Bebeğiniz ağladığında, yardımınıza ihtiyacı var demektir

  Sağlık ve Yaşam    28 Mart 2019
Yorum Yok

Bebeğiniz ağladığında, yardımınıza ihtiyacı var demektir

Bütün bebeklerin doğuştan olan konuşabildikleri tek dil vardır: Yas dili. Bu dil sizinle iletişi­me devretmek için kullandığı en dolaysız araçtır. “Anne, yardımına ihtiyacım var” dese anında koşarsınız değil mi? Onun ağlaması da benzer et­kiyi yaratır ve minik bebeğiniz bunu şimdiden öğ­renmiştir. Ağlamasını durduramasamz bile, onu kucağınıza alıp sakinleştirmeye çalışmanız, be­beğinizin kendini iyi hissetmesini sağlayacaktır.

Annelerin büyük bir kısmı bebeğinin ağla­masına dayanamaz. Zaten olması gereken de budur. O her ağladığında derhal bir şeyler yap­manız gerektiğini fısıldayan bir ses belirir. Onu kucağınıza alıp, odanın içinde yürüdüğünüzde ufak sırtını sıvazladığınızda rahatladığını gö­receksiniz. veya en etkili silahınızı da kullana­bilirsiniz. Çoğu annenin içgüdüsel olarak yap­tığı acıklı bebeği emzirme, siz ve bebeğiniz için de refah kaynağı olacaktır.

Ağlayan bebeğinizin sizin şefkatinize ihti­yacı olduğu bir gerçek, ancak onun ağlamasın­dan kendinizi sorumlu tutmanız patavatsız. Bebe­ğiniz yaradılış itibari ile kendi içsel ihtiyaçları doğrultusunda ağlar. Bir Takım bebekler, annelerinin kucaklarındayken bile daha sık ve daha şiddetli ağlarlar. Bu annelerinin kapasitelerinin eksik olduğunun göstergesi değildir. Size düşen ona yalnız olmadığını göstererek, ihtiyacı olan hu­zuru elinizden geldiğince hissetmesini karşılamak.

Bebeğinizi, onu kucağınıza aldığınızda ya da emzirdiğinizde bile sakinleştiremiyorsanız, be­beklerde ağıt nedenleri üzerine minik bir araş­tırma yapmanız gerekebilir. başlangıçta bir pedi-yatriste başvurup, bebeğinizin sağlığı ile ilgili her şeyin yolunda gidip gitmediğini kontrol etti­rebilirsiniz. Natürel bunun her zaman işe yaradı­ğını bildirmek olası değil. Bir anne ve pediyatrist eşi ola­rak, fazla dertli bebeklerde en sık görülen rahatsızhğın gastroözofajeal reflü olduğunu söy­leyebilirim. Annelerin diyetinin de bebeklerin huzursuzlaşmasına sebep olabileceğini söyle­mekte menfaat var. Altıncı bebeğim hemen şimdi iki haf­talıkken, iflah olmaz şekilde yas krizlerine tutuluyordu. Ne kucağıma alışım, ne sırtını sıvazlayışım, ne de sütüm işe yarıyordu. Rahatlık­suzluğunun aşağı bedensel bir acı yattığı belli oluyordu. Benzer dertten felakete uğramış olan çoğu an­neye danıştım, yiyip içtiklerime dikkat ettim ve son olarak bebeğimin ağlamasını durdurmamı karşılayan Amerika’da “caveman diyeti” olarak aşina ve yeni annelerin uyguladıklan diyetini uyguladım.

Bebeğinizin ağlamalarını dikkate alıp cevap vermeniz onun için fazla önemli. Çünkü bu saye­de, bir şeye ihtiyacı olduğunda onu elde edebi­lecek kudretin, kendinde mevcut olduğunun far­kına varır. Keza sorunlarının tarafınızdan çö­zümlenmeye çalışıldığını görmek, ona kendisi­nin, sizin gözünüzdeki değerini keşfetmesini sağlayacak ve bu ona ihtiyacı olan özgüveni ge­tirecek. Huzursuzlaşıp ağladıktan sonradan onu yatıştırışınız, hayatta karşısına çıkacak olan sıkın­tıların ardından refahın geleceğini gösterir ve büyüdüğünde bile bebekliğinde öğrendiği bu birincil şeyle, zorluklara sebatla göğüs gerer.

Eğer ilk zamanlarda bebeğinizin ağlamasına hemencecik cevap verir ve yardımına koşarsanız, bir­kaç ay içinde daha az ağlamaya başladığını fark edeceksiniz. Mutlu bir bebeğe analık yapmak, çok daha basit ve eğlenceli olduğundan, bu si­zin için bir fayda olacaktır. Aynca acıklı be­beğinize ne kadar erken çareler sunarsanız, ağ­lamasını pek kısa sürede durdurabilirsiniz. Geciktiğiniz takdirde onu susturmak uzun vak­tinizi alabilir hatta ağlaması kesilse bile hıçkı­rıkları ayrıca sizi, hem onu tedirgin eder. Zira umutsuz bakışlan ve titrek sesi kendinizi kabahat­lu hissetmenize neden olabilir.

Ağlamalarına erken yanıt bölge bebeğiniz, bir şeye ihtiyacı olduğunda yapması gereken tek şeyin ağlamak olduğunu öğrenir. Bu, kuşkusuz onun şımaracağı anlamına gelmez. Tersine tıpatıp bir yetişkin gibi isteklerinin yerine gelmesi için metot geliştirdiğini gösterir. Zaten kısa bir vakit sonra siz onu o kadar iyi tanıyor olacaksınız ama, ihtiyaçlarını o ağlamaya başlamadan anlayacak ve karşılayacaksınız. Mesela, anneler bebekle­rinin uyanır uyanmaz kucağa alınmaktan hoş­landığını iyi bilir. Siz de onun rutin uykudan kalkma saa­tinde hemen yanında gidip, onun sizi küçük çığ­lıkları ile çağırmasını beklemeden, istediği şef­kati ona sunabilirsiniz. Bu sayede bebeğiniz uyandığında, kısa bir vakit içinde yanına gidece­ğinizi bildiğinden kendini daha huzurlu hisseder. İkiniz de birbirinizi anlıyor olmanın tadını çıkarabilirsiniz.

Bir Takım anneler bebekleri ağladığında, onları susana değin yalnızlığa terk ederek onları terbiye ettiklerini düşünürler. Ağladıklarında yanlarına kimsenin gelmediğini gören bebeklerin, bir zaman daha sonra ağlamaktan vazgeçtikleri doğru ama bu­nun doğurduğu olumsuz sonuçlar, sözde getirilerinden çok daha fazladır. Dokuz ay baştan başa tüm ihtiyaçlanm karşılayan annenin, dışarıdaki dünyada kendine uzaktan olduğunu bakmak, bebe­ğinizin yeni hayatına adapte olmasını hayli şiddet­laştıracağı gibi aranızdaki ilişkinin, bir komşu veya akraba ilişkisinden yakın olamamasına sebebiyet verir.

Minik bebeğiniz ağladığında onu bütün ola­rak ne vakit kucağınıza almanız gerektiği ko­nusunda, ikilemde kalmanıza ihtiyaç değil. Ağlar ağlamaz uzatın ona ellerinizi. Onu sakinleştirecek yollann hepsini deneyin. En sonunda, en çok işe yarayanını keşfetmiş olacaksınız. İhtiyacı olduğunda yanına olmanız, ilk denemede en etkili yolu bulmanızdan fazla daha mühimdir.

Ağlamak için arzu, üşüme, terleme ve ıslak bez gibi bir sürü sebepleri vardır bebeğinizin. Ancak ne değiştirilen kumaş, ne müzikli beşik ne de sallanan koltuğu tamamen ihtiyacı olan şeydir. Onu rahatlatacak başlıca şey huzur bulacağı kollarınızdır. Çoğunlukla bebekler siz yanınızda dursanız deha, herhangi bir yerde uzun vakit yatmaktan sı­kılırlar. Eğer onu kucağınıza aldığınızda onun kendini daha iyi hissettiğini düşünüyorsanız, bunu her zaman yapın.

Birçok yeni anne için bu küçücük şey çok dü­şündürücü olabilir. Bebekleri her ağladığında yanma koşup, onları kucaklarına alma fikri, be­beklerinin onları denetleme ediyor olması fikrini doğurabilir. Kaygılanmanıza ihtiyaç değil. Onun demin konuşamadığını ve tek iletişim aracının ağlayışı olduğu gerçeğini sakın aklınızdan çı­karmayın. Onun her ağlayışı, gerçekten sizinle ile­tişime geçme çabasıdır. Bir erişkin olarak ile­tişimin hayatınızdaki önemini düşünün. Bebe­ğinizin bu kabiliyete allah vergisi sahip olduğu için sevinmelisiniz.

Dolayısıyla, bebeğiniz ağladığında yapma­nız gereken tek şeyin, onu bir an önce susturup, sesi kesmek olduğunu düşünmeyin. Önce neden ağladığını bulmaya çalışarak, aranızdaki iletişi­min en sağlıklı şekilde kurulmasını sağlayın.

0 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: