Blog

5 bronzlaşma efsanesi

  Blog    4 Ocak 2019
Yorum Yok

5 bronzlaşma efsanesi
DAHASI bronzlaşmayı özendiren bir takım efsaneler var ancak, ardında yatan gerçekleri okumadan hiçbirini uygulamayın. Şipşak yaklaşan yaz aylarında güzel bir şekilde bronzlaşmak her kadının isteğidir. Ama bugün sahip olunan bronz ten gelecekte problemlere yol açabiliyor. Güneş ışığındaki bütün ultraviyole ışınlar cilde zarar verir ve zarar miktarı da güneşte ne kadar kaldığınıza emrindeki olarak değişir. HowStuffWorks isimli internet sitesinde yayınlanan haberde, plajda geçirilen uzun bir öğleden sonrasının ya da 3 setlik bir tenis maçının kırmızı, yanmış ve sonrasında su toplayan ve soyulan bir ciltle sonuçlanacağı belirtiliyor. Hatta bu durumda güneş çarpabilir, bulantı, baş ağrısı, baş dönmesi, nefes alma problemleriyle karşılaşabilir ve bayılabilirsiniz. Aşırı güneşte kalmak kırışıklıklara, güneş lekelerine ve erken yaşlanmaya niçin olabiliyor. Artı güneşe maruz kalmanın en önemli riski ise deri kanseridir. Amerikan Kanser Derneği’nin verilerine göre, 2008 yılında 1 milyondan artı melanom olmayan cilt kanseriyle, 60 binden pozitif melanom deri kanseri teşhis edildi. Tıp uzmanları, güneşlenmenin hiçbir şeklinin tehlikesiz olmadığını belirtirken, bazı halk müziği altın bronzluğu aramaktan vazgeçmiyor. İşte, 5 bronzlaşma efsanesinin peşinde yatan gerçekler: 1. Bulutlu veya soğuk bir günde güneşin zararı hakkında endişelenmenize lüzum yoktur: Hava bulutlu da olsa ultraviyole ışınlar tekrar tekrar mevcuttur. Havanın bulutlu olmasına güvenerek uzun süre açık havada kalanlar, acı verici güneş yanıklarıyla karşılaşabilir. Kar, su ve kum güneş ışınlarının yüzde 85’ini yansıtıyor. bu nedenle kayak yapıyor, sandalla dolaşıyor ya da plajda zaman geçiriyorsanız, güneş kremi uygulamak ve bunu sık sık sürmek önemlidir. 2. Koyu tenliler güneşin zararından aldırmaz: Cilt rengi, epidermdeki melanin miktarı göre belirleniyor. Koyu tenlilerde daha yüksek olan melanin cilt kanseri ve erken yaşlanma gibi güneşin etkilerine karşısında cildi koruyor. Melaninin biraz güneş koruması sağlamasına karşın, koyu tenliler bile uzun vakit güneşte kaldığında güneş yanığı oluşur ya da buruşukluk, güneş lekeleri ve kabarıklıklar meydana kazanç. Cilt kanseri de bu kişiler için risktir. 3. Solaryum veya güneşsiz bronzlaşma ürünleri cildinizi korur: Solaryum birazcık koruma sağlar, ama problem deri rengindeki herhangi bir değişikliğin ultraviyole ışınlarına karşı vücudun doğal reaksiyonudur. her zaman UV ışınlarına maruz kalmanız erken yaşlanma ve cilt kanseri riskinizi artırır. Güneşsiz bronzlaşma ürünleri ise cildinizin rengini değiştirir, ama melanin üretimini harekete geçirmez ya da güneş yanığına ve hasarına yol açan UV ışınlarını emmez. 4. Güneş kremleri güneşe karşı tam koruma sağlar: Güneş kremleri güneşten korunma planının zeki bir parçasıdır. Zararlı UVA ve UVB ışınlarını fiziksel ve kimyasal koruma sağlayarak emer, yansıtır veya dağıtır. Her güneş kreminin güneş koruma seviyesi (SPF) bulunuyor. Bu sayının yüksek olması güneşten daha pozitif koruduğu anlamına gelir. Mesela, 15 SPF değerine sahip krem UVB ışınlarının yüzde 93’ünü filtrelerken, 30 SPF krem ise yüzde 97’sini filtreliyor. 5. Solaryumlar bronzlaşmanın güvenli bir yoludur: Afiyet ve cilt konusunda bilirkişi kişiler, bronzlaşmanın tehlikesiz bir yolu olmadığı ve solaryumların da bu kuralı değiştirmediği konusunda aynı fikirdeler. Solaryumlar cildi UV ışınlarına maruz bırakıyor. Uzmanlar bu cihazların bilhassa 30 yaşından minik kişiler için kanserojen olduğunu ifade ediyor. Solaryumun aşırı kullanılması kırışıklıklara, güneş lekelerine ve öteki erken yaşlanma belirtilerine yol açıyor. VAKIT

27 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.