Blog

Avrupa’daki kazanımlar tehlikede

  Blog    5 Ocak 2019
Yorum Yok

Avrupa'daki kazanımlar tehlikede
Kriz Avrupa’daki kazanımları korkutma ediyor New York Times Avrupa’da yaşanan bütçe açığı krizi, kıtada İkinci Dünya Savaşı ardından sol eğilimli hükümetler göre geliştirilen sosyal emniyet sisteminin sürdürülebilirliğini de tehlikeye atıyor. Avrupalılar, uzun tatil, erken emeklilik, ulusal sağlık sigortası sistemi ve geniş sosyal yardımları içeren sosyal emniyet modellerini, ABD’de işleyen sert kaptalizm kuralları ile kıyaslayarak kendi sistemleri ile övünürlerdi. NATO ve ABD’nin nükleer gücünden yararlanan Avrupalılar bu sayede askeri harcamalarını düşük tutma avantajını yakalıyordu. Hem, kıtada yüksek oranda alınan vergilerle beşikten-mezara sürem bir sosyal emniyet sistemi oluşturulmuş ve Avrupa Birliği’nin sloganı da “Koruyan Avrupa” olmuştu. DAHA DA KÖTÜLEŞECEK Oysa, acilen kıtadaki büyük bütçelere sahip tüm ülkelerde aidat gelirlerinin düşmesi ve yaşlanmakta olan nüfus sebebiyle artan açıklar, önümüzdeki dönemde daha artı kötü haberin kapıda olduğunun işaretini veriyor. Avrupa, düşük artış ve insanların hayat süresindeki artma nedeniyle, en azından muhakkak bir kemer sıkma dönemi ve manâlı şansın dönmesi yaşamadan, mevcut sıcacık hayat tarzını sürdürebilecek gibi görünmüyor. Şimdi bu ülkeler, millet çalışanlarının maaşlarında indirime gitmek, emeklilik yaşını ve egzersiz saatlerini artmak, afiyet yardımı ve emeklilik ödemelerini çökertmek suretiyle yatırımcıların güvenini her yerde tesis etmeye çalışıyor. Bu durumdan çıkılması için yapısal değişikliklerin gerekliliğine dikkat çekici eden İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bilt yaptığı değerlendirmede, “derhal kurtarma dönemindeyiz… Ancak kısa zamanda reform dönemine geçmemiz gerekiyor. Belli Başlı sorunumuz ‘açıkların reformu’dur” dedi. Hükümetlerin şimdiye kadar harcamaları kısmak için ortaya koyduğu çabalar, mevcut sistemin sürdürülemez olduğu anlayışıyla kötümserlik ve öfkeyle karşılandı. DEĞIŞIM KAÇINILMAZ NOKTADA Zorunlu değişikliklerin yapılması bundan böyle gerekli bir hal aldı. Avrupa’da nüfustaki yaşlanma sürat kazanırken, doğum oranları azalıyor. Geleneksel tipte üretimin yapıldığı sektörlerin Asya’ya kayması kıtadaki işsizliği artırıyor. Alan dünya pazarlarında rekabet edebilirlik bakımından da genelde geride kalıyor. Avrupa Komisyonu’nun raporlarına kadar, 2050 yılında dek kıtadaki 65 yaşın üstündeki insanların oranının iki katına çıkması bekleniyor. 1950’li yıllarda gelişmiş ekonomilerde, her bir emekli başına yedi çalışan bulunurken, Avrupa Komisyonu’nun raporu 2050 yılında bu oranın AB’de 1.3 ile 1 arasına düşeceğini gösteriyor. Fransız hükümeti namına Avrupa’nın küresel ekonomideki durumuyla ilgilili bir çalışma yapan Fransız avukat Laurent Cohen-Tanugi, “Yunanistan, Portekiz ve İspanya için hoş günler geride kaldı, yan bizim için de… Birçok Avrupalı kendini bu durumda görmek istemeyecektir oysa karşısında karşısında olduğumuz fırtına budur. Eski sosyal modelimizi daha artı sürdürecek finansal gücümüz yoktur” dedi. Rakamlar durumun vehametini gösteriyor. AB içerisinde yer alan ülkelerin toplam sosyal güvenlik harcamalarının 1980 yılında yüzde 16 olan gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYİH) oranı, 2005 yılında yüzde 21’e yükseldi. Bu oran ABD’de ise yüzde 15.9 seviyesinde bulunurken, Fransa yüzde 31 ile Avrupa’da başı çekiyor.

23 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.