Babalık sendromu!!!

  Sağlık ve Yaşam    28 Mart 2019
Yorum Yok

Babalık sendromu!!!

Her erkek baba olduktan daha sonra öbür duygular hisseder. Kimi erkekler halterde dünya dünya şampiyonu olmuş, futbolda dünya kupasını tek başına kazanmış, 100 metreyi 6 saniyede koşmuş edasıyla ortalıkta dolanıp böbürlenirken, kimileri de ağlamaklı, sık sık acıkan gazını çıkartamayan, kusan yaratık (onlara kadar) aleyhinde irkilip, korkup ve hatta sinirlenip bir köşeye çekiliverirler. Onlara kadar pabuçları dama atılmıştır, cümbür cemaat bebekle ilgilenmektedir ve ilgi ummak bir yanlamasına süre kli yeni doğum yapan eşlerine ve bebeğe ilgi uygulamak zorunda kalmışlardır. “hayatım veya bayan koş bu yine ağlıyor, bu yine kustu” vb. cümleler bu sendromu yaşayan babaların bulunduğu evlerde sık sık kurulur.

Bu sendromu yaşamış erkekler içlerine kapanıp depresif belirtiler gösterebilecekleri gibi, aşırı gergin ve sinirli tavırlarıyla da uyarı çekerler. Dünyaya gelmiş olan savunmasız bebek sanki onların düşmanıdır. Hiç bir şey eskisi gibi değildir ve yeniden asla da eskisi gibi olmayacaktır. Hayat tamamıyla değiştirilmiş, eşleri ve hatta evleri ellerinden küskün gibidir. Kendilerini yaşadıkları eve bile ait hissetmezler, dışlandıklarını, horlandıklarını düşünürler. Ziyaret Etmek, bir zamanlar olduğu gibi laflamak, sevişmek ve hatta uyuklamak muhtemel değildir. Bu yeni gelen minik bebek yetmiyormuş gibi cüssesini aşan bir dolu harcama çıkartmaktadır. Maması bezi, doktoru, aşısı, giyecekleri, her gün çalışan çamaşır ve bulaşık makineleri bu sendromu yaşayan erkeklerin gözünde dünyanın en büyük harcama kapılarıdır.

Bu sendromun en keskin yaşandığı erkeklerde bahsettiğim depresif belirtiler o kadar yoğundur oysa bebeğe karşı düşmanca duygular taşırlar. Dikkatsiz, özensiz bebeğe ve eşe mesafeli bir tavır takınırlar. Hatta bazıları da evi kısa bir süre için bile olsa terk etme eğilimine girerler. Yeni doğum yapmış yardıma ve desteğe ihtiyaç duyan eşlerine yokmuş gibi davranırlar. Onlar için bebeği sevmek ilgilenmek yalnızca ve yalnızca yüktür. Hayat artık can sıkıntısı vericidir, öyle birçok bu durumla üatesinden gelmek için işlerine daha fazla enerji aktarırlar mesailere kalırlar eve bir türlü gitmek istemezler.

Babalık sendromu genellikle eğer kişide psikopatolojik bir aşinalık yoksa üç ay içerisinde ortadan kalkar, belirtiler değil olur ve sorumlu babalık süreci başlar. Uzayan durumlarda ise babanın muhakkak bir psikolojik yardım alması gerekir. Huysuz taktirde boşanmaya değin giden bir takım aile içi çatışmalar baş gösterebilir.

Diğer yanlamasına reddeden babalık sendromunun yanında Coudave Sendromu olarak literatüre geçmiş bir babalık sendromu daha mevcuttur. Baba adaylarının yaklaşık yüzde 10’u ile yüzde 65’i arasında görülen bu sendrom, hamilelik esnasında en sık üçüncü aya dürüst veya doğum yaklaştığında ortaya çıkar. Belirtileri doğum yapacak eşin paralelinde şehvetli değişimler, bitkinlik, baş ağrısı, bel ağrısı, bacaklarda kramplar, mide bulantısı, baş dönmesi ve aşerme şeklindedir. Bu sendromu yaşayan öyle çok baba adayı, anne adayından çok daha artı kilo bile alabilir. Hamile eşle özdeşleşme (bir olma) arzusu, kıskançlık, dünyaya yeni gelecek bebeğin korkusu, kaygılar ya da düzensizleşen cinsellik gibi sorunlar bu sendromun nedenleri olabilmektedir.

Yine de günü geldiğinde, ola ki de elinizde kalacak ya da sizden geriye kalacak son şeydir, baba olmak. Bundan Böyle dünyada olmadığınız zamanlarda hayatınızın bir başkası göre temize çekilebileceği umududur. Onulmaz yalnızlığınıza bir dem tedavi yalıtılmışlığınıza bir dem karşısında duruştur. Bir avuçtan, bir kucağa metamorfoz gösteren sarılmaların umududur, sana benzeyene, senle olana bir özlemdir, bir yoldur oysa sen bitene değin o hiç fakat hiç bitmez. Ateşi yüksek gecelerin uyumayan sabahlarında termometreye gülümsemektir, bir düşüşün sonunda acıklı bir çift ufak gözün yaşını dindirebilmektir. Umudu yaşatmak umudu aşılamaktır, yanında almak yanında hissetmektir ve belki de lahza gelip yalnızca onun için yaşamak onun için hayata tutunmak ve sadece onun için savaşmaktır. Anlatılabilir ama ancak yaşandığında anlaşılır.

11 yıllık baba…

İzmir Psikolog uzmanlarına gelmek icin tıklayın!

15 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.