Anestezi

  Sağlık ve Yaşam    26 Mart 2019
Yorum Yok

Anestezi

Hissizlik doktoru, operatör gibi bir uzman mıdır ?
Evet. ikisi de tıp fakültelerinden mezun olmuş ve ihtisaslarını yap­mış kimselerdir.

Ameliyatlarda uyuşma yapanların doktor olmaları zorunlu midir ?
İmkânlar oranınca evet. Duyumsuzlaşma uzmanı olan bir doktorun ameliyatta uyuşma yapması tercih edilir. Duyu Yitimi günümüzde çok iler­lemiş olan bir ihtisastır ve bir duyu yitimi uzmanının ameliyatta ha­zır bulunması ameliyatın başarılı olması için fazla önemli bir ko­runma tedbiridir.

Bir duyu yitimi uzmanının uzmanlık eğitimi neleri ihtiva eder ?
Bir doktorun bir duyu yitimi uzmanı olabilmesi için asistanlık devre­sinden sonra resmî bir hastanede duyumsuzlaşma konusunda dört yıl bu branşta çalıştıktan sonradan hissizlik uzmanlık imtihanına girmesi ve başarı ile geçmesi gerekmektedir.

Hekim olmayan anestezistler hâlâ çalıştırılmakta mıdır ?
Evet. Bunun nedeni de hastanelerde yeterli sayıda uzman anestezist doktorların bulunmayışıdır.

Anestezist için neden keza vergi ödenmektedir:
Çünkü o da ihtisas yapmış bir doktordur. Onun ameliyattan önce yapılan konsültasyonda ileri sürdüğü fikirler, anesteziyi kullanması ve anesteziden sonra hasta ile ilgilenmesi, ameliyatın başa­rısında büyük rol oynar. Ameliyat sonrası hastanın iyileşmesinde de muavin olur.

Çocuk doğumunda anestezist görevlendirilmesi faydalı mıdır ?
Evet. Onların bu durumlarda görevlendirilmesi doğumlarda ölüm­leri ve çocuğa ait komplikasyonları büyük ölçüde azaltabilmekte­dir.

Doğum hallerinde fazla acı çekilmesi gerekli midir ?
Hayır. Çağdaş duyumsuzlaşma metotlarıyla fakat doğum hallerinin ba­şında çekilen hafif sancılar gereklidir. Bundan daha sonra gelecek san­cılar ve çocuğun doğumu anneye hiçbir hasar getirmeden uyuşma yoluyla önlenebilinir.

Çocuk sezaryen usulüyle dünyaya getirilecekse anestezi lüzumlu mu­dur ?
Evet. Sezaryen bir ameliyattır ve öteki bütün ameliyatlar gibi anes­teziyi gerektirir.

Ameliyat öncesi «değerlendirmeye ilâç faydalanma kararı» ne demek­tir ?
Anestezist hastanın geçmiş yaşam durumunu ve ne gibi hastalıklar geçirmiş olduğunu gözden geçirir ve ne tür hissizlik kullanacağını elde ettiği bilgilere göre kararlaştırır. Eğer hissizlik uzmanı hasta­nın anesteziden ve ameliyattan sağlam çıkamayacağı kanaatine varırsa ameliyatın tehir edilmesini tavsiye eder. Anesteziden önce hastaya hastane odasında uyuşturucu ve düzeltici ilâçlar verilir. Bu şekilde hasta, anestezi uygulanmasına alırlık derecesi artmış olur.

Hissizlik indüksiyonunun anlamı nedir ?
Bunlar anestezinin açılış usulleridir. Bugün duyumsuzlaşma hiç heye­cana veya korkuya kapılmadan yapılır. Evvelden hastaya verilen ilâçlar ve damara yapılan enjeksiyonlarla hastanın uykuya dalma­sının teminiyle duyumsuzlaşma hiçbir acı vermeden rahatça yapılabilme­lidir.

En genel alıcı anesteziler hangileridir ?
a. Bugün en çok kullanılan duyumsuzlaşma sistemi solunum yoluyla ya­pılan anestezidir. bununla beraber bugünkü duyumsuzlaşma uzmanlarının büyük çoğunluğu dengelenmiş hissizlik sistemi diye adlandırdık, lan bir sistemi kullanmaya başlamışlardır. Bu sistemde hasta­nın uyutulması için birçok değişik usullere başvurulmaktadır. Hastayı uyuşturmak için «penthotal» veya sözde «İnnovar» ilâç­lar damardan enjekte edilmektedir. Bundan sonra acıları önle­mek için hastaya «diazot monoksit» (güldürücü gaz) ve oksi­jen verilmektedir. En sonunda, operatör teknik işlemlerine başla­yabilmesi için adaleleri gevşetecek .ilâçları, damar aracılığıyla en­jekte edilir. Ameliyat devam ederken de, gerektiği miktarda yu­karıdaki ilâçlardan verilmesi sürdürülür. Bir Takım hallerde «diazot monoksit» e eter ilâve edilir. Başka durumlarda «diazot monok­sit» yerine «Fluothane» kullanılabilinir. Eter, günümüzde bundan böyle fazla kullanılmamakla beraber, yine de çok değerli anestezik bir ilâç olarak uygulanmaktadır. Kulla­nıldığı zamanlar kana ciğerlerin yolu ile çekilmektedir. Oradan beyine dışarı giden eter, bir şuursuzluk hali meydana getirmektedir. Eter «açık damla» usulüyle veya özel makinelerle kullanılabilir. Bazı vakalarda ağızdan soluk borusunun üst kısmına solunum borusuna bir tüp yerleştirilmesi de zorunlu olabilir. Bu yol anes­tezinin kontrolünü kolaylaştırır ve anestezinin tam olması için bir^ garanti teşkil eder. Ama eterin patlama özelliği olduğun­dan, bu gibi patlamalara karşısında güvenlik tedbirlerinin evvelden alınması gereklidir. , Fluothane (halothane), yanma ve patlama hassaları olmayan bir gazdır, son yıllarda büyük ölçüde kullanılmaya başlanmış­tır. Solukla, içeriye çekilen anesteziler arasında en zinde hissizlik maddesi olarak kabul edilen bu gazın en büyük mahzuru bir takım hastaların karaciğerlerine zararlı olabilmesidir. Son yıllara değin fazla eksik kullanılmış olan diğer bir solukla içe­riye alman duyumsuzlaşma gazı, «siklopropan» dır. Bu gaz her zaman fazla miktarda oksijen ile birlikte birçok vakalarda da daha uzun bir anestezi temini için başka ilâçlarla birlikte kullanılmakta­dır. Bu gazın da tek mahzurlu yanı patlayıcı olmasıdır.

b. Bele, omurilik sıvısına iğne ile yapılan uyuşturma. Bu müşteri anestezi genellikle belden aşağısında yapılacak bir ameliyatta kullanıl­maktadır. Omurga kemiği kanalına «Novocaine» veya buna ben­zer bir ilâç enjekte edilerek yapılır. Bu cins anestezi yalnız ameli­yat edilecek kısmı uyuşturur ve ameliyat olan hasta kurnaz ka­lır. Günümüzde omurga kemiğine yapılan hissizlik, çoğunlukla başka damara yapılan enjeksiyonla birlikte yapılır ve bunlar sayesinde hasta ameliyat sırasında hafif bir uykuya dalar,

c. Epidural ve caudal (kuyruk sokumu) uyuşturma. Bu tip hissizlik­ler omurilik anestezisinin benzeridirler ve vücudun muhtelif kı­sımlarını uyuştururlar. Bu tür anestezilerin omurilik anestezi­sinden farkları omurga kanalının içine değil de dışına yapılma­larıdır.

d. Yerel veya bölgesel duyu yitimi. Lokal anestezide genelde «Novolaine» kullanılır ve bu uyuşturma türü vücudun muhtelif yerle­rine tesir eden sinirlere enjeksiyon yoluyle yapılır. Bu yöntem anes­tezinin etki süresi kısa olduğundan bu karakteristiği önlemek için daha uzun bir ağrı giderme süresi verebilecek diğer sis­temler geliştirilmiştir. Bunlar «Xylocaine», «Carbocaine» ve «Nesacaine»dir. Ancak bu ilâçlarla uyuşturma süresini uzatmak mümkündür. Bunların bazılarının toksik tesirler yaptıklarından kullanmalarda çok sağduyulu olunması gerekmektedir. Lokal ve­ya bölgesel anestezilerin tesir süresini uzatabilmek için çok kez enjeksiyondan önce uyuşma karışımına az bir tedarik adrenalin ilâve etme usulü kullanılmaktadır. Adrenalin kan damarlarının büzülmesine yol açtığından kanda absorbe olan anesteziyi azalt­makla ameliyat yapılacak yerden uzaklaşmasını önlemektedir.

e. Damardan yapılan uyuşturma. Damara enjekte edilen ve baygın­lık veren birçok ilâç mevcuttur. Bu yolda kullanılan ilâçlar ço­ğunlukla «Penthothal»dır. Bunların fonksiyonları hastayı uyuşturmak (narkoz)tır.,Sancıyı önleyecek nitelikleri olmadığı için bun­lar ameliyattaki anestezide tek başına kullanılmazlar. Bu sebeple bunlar asıl anesteziye yardımcı olarak kullanılırlar ve hasta uyutulduktan daha sonra anestezik durumun devamının temini için diazot monoksit «Fluothane» gibi ilâçların kullanılması gerek­mektedir. Bir Takım vakalarda «Siklopropan» da kullanılabilir. Bu gi­bi anestezilerde anestezist, damardan verilen ilâçları her zaman azar azar vermeye uyarı eder. Çünkü bunlar nefes alma gibi bazı hayatî fonksiyonları, zorlayarak zayıflatabilir.

f. Mevizî uyuşturma. Bu nesil hissizlik ağız, burun, göz gibi organlarda kullanılır. Bu duyu yitimi bir pamuklu aplikatör ya da sprey kullan­makla yapılır. Başka kullanılan bir yöntem de, gereken yere göz damlalığı ile ilâcın damlatılmasıdır. Mevzii anestezide kullanılan ilâçlar çoğunlukla kokain ve pontokain’dir. Bunların da devam süresi kullanılan solüsyona azıcık adrenalin katılmasıyla elde edilebilir.

Uyuşturma verilirken hangi gazlar kullanılır ?
Diazot monoksit, siklopropan halothane veya etilen.

Gazların can sıkıcı kokuları var mıdır ?
Hayır.

Ameliyata başlanmadan önce hasta emin surette uykuya dalmış olacak mıdır ?
Evet. Duyu Yitimi bütün etkisini göstermeden ameliyata başlanılmaz.

Bir hastanın kendi anestezisini seçmesi doğru bir hareket midir ?
Hayır. Yapılacak ameliyata kadar operatör ve anestezist hangi anes­tezinin kullanılmasının gerekli olduğunu çok daha iyi kestirecek durumdadırlar.

Ameliyat olmakta olan hastalar anestezinin tesiri altındayken kayda değer sırları istemeseler de açıklayabilirler mi ?
Hayır. Bu fazla yaygın, lakin iyice asılsız bir inançtır.

Ameliyat tamamlanmadan anestezinin tesiri geçtiği vaki olmuşmudur ?
Hayır. Anestezist daima anestezinin ilâve gerektiğini bilir ve lüzum duyunca ameliyat esnasında anesteziyi artırır.

Ameliyat tamamlandıktan sonradan hissizlik tesirinin bitmesi ne dek sürer ?
Bu büyük ölçüde verilmiş olan anestezinin miktarına ve cinsine bağlıdır. Omuriliğe yapılan anesteziler çoğunlukla ameliyatın biti­minden bir ilâ üç saat aralarında tesirini kaybeder. Genel uyuşma ameliyat bitiminden birkaç dakika daha sonra tesirini kaybedebilir; fa­kat bir takım zamanlarda bu birkaç saat da sürebilir.

En emniyetli uyuşturma türü hangisidir ?
Günümüzde bilirkişi anestezistlerin yapacağı her cins uyuşturma em­niyetlidir. Anestezide kazaların sayısı böylece azdır oysa, bugün ame­liyatlarda ama çok ufak bir problem olarak kabul edilmekte­dir.

Bir tip anestezi ötekinden daha emniyetli olarak kabul edilebilir mi ?
Bunun için kesin bir durum yoktur. Kullanılacak anestezi, yapılacak ameliyata, ameliyatı yapacak doktora Ve ameliyat olacak hastaya, vs. bağlıdır. Hastanın ameliyatında yapılacak anesteziyi seçmesini anesteziste bırakması her zaman öğüt olunur.

Anesteziden komplikasyonlar en iyi hangi, şekilde önlenebilir ?
Bütün ameliyat her tarafında hastanın gerektiği miktarda oksijen alması teinin edilmesi ve hastanın akciğerlerine dışarıdan gereken ha­vanın girmesini garanti etmekle. Bu ölçüler ameliyat her tarafında uz­man doktor-anestezistler kadar denetleme edilip gerekenler ya­pılır.

Bir anestezinin uzaması ne dereceye kadar emniyetlidir ?
Zorunlu miktarda hastaya oksijen verildiği müddetçe, anestezinin ara sıra on ya da on iki saate değin uzamasında hiçbir risk yoktur. Günümüzde her alanda yapılan yeni nesil operasyonlarda hastaların saatlerce anestezi aşağıda kalmaları gerekmektedir.

nefes borusu içinde (endotrachea) hissizlik ne demektir ?
Bu cins anestezide ağızdan veya burundan bir tüp doğrudan doğruya nefes borusu içerisine yerleştirilmekte ve anestezi solunum aracılığıyla verilmektedir. Bu, solunum anestezisinde en emniyetli sistemdir. Çünkü bu metotla nefes alma en etkili şekilde kontrol al­tında tutulabilmektedir.

Omuriliğe yapılan anestezilerden sonradan genelde baş ağrıları meyda­na gelir mi ?
Omurilikten duyumsuzlaşma olan hastaların takriben yirmi kişiden birin­de duyumsuzlaşma sonrası baş ağrıları meydana gelmektedir. Bunlara şim­di bazı önleyici tedbirlerle engel olunmaktadır.

Omurilik anestezisinden sonradan meydana gelen baş ağrılarının devam süresi ne kadardır ?
Bunlar ortalama iki ya da üç gün sürer.

Omurilik anestezisinden sonra gelen baş ağrıları nasıl tedavi edilir ?
a. Fazla miktarda su alınmalı. Günde sekiz on kadeh değin.
b. Aspirin gibi sızı kesen ilâçlar alınmalı.
c. Omurga kanalında su miktarını artmak için gereken enjeksi­yonlar yapılmalı.

Büyüklerde olduğu gibi bebeklere ve çocuklara da hissizlik verilir mi ?
Evet. Çocuklar ve bebeklerin anesteziye tahammülleri fazla iyidir.

Ameliyat sırasında hastanın genel durumundan anestezist mi sorum­ludur ?
Evet. Ameliyat boyunca anestezist yalnız nefes almasını yok, nabzını, kalbin çalışmasını ve tansiyonunu kontrol altında miktar.

Aşağıda ameliyatlar için genellikle kullanılan anestezilerin listesi bulunmaktadır.
Beyin => Genel ya da bazen lokal, damardan yapılan enjeksiyonlarla. Bazı hal­lerde bunlar yapılmamaktadır.

Göz => Genel, mevziî ya da sinirleri tıka­ma aracılığıyla yapılan duyumsuzlaşma.

Kemik => Genel, omurilik ya da kısmen sinir­leri tıkama aracılığıyla yapılan anes­tezi.

Ağız => Yerel ya da kısmen sinirleri tıka­ma yoluyla.

Bademcik => Çocuklarda genel. Büyüklerde lo­kal ya da genel.

Tiroid => Genel. Çok defa solunum borusuna yerleştirilen tüp aracılığıyla. Az olgu­larda kısmen veya yerel.

Göğüs => Genel anestezi. Çok eksik vakalarda lokal uyuşma kullanılabilir.

Kalp ve akciğerler => Soluk borusundan yerleştirilen tüp aracılığıyla genel.

Karma ait organlar => Hastanın rahatsızlığının özelliğine kadar genel veya omurilik duyumsuzlaşma­si. Omurilik anestezisine başvurul­duğu zamanlarda genel olarak hasta­nın anesteziden önce uyutulması için damardan verilen uyutucu ilâçlar kullanılır.

Böbrekler, mesane ve prostat => Genel ya da omurilik anestezisi.

Rektum, anus (makat) ye tenasül organları => Genel, omurilik veya kuyruk kesi­minden yapılan (caudal) uyuşma. Çok kez evvelden uyutmak için da­mardan enjeksiyonlar zorunlu olabilir.

Üstteki uçlar => Genel, lokal ya da bölgesel asap tıkayıcı anesteziler.

Alt uçlar => Genel, omurilik, lokal veya kısmî anestezi.

Anestezist operatöre çok kere gereken öğütleri verir ve uyuşturma al­tında olan hastanın durumu hakkında zorunlu bilgileri ulaştırır.

Bir hasta, önceki bir ameliyatta anesteziye karşı negatif bir tepki gös­termişse bu her anestezide negatif tepki göstereceğine delâlet eder mi ?
Hayır. Son yıllarda uyuşturma dalında pek büyük ilerlemeler kay­dedilmiştir ki bu gibi tekerrürlerin meydana gelmesine imkân yoktur.

Hasta daha önceki bir anestezide negatif tepkiler göstermiş olduğu­nu anestezist’e bildirmeli mi ?
Evet. Uyuşma doktoruna bundan önceki bir ameliyatta veya anestezide göstermiş olduğu negatif tepkiler hakkında geniş data ver­mesi tekrar tekrar faydalıdır.

Ameliyattan önce yemek yemek yediğini hasta anesteziste bildirmeli midir ?
Evet. Hastanın anesteziye abes, midede gelmesi çok önemlidir. Eğer hasta ameliyattan önce yemek yemişle bunu anesteziste bildirmesi şarttır.

7 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: