‘AK Parti için tehlike’ deyip uyardı: Şikayetler hep aynı…

  Güncel Haberler    28 Şubat 2019
Yorum Yok

'AK Parti için tehlike' deyip uyardı: Şikayetler hep aynı...

Rahmetli babam, ”Anadolu feraseti”nin müşahhas örneğiydi. 

 

 

Örneğin 1973’te, eğitim için köyden ayrılırken, ”Sana, dürüst bilgilerle doymuş bir kitap verirler lakin birkaç zehirli tümce sıkıştırırlar; zehirlenirsin” diye uyarmış ve Abdülhamid Han’ın gönderdiği Osmanlıca ”Mızraklı İlmihal”i vererek, ”Bunu oku; uygula. Başka dinî kitap okuma” demişti. 

Bu uyarı olmasaydı ben acilen FETÖ’den yargılanıyor olabilirdim. 

 

 

*** 

Tek parti dönemindeki CHP zulmünü iliklerine değin yaşamış olan babam, bir sohbetimizde yarım asırlık gözlemini şöyle aktarmıştı: 

”Halk Partisi’nin muhtarları bile çok zalimdi. İstediklerinin tarlasına, hatta namusuna el koyarlardı.

Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle sıcacık nefes aldık.

Lakin ne gariptir ama, ikinci iktidar döneminde onlar da efelenmeye, kendilerini üstün görmeye, yakınlarını kayırmaya başladılar.”

Babam bu gözlemini şöyle bağlamıştı: 

”12 Eylül’den daha sonra Özal’ın başbakan olması, Menderes’in gelişini hatırlattı; ferahladık.

Ama (ikinci dönemde) görmeye başladığımız davranışlar hiç iyiye alamet değil…”

TARİHİN TEKERRÜRÜ MÜ?

Bu sohbeti 30 sene daha sonra niçin hatırladım dersiniz? 

Gerçekte babam, her dönemde uygulanabilecek bir formül vermiş. 

Altını çizdiği ”güç zehirlenmesi”nin esas unsuru ”insan” olduğuna tarafından, aynı risk; senelerdir iktidarda olan AK Parti için de geçerli demektir. 

Son yıllarda milletin verdiği ”mesaj”lar da bunu doğruluyor. 

7 Haziran’dan daha sonra, 24 Haziran’da da Genel Başkan’a bahşedilen yüzde 52,6 oyun, parlamentoda 42,6’ya düşmesi, sadece ”ittifak” ile izah edilemez. 

AK Parti bu sonuçla eski sistemde iktidar olamazdı. 

Nitekim Sayın Erdoğan, AK Parti Genel Başkanı seçildiği 18 Ağustos’tan bu yandan, partideki yıpranmaya uyarı çekiyor, ”metal yorgunluğu” paydasında topladığı olumsuzlukları bertaraf etmeye çalışıyor. 

ŞİKAYETLER HEP AYNI…

Ne var ancak, milletin daha alıngan davrandığı mahalli tercih öncesinde seslendirilen memnuniyetsizlikler, bu çabaların tam olarak sonuca ulaşmadığını gösteriyor. 

Şikayetler ”bazı partililerin hayat standartlarının fazla değiştiği, istihdam imkanlarının yalnızca partililer için kullanıldığı ve kendini ayrı görenlerin çoğaldığı” iddialarında yoğunlaşıyor. 

Siyaset; maddi fedakârlık gerektiren bir hizmet iken somurtkan örneklerin çoğalması, doğal olarak şüphe çekiyor. 

İstihdamda ise liyakat alınmalı. Lakin ”yerli ve ulusal sadakat” aranması da bundan böyle normaldir. 

Fakat millî ve yerli duruş, tek partinin tekelinde olamaz. 

Darbe ve terör karşıtlığının göstergesi olan FETÖ, PKK ve DEAŞ gibi bütün terör örgütlerine ve emperyalizmin kuşatmasına karşı dikey duran her ”liyakatli birey” istihdamı hak ediyor demektir. 

Eski Türkiye hastalığı olan ”Hamili kart yakînimdir” yöntemini hatırlatan uygulamalar milletin güvenini zedelemektedir. 

ÖLÇÜ SAMİMİYETTİR

Bu şikâyetlerden bir kısmı, beklediğini bulamayanların yakınmaları olabilir. 

Ama partideki kayda değer isimlerden Özhaseki de, ”Bazı arkadaşlarda bir hava başladı. Bu neyin saltanatı” diye yakınıyor. 

Daha da önemlisi, AK Parti’yi kuran ve bu günlere getiren lider, her fırsatta ”tevazu”dan, ”milletten biri” olmaktan bahsediyor ve ısrarla ”Gönül Belediyeciliği” vurgusuna ihtiyaç duyuyor. 

Bu yozlaşma, takma tevazularla ”katlanılan” tercih ziyaretleriyle bertaraf edilemez. 

Sayın Erdoğan’ın ilk günkü samimiyetini tıpkı koruduğunu gören milletimiz, göstermelik davranışları derhal ayrım ediyor. 

ALTERNATİFSİZLİK RİSKTİR

Her şeye rağmen başarılı netice alınması, lidere olan teveccühün devam etmesi ve milletin güveneceği alternatifin olmamasındandır. 

7 Haziran’daki net mesajdan sadece 4 ay sonraki seçimde, AK Parti’ye gösterilen teveccühün sebebi de budur. 

”AK Parti’ye vermeyecektim fakat pusulaya baktım; mecburen tekrar verdim” diyen böylece çok ama… 

Bu, sağlıklı bir başarı değildir. 

Alternatifsizlik, parti için geçici bir menfaat olsa da, partililer için ekstra vebal getirir, milleti çapsızların eline düşürmemek için daha artı özen gerektirir. 

Aksi takdirde iktidar kaybedilmekle kalmayacak, nefsine yenilen partililerle birlikte, bütün muhafazakârlar da köşeye kıstırılmış sayılacak. 

ANEKDOT: Bilvesile, vefatının 5. yılında babam için dua istirham ederiz.

0 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: