Blog

30 sektörün en büyüklerinin Türkiye planı

  Blog    19 Ocak 2019
Yorum Yok

30 sektörün en büyüklerinin Türkiye planı
Bu şirketlerden bir bölümü varmak için fırsat kolluyor, bir bölümü “bekle-gör” stratejisi izliyor, bir bölümü de hiç ilgilenmiyor. Arasında başarısız olup ayrılanlar da var. hed90 Dev Kazanç Mi? Whirlpool, Electrolux ve GE’nin ardından dünyanın en büyük 4’üncü üreticisi olan Çinli beyaz eşya devi Haier Group, Türkiye’ye mayısta girecek. Uzun senelerdir geleceği konuşulan hazırlanmış giyim devi İsveçli H&M ise uzmanlara göre nihayet bu sene bekleyenlerini sevindirecek. 7,4 milyar Euro’luk devin, ilk mağazasını İstanbul’da açması bekleniyor. Sadece onlar da yok. Bu yıl içinde gelmesi kesinleşenler aralarında çimento devi Essentium, elektronik ticarette dünyanın en büyük 3’üncü şirketi Otto Group, fast food’da en büyük 5 içinde yer alan Taco Bell ve yapı market pazarının en büyük 4. oyuncusu Groupe Adeo da bulunuyor. Türkiye, her zaman tanıdık olmayan yatırımcıların alaka odağı oldu. Genç nüfusu, coğrafi konumu, gelişmeye açık pazar yapısı gibi o kadar çok neden bu ilgiyi körükledi. Bugün Türkiye’de uluslararası sermayeli şirket sayısı 23 bine yaklaştı. Ama bu cazibeye ve ilgiye rağmen hala Türkiye’de olmayan pek fazla dev var. 30 alanı kapsayan araştırmamıza tarafından kendi alanının devleri aralarında bulunan 90 şirket, henüz Türkiye’de değil. Hazır giyimden organize perakendeye, fast food’dan lojistiğe kadar pek çok alanda yer alan bu şirketler, niçin Türkiye’de yok? Türkiye, pazarına girmeyi düşünüyorlar mı? Gelirlerse girdikleri pazarı nasıl şekillendirirler? İşte bu soruların yanıtları… Türkiye’de Kim Yok? Türkiye, tüm sektörler için çekici bir pazar. Dünya devlerinin en fazla rekabet ettiği arenalardan biri. Dünyada kendi alanında birincil sıralarda yer alan birçok dev oyuncu, Türkiye’yi “potansiyeli yüksek bir pazar” olarak niteliyor. Oysa bu yüksek potansiyel, tekrar tekrar “kesin ve başarılı yatırım” anlamına gelmiyor. Böylece dünya devleri var ki yıllardır konuşulmasına rağmen bir türlü Türkiye’ye giriş yapmadı. Bazıları da denemelerine rağmen tutunamadı. Bir kısmı ise şimdiye kadar gelmeyi hiç denemedi, uzakta izlemeyi seçim etti. Aralıksız geleceği konuşulan ve söylentisi bile pazarı hareketlendiren şirketlerin başında, dünya perakende devi Wal-mart geliyor. 2005’te ortaklık görüşmeleri yapan, oysa 2008’de yatırım kararını askıya alan Wal-mart, şu aşamada “uzak izleyenler” arasında. Alışveriş Merkezleri ve Perakende Derneği Başkanı Mehmet Nane, Wal-mart’ın ne süre geleceğine dair kesin bilgileri olmadığını, lakin gelmesi halinde organize perakende pazarının daha da renkleneceğini söylüyor. Organize perakendenin öteki devleri Home Depot, Kohl’s, Target, Lowe’s, Kroger gibi şirketler de Türkiye’de halen yok. Sektör uzmanlarının verdiği bilgiye takriben zaman zaman Türkiye pazarına ilişkin araştırmalar yapan bu devler, halen bütün bir karar verebilmiş yok. Sakız pazarında dünyanın bir numarası olan Wrigley, 7 milyar dolarlık cirosuyla konut tekstili perakendesinde en büyük oyuncu olan Bed Bath&Beyond, bonbon ve çikolatada dünyanın en büyük 5’inci üreticisi olan Hershey’s de Türkiye’de olmayanlardan. Neden Gelmiyorlar? “Peki bu devler, niçin Türkiye’de değil?” Bu soruyu sektör temsilcilerine ve uzmanlara sorduk. Gerçekte her şirket için öznel sebepler olsa da karşılıklı birtakım gerekçeler de onların Türkiye planlarını “bekle-gör” noktasında tutuyor. Hukuki düzenlemeler, yüksek maliyetler ve çok dinç yerli oyuncular dünya devlerinin bir kere daha düşünmesine niçin oluyor. Örneğin ABD’li devlerin Türkiye’ye bakışı iyice bambaşka. Keza coğrafi uzaklık hem ABD’ye kıyasla hacimsel olarak çok minik olan pazar Türkiye’yi Amerikalılar için cazibeli olmaktan uzaklaştırıyor. Organize perakende sektörünün önde gelen yöneticilerinden biri, bu durumu şöyle özetliyor: “ABD’deki devler, Avrupa’ya açıldıklarında ciddi zorluklar yaşayabiliyor. Mesela Home Depot’nun Çin’de bir yatırımı var, fakat fazla saldırgan büyümüyor. Wal-mart ise Almanya’dan çıkmak durumunda kaldı. O nedenle Türkiye’ye de temkinli yaklaşıyorlar.” Üretim odaklı sektörler için de aynı bir durum geçerli. Dünyanın en büyük halı üreticisi ABD’li Shaw Industries’in Türkiye temsilcisi Özalp Argüder, şöyle konuşuyor: “Üretim için Türkiye’ye gelmeyi deneyen hiçbir ABD’li olmadı. Çünkü onlar için maliyet ve lokasyon anlamında çok avantajlı yok. Türkiye’nin yıllık toplam tüketimi 17-18 milyon metrekare. Yalnızca Shaw Industries’in en düşük stok miktarı ise 30 milyon. Dolayısıyla buraya gelmelerine değmiyor. Ama Avrupalılar gelebiliyor.” hed2 Esas Can Sıkıntısı Yüksek kiralar da dünya devlerini düşündüren konular aralarında. Bilhassa perakendeciler için bu konu önemli bezginlik yaratıyor. AVM’lerde yer almanın getireceği maliyet ve manâsız yer bulgu sıkıntısı planları erteletiyor. Devasa metrekarelere ihtiyaç duyan organize perakendeciler de bilhassa İstanbul gibi büyük kentlerde uygun alan bulamamaktan davacı. Perakende sektöründen bir yönetici, “İstanbul’da bundan böyle yer bulmak fazla zor. Zaten o nedenle çoğu oyuncu, bundan böyle pazara Anadolu kentlerinden girmeye başladı” diyor. Best Buy’ın İzmir’den, Baumax’in Samsun’dan, çok yakında gelmesi beklenen Leroy Merlin’in de Bursa’dan pazara girecek olması buna bağlanıyor. Uzun zamandır gelmesi beklenen H&M de yer sıkıntısı sebebiyle planlarını ertelemişti. Hatta büyük bir AVM’den girmeyi planlıyordu. Ancak sektör uzmanlarının verdiği bilgiye göre AVM kararından vazgeçen H&M, en geç yılsonunda egemen bir mağaza ile Beyoğlu’nda Türk tüketicisiyle buluşacak. Yabancı devleri bekleten bir öteki niçin de yasal düzenlemeler. Örneğin AB’ye ahenk zarfında “tezgah üstü satış-Over the counter” (OTC) yasasının çıkmamış olması, özellikle kozmetik perakendecilerinin planlarını ertelemesine niçin oluyor. Buna en iyi örnek ise 7,1 milyar Euro’luk cirosuyla kozmetik perakendesinde en büyük 2’nci zincir olan Boots. Şirket, geçtiğimiz dönemde varmak için gün sayarken yasanın gündeme gelmesiyle planlarını ertelemişti. Kuvvetli Yerliler Korkutuyor Arçelik, Vestel, Nuh’un Ankara makarnası, Şişecam, Efes gibi çok kuvvetli yerlilerin varlığı ise dünya devlerinin kimsesiz gelmesinin önündeki en büyük engel olarak gösteriliyor. Dünyanın en büyük 3’üncü bira üreticisi Heineken’in icra kurulu üyesi Jean François van Boxmeer, Türkiye’ye ilişkin bir yorumunda, “Efes’in fazla yüksek pazar hakimiyeti nedeniyle şimdilik Türkiye’de bira fabrikası kurmayı düşünmüyoruz” demişti. Biranın öteki 2 devi Inbev ve SAB Miller da zaten üretici olarak bulunmuyor. Anadolu Grubu ile lisans anlaşmaları var. Aynı bir koşul beyaz eşyada da gözleniyor. Arçelik, Vestel gibi çok kuvvetli yerli devler nedeniyle pazara kimsesiz girmekten çekinen yabancılar, ortaklıklarla Türkiye’ye geliyor. Vestel-Whirlpool işbirliği buna en iyi misal. Benzer bir durum makarnada da yaşanıyor. Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Ergin Erzurumlu, kendi pazarlarına ilişkin şunları söylüyor: “koskocoman yerli firmalarımız var. Pazarı koklayan kuşkusuz yok. Barilla’nın Filiz’i alması gibi bir operasyonu uzun bir zaman göreceğimizi sanmıyorum.” Ev tekstilinde dünya klasmanında yer alan Zorlu Tekstil Grubu’nun başkanı Vedat Engebeli da aynı fikirde: “Dünya devlerinin imal anlamında Türkiye planları olacağını sanmıyorum. Türkiye, yabancılar için mahsul satışı açısından çekici bir pazar. Lakin buraya fakat zinde bir pazarlama ağı ve uygun fiyatla gelirlerse başarılı olabilirler. Huysuz takdirde enerjik yerlilerle baş etmeleri mümkün değil.” hedGelecek Olan Var Mı? Hazır giyim perakendesinde 3. büyük olan H&M’in birincil mağazası yüksek ihtimalle yılsonunda Beyoğlu’nda açılacak. Beyaz eşyada en büyük 4. üretici olan Çinli dev Haier ise mayıs ayında yerli grup Simtel ile geliyor. 2008 cirosu 17,8 milyar Euro olan Çinli devin, 50 bin çalışanı ve dünya çapında 58 bin satış noktası var. Haier’in bilhassa fiyat politikasıyla pazara önemli bir hareketlilik getirmesi bekleniyor. Simtel Idare Heyeti Başkanı Altan Ertürk, “Türkiye’ye ağırlıklı olarak A segment ürünleriyle gireceğiz. B segment ürünlerle fazla sıcacık rekabet edebilecek bir fiyat konumlandırmasıyla satacağız” diyor. Şirketin orta vadeli planı ise belirtilmiş ürün gruplarında Türkiye’de imal gerçekleştirmek. Dünya devi ArcelorMittal ve Posco’nun gelmesiyle hareketlenen demir çelik pazarı ise öteki devlerin de yakın markajında. Japon dev Nippon Steel ile Rus dev NLMK’nın da orta vadede üretim için araştırma yaptığı söyleniyor. Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, “Pazara yabancıların ilgisi sürüyor. Dünyanın en büyük 10 firmasından 8’i halen yok. Bilhassa Güney Kore ve Japonya’da oturmuş bir takım firmaların Türkiye’ye yatırım yapmayı düşündükleri biliniyor. Orta vadede Çin’de oturmuş büyük üreticilerin de yatırım yapmaya başlayacağını tahmin ediyoruz” diyor. Yalnızca onlar da yok. Bu yıl içinde gelmesi kesinleşenler arasında çimento devi Essentium, e-ticaret devi Otto Group, en büyük 5. fast food zinciri Taco Bell ve yapı market pazarının en büyük 4. oyuncusu Groupe Adeo da bulunuyor. Devlerin Yarattığı Tesir Segment Etkisi Dünya devlerinin gelmesi, Türkiye’de hemen şimdi olmayan pazarların doğmasını sağladı. Örneğin süratli tüketim ürünleri devi P&G’nin faaliyetleri baştan sona Türkiye birçok yeni kategoriyle tanıştı. Bebek bezi bunlardan sadece biri. Nestle’nin gelmesiyle bebek maması, hazır kahve gibi yeni segmentler oluştu. Türk tüketicisi inşa market konseptiyle de yeniden bir tanıdık olmayan oyuncu tamamen tanıştı. 1994’te ABD’nin en büyük inşa market zincirlerinden ACE Hardware’ın yatırımı BIRLI 2000, birincil inşa market oldu ve yeni bir pazar doğdu. Benzer rolü kahve zincirinde Starbucks, fast foodda ise McDonald’s üstlendi. Pazar Etkisi Çoğu sektörde devlerin gelmesi, pazarın geleneksel yapısını da değiştiriyor. Özellikle perakende alanında yeni oyuncularla birlikte organizenin payı artıyor. Örneğin yapı market alanında çok sayıda yabancı dev var. Bundan 2 yıl önce 7 milyar dolar olan inşa market pazarının büyüklüğü, bugün 10 milyar dolara çıktı. Organizenin payı ise 2 yılda yüzde 10’dan yüzde 14’e yükseldi. Benzer bir koşul alıcı elektroniği perakendeciliğinde de yaşanıyor. Dünyanın en büyük 5’i Türkiye’de. En son Best Buy’ın gelmesiyle sektör önemli anlamda hareketlendi. 8 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olan alıcı elektroniğinin organize pazardan aldığı pay, 2 yılda yüzde 10’dan yüzde 20’lere yükseldi. Karşı Taraf Etkisi Tanıdık Olmayan devlerin gelmesini yarattığı bir öteki tesir de gözlerin Türkiye’ye dönmesi. Bu da özellikle belli alanlarda satın alma ve birleşmelerin hareketlenmesine niçin oluyor. Mesela demir çelik devi ArcelorMittal’ın gelmesi, diğer büyüklerin de rotasını Türkiye’ye çevirdi. ArcelorMittal, Rozak A.Ş.’de yüzde 51, Erdemir’de de yüzde 25 hisseye sahip. Onun bu yatırımı, Kore merkezli Posco’yu hareketlendirdi ve yatırım start aldı. Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, “Dünya çapında söz sahibi olan üreticilerin yatırım yapması, pazardaki canlılığı da artırıyor. Bilhassa Güney Kore, Çin ve Japonya’da oturmuş bir takım firmaların Türkiye’ye yatırım yapmayı düşündüklerini biliyoruz” diyor. Tutunamayan “Devler” Deneyip Ayrılanlar Lokanta ve kahve zinciri Dunkin Donuts, otomobil devi General Motors, İngiliz kahve zinciri Costa Coffee, dünyanın en büyük 4. fast food zinciri Wendy’s, oyuncak devi Toys R Us ve teknoloji market devi EP ise Türkiye’ye daha önce gelen, ama hedefledikleri performansa ulaşamayınca ayrılan dünya devleri… Dunkin Donuts ve Costa Coffee, temsilcileriyle olan sorunlar sebebiyle ayrıldı. Fakat baştan gelme fırsatlarına baktıkları konuşuluyor. Wendy’s, Türkiye’de bir dönem çabuk bir dağılma stratejisi izledi. Oysa 2001 krizinde restoranlarını kapatarak çekildi. EP Center ise 2005’te gelmişti, ama 2007’de buradaki mağazalarını yerli dev Teknosa’ya satarak pazardan çekildi. Çimento Devi Vazgeçti Türkiye maceraları hüsranla sonuçlanan dünya devlerine bir başka misal ise 16 milyar Euro’luk cirosuyla en büyük çimento üreticisi olan Lafarge. Uzun senelerdir Türkiye’nin en önemli yabancı yatırımcılarından biri olarak üretim yapan şirket, geçen yıl çimento imal tesislerini Oyak Grubu’na satarak bu alandan çıktı. Lafarge Grubu, Türkiye’de küçülme kararını birkaç yıl önce vermiş ve 2008’de bu konuyla ilgili olarak JP Morgan’ı danışman olarak atamıştı. Geçen sene ise çimento tesisleri Oyak’a satıldı. Gm, 2001 Krizinde Çıktı Dünya otomotiv devi General Motors ise Lafarge gibi uzun yıllar Türkiye’de imal yapan önemli yabancı yatırımcılarından biri olarak etkinlik gösterdi. 1989’da 40 milyon mark yatırımla yüzde 100 tanıdık olmayan sermayeyle kurulan İzmir’deki Opel Türkiye fabrikası, kayda değer bir üretim merkezi olarak 12 yıl faaliyet gösterdi. Fakat fabrika 2001 krizine yenildi. Yükselen maliyetler ve büyüyen ithalat nedeniyle üretim sonlandırıldı. GM’in üst yöneticileri, yıllar sonradan bu karardan duydukları pişmanlığı dile getirdiler. Acilen, baştan Türkiye’de imal yapmak için fırsatlara bakıyorlar. 2011’e Kadar Milyar Dolarlık Operasyon Değil Bu Sektörlere Dikkat! Kısa vadede hareketlenmesi beklenen sektörler aralarında lojistik, demir çelik, beyaz eşya, perakende, inşa market geliyor. Ama yine de uzmanlara göre 2010, çok da canlı bir yıl olmayacak. Ernst&Young Kurumsal Finansmandan Sorumlu Yönetici Ortağı Demet Özdemir’in değerlendirmeleri şöyle: “2011 yılına kadar özelleştirmeler hariç, özel sektörde milyar dolarlık işlemlerin gerçekleşmesini beklemiyoruz. Lakin orta boyutta, sağlam çoğalma potansiyeline sahip şirketlerin birleşme ve satın alma işlemlerine konu olacağını düşünüyoruz. Bu bağlamda dünya devlerinin Türkiye’deki işlemleri, özelleştirmeler haricinde sınırlı kalabilir. Sektörel olarak bakıldığında enerji, üretim, perakende, servis hizmetleri ve lojistik sektörlerinde hareketlilik bekliyoruz.” Beklenenler Gelecek Deloitte Türkiye Kurumsal Finansman Ortağı Başak Vardar da bu sene hareketlenecek sektörlerde perakendeye uyarı çekiyor ve ekliyor: “Perakendenin değişik alanlarında, gıda ve içecekte, enerjide uzun zamandır Türkiye’ye gelecekler aralarında ismi geçen büyük ölçekli şirketler mevcut. Ancak sektörlerinde lider konumda olan dünya devi yabancı grupların, bu yıl Türkiye’de fazla etkin bir şekilde yatırım yapmalarını beklemiyorum. Birkaç istisna ise her zaman olabilir. Bu şirketler, genel olarak bir Türk şirketine yatırım yapma yoluyla belirli bir pazar payını satın alarak piyasaya giriyor. Dolayısıyla kısa dönemde pazarda iş yapma şekli ya da pazarın dinamikleri üstünde önemli bir değişim olmuyor. Ama zaman içinde piyasa yapısı üzerinde belirleyici olabiliyorlar.” Yabancı İlgisi Sürüyor Peppers & Rogers İstanbul Ofisi Ortağı Yücel Ersöz ise bu yıl beklenen satın alma ve birleşmelerle ilgili şöyle konuşuyor: “İnşaat malzemeleri sektöründe yabancı ilgisi sürüyor. Gerek enerji sektöründe gerekse inşaat malzemeleri sektöründe satın almalar çok büyük rakamlı işlemler olmadığından kredi daralmasına karşın bu birleşmeleri finanse edebilecek olanaklar var. Yakın süre kadar çok popüler olan gayrimenkul sektöründe yabancıların Türkiye’ye gelişi açısından önemli bir hareketlilik beklemiyoruz. Tekrar parasal hizmetler ve telekomünikasyonda da eski hareketliliğin sürmeyeceğini düşünüyoruz. Çünkü hem finansman olanakları kısıtlı hem yabancılar için fazla çekici olan o kadar fazla kuruluş bu süreci zaten yaşadı.” YASEMİN ERDOĞAN yerdogan@capital.com.tr

1 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: