Blog

Ali Koç o soruya ne yanıt verdi

  Blog    9 Ocak 2019
Yorum Yok

Ali Koç o soruya ne yanıt verdi
SERAP SÜRMELİ – FİNANSGUNDEM.COM / ÖZEL HABER
 
Her görüşte,  insanda kıskançlık yaratan mükemmel bir enerji.
Duruşuyla,  gülüşüyle, bakışıyla, sesiyle sevinç dağıtan üstteki düzey bir idareci.
Sportmen, fit bir bankacı.
Sıfırdan başlayıp tepeye ulaşmanın gururunu yaşayan, yaşatan bir CEO.
Tümü ayrı ayrı değil, aynı birey.
Hüseyin Özkaya…
 
Odeabanklı olmanın gururunu yaşıyor
Kolay değil, 3 yılda aldığı yol, kimilerinde bir ömür yiyip bitiriyor.
Levent’te dev bir yapı. Hem zeki ayrıca 40 katlı. 7 katı Odeabanklı.
Ben,39’da, ‘makam’dayım.
Odeabank Genel Müdürü’nün yanındayım.
Bulutlar buradan o kadar yakın oysa…
bir de güneş.
‘Doruk’yle dost olunca haliyle kıyak geçiyor.
Her sabah önce bu odaya doğuyor!
Özkaya’daki o canlılığın kaynağı kâinatın mucizesi mi acaba?
Düşünürken, aklıma takılıyor Angel Olsen ansızın.
Dinleyen bilir.
Sözleri, melodisi herkeste aynı tadı bırakmasa da o, “Mutlu müziği seviyorum” der. Derhal ekler: “Fakat hiçbir zaman güneşle alâkam olmadı.”
“Nasıl yani?” travması yaratsa da Melek Olsen haklı.
Kendimce Özkaya da pek.
Odeabank koridorlarında kıvanç rüzgârları estiren bir patron olarak Hüseyin Özkaya’nın da sırrı, güneşte saklı yok. Onun ruhunda, bedeninde taşıdığı, çevresine yaydığı enerji; alaka, data, tecrübe ve sevgi…
 
Devlerle rekabette, hücum üzerine hücum
Hüseyin Özkaya, genç Odeabank’ın heyecanıyla genç Cumhuriyet’in heyecanını buluşturmuş.
Çünkü öngörüleri, hedefleri iki taraflı, ileriye dönük umutları da…
Odeabank tartışmasız Türkiye’nin büyük vizyonunun bir parçası. Katkısıyla…
Ay-Yıldız, karşı taraf dinlemiyor, dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisine gezi yapıyor. Özkaya önderliğindeki Odeabank ise 49. bayağı girdiği sektörde, özel bankalar liginde saldırı üzerine hamle içinde.
Türkiye devlere an be an yaklaşırken, Odeabank 3 yılda bankacılık dünyasında birincil 10’a girmiş bile.
Zirveye tırmanışın silahlarını, “Türkiye’de derhal en iyi likitide rasyolarına sahip olan bankalardan biriyiz. Türkiye’nin derhal kârını artırma anlamında en olumlu trendine sahip bankasıyız. Ve daima yatırıma devam ediyoruz. Kendimce Odeabank gerçeğiyle ilgili bilinmesi gereken en önemli şey bu” sözleriyle anlatan Özkaya, kritik bir noktanın altını çiziyor: “Biz banka almadık, var olanı sürdürmedik. Biz sıfırdan bir katma bedel yarattık. Türkiye’ye katkısı da milyarlarla ölçülüyor…”
Lübnanlı sermayedarı Bank Audi’ye de bir selam gönderiyor. 
 

 
Başarının peşinde kim var?
“Tip sayımız 700 bin. 4 milyon tekil uygulama yapılmış. Bu harika bir teveccüh göstergesi” ifadesi dalga dalga,  yığın’den 33. kata dek yayılıyor. Zaten o da bu başarının ardındaki, hevesli bir tempoda, hedeflere odaklanmış bir ekibin olduğunu biliyor. Saklamıyor. Başarıyı bütün Odeabank çalışanlarıyla paylaşıyor. Ben’cillik değil. 
 
Teknoloji yatırımı birincil sırada
39. katta Odeabank’ın 2016 penceresini açıyoruz. Yeni şube fırtınası esiyor. Oysa parayla değil sırayla! Öncelik teknoloji yatırımında. bir de bomba! Özkaya, “Gıda perakende sektöründe müşterilerin daha fazla faydalanacakları bir kart projemiz var. Bu şu asıl değin olmayan bir ürün ve 2016 da başlayıp yaygınlaşacağımız bir ürün olacak” diye konuşuyor. Daha çok detayı ise gizliyor.
Sanatkâr bankacının, yurt dışı deneyimi, uzmanlığı apaçık. “Küresel ekonomi” diyoruz. Konuya kritik bir uyarıyla giriyor: “Küresel ekonomi son yıllarda daralıyor. Bu iyi haber yok. Herkesin daha titiz olduğu bir dönemdeyiz.”
 
Judocu baba-oğul
Bankacılık dışında Özkaya, nasıl biri acaba?
Söyleyelim;
Ailesinin kıymetini haberdar olan bir baba.
Kaskı artık rafta dursa da sıkı motor tutkunu.
Takım sporlarını seviyor fakat bireysel takılıyor.
Yürüme, koşu, Kicbox, Kungfu’ya eklenen son merakı Judo. Dahası oğluyla birlikte yapıyor. Aldığı keyfi anlata anlata bitiremiyor. Her hafta sonu bir kıtadan diğerine geçiliyor, birlikte antrenmana gidiliyor.
Ufukta madalya var; önümüzdeki sene Yunanistan’da düzenlenecek Judo Şampiyonasında baba- oğul yarışacaklar.
 
Mutluluğun ‘devlete ait’ bankası
85 alternatif arasından seçtikleri, kış bahçeli, playstation cenneti, Türkiye’yi ve global gelişmeleri izleyen, sektörün nabzını tutan uzman bir kadronun konuşlandığı gökdelenden bakarken, kentin büyüsü cama yapışıyor. İnsanı ezercesine.
Hüseyin Özkaya uğurlu çünkü Abidin Dino gibi kapanda değil.
Fırça darbelerine, renklere lüzum yok, çünkü…
Mutluluğun resmi İstanbul. Bütün aleyhinde.
Mutluluğun resmi, Odeabank. Kalbinde. Odasında, daha aşağı alta 6 katta…
 
ODEABANK’IN ‘EN’LERİ NELER

Finansgundem.com: 2015 nasıl geçti? Sektördeki konumunuz değişti mi? acilen bulunduğunuz yerden hoşnut musunuz?

Hüseyin Özkaya: derhal bulunduğumuz yerden, Allah’a şükür memnunuz.  Lakin daha iyi olabileceğimizi biliyoruz, zamana ihtiyacımız var. Çünkü üç sene içinde geldiğimiz nokta özel bankalar arasında 10’unculuk. Hatta faal soylu davranış, kredi büyüklüğü ve mevduat büyüklüğü olarak dokuzunculuğa fazla yakın bir durumdayız. Zaten birincil her tarafta beri amacımız özel 10 banka içinde olmaktı. Ast bizim bu amaca yönelik mükemmel kaynaklarımız var. Ilk Olarak ilk kaynağımız insan. Bu amaca yönelik ve bunu isteyen insanlara sahibiz. Bakın iş modelimize birebir sadığız. Biz her tarafta beri, “Çok masraf yapmayacağız, çok şube açıp verimsizlik yaratmayacağız ama çok bereketli çalışacağız, müşterinin özel ihtiyaçlarına kadar ürünler yapacağız, onlara en kısa yoldan ulaşacağız ve onlara en avantajlı koşulları sunacağız” dedik. Bütün bunları yaparken de bankanın dinç bir bilançosu olacak. Yani nedir o? Batıkları daha denetim altına almış olacak; verimlilik rasyoları, likitide rasyoları çok likit olacak. Türkiye’de şimdi en iyi likitide rasyolarına sahip olan bankalardan biriyiz. Bunu çok net söylüyorum, Türkiye’nin acilen kârını artırma anlamında en olumlu trende sahip bankasıyız. Bu da ileriye dönük bizi umutlandırıyor ve daha gelişmek için sermayedarlarımıza güven veriyor. Modelimizin dürüst olduğunu göstermesi açısından bize güven veriyor. Ve daima yatırıma devam ediyoruz. Bence Odeabank gerçeğiyle ilgili bilinmesi gereken en önemli şey bu. Bakın Odeabank iyice taze bir kuvvettir. Yani Türk ekonomisinin her bir taşına, çalışanından, şubeleri yapan müteahhidinden tutun, data operasyon servislerini karşılayan bütün tedarikçilerden herkese net katma değerinde sağlıyor. Yani sektörü küçültmeden… Biz bir bankayı alıp o var olanı devam ettirmedik. Biz sıfırdan bir katma bedel yarattık ve Türkiye’ye katkısı milyarlarla ölçülüyor.
derhal 700 bine yakın müşterimiz var. Bankamıza şu belli başlı değin 4 milyona yakın tekil başvuru formu yapılmış. Bu şahane bir teveccüh göstergesi.
 
-2016 yılı beklentileriniz ve hedefleriniz neler?

Hüseyin Özkaya: Teknoloji yatırımlarımız birinci sırada yer alıyor diyebilirim. Hatta önümüzdeki yıl teknolojiye yapacağımız yatırım onlarca milyon dolar olacak. Çünkü bizim için teknoloji ve verimlik temel esaslarımızdan. O yüzden yatırım hiç azalmıyor, aralıksız artıyor.
Daha fazla müşteriye ulaşabilmek için dağılma kanalı ağımızı genişletmek istiyoruz ve daha pozitif ürünümüz olmalı.
2016 yılında yiyecek perakende sektöründe müşterilerin daha çok faydalanacakları bir kart projemiz var. Bu şu ana dek olmayan bir mahsul ve 2016’da başlayıp yaygınlaşacağımız bir mahsul olacak.
 
-2016’da nasıl bir Türkiye ekonomisi öngörüyorsunuz?

Hüseyin Özkaya: Yeni reform paketi çok olumlu ve Türkiye’nin önünü açacak bir paket. Mühim olan bunun bir lahza önce hayata geçirilmesi. Lakin buna herkesin inanması gerekiyor. (Parlamenterler, işadamları, kurumlar, sivil toplum kuruluşları gibi…) Dediğim gibi reform paketinin içeriği mükemmel ama uygulanabilir ve belirtilmiş bir disiplin, master plan içinde herkesin katılımıyla olmalı. Eğer herkesin katılımı gerçekleşmezse  o süre yetkisiz ve güdük kalır.
 

 
2016’DA 10 YENİ ŞUBE AÇACAĞIZ
 
-Şubeleşme ve dağıtım kanallarında herhangi bir artma düşünüyor musunuz?

Hüseyin Özkaya: Biz her sene içten yerlerde 10-15 şube açıyoruz. Hiçbir süre 500 şubeli bir Banka olmayacağız fakat 500 şubeli bankanın büyüklüğüne erişeceğiz.
En son Eminönü şubemizle beraber 55 şube olduk ve 2016 yılında da 10 yeni şube açacağız. Hatta ilk altısının nerede olacakları muhakkak oldu.  Üçü İstanbul içi, üç tanesi de İstanbul dışı. Bu şubelerimizden birisinin yeri Orta Karadeniz.  Bunun Dışında memnun olduğumuz şehirlerde ikinci şubemizi açacağız ve burası Bursa olacak. İstanbul’da da Bakırköy taraflarında yeni bir şube düşünüyoruz.  
Bakın benim ideal şubem 500 metrekarenin aşağıda yok. 250-300 metrekare olan şubelerimiz de var. Ama şubelerimizin 1000 metrekareye kadar çıkmasını açlık ediyorum.
 
-Rusya ve Suriye ile yaşanan krizden Ortadoğu da etkileniyor. Lübnan’dan, Türkiye’nin içinde bulunduğu bu kriz nasıl okunuyor?

Hüseyin Özkaya: Natürel fakat her tanıdık olmayan sermayedar gibi endişeliler.  Bank Audi buraya milyar dolar üstünde yatırım yaptı ve yapmaya devam ediyor. Çalışanların güvenliği dahil, koyduğu sermayenin tehlikeye atılmaması için gerekli refah ve rahatlık ortamının, istikrarın olmasını ister. Ondan sonrası çalışanlarının performansıdır.  Bank Audi Türkiye’ye çok güveniyor ve yatırımlarına devam ediyor.
Şunu özelikle ayrıntıları ile belirtmek istiyorum, Türkiye ekonomisinin daha fazla genişlemesi yolundaki en kayda değer üç unsurdan bir tanesi tanıdık olmayan sermayedir çünkü, Türkiye’nin sermayesi bu kadar. Mutlaka tanıdık olmayan sermaye girmeli. Tanıdık Olmayan sermaye neye bakar? ilk önce güvenli ortama bakar. İkincisi de gerekli mantıklı bir kar ve iş potansiyeline bakar. Bakın huzur ortamı olmadan ikincisine bakmaz.
 
 “BİRAZCIK TEHLIKE GÖRÜYORUM”
-Özel sektör tarafında borç krizi riski görüyor musunuz? Geçen sene “Risk görmüyorum” diyordunuz, bu görüşünüz hâlâ geçerli mi?

Hüseyin Özkaya: Derhal azıcık risk görüyorum. Gerçekte dinç olmayan kredilerin oranında fazla bir değişiklik değil. Bu da bankaların riski iyi inceleme etmelerinden kaynaklı. Fakat bunun bir süreci var natürel ancak. Kesin bir vakit sonra her eğride ve dönemeçte emin bir iniş ve çıkış olacağını öngörüyorum. Maalesef o iniş, FED, jeopolitik riskler ve iç politikadaki bir takım sorunların zamanına eşit geldi. FED bundan böyle ortadan kalktı, iç politikadaki riskler ortadan kalktı. Bir tek jeopolitik riskler kaldı. Bağlı Rusya ile iş yapan şirketlerin etkilenmeyeceğini ve kredilerinde sorun olmayacağını söylemek yalan olur. Bakın Rusya’yla meslek yapan sektörler hangileri? İnşaat, yiyecek ve turizm şirketleri.  Ama bir de bu şirketlerin tedarikçileri var. Yani Türkiye ekonomisinin her bir boyutunu büyük oranda etkileyecek bir olaydır Rusya krizi. Şu lahza gördüğüm kadarıyla da radikal bir değişim beklemiyorum. Ama bankalar üzerindeki risk profili azıcık arttı diyorum.
 
-FED faiz kararı sonrasını nasıl yorumlarsınız?

Hüseyin Özkaya: Bankalardan yeni yılda 2015’e kadar daha fena bir performans beklemiyorum, hatta biraz daha iyi olabilir. Bunda da FED bağlantılı risklerin daha ılımlı ayla gelmesi başlıca sebep.
İç ekonomide de düşen enflasyon ve olumlu ayrışabileceğine inandığım varlık fiyatlarındaki kısmi iyileşme nedeni ile daha olumlu bir hava bekliyorum.
 

 
-Küresel ekonomi sizce nereye gidiyor? Türkiye’nin pozisyonu hakkında yorumunuz nedir?

Hüseyin Özkaya: Çoğunlukla küresel ekonomi son yıllarda daralıyor. Bu iyi haber yok. Bu dağılmanın sonucunda küresel ekonomiyi etkileyen çoğu emtianın fiyatı azalıyor. Bu fiyatın düşmesi bazılarına yarıyor bazılarına yaramıyor. Ama doğrusu yarayana da yaramıyor. Örneğin biz, yaramayana mülk ihraç ediyoruz. Yaramayanın parası azaldığı için o bizi de etkiliyor. Dolayısıyla bu işin kazananı ve kaybedenine çok iyi bakmak gerekiyor. Petrol fiyatı düştü, Türkiye bundan 10 milyar dolar tasarruf yaptı, cilalı da Abu Dabi, Dubai, Suudi Arabistan, Irak gibi ülkeler de bizden mal almayacak. Çünkü bu ülkelerin parası azaldı ve bütçe disiplinine girdiler. Dolayısıyla daha az harcayacaklar ve Türk şirketlerine iş vermeyecekler. Doğal olarak bu bizi çok etkileyecek. Global ekonomi daraldı ve bundan böyle herkesin daha tedbirli olduğu bir dönemdeyiz.
 
JEOPOLİTİK RİSKLERİ UNUTMAMAK GEREKİR
 
-2016 yılı için artma, cari açık, enflasyon ve kur tahmini yapar mısınız?

Hüseyin Özkaya: 100 tane piyasa oyuncusuna, “Türkiye 2016’da ne kadar büyür?” diye sorsanız, büyük çoğunluğu, “Yüzde 3 veya  4” der. Bizim ideal değil normalize olmuş büyümemiz ise 3.5’tur. Lakin istenilen, açlık edilen 5’tir.
Enflasyonun şu anki seviyesinin en düşük bir puan aşağısında olacağını öngörüyoruz. Hem petrol fiyatlarının etkisi ayrıca kurun belirli bir ölçüde istikrara kavuşması nedeniyle 2016 öngörümüz 2015’e tarafından birazcık daha olumlu.
Dolardaki beklentim ise biraz layık kazanacağı yönünde. Yüzde 10’un üstünde bir paranın değerini düşürme beklemiyorum. Lakin jeopolitik riskleri de unutmamak lüzumlu.
2016 yılı dünya için jeopolitik riskler haricinde, idareli büyümede daha ılımlı olacak diye düşünüyorum. Türkiye’nin de bundan faydalanacak çok büyük bir dinamiği var. 
 
-Yeni yerinize taşınalı 8 ay olmuş. Biraz buradan bahsedebilir misiniz?

Hüseyin Özkaya: Yeni yerimiz Levent 199 numarada. 40 katlı bina. 33’ten 39’uncu katına dek biz kiraladık. 400’ün üzerinde çalışanımız var. Burası bizim için yeni bir konut oldu diyebilirim. Burasını seçerken 50 bambaşka boyutu ele aldık. 85 tane farklı alternatif arasından seçtik ve bu süreç iki yıl sürdü. Burayı seçerek doğruya yaklaştığımızı düşünüyorum. Bu nedir?  Operasyondaki en kıdemsiz, en yeni, en genç elemandan, genel müdüre,  genel müdür yardımcısına kadar cümbür cemaat bir kere benzer yerde oturuyor ve ben de dahil aynı manzaraya bakıyoruz.

0 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: