunuz gibi düşünmenizi engeller. Bu sayede kendiniz­de daha önce fark edemediğiniz bir empati gü­cünü keşfedersiniz.

Eğer bebekliğinizde anneniz ona ihtiyacınız olduğunda yanınıza gelmekte hep gecikmişse, bebeğiniz ağladığında derhal kendinizi onun yanında buluverirsiniz. Hatta buna gerek bile kalmaz, çünkü onu neredeyse hiç yalnız bırak­mazsınız. Bu bebeğiniz her huzursuzlaştığrada iyi bir anne olamadığınızı düşünüp pişmanlık çekmenize bile sebep olabilir. Bu nişlerinizi den­gelemenin yolunu bulmakta fayda var. Bebeği­nizin ihtiyaçlarını kelimelerle açıklama edemiyor olduğunu aklınızdan hiç çıkarmayın.

Anneliğe yeni adım attığınız birincil dönemlerde, enerjinizi ne kendinize, ne de bebeğinize yön­lendirmenize fırsat vermeyecek diğer streslerle de karşı karşıya kalabilirsiniz. Evliliğinizle ilgi­li problemler, annenizin ya da kayınvalidenizin anneliğinizle ilgili sona ermek bilmeyen eleştirileri, fiziksel sıkıntılar veya yeni hayatınıza harmoni sağ­lamakta yaşadığınız güçlükler, sizi yıldırarak ruhsal dengenizi bozup annelik nişlerinizi olum­suz etkileyebilir. Çünkü kendinizi iyi idrak etme­diğinizde bebeğinize de gereken alakayı göste­remezsiniz. Kısa bir dönem için bile olsa, enerji nizi bitiren kaygılarınızı bir kenara itip, bebe­ğiniz ve kendiniz için huzurlu bir ortam yarat­maya çalışmanızı güçlü olarak tavsiye ederim.

Her şeye bir zamanlar olduğundan daha pozitif mı kafayı takıyorsunuz? Bunu üstesinden geline­meyecek bir problem olarak görmeyin. Bebeği­nize ve büründüğünüz yeni anne rolüne alışma evresindesiniz. Toz elde etmek gibi basit bir eylem bile gözünüzde büyüyor olabilir bu dönemde. Öyleyse bırakın salonunuz tozlu kalsın, anne­niz ya da en yakın arkadaşlarınız ne güne duru­yor? Ayşe Hanım’in sizin anneliğiniz hakkında düşündükleri umurunuzda bile olmasın. Enerji­nizi canınızı sıkan yersiz şeylere yok, bebe­ğinize harcamanız gereken bir dönemdesiniz.

İster tutmuş olduğunuz yardımcı, ister anne­niz olsun, bebeğiniz doğduğunda meslek bölümünü iyi ayarlamalısınız. Bebeğin bakımı ile ana alaka­lenmesi gereken kişinin siz olduğunu onlar da bilmeli. Onların oluşturacağı tek şey, sizi bebeği­nizle ilgilenmekten alıkoyan şeylerin üstesin­den gelmek. Bebek görmeye gelip, bekledikleri hizmeti göremeyen akraba ve komşuların ge­reksiz eleştirileri yeni annelerin canını sıkar. Si­ze yardımcı kişinin ya da eşinizin bu konuda fazla hassas olması gerektiğini bir kez daha ha­tırlatmakta menfaat var. Siz siz olun, sizi bebeği­nizden alıkoyacak hiç bir olumsuzluğa takılıp kalmayın.

Genelde kendilerini bebeklerinin gereksinim­larına adayan yeni anneler, kendi ihtiyaçlarını görmezden gelirler. Sekiz çocuk annesi olan, deneyimli hemşire eşim Martha bile bu konudaki engin bilgisine rağmen öteki bütün anneler gibi her seferinde ayni hataya düşmüştür. İlgili bir baba ve eş olarak Martha ‘ya bebeklerimizin en fazla gereklilik duyduğu şeyin sağlıklı ve mutlu bir anne olduğunu her fırsatta hatırlattım. Bebeği­nize vereceğiniz en kıymetli hediyenin tebessüm eden ve mutlu bir yüz olacağını aklınızdan çıkarmayın.

Bebeğinizin varlığınıza en çok ihtiyaç duy­duğu dönemdesiniz şu lahza. Onun yenisi olduğu bu dünyada kendini bağlı hissettiği, sesine, ko­kusuna ve davramşianna bilinen olduğu tek kişi sizsiniz. Onun gereksinim duyduğu güven duygusu­nun tek kaynağı olduğunuz bir hakiki. Eşiniz bile bebeğinizin dünyaya gözlerini açtığı ilk za­manlarda, sizin yerinizi geçici bir süreliğine de olsa dolduramaz. Bu ilk olarak hakkı ile yeri­ne getirebileceğinizden kararsızlık ettiğiniz bir sorum­luluk gibi görünebilir. Uyurken bile kulağınızın onda olması, gün içinde daima yanına durmak ve zamanınızın çoğunu onu beslemeye adamanız Yirmi dört saat iş başı yapmak. Hep hayalini kurduğunuz kariyeriniz için bile bu kadarı artı öyle yok mi? Hiç bir işveren size bu değin iş yükümlülüğü veremez.

zaman zaman bu yükümlülüklerin altında ezildiğinizi hisseder gibi olacaksınız. Bu fazla bayağı. Tüm yeni annelere, bebeklerine baka­bilecekleri birilerini bulduklannda, kısa molalar vermelerini tavsiye ediyorum. Kendilerini daha canlı hissetmelerini sağlayacak ılık bir duş, kısa bir yürüyüş epeyce yardımcı olabilir. Oysa bu molaları kısa tutmanızın siz ve bebeğiniz için daha ayrıcalıklı olacağını aklınızdan çıkarmayın. Kesin olun maddi ve ruhsal yorgunluğunuzu üzerinizden atmaya yarayacak şey, be­beğinizle geçirdiğiniz vakittir. Onu emzirmek, kucağınıza almak, birlikte şekerleme yapmak annelik becerilerinizi ve aranızdaki bağı güçlen­dirir. Her gün bebeğinizin verdiği birbirinden öbür ipuçlarını öğrenmek, size kendinizi iyi hissettirecektir.

Bebeğinizin bütün sorumluluğunu üstlenme­niz, onun sizden bağımsız atacağı adımın geldi­ği zamanı daha iyi anlamanızı, hatta algılama­nizi sağlayacaktır. Bir yana tekrar tekrar kurmakta olduğunuz empatinizi kaybetmek istemiyorsu­nuz. Öteki yanlamasına, onun gözünde açlığını gide­ren bir nesneye dönüştüğünüzü hissetmek sizi rahatsız ediyor. Acele yapmanıza lüzum yok. Onun sunduğu ipuçlarını yakalayıp, sebatla ver­diğiniz yanıtlar aranızdaki ilişkiyi istediğiniz şekle büründürecektir.

Hayata gözlerini açtıktan sonraki birincil birkaç haftasında daima bebeğinizle birlikte edinmek, yal­nızca bebeğinizin size güvenmesini sağlamakla kalmayıp, sizin de kendinize bir anne olarak iti­mat etmenize sebep olacaktır. bununla birlikte, değişen hayatınıza daha basit adapte olmanızı sağlayacak olup, etrafınızdaki olumsuzluklara kulak asmamanızı öğreteceğinden, ilerleyen ay­larda bir bilirkişi anne olarak daha bakımlı edecek­siniz.

32 okunma



  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.