Baba olmak kolay mı?

  Sağlık ve Yaşam    24 Mart 2019
Yorum Yok

Baba olmak kolay mı?

Hoş olan hiçbir şey kolay değil…

Gebellik ,doğum ve bebek bakımı büyük oranda annenin taşıdığı bir sorumluluk olsa da baba adayları ve babaların da epeyce ağır bir önem altına girdiği tartışılmaz bir gerçek.Aslında daha çok doğum odası umma odalarında kullanılan ‘dokuz doğurmak’ terimi genel olarak ‘ babalık stresi’ için geçerli sayılabilir. Gelin bu stresi özetle ele alalım ve onlarla başa çıkmanın yollarını araştıralım.

İnsanlık Tarihi Değin Eski

Bir erkeğin insanlık tarihi boyunca en esas uğraşı ailesini gözetmek ve ihtiyaçlarını karşılamaktır. İlkel çağlarda sadece gıda karşılamak ve tehlikelere aleyhinde gözetmek şeklinde ortaya meydana çıkan bu çaba avcılık ve savaşmayı ön plana taşırken modern toplumun kompleks sosyal yapısında temelde yeniden aynı olan bu uğraş ve babaya yüklediği stres fazla ayrı şekillerde kendini gösterebilmekte.

İhmal Edilmek

Ülkemiz sosyal yapısında da anında bütün destek anne ve bebek üstüne yoğunlaşır.Farklı ve heyecanlı bu ortamda bilhassa aile büyükleri, iyi niyetli de olsalar işlerin daha da karışmasına ve yeni streslerin ortaya çıkmasına yol açabilirler. Annenin bu stresten uzakta kalması için derhal herkes mücadele sarfederken baba başlıca ihmalkârlık edilir ,hatta bütün aksine düşüncesiz streslere maruz kalır.Baba olmanın telaşı ve mutluluğu çoğu kez bu ortamda olması gerektiği gibi yaşanamaz.

Bütün bunlara önceden hazırlıklı olursanız başa çıkmanız kısmen de olsa kolaylaşacaktır.

Demiştik; Baba olmak basit değil.Hem de hiç…

Meçhul Korkutur

Hamileliğin riskleri, doğumda ortaya çıkabilecek sorunlar eşini ve bebeğini kaybetme korkusu her babanın yaşadığı korkulardır.Yaşı ve hayat tecrübesi ne olursa olsun her baba bu süratli değişim sürecinde belirtilen korkuları yaşar.

Bilinmeyen , her ne olursa olsun, bizi korkutur. Gebelik süreci,bu süreçte ortaya çıkabilecek sorunlar,doğum ve yenidoğan bir bebekle ilgili olarak önünüzde böylece çok bilinmez var.Babalar bu bilinmeyenler konusunda ne yazık ama annelerden daha şanssızlar çünkü toplumumuzda gerek aile gerekse okul eğitimi esnasında, erkeklerin bu konularda yeterince veri sahibi olamadıkları şüphe götürmez bir hakiki. Oysa sosyal yapıda oluşan şansın dönmesi,eğitim sistemindeki yenilikler ve en önemlisi derhal kullanmakta olduğunuz internet bir uçtan bir uca bilgiye ulaşmanın son derece kolaylaşmasıyla bu durumun olumlu yönde değişmeye başladığını söyleyebiliriz.

Eşinizin gebelik esnasında yaşayacağı şartların değişmesi ve karşılaşabileceği sorunlar hakkında mutlaka veri sahibi olmaya çalışın ve bu bilgileri eşinizle paylaşın.Aklınıza takılanları doktorunuzla konuşun.Hangi durumun adi,neyin tehlikeli olabileceği konusunda akıl sahibi olmanız son derece önemli.Unutmayın acil bir durumda en soğukkanlı olması gereken birey sizsiniz. Natürel ki her şeyi bilmeniz beklenemez ama size önerimiz, hamilelik süreci her tarafında her dönemde karşılaşılması olası değişiklikleri eşinizin ilerleyen gebeliği ile paralel olarak öğrenmeye çalışmanızdır.Kitaplardan ya da internetteki kaynaklardan edindiğiniz bilgiler size korkularınızı yenmenizde takviye olacaktır.

Doğumda Eşinizin Yanında Olmak

Bugün babaların doğumda eşlerinin yanında olmalarını destekliyoruz.Ama bu konuda karar size ve eşinize aittir.Bazı anneler eşlerini doğum esnasında yanlarında istemezler ve buna kesinlikle hürmet etmek gerekir . Eğer kan görmeye dayanıklı değilseniz doğum odasında almak konusunda ısrarlı olmayın, çünkü inanın ki bir doğumhanede olması gereken son şey bayılmış bir babadır.Eşinizle bu konuda konuşun kararınızı evvelden verin ve birlikte uygulayın.

Artık Düşünecek İki Birey Var

Doğumdan sonra doktorunuz anne ve bebeğin durumu hakkında size data verecektir. Tam bu dönemde karşınızda yeni bir hekim bulacaksınız . Sık Sık daha evvelden tanımadığınız bu birey bebeğinizi birincil tetkik eden ,onunla ilgilenen çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanıdır. Daha önce ayrıca anne ayrıca de bebeğin doktoru olan jinekoloğunuz bebekle ilgili sorumluluğu bu dönemde çocuk hastalıkları uzmanına devreder. Oysa genellikle bütün jinekologlar doğumunu gerçekleştirdikleri bebeklerin sağlık durumu durumuyla yakından ilgilenirler.Uzun süredir tanıdığınız ve kendinizi daha yakın hissettiğiniz eşinizin doktoru ile bebeğinizle ilgili problemleri paylaşabilir ve ondan da yardım alabilirsiniz.

Loğusalık bönemi ,hiç kolay yok

Loğusalık hamilelik esnasında oluşan büyük değişikliklerin büyük ölçüde normale döndüğü doğumdan sonraki ilk 6 haftalık dönemdir.

Eve döndünüz, gebelik ve doğumla ilgili korkularınız sona erdi.Baba olmanın mutluluğunu yaşıyorsunuz .Sanki her şey artık fazla daha güzel olacak gibi geliyor.Ama maalesef hayır … Çoğu Kez şart bunun tamamen tersidir. Birincil günler size kabus gibi gelebilir. Hatta bir takım anlar ‘Keşke içerde kalsaydı’ diye düşünebilirsiniz. Anneanne ve babaanneler teyzeler halalar ,arkadaşlar durumu daha da kuvvet hale getirebilir.Bebek bakımıyla ilgili ayrı fikirler otorite savaşına dönüşebilir.Bu durum en fazla sizi ve eşinizi yıpratır.

Birincil günler kesinlikle kolay olmayacak.Bebeğiniz size,siz ona yabancısınız ,dahası ayrıca fiziki ayrıca de hissi olarak yorgunsunuz .Bu dönemde, bir zaman sonradan son derece banal olaylar haline gelecek olan emzirme, alt değiştirme, gaz sonuç gibi işlerin her biri ciddi bir sorun olarak ortaya çıkabilir. Doğumdan sonradan kendisini halsiz ,çirkin ,beceriksiz ve beceriksiz hisseden eşiniz yoğun bir bunalım yaşayabilir.

Bu kadar iç karartan bir tabloyu çizerken amacımız tabii ama baba olmaktan duyduğunuz mutluluğu gölegelemek değil ,tam tersine bu baskı dönemi aşmanıza yardımcı olmak. İnanın ama bu sorunların tümü geçicidir. Eşinizle birbirinize destek olduğunuzda bunların üstesinden gelmeniz çok daha kolay olacaktır . Kendinize zaman verin .Bu dönemde bebeğinizin sakinleşip uyuduğu zamanlarda sakin bir ortamda eşiniz ve bebeğinizle birlikte olun ve gerçek anlamda bir aile olmanın mutluluğunu yaşayın.

Yanlışlar

Bu konuyla ilgilenen tutum bilimciler ve psikiatristler çoğunlukla babalar açısından beş esas yanlışın olduğuna inanır.Bunları da bilmenizde yarar görüyoruz.

Sadece annenin duyguları önemlidir.Baba sıkıntılarını ve korkularını ona hissettirerek onun moralini bozmamalıdır.

Bu kuşkusuz yanlıştır. Hissettiklerinizi ,korkularınızı muhakkak eşinizle paylaşın. Bilirsiniz, paylaşılan üzüntüler azalır,mutluluklarsa çoğalır.bu şart babalar için de geçerlidir.Eşinizle bir takım şeyleri paylaşmamanız sizi birbirinizden uzaklaştırabilir ve üstüne gidilmezse bu şart kalıcı olabilir . Evliliği yıpratan en önemli yanlışlardan biri belki de budur. Duygularınızı uygun bir dille eşinizle paylaşmanız inanın onu da mutlu edecektir.

Yenidoğan bebeğinizin size böylece ihtiyacı yoktur.Emziren ,bakımını üstlenen annesi olsa da bebeğinizin size de elbette ihtiyacı vardır.Onu kucağınıza alın tanıyın ,o da sizi tanısın…

Erkekler bebek bakımından anlamaz.Başta zorlama gelse bile bebek bakımını öğrenebilir ve başarıyla uygulayabilirsiniz. Bu çabanızı garipseyenler hatta alıkoymak isteyenleri dikkate almayın.Bebeğinizin bakımıyla ilgilenmeniz keza onun ayrıca eşinizin ayrıca de sizin açınızdan faydalıdır.

Bebekleriyle çok yakından ilgilenen babaların meslek yaşamı aksar .Bu sizin kendi başınıza vereceğiniz bir karardır.Uzun süreler evden uzak kalmayı gerektiren bir işiniz varsa bu anlamda önemli bir seçim yapmanız gerekebilir.Diğer durumlar için geçerli bir gerekçe olduğunu düşünmüyoruz

Kendi babanız gibi olmanız kaçınılmazdır.Hiçbir baba ideal baba değildir.Çevrenizde tanıdığınız bütün babaların iyi ve kötü yönlerini eğerlendirip kendiniz gibi bir baba olmalısınız.

İstanbul Bayan Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!

6 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: