Babalar ve kızları

  Sağlık ve Yaşam    24 Mart 2019
Yorum Yok

Babalar ve kızları

Hepimiz hayatımızı birleştireceğimiz eşi seçerken, çocukluğumuzun baba modelinden izler arıyoruz haberdar olmadan…

Güvey kayınpeder toprağından olur” diyenler haricen kız vermemeye mi çalışıyorlardı yahut insan psikolojisi hakkında bir fikirleri mi vardı bilinmez fakat biz kadınların benzeşen seçerken babalarımızı rol model aldığımız bir gerçek… Bundan Başka bu seçimde daima olumlu özellikler yönlendirici olmuyor, bir takım kadınlar babalarının negatif yönlerini içeren erkeklerle bir hayat sürdürmeyi seçim edebiliyor. Oysa bu durumun ne bir kitabı var ne de madde madde koşulları… Bu örnekler, içinde insan barındırıyor olması sebebiyle, kişilik yapısı, yaşanan çevre, anne-babanın ve onların ailelerinin tutumlarından etkilenerek şekilleniyor. Tek bir hakiki var fakat; kızlar, ‘Katiyen babama benzeşen bir adamla evlenmezdim’ deseler deha hayatlarının birincil erkeği olan babalarını bu seçimin dışarıya bırakamıyor.

Kız çocuğun hayata gözlerini açtığında ilk gördüğü erkek babasıdır. Baba-kızın birbirine duyduğu aşk, karşı cinsler arasındaki aşktan cinsellik boyutunu çıkardığınızda geriye kalan aşktır. Ergenliğe içten bu aşk gerilemiş gibi görünür fakat hep vardır ve hiç geçmez.

Kadınların benzeyen seçiminde, birlikte yaşadıkları baba modelinin etkisi oluyor mu?

Psikolojide “anne yoksunluğu” olarak adlandırılan sendrom fazla daha artı ön plana çıkıyor ve babanın çocuk üzerindeki etkisinin o kadar da manâlı bir etken olmadığı düşünülüyor. Fakat babalar, bilhassa kız çocuklar için ilk aşktır, bakımlı kahramandır. Kız çocuğun hayata gözlerini açtığında ilk gördüğü erkek babasıdır. Baba-kızın birbirine duyduğu aşk, karşı cinsler arasındaki aşktan cinsellik boyutunu çıkardığınızda geriye kalan aşktır. Ergenliğe dürüst bu aşk gerilemiş gibi görünür fakat hep vardır ve hiç geçmez. Bu ilişkinin, kız çocuğun ileriki yaşantısındaki etkileri de fazla fazladır. Kız çocuklar, ileride eş seçerken ya baba figürünün aynısını veya tam tersini seçiyor. Örneğin baba alkolikse veya baskı eğilimli ise kız çocuk, ya benzer bir erkekle beraber oluyor veya iyice sakin, munis bir erkekle evlenebiliyor. Eğer kız çocuk özgüvenini kaybetmiş, bağımlı kişilik özelliği geliştirmişse babasının aynı özelliklerini taşıyan bir erkekle beraber olma ihtimali artıyor. Erkek çocuklar için de aynı durumu anneleri ile ilişkileri açısından laf konusu oluyor. Ağırlıklı olarak aynı figürü seçiyoruz çünkü hepimiz doğal olarak anne babamıza hayran oluyoruz.

‘Babamı katiyen rol model almam’ diyenler yanılıyor mu?

‘Rol model almam’ seslenmek bile, ‘Babamı rol model olarak alıyorum ve onun tam tersi özelliklere sahip bir insan seçeceğim’ aramak anlamına geliyor. Ama insanın gönlünün nereye konacağı da önceden bu dek net olarak kesin olmuyor. Hiçbir baba ne tamamen iyidir ne de tamamen kötüdür. Alkolik bir baba, öteki yanlamasına çocuklarına karşısında çok şefkatli bir baba olabilir. Babamızın şefkat özelliğini de mi rol model almayacağız? Bilinçaltımız ister istemez aynı özellikleri algıladığı için eşimizle babamızın bazı özellikleri mutlaka benziyor olacak… Kişiliği olmazsa hitabe tarzı, belki memleketi, olur ya mesleği…

Peki yetim artan kızlar?

Son yıllarda seminer verdiğimiz okullarda veli profilini de tanımaya çalışıyoruz ve görüyoruz fakat sınıflarda yalnızca annesi veya yalnızca babası ile yaşayan çok pozitif çocuk bulunuyor. Birçok kadın danışanımız da bize “Babasının boşluğunu nasıl dolduracağım?” sorusu ile geliyor. Bu aslında çok manâlı bir sorun çünkü anne, babanın yerini dolduramıyor. Bu boşluğu dolduracak ağabey, amca, dayı, dost, hoca gibi bir figürün mutlaka bulunmasını istiyoruz. Bu kişi annenin hayatındaki yeni bir insan da olabiliyor. Bazı durumlarda bu figür bulunamıyor ve o süre babanın eksikliğinin etkilerini kız çocuk üzerinde fazla bariz şekilde görüyoruz.

Bu eksiklik kendini nasıl gösteriyor?

Böyle bir ortamda çoğalan kız çocuklarında iki net şahsiyet görüyoruz. Bu çocuk ileride sosyal ilişkilerinde içine fazla kapanık, güvensiz, özellikle erkeklerle bir aradayken elini ayağını nereye koyacağını bilemez halde ve erkeklere aleyhinde da güvensiz olabiliyor. Çünkü babanın olmadığı yerde annenin olumsuz bir etkisi oluyor; erkeklere dikkat et, aman kimseye güvenme gibi telkinlerle muhafazakar, içe kapanık kız çocukları yetiştiriliyor. Ara Sıra de tam tersi olarak çok saldırı, girişken ve erkek arkadaşları ile olan ilişkilerini kız arkadaşla olan ilişkilerinden ayırt edemeyen bir durumda olabiliyor. Bu çocuğun kafasında erkek ilişkisi konumlanmamış olduğu için durması gereken yeri bilmiyor, ne yazık oysa ara sıra karşı cins kadar hareketleri öbür algılanabiliyor. Bu kadınlar ileride evlenip çocuk sahibi olduklarında da çocuğun babası ile olan ilişkisini düzenlerken de sorun yaşıyorlar çünkü babayı nerede devreye sokmaları gerektiğini, nerede müdahale edilmesi gerektiğini bilemiyorlar.

Anne-babanın ilişki şekli de kız çocuğun ilerideki ilişkisinde belirleyici oluyor mu?

Kız çocuk evlenirken kafasındaki ilişki kavramını, doğrusu anne-babasının yaşadığı ilişki oluşturuyor. Seçtiği erkek bu modele uymuyorsa çatışmalar olabiliyor. Erkek bir benzer olabilir ama kadın eşini, babasının annesine davrandığı ilişki formatı içine sığdıramıyorsa sorunlar yaşanıyor.

Babası ile ilişkisi sağlıklı olmayan bir kız çocuk, ileride mutsuz beraberlikler yaşamaya mahkum mudur?

Burada annenin etkisi de önem taşıyor. Sağlıksız bir baba-kız ilişkisinde kız çocuk, hakim bir baba profilinin aşağıda ezilmişse, kendine güvensiz ise ve bunu onaylayan bir anne de varsa ileriki yıllarda fazla güvensiz ve içine kapanık oluyor. Ama kızını korumaya çalışan, onu sosyal hayata iten, ‘Ben çektim o çekmesin’ diyerek destekleyen bir anne profili varsa kız çocuk çok sağlıklı ilişkiler de kurabiliyor. ‘Böyle bir aileden çıkıp da nasıl böyle güzel bir izdivaç sürdürebiliyor’ diye şaşırdığımız halk çevremizde mutlaka vardır. Burada, çocuğun kendine olan güveni ve yetiştiği ortam da etkili olmakla beraber, ‘Babam anneme kötü davranıyordu. Ben eşime böyle yapmayacağım, bana o kadar davranılmasına müsade vermeyeceğim” diye düşünmesinin etkisi de bulunuyor. Örneğin alkolik babaların erkek çocukları da ya aracısız babalarının yolunu seçiyorlar ya da şüphesiz babası gibi olmamaya karar verip sağlıklı evlilikler yürütüyorlar.

Babamızın maddi özelliklerini de arıyor muyuz?

Natürel fakat… Erkekler için de kızlar için de bu geçerli. şahsen benzetemese de somut bir yön mutlaka babaya benzeyebiliyor. Benzeşen seçerken birey bunun haberdar olmuyor lakin ilerleyen yıllarda bu izleri mutlaka görüyorsunuz. Tüm kadınlar kendilerine ‘Babamın hangi özelliğini eşimde görüyorum?’ diye sorarlarsa mutlaka bedensel ya da kişisel bir benzerlik olduğunu görecekler. Diğer Taraftan bunların hepsinin de olumlu özellikler olması gerekmiyor. Babası alkolik olan bir bayan içki içen bir adamdan kaçıp uzaklaşabilirken, aynı durumda bir başka kadın ‘Babam dek içmiyor, bir şey olmaz’ diye düşünüp alkolün arkasından kaybolmuş bir evlilik yaşayabiliyor. Yani kadın, baba figürünün ya aynısını ya da tersini seçiyor, ortası o kadar olmuyor.

Kız çocuk evlenirken kafasındaki ilişki kavramını, gerçekten anne-babasının yaşadığı ilişki oluşturuyor. Seçtiği erkek bu modele uymuyorsa çatışmalar olabiliyor. Erkek bir benzer olabilir lakin kadın eşini, babasının annesine davrandığı ilişki formatı içine sığdıramıyorsa sorunlar yaşanıyor.

Babanın rolü gittikçe değişiyor

Baba ile çocuklar bundan böyle araya anneyi koymadan, yüz yüze aracısız irtibat kuruyor. Babalar çocuklarının altını değiştiriyor, onların ihtiyaçlarını gideriyor. Günümüzün babaları da kendileriyle doğrudan ilgilenmeyen bir baba profilinden kurtulup ‘Ben çocuğumla daha çok ilgileneceğim’ diyen bir baba profiline doğru yön değiştiriyor. Bu iyi bir gelişme… Ancak burada da çizgiyi aşmamak ve babanın otoriter konumunu korumaya sürdürmek gerekiyor. Günümüzde çocuklar defalarca talep ediyor ve anne babalar onlarla mücadele etmeye çalışıyor. Annenin hayır dediğine baba evet diyor, babanın hayır dediğine anne evet diyor. Bu durum anne-babanın birbiri ile olan ilişkisini de yıpratıyor. Oysa bazı alanları baba için ayrılmak, ‘Baban müsade vermiyor’ diyebilmek annelerin de işini kolaylaştırıyor. Sağlam duran bir baba profili çocuğun geleceği için de olumlu tesir oluşturuyor, gelecekte kuracağı ilişkileri belirliyor. aynı zamanda çocuklar beklemeyi, sabretmeyi ve hayatta her istediklerini derhal alamayacaklarını öğreniyor.

İstanbul Psikolog uzmanlarına gelmek icin tıklayın!

32 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.