Bacak eğrilikleri tedavi edilebilir mi?

  Sağlık ve Yaşam    24 Mart 2019
Yorum Yok

Bacak eğrilikleri tedavi edilebilir mi?

Bacaklarınız parantez görünümünde olduğu için etek giymeye utanıyorsanız veya iki bacağınızı ast yandan getirdiğinizde X görünümünü alıyorsa hayatınız her tarafında bu şikayet ile yaşamak zorunda değilsiniz.

BACAK EĞRİLİKLERİ KADINLARDA DAHA FAZLA GÖZLENİYOR

Bacaklarda görülen çarpıklıklar çoğunlukla ahali aralarında “X” ve “parantez” ayak olarak tanımlanan iki öbür formda görülür. X bacakta eğrilik dışa doğruyken; parantez bacakta ise çarpıklık içe doğrudur. Bacaklardaki bu görüntülerin esas iki nedeni; trafik kazası sonucu oluşan kırıkların çare edilememesi veya metabolik kemik hastalıklarıdır.

Örneğin, D vitamini eksikliğinden kaynaklanan “raşitizm” ve güya hastalıklar ile bir takım kemik bozuklukları olabilir. Bunların dışarıya çok nadir de olsa yetişkin raşitizmi (osteomalazi – kemiklerde yumuşama), kemik erimesi (osteoporoz) gibi hastalıklara emrindeki bambaşka ayak eğrilikleriyle de rastlamak mümkündür. Yeniden doğuştan olan gelen bacak eğriliklerinin oranları da çok düşüktür. Bacaklardaki çarpıklığın kadınlarda, erkeklere kadar birazcık daha pozitif olduğu gözlense de bununla ilgili net bir istatistik bilimi mevcut değil.

VÜCUDUN YÜKLENME EKSENİNİN DÜZELTİLMESİ ÇOK ÖNEMLİ

Bacaklardaki çarpıklığın estetik gösterme açısından önemi büyük. Ama bu sorunu yaşayanlar için daha kayda değer bir husus var; eğrilikle birlikte vücutta özellikle diz, kalça ve bacak eklemlerinin yüklenme eksenleri değişmektedir. Dolayısıyla bu eğrilikleri düzeltmenin amacı sadece estetik kaygılar değildir; daha da önemlisi vücudun bu yüklenme eksenini düzeltmektir. Cerrahi tedavideki gaye budur; çünkü hasta yürüme zorluğu zeka çekebilmektedir…

CERRAHİ MÜDAHALE İÇİN ÇOCUKLARDA ÇOĞALMA ÇAĞININ BİTMESİ BEKLENMELİ

Bacaklardaki eğrilikler metabolik kaynaklıysa hasta yürümeye başladığında durum farkedilebiliyor. Bu durumda ilk kez ilaç tedavisi uygulanıyor. Cerrahi yöntemler, ilaç tedavisine rağmen düzelmeyen ya da beceriksiz ilaç tedavisi sonucunda bundan böyle ilaçla bile düzelemeyecek hale gelen eğrilikler için kullanılıyor. Sıradan olarak 15-70 yaş aralığında, düzelememiş bacak eğriliklerini cerrahi müdahaleyle tedavi etmek mümkün.

Örneğin, trafik kazası geçirip yetkisiz tedavi edilmiş hastalarla karşılaşabiliyoruz. veya kırıkların ortaya çıkardığı birtakım doku bozuklukları olabiliyor. Bazen de çocukluk çağında geçirilmiş kırıklara ast olarak çoğaltma kıkırdağı hasar görebiliyor. Bu kıkırdak zarar gördüğünde kemik, büyümesini çarpık olarak sürdürüyor. böylece cerrahi müdahale için artma çağının bitmesi beklenmelidir (kız çocuklarında 14-15, erkek çocuklarında 17-18 yaşlarından itibaren).

OPERASYONDAN BİR HAFTA SONRA OTOMOBIL BİLE KULLANABİLİRSİNİZ

Geçmiş yıllarda bacak eğriliklerinin düzeltilmesinde büyük kesiler açılıyor, “platin” denilen plaklarla tespit yapılıyor veya dışarıdan ıslah edici çemberler kullanılıyordu. Günümüzde ise modern teknikler ile uygulanan cerrahi girişimler bir uçtan bir uca hasta ameliyattan çıktığı anda bacakları düzelmektedir.

Ameliyatta önce vücudun dışına takılan bir cihaz doğru (eksternal fiksatör) kemikte bir kırık oluşturulur. Kemik sürükleyici pozisyona getirilerek bu cihazla saptama yapılır. daha sonra tekrar ameliyat içinde, düzeltilmiş pozisyondaki kemiğin içine bir tırnak yerleştirilerek kırık tespit edilir ve ardından da uygun pozisyonda cihaz çıkarılır.

Tabii röntgen çekerek, düzeltmenin yeterli olup olmadığı da denetleme edilmektedir; eğer tatmin edici değilse aygıt vidalarından ayarlanır. Tırnak yerleştirildikten sonra aygıt çıkarılır. Bu tırnak eğriliğin her yerde görülmesini önlemektedir. Operasyondan daha sonra, bölgede iki-üç cm’lik bir ameliyat izi olmakta ve kanama anında hiç olmamaktadır. En önemlisi, hastanın alçısı olmamaktadır. Ameliyat bittikten daha sonra hastaya yük bindirilip yürütülebilmektedir.

1-2 gün yatışın peşinde hasta ayakta taburcu edilerek bir hafta içinde adi yaşamına dönebilmektedir. Kırık ise ortalama üç ay içinde kaynamaktadır. Hastaya ameliyattan bir hafta sora otomobil kullanmasına dahi izin verilmektedir.Bacaklarınız parantez görünümünde olduğu için etek giymeye utanıyorsanız veya iki bacağınızı alt yanlamasına getirdiğinizde X görünümünü alıyorsa hayatınız baştan başa bu şikayet ile yaşamak zorunda değilsiniz.

aslında estetik kaygılarla kurtulmak istenilen ayak eğriliklerinde, vücudun kendini düşey tutabilme orantısını kaybetmesinin daha kayda değer olduğunu maddeler halinde sıralamak İSTERİM.

BACAK EĞRİLİKLERİ KADINLARDA DAHA FAZLA GÖZLENİYOR

Bacaklarda görülen çarpıklıklar genel olarak insanlar arasında “X” ve “parantez” üçgenin taban olmayan kenarı olarak tanımlanan iki bambaşka formda görülür. X bacakta eğrilik dışa doğruyken; parantez bacakta ise eğrilik içe doğrudur. Bacaklardaki bu görüntülerin esas iki nedeni; trafik kazası sonucu oluşan kırıkların tedavi edilememesi ya da metabolik kemik hastalıklarıdır.

Örneğin, D vitamini eksikliğinden kaynaklanan “raşitizm” ve benzeri hastalıklar ile bazı kemik bozuklukları olabilir. Bunların dışarıya çok nadir de olsa erişkin raşitizmi (osteomalazi – kemiklerde yumuşama), kemik erimesi (osteoporoz) gibi hastalıklara yan öbür but eğrilikleriyle de karşılaşmak mümkündür. Tekrar allah vergisi gelen ayak eğriliklerinin oranları da çok düşüktür. Bacaklardaki çarpıklığın kadınlarda, erkeklere göre azıcık daha arti olduğu gözlense de bununla ilgili net bir istatistik mevcut değil.

VÜCUDUN YÜKLENME EKSENİNİN DÜZELTİLMESİ FAZLA ÖNEMLİ

Bacaklardaki çarpıklığın estetik manzara açısından önemi büyük. Ancak bu sorunu yaşayanlar için daha manâlı bir husus var; eğrilikle birlikte vücutta bilhassa diz, kalça ve üçgenin taban olmayan kenarı eklemlerinin yüklenme eksenleri değişmektedir. Dolayısıyla bu eğrilikleri düzeltmenin amacı yalnızca estetik kaygılar değildir; daha da önemlisi vücudun bu yüklenme eksenini düzeltmektir. Cerrahi tedavideki kasıt budur; çünkü hasta yürüme zorluğu dahi çekebilmektedir…

CERRAHİ MÜDAHALE İÇİN ÇOCUKLARDA ÇOĞALTMA ÇAĞININ BİTMESİ BEKLENMELİ

Bacaklardaki eğrilikler metabolik kaynaklıysa hasta yürümeye başladığında durum farkedilebiliyor. Bu durumda başta ilaç tedavisi uygulanıyor. Cerrahi yöntemler, ilaç tedavisine karşın düzelmeyen ya da yetersiz hap tedavisi sonucunda artık ilaçla bile düzelemeyecek hale gelen eğrilikler için kullanılıyor. Ortalama olarak 15-70 yaş aralığında, düzelememiş üçgenin taban olmayan kenarı eğriliklerini cerrahi müdahaleyle çare etmek mümkün.

Örneğin, trafik kazası geçirip beceriksiz tedavi edilmiş hastalarla karşılaşabiliyoruz. veya kırıkların ortaya çıkardığı birtakım doku bozuklukları olabiliyor. Bazen de çocukluk çağında geçirilmiş kırıklara yan olarak artiş kıkırdağı zarar görebiliyor. Bu kıkırdak hasar gördüğünde kemik, büyümesini eğri olarak sürdürüyor. bu nedenle cerrahi müdahale için artiş çağının bitmesi beklenmelidir (kız çocuklarında 14-15, erkek çocuklarında 17-18 yaşlarından itibaren).

OPERASYONDAN BİR HAFTA SONRA ARABA BİLE KULLANABİLİRSİNİZ

Geçmiş yıllarda ayak eğriliklerinin düzeltilmesinde büyük kesiler açılıyor, “platin” denilen plaklarla tespit yapılıyor ya da dıştan yatıştırıcı çemberler kullanılıyordu. Günümüzde ise çağdaş teknikler ile uygulanan cerrahi girişimler baştan sona hasta ameliyattan çıktığı anda bacakları düzelmektedir.

Ameliyatta önce vücudun dışına takılan bir cihaz tamamen (eksternal fiksatör) kemikte bir kırık oluşturulur. Kemik düzgün pozisyona getirilerek bu cihazla saptama yapılır. sonra yine ameliyat içinde, düzeltilmiş pozisyondaki kemiğin içine bir çivi yerleştirilerek kırık saptama edilir ve gerisinde da uygun pozisyonda cihaz çıkarılır.

Tabii röntgen çekerek, düzeltmenin tatmin edici olup olmadığı da teftiş edilmektedir; eğer tatmin edici değilse cihaz vidalarından ayarlanır. Çivi yerleştirildikten daha sonra aygıt çıkarılır. Bu tırnak eğriliğin her yerde görülmesini önlemektedir. Operasyondan daha sonra, bölgede iki-üç cm’lik bir ameliyat izi olmakta ve kanama hemencecik hiç olmamaktadır. En önemlisi, hastanın alçısı olmamaktadır. Ameliyat bittikten sonradan hastaya tartma bindirilip yürütülebilmektedir.

1-2 gün yatışın ardındaki hasta ayakta taburcu edilerek bir hafta içinde alışılagelmiş yaşamına dönebilmektedir. Kırık ise ortalama üç ay içinde kaynamaktadır. Hastaya ameliyattan bir hafta sora araba kullanmasına deha izin verilmektedir.

İstanbul Ortopedi uzmanlarına varmak icin tıklayın!

4 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: