Blog

Bankaların yen gözde sektörü zorda

  Blog    6 Ocak 2019
Yorum Yok

Bankaların yen gözde sektörü zorda
Borcu olmayan çiftçi adeta değil. Her 10 çiftçiden 3’ü icra takibinde. Diğerleri icra takibine düşmemek için kaçıyor. Her 10 çiftçiden biri ise ne eyvah oysa borçlarını ödeyemediği için hapiste Çanakkale, Saruhan, Kırkağaç gibi bölgelerde icra müdürlükleri dosyalarla dolup taştı. Saruhan’da 17 bin kayıtlı çiftlik sahibi var. İcralık dosya sayısı 16 bin. Mahsulü ile 220 milyon liralık katma değerinde yaratan Saruhan’da çiftçilerin bankalara toplam borcu 350 milyon TL. Mahsul gelirinin tamamıyla borç kapasalar da 130 milyon TL borçlu çıkıyorlar Gel de çık işin içinden 55 kuruşa maledilebilen domates 25 kuruş ediyor Domates denince akla birincil ’Çanakkale Domatesi’ gelir. Kumkalesi olarak adlandırılan eski adı ise Batak Ovası olan yerde önceden günde 80 kamyon domates çekiliyordu. Fakat domatesin her sene fiyatının düşmesi, son 3 yıl içinde kilo fiyatının 60 kuruştan 20-25 kuruşa dek gerilemesi çiftçilerin belini bükmüş vaziyette. Toplam 100 bin dönüm ekili alanın bulunduğu Batak Ovası, 4 bin çiftçiye ev sahipliği yapıyor. Ekonomiye her yıl 100 milyon TL girdi karşılayan çiftçinin borcu ise 150 milyon TL’yi geçmiş durumda. İcralık olan çiftlik sahibi sayısı ise tam 3 bin. Neden böyle oldu? Çanakkale Ziraat Odası Başkanı İlhan Millet, bundan böyle çiftçinin para kazanamadığını söylüyor. Ortaya çıkan tabloyu ise rakamlarla şöyle açıklıyor: “Bundan 5 yıl önce domatesin dönüm başına maliyeti 500 ile 750 TL arasında değişiyordu. Köylü domatesi 90 kuruştan satıyordu. Acilen maliyetler ikiye hatta üçe katlandı. Bir dönümün maliyeti bin TL ile bin 300 TL arasında değişiyor. Eğer bu gün çiftlik sahibi domatesin kilosunu 55 kuruştan satarsa ancak masrafını karşılar. Bu rakamın üzerine satacağı her kuruş ise kar olur. Ancak bugün domatesin kilosu 20-25 kuruş aralarında değişiyor. Kısacası çiftlik sahibi sattığı her kilo domateste 30 kuruş içeride. Bu koşullar aşağıda çiftlik sahibi borcunu da ödeyemediği gibi harcadığı parayı da çıkartamıyor. Sistem kilitlendi. Nasıl çözülecek biz de bilmiyoruz. Yüzlerce çiftçi hakkında tutuklama kararı var. Bundan Böyle ova değil fakat çiftçi batak ışık halkası geldi.” Peki çiftlik sahibi bu ülkü nasıl geldi? İlhan Millet süreci şöyle açıklıyor: “yıllardan beri yüksek enflasyona alışık bir toplumuz. Çiftçi yüzde 80-90’larla kredi alır ve rahatlıkla öderdi. Sonradan banka kredilerinin faizi yüzde 30’lara düştü. Çiftlik Sahibi bunu büyümek için fırsat bildi. ’Evvelden yüzde 90 faizi ödedim, yüzde 30 faizi hayli hayli öderim’ dedi. Çünkü bizim ürünümüz her sene prim yapıyordu. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Bizim ürünler bırakın prim yapmayı, benzer fiyatı bile koruyamadı. Buna karşın mazot, gübre, tohum, hap ve işçi parası defalarca arttı. Bankadan çekilen krediler ödenmez hale geldi. Çiftlik Sahibi krediyi ödemek için diğer bankadan kredi çekti. Böyle de birkaç sene idare etti lakin bundan böyle borçlar ödenemez durumda. Sistem kilitlendi, icralar başladı. Bugün hangi çiftçinin borcu yoksa, o çiftçiliği bırakmış demektir. Tarlasını eken, çalışan çiftlik sahibi borcunu ödeyemiyor.” Baba ve 2 oğul hapiste anne firarda ÇİFTÇİLERİN dertlerini dinlediğimiz 2 bin kilometre içinde şayet de en hazin hikayeye onlar sahip. Çünkü 4 karakter Kurtçu Ailesi’nin reisi ve 2 çocuğu hapiste. Anne Hanife Kurtçu hakkında da yakalama emri var ama firarda. Komşularına sığınmış durumda ve onların yardımı ile ayakta kalıyor. Kurtçu Ailesi’nin tek suçu ise aldıkları traktörün kredisini zamanında ödeyememek. Komşularına sığınan Hanife Kurtçu ile yaşadıklarını konuştuk. iyice borçlarını ve neden borç yaptıklarını bilemese bile yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı. İşte onun ağzından Kurtçu Ailesi’nin dramı: “Her şey 2 yıl önce o traktörü almakla başladı. Eşim İbrahim Kurtçu (62) bana geldi ve ’Bak traktör alacağız. Bu malı senin üzerine yapacağım. Ben ve oğlun ise kefil olacak’ dedi. Duyunca sevindim. Üzerime mal olacaktı. 36 bin TL tutacaktı ve 4 yılda ödeyecektik. Her yılın Eylül ayında 9 bin TL verecektik. Birincil sene efendice ödedik. Bu sene Eylül ayı gelince bizim adam ödeyemedi, çünkü ürünü para etmedi. Sonra icra memurları geldi eve. Bizim mallara, eşyalara baktılar beğenmediler. Sonradan bir kağıt imzalattılar bizim adama. Oradan da diğer kefil bizim büyük oğlanın evine gittiler. Onun da eşyalarını beğenmediler. Ona da imzalatmışlar bir şeyler. Sonradan da Ocak ayında geldiler, önce oğlumu, sonradan da eşimi tutuklayıp götürdüler, koydular Çanakkale Hapishane’ne. Geçen gün jandarma geldi. Beni de tutuklamaya gelmişler. Duyunca kaçtım evden. Sığındım komşulara. Şimdi ben ne yapayım. Bizim asıl borç 9 bin TL. Ama faiz işleye işleye, avukat parasını içine yerleştire yerleştire yapmışlar bizim borcu 17 bin TL. Traktörü de bağladılar. Bir aileden sen 3 erkeği tutuklarsan bu borç nasıl ödenecek?” Sarı taksi geldi mi köylüler yok oluyor GökçalI Köyü, merkeze yan bir köy. 280 haneli, 800 nüfusa sahip köyde 260 hanenin geçim kapısı çiftçilik. Yıllardır kendilerine ekmek karşılayan topraklar, bundan böyle hayal kırıklığının, üzüntünün kol gezdiği yerler olmuş. Kim çiftçilikle uğraşıyorsa az kalsın hepsinin borcu var. Borcun 6 milyon TL’yi geçtiğini, bunun yarısından fazlasının ödenmez hale geldiğini söylüyorlar. Fakat onların derdi bu borçları arındırmak yok. Onların derdi hapse girmemek. Çünkü az daha tümü için yakalama emri çıkartılmış durumda. Köye gelen sarı taksiyi ve jandarma aracını gören ormana kaçıyor. Kaçamayanlar ise hapsi boyluyor. Köyde muhtardan imama herkesin borcu var. Muhtar, kefil olduğu kişi borcunu ödeyemediği için tutuklanmış. Benzer, dost 7 bin TL’yi denkleştirmiş ve muhtarı kurtarmış. Köyün imamının durumu daha korkunç. 100 bin TL borcu var. Ödeyemediği için jandarma ardındaki. Yakalanmamak için 1 ay izin almış ve köyden kaçmış. Bu masanın borcu 755 bin TL Bu fotoğrafta 6 köylü var. Tümü tarımla uğraşıyor ve hepsinin borcu var. Toplam borç ise 755 bin TL’yi buluyor. Soldan sağa gidersek Hasan Yıldırım’ın borcu 350 bin, Fahrettin Çiloğlu’nun borcu 40 bin, İsmail Köseoğlu’nun borcu 150 bin, Selman Babacan’ın borcu 35 bin, Ahmet Kasap’ın borcu 150 bin, Naim Kokaroğlu’nun borcu ise 30 bin TL’yi buluyor. SARUHANLI NÜFUS: 75 BİN KAYITLI ÇIFTÇI: 17 bin BELDE SAYISI: 13 KÖY SAYISI: 29 ARAZİ: 460 bin dönüm SULAK BÖLGE: 260 bin dönüm YILLIK GELIR: 220 milyon TL TOPLAM BORÇ: 350 milyon TL İCRALIK DOSYA: 16 bin KIRKAĞAÇ NÜFUS: 50 BİN KAYITLI ÇIFTLIK SAHIBI: 11 bin BELDE SAYISI: 4 KÖY SAYISI: 28 ARAZİ: 240 bin dönüm SULAK ALAN: 142 bin dönüm YILLIK GELIR: 100 milyon TL TOPLAM BORÇ: 120 milyon TL İCRALIK DOSYA: 6 bin BATAK OVASI NÜFUS: 15 BİN KAYITLI ÇIFTÇI: 4 bin BELDE SAYISI: 2 KÖY SAYISI: 13 ARAZİ: 100 bin dönüm SULAK BÖLGE: 100 bin dönüm YILLIK GELIR: 100 milyon TL TOPLAM BORÇ: 150 milyon TL İCRALIK DOSYA: 3 bin VATAN

0 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: