Blog

Aşırı kıskançlığın sebebi beyin dalgaları!

  Blog    18 Ocak 2019
Yorum Yok

Aşırı kıskançlığın sebebi beyin dalgaları!
Zeka geriliği olan çocukların tedavisiyle ilgili başarılı bir yeni bir yöntemgeliştirildiğini iddia eden Neurobiofeedback Derneği Başkanı Dr. Tanju Sürmeli, kıskanlığın da beyindeki elektrik akımının yanlışlığından kaynaklandığını ve bunun çare edilebildiğini anlattı. Neurobiofeedback Derneği Başkanı Dr. Tanju Sürmeli, insan beynindeki elektrik akımının değiştirilebileceğinin kanıtlandığını belirterek, sistemin beyine ürettiği elektrik akımını değiştirmeyi öğretmekten oluştuğunu bildirdi. Sürmeli, sistemle ilgili çalışmaların ilk olarak 1958 yılında NASA’da başladığını belirterek, ”İnsan beyninin elektrik akımı ürettiğini biliyoruz. Beyindeki elektrik akımının değiştirilebileceği kanıtlandı. Bununla ilgili minik bir cihaz kullanılıyor. Neurofeedback yani asap geri bildirimi, diğer manada beyine ürettiği elektrik akımını değiştirmeyi aydınlatmak. Bu tedavi yöntemini ilk olarak 2001 yılında Amerika’dan döndüğümde Türkiye’de uygulamaya başladım” dedi. Beyindeki elektriksel akım kayıtlarını bir çözümleme sistemiyle incelediklerini kaydeden Sürmeli, bu yöntemle bir çocukta dikkat eksikliği, hiperaktivite hastalığı, öğrenme güçlüğü, kafasına darbe almışsa beynindeki elektrik akımlarının değişip değişmediğini ayırt ettiklerini, yüzde 95 doğruluk payının olduğunu bildirdi. Tedaviyi uygularken saçla derinin arasına ufak sensörler yerleştirdiklerini anlatan Sürmeli, şöyle konuştu: ”Diyelim ki dikkat bölgesinde, normalden daha pozitif alfa dediğimiz dalgada bir yükselme olmuş veya teta dediğimiz dalgada bir çoğaltma olmuş. Bunlar yavaş beyin dalgaları. O bölgede olmasını istemiyoruz lakin beyin bunu bilmeden artı miktarda üretiyor. Oraya minik bir dedektör yerleştirip, kendi beyin dalgasını neurofeedback dediğimiz bir aletle bilgisayar ekranına yansıtıp, kendi beyin dalgasını, beyne izletip, çocuğa kendi beyin dalgası oyun şekline dönüştürülüyor. Kendi beyin dalgasını 3 boyutlu bir oyunda izlerken, dikkatini verdiği zaman teta ve alfa dalgaları düşmeye başlıyor, çünkü bunlar dikkati bozuyor. Onun yerine dikkatle ilgili beta dediğimiz dalgalarda bir çoğalma oluyor. Çünkü beyinde birisi yüksekse diğeri az. Sağlıksız dalgayı azaltırsanız dinç dalganın artması gerekiyor. Bundan yararlanarak, çocuk oyuna başlıyor. Dikkatini iyi verirse, oyun devam ediyor, dikkatini veremezse oyun duruyor. Oyunu devam ettirdiği süre da beyine ödül verilmesi gerekli. ‘İyi yaptın’ diye bir müzik tonu aralıksız gelmeye başlıyor. Dikkatini vermediği zaman bu müzik tonu susuyor, oyun da duruyor ve beyine bu şekilde 30 dakikalık bir seans tamamlatılmaya çalışılıyor. Bu ortam 40 seans sürebiliyor. Bazen de 2 veya 3 katına kadar çıkabiliyor. Günde 2 seanslık bir çalışma yapabiliyoruz. Bize tedavi amaçlı gelenlerden, çocuklardaki dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğünde az kalsın cümbür cemaat hoşnut kalıyor.” SİSTEM ZEKA GERİLİĞİNİ GİDERMEDE BAŞARILI Dr. Tanju Sürmeli, bilhassa akil geriliği olan çocuklarda, bu tatbik öncesi zekalarını ölçtüklerini, tedaviden sonradan zekalarında büyük oranda büyüme saptama ettiklerini belirtti. ”Zeka geriliği olan çocuklarda bu yöntemi uyguladıktan daha sonra zekalarını ölçtüğümüzde, zekalarında manalı olarak 23 vakadan 19’unda önemli derecede bir yükselme gördük” diyen Sürmeli, şöyle konuştu: ”Beynimizde uyarı, konsantrasyon ve öğrenmeyle ilgili merkezler bu elektriksel akımlarla operasyon yapıyor. Çocuklarda özellikle uyarı eksikliğinde, problem düzeyinde olabilir, rahatsızlık düzeyinde olabilir. Çocuklar ara sıra düştüklerinde kafalarına darbe alıyor, bu çarpmaların daha önce düşmelerin değersiz olduğunu öğrenmiştik fakat teknolojiyi uygulamaya başladıktan sonra beyindeki elektrik akımında şansın dönmesi olduğunu, bu değişikliklerin de bilhassa dikkat, konsantrasyon, motivasyon, sabırla ilgili merkezlerde olduğunu, çarpmaların buralarda elektriksel akımlarda değişimler yarattığını görüyoruz. Çocukların bunlara yan olarak uyarı, konsantrasyon ve öğrenme zorlukları çektiğini görüyoruz. Biz bunları neurofeedback dediğimiz tedavi yöntemine aldığımız zaman önemli derecede yararlandıklarını görüyoruz. Tabii ki tıpta hiçbir şey yüzde yüz değil lakin bu grupta yüzde 75, yüzde 80 civarında başarılı sonuçlar alıyoruz.” Tedavi sürecinde kesinlikle hastaya elektrik verilmediğini kaydeden Sürmeli, ”Bu yöntemde, beyin koşullandırıldığı için istenilmeyen bölgesini değiştirmeyi bilgisayar ekranına bakarak öğreniyor. Kendi beyin dalgasını bir bar olarak düşündüğünüzde, kendi beyin dalgası diyelim 10 santimlik bir bar halinde, bunu azaltmasını öğreteceğiz. Dikkatini verdiği vakit bu bar azalmaya başlar, çünkü sağlıksız dalgalar azalmaya başlar” dedi. 19 YAŞINA KADAR AYAĞINI SÜRÜYEN GENÇ İYİLEŞTİ Bir hastasının çocukluk döneminde camdan düştüğü için 19 yaşına değin ayağını sürükleyerek yürüdüğünü anlatan Sürmeli, ”Üniversite çağında genç bir birey, üniversiteye yazılmış, ama motivasyonu fazla düşük, okumayı sevmiyor, dikkatini vermekte çok zorlanıyordu. Bu genç şu lahza ayağını sürümüyor. Yani 9 aylıktan, 19 yaşa değin ayağını sürüyen, hiçbir maddi tedavinin de faydası olmamış ya da öteki yöntemlerin hiçbirinin faydası olmamış. Biz beynindeki elektrik akıntı değişkenliklerini normale getirmeyi öğretince, bu yürümedeki zorluğu çok kısa bir sürede ortadan kalktı. bununla beraber konuşmasında, dikkatinde, okumasında, mektep başarısında fazla hoş başarılar oldu. Şu asıl kadar 12 bin hasta bize geldi, 5 binden artı hastaya bu yöntemi uyguladık” şeklinde konuştu. KISKANÇLIĞA DA İYİ GELİYOR Neurofeedback sistemiyle çoğu ailenin yıkılmasının da önlendiğini gösteren Sürmeli, şunları kaydetti: ”Bir bayan ya da bir erkek kendisinin çok kıskanç olduğunu söylüyor ya da aşk, ‘ben ona da aşığım, buna da aşığım’ diyenler var. Karar veremeyenler var. Bunların beyinlerine baktığımızda elektriksel akımlarında normalden sapmalar gördük. Özellikle sol beyinden sağ beyine veya sağ beyinden sol beyine, elektrik akımı geçişleri, eşdeğer değil, derme çatma, tıkanma var. Onun için de beyin tek düze düşünmeye başlıyor, kendini aşık hissediyor veya mutlaka takip etmesi lazım. 5 dakika da bir arayıp ‘ne yapıyorsun’ , ‘beni aldatıyor musun’ diye sorgulaması lazım. Bu hastalarda da beynin ön orta kısmında bir bölgede elektrik akımı bozuklukları var. Bunları biz uyumlu hale getirmeyi öğrettiğimiz de o kişiler ayrıntılarıyla bambaşka birisi haline döndüler. Sağlığa Zararlı şekildeki davranışlarını bıraktılar. Aşk konusunda da tedaviden sonra kendisi için neyin doğru olacağına bakımlı karar veriliyor. Tedaviden daha sonra neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendi beyni ona söylemeye başlıyor. Eğer beyinlerdeki elektrik akımını düzenlersek, bugün birçok yuva gereksiz yere yıkılmamış olur.” ADLİ SUÇLAR ÖNLENEBİLİR Bu sistemle ağır canice gerektiren suçların da önlenebileceğini anlatan Tanju Sürmeli, ”Adli suçlar olayında da Amerika ve Kanada da ağır derecede cezai işlerden nedeniyle mahkumlar cezalarını doldurup hapishaneden çıktıktan daha sonra her yerde geriye doğru dönme hızlarının yüzde 80 olduğunu görüyorlar. Bu kişilere uyguladığımız yöntemi uyguladıklarında bu oranın yüzde 20’ye düştüğünü görüyorlar. Beyinde bilhassa kabahat işleyenlerin elektrik akımında düzensizlikler var” diye konuştu. Epilepsi (Epilepsi), şizofren, alzheimer, migren, iktidarsızlık gibi hastalıklarda da bu yöntemle başarı sağlandığını dile getiren Sürmeli, tedaviden sonraki gelişmeleri şöyle anlattı: ”Şizofren hastaları, gerçekle reel olmayanı ayırt edemiyor, görüntüler görüyor, kulağına sesler geliyor, bu hastalıkta puanlamalar var. Bu puanlamalarda yüzde 20 azalttığı görülüyor. Şizofreni hastalarının uykularını düzenleyebiliyoruz, kendi kendilerini konuşmalarının durduğunu görüyoruz. Şüpheciliklerinin azaldığını ya da kaybolduğunu görüyoruz. Kulağına gelen seslerin ayrıntılarıyla kesildiği bir fazla hastamız var. Alzheimer hastalığında da elektrik akımı bozuklukları var. Bunları benzer yöntemle düzenleyip başarılı olduğumuz vakalar var. Hastalığı yavaşlatıyoruz. İktidarsızlıkla ilgili, hastalarımızda da beyindeki elektrik akımını düzenlediğimizde bunların da düzeldiğini gördük. Migren hastalarında da beyindeki elektrik akımlarında bozukluklar olduğu ortaya çıktı. Genel de migren tedavisinde yıllardan beri ilaç kullanan hastaların, çok kısa bir sürede ilaçları kullanmasına lüzum kalmadığını görüyoruz. Uyku bozukluklarının da bu sistemle giderildiğini biliyoruz.”

1 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: