Blog

10 yıl sonra Türkiye ya küresel güç ya da kaos ülkesi!

  Blog    6 Ocak 2019
Yorum Yok

10 yıl sonra Türkiye ya küresel güç ya da kaos ülkesi!
Stratfor, her 5 yılda bir çıkardığı “10 takvim tahminler” raporunu yayımladı. Buna göre, “gelecek 10 yılda radikal İslamcıların saldırıları devam etse de, ABD ile ’cihatçılar’ arasındaki savaş yatışacak ve bölgedeki iki büyük savaş, 2020’ye değin sona ermese de büyük ölçüde etkisini yitirecek.” Orta Doğu’da İran, Afganistan ve Irak 2020 yılına kadar gündemdeki yerini koruyacak, fakat bölgedeki “betimsel” konular aralarında olmayacak. Gelecek 10 yılda çok daha önemli olacağını öngördüğü iki ülke olarak Türkiye ve Mısır’ı işaret eden raporda, “Türkiye, güçlü ordusu ve ekonomisiyle kendine güvenen bir bölgesel lider olarak ortaya çıkıyor. Bu gidişatın devamını ve Türkiye’nin bölgedeki etken baskı olarak çıkışını görmeyi bekliyoruz. Gelecek 10 yılda Türkiye’nin gücü ve etkisindeki çoğaltma, ABD ile ’cihatçılar’ arasındaki savaşın dineceğinden ve İran konusundaki dönüşümden belli olmamızın bir nedenini oluşturuyor. Akdeniz ve İran, hatta Kafkaslar ve Orta Asya arasındaki dinamikler, Türkiye’nin baştan ortaya çıkışıyla tanımlanacak” denildi. Türkiye’de karışıklık olasılığı iddiasına yer yer bahşedilen raporda, “Natürel ancak Türkiye, her ortaya çıkmakta olan güçte olduğu gibi, bu süreçte çok büyük iç gerilimler hissedecek. Türkiye için derin fay hattı, Atatürkçü gelenekle İslami gelenek arasındaki ilişki. Bu şart, ülkeyi kaosa sürükleyerek bu tahminleri boş yere çıkarabilir. Bu mümkün olmakla birlikte, krizin, her ne değin acı ve gerginlik içinde geçse de gelecek 10 yılda idare edileceğini düşünüyoruz” yorumu ileri sürüldü. MISIR’IN DURUMU Darı’ın da 2020 yılına kadar, sınırları ötesindeki gelişmelere etkide katılmak kapasitesinden mahrum olduğu dönemden sıyrılacağının savunulduğu raporda şöyle devam edildi: “Darı da, Türkiye gibi laiklik ve İslam arasında sıkışıp kalmış durumda. aynı zamanda, Türkiye’nin yükselişi sürdükçe, Ankara ucuz işgücü ve ihracat pazarı için büyük bir kaynağa ihtiyaç duyacak. Bu netice, Darı açısından ayrıca kendine keza Türkiye’ye katkıda bulunabileceği bir etkiyi doğuracak. Bu karşılıklı destekle, sadece Darı’ın pasifliğinin sona ermesini değil, Mısır ile diğer alan ülkeleri arasındaki sürtüşmenin artmasını bekliyoruz. Bilhassa, İsrail, güçlü Türkiye ve her yerde ortaya çıkmakta olan Darı arasındaki dengesini koruyacak yolların arayışı içinde olacaktır. Bu, onun dış ve iç politikalarını şekillendirecek.” Raporda, “bölgeden çekilmeye arzu duyan ve Türkiye, Mısır ve İsrail arasında zor dengesinin ortaya çıkmasından mutlu olacak olan ABD’nin de, her bir ülkenin bağımsızlıklarını koruyarak, bölgesel dengenin yaratılmasında rol oynayacak güce sahip olmasını teminat altına almaya çalışacağı” öne sürüldü. Radikal İslamcı hareketlerin etkisini sürdüreceğinin iddia edildiği ve bunun ne Türkiye ne Mısır ne de İsrail’in çıkarına olduğunun belirtildiği raporda, “Washington’ın, bölgede sorumluluğu ve gücü devrederek aradan çekileceği ve tabanca satışları, hesaplı teşvikler ve cezalarla durumu idare edeceği” ileri sürüldü. Raporda, “1. Dünya Savaşı’ndan bu yandan ilk önce alan, kendine yeterli bir bölgesel kuvvet dengesini geliştirecek” ifadesi kullanıldı. İRAN DENETIM ALTINA ALINACAK- İran konusunun da gelecek 10 sene içinde yoklama altına alınacağının öne sürüldüğü raporda, “Bu, askeri yolla mı, İran’ın izole edilmesiyle mi, mevcut veya yeni bir rejimle siyasi bir düzenlemeye gidilmesiyle mi olur, bu net değil. Oysa bölgede büyük bir oyuncu olacak temel güce sahip olmayan İran, yoklama altına alınacak” ifadesi kullanıldı. Raporda, Avrupa’nın da demografik nedenler ve kurumların oluşturulmasında yaşanan zorluklardan dolayı içe dönmeyi sürdüreceği belirtilirken, “Avrupalılar, toplumlarına uyum sağlamayan, fakat ekonomilerinin işleyişi açısından vazgeçilmez olan, özellikle Türkler ve Kuzey Afrika Müslümanları gibi göçmen nüfuslarıyla zaten kayda değer sorunlar yaşıyorlar. Gelecek 10 yılda bu göçmenler, idareli açıdan önemini koruyacak, ama sosyal açıdan özümsenmeleri mümkün olmayacak. Daha artı Türk evinde kaldıkça da Avrupa, düzen sağlamaları fazla daha güç olan işgücü kaynaklarına zorunda kalacak” denildi. “Avrupa’da, tanıdık olmayan işgücüne ekonomiye katkısı açısından bakan ve onlarla jurnal teması en aza indiren elit kesimle, daha geniş nüfus aralarında yeni gerilimin ortaya çıkacağının” öne sürüldüğü raporda, bu dinamiğin özellikle Fransa, Almanya ve İtalya’da en bariz biçimde yaşanacağı savunuldu. Raporda, eski Sovyet bloğunda yer alan ülkelerin bulunduğu bölgede ise, seri hesaplı kalkınmanın görüleceği tahminine yer verildi. ABD ile ilgili olarak da raporda, “ABD’nin bir yüzyılı aşkın zaman önce başlayan hesaplı ve siyasi gücündeki uzun vadeli büyümesini devam ettireceği, dünya gücünün kalbinde bulunmayı sürdüreceği, ama dünyadaki agresif operasyonlarından bir süreliğine çekilerek, zorunlu olduğunda manipüle edecek şekilde yöresel baskı dengeleri modeline geçiş yapacağı” öne sürüldü.

0 okunma

Etiketler : , , , ,

  Benzer Yazılar


  Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, yazı hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.

%d blogcu bunu beğendi: